Geri Dön

Non-invaziv mekanik ventilasyondaki prematüre bebeklerde nazal basınç yaralanmasının önlenmesinde kullanılan farklı tıbbi tespit edicilerin cilde etkisi

The effect of different medical fixatives used in preventing nasal pressure injuries on the skin of premature infants under non-invasive mechanical ventilation

  1. Tez No: 1024034
  2. Yazar: NAGİHAN ERİŞTİ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ESRA TURAL BÜYÜK
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Hemşirelik, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Nursing, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Prematüre Bebek, Non-invaziv Mekanik Ventilasyon, Basınç Yaralanması, Hidrokolloidler, Cilt Bütünlüğü, Premature Infant, Non-invasive Mechanical Ventilation, Pressure Injury, Hydrocolloids, Skin Integrity
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ondokuz Mayıs Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Hemşirelik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu araştırma, Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde (YYBÜ) non-invaziv mekanik ventilasyon (NIMV) desteği maske arayüzü ile sağlanan 32-36 gebelik haftasındaki prematüre bebeklerde, koruyucu hidrokolloid bant kullanımının cilt bütünlüğünü koruma ve cihaz kaynaklı cilt hasarlarını önleme üzerindeki etkinliğini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Kontrol gruplu deneysel tasarıma sahip bu araştırmanın örneklemini, kriterleri karşılayan 40 girişim (hidrokolloid bant) ve 40 kontrol grubu olmak üzere toplam 80 prematüre bebek oluşturmuştur. Veriler; Yenidoğan Tanıtıcı Bilgi Formu, Yenidoğan Cilt Risk Değerlendirme Ölçeği (NSRAS), Neonatal Cilt Durumu Skoru (NSCS) ve Basınç Yaralanması Evreleme Sistemi (PISS) ile toplanmıştır. Bebekler 4 gün (96 saat) boyunca 12 saatlik aralıklarla izlenmiştir. Verilerin analizinde; tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra tekrarlı ölçümlerde varyans analizi (Repeated Measures ANOVA), Greenhouse-Geisser düzeltmesi ve Genelleştirilmiş Tahmin Denklemleri (GEE) analizi kullanılmıştır. Bulgular: Başlangıçta grupların demografik özellikleri ve NSRAS risk skorları homojendir (p > 0.05). 96. saat sonunda, hidrokolloid bant kullanılan girişim grubunun NSRAS risk skor ortalaması (13.13±1.49) ile kontrol grubu (12.83±1.39) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (p > 0.05). Çalışmada 96. saat sonundaki NSCS cilt durumu skor ortalaması girişim grubunda (3.75±0.44), kontrol grubuna (6.38±1.15) göre istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlı şekilde düşük (sağlıklı) saptanmıştır (p < 0.001). Basınç yaralanması evreleri incelendiğinde; 96. saat sonunda girişim grubundaki bebeklerin %100'ü Evre I (hasarsız/hafif kızarıklık) aşamasında kalırken, kontrol grubundaki bebeklerin %77.5'inde Evre II açık doku hasarı geliştiği saptanmıştır (p < 0.001). Sonuç ve Öneriler: Araştırma bulguları, 32-36 hafta arasındaki hareketli ve hassas geç prematüre bebeklerde NIMV maske uygulaması sırasında cilt alanlarının korumasız bırakılmasının ciddi doku hasarı riski taşıdığını; hidrokolloid bant kullanımının ise bu iyatrojenik yaralanmaları önlemede son derece güvenli ve etkili bir hemşirelik girişimi olduğunu ortaya koymuştur. Bu doğrultuda, yenidoğan kliniklerinde maske altı alanların çıplak bırakılması uygulamasından kaçınılması ve hidrokolloid bant kullanımının rutin bir yenidoğan hemşirelik bakım protokolü olarak entegre edilmesi önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: This study was conducted to determine the effectiveness of preventive hydrocolloid dressing use on maintaining skin integrity and preventing device-related skin injuries in preterm infants aged 32–36 gestational weeks who received non-invasive mechanical ventilation (NIMV) support via a mask interface in the Neonatal Intensive Care Unit (NICU). Method: This study, which has a controlled experimental design, was carried out with a total of 80 premature infants, including 40 intervention (hydrocolloid dressing) and 40 control group infants who met the inclusion criteria. Data were collected using the Newborn Information Form, Neonatal Skin Risk Assessment Scale (NSRAS), Neonatal Skin Condition Scale (NSCS), and Pressure Injury Staging System (PISS). The infants were monitored at 12-hour intervals for 4 days (96 hours). In data analysis, descriptive statistics, Repeated Measures ANOVA with Greenhouse-Geisser correction, and Generalized Estimating Equations (GEE) analysis were utilized. Results: At the baseline, the demographic characteristics and NSRAS risk scores of the groups were homogeneous (p > 0.05). At the end of the 96th hour, no statistically significant difference was found between the mean NSRAS risk score of the intervention group using hydrocolloid dressing (13.13±1.49) and that of the control group (12.83±1.39) (p > 0.05). In the study, the mean NSCS skin condition score at the end of the 96th hour was found to be statistically highly significant and lower (healthier) in the intervention group (3.75±0.44) compared to the control group (6.38±1.15) (p < 0.001). When the stages of pressure injury were examined, it was determined that 100% of the infants in the intervention group remained at Stage I (undamaged/mild redness) at the end of the 96th hour, whereas 77.5% of the infants in the control group developed Stage II open tissue damage (p < 0.001). Conclusion and Recommendations: The research findings revealed that leaving skin areas unprotected during NIMV mask application in active and sensitive late preterm infants between 32–36 weeks carries a serious risk of tissue damage, whereas the use of hydrocolloid dressing is a highly safe and effective nursing intervention to prevent these iatrogenic injuries. Accordingly, it is recommended to avoid leaving the areas under the mask bare in neonatal clinics and to integrate the use of hydrocolloid dressing as a routine neonatal nursing care protocol.

Benzer Tezler

  1. Noninvaziv mekanik ventilasyondaki prematürelerde hidrokolloid bant ve yüz masajı uygulamasının nazal yaralanma, konfor ve stres üzerine etkisi

    The effect of hydrocolloid tape and facial massage on nasal injury, comfort and stress in premature infants during noninvasive mechanical ventilation

    DİLARA CENGİZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıOrdu Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DİLEK KÜÇÜK ALEMDAR

  2. Pretermlerde non-invaziv ventilasyon uygulamasına bağlı burun ve kolumelada oluşan basınç yaralanmasını önlemede hidrokolloid bant kullanımının etkisi

    The effect of hydrocolloid tapes to prevent pressure injuries in nose and columela of preterm infants receiving non invasive ventilation

    EVİN TEKİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Hemşirelikİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEDA ÇAĞLAR

  3. İnvaziv ve noninvaziv mekanik ventilasyondaki prematürelerde ağrının değerlendirilmesi

    Evaluation of pain in premature patients with invasive and noninvasive mechanical ventilation

    FATMA AVCU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    HemşirelikNecmettin Erbakan Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EMİNE GEÇKİL

  4. 1500 gram altı ve/veya 32 gestasyonel haftanın altında doğan prematürelerde patent duktus arteriosus varlığının morbidite ve mortalite ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between the presence of patent ductus arteriosus and morbidity/mortality in premature infants born below 1500 grams and/or before 32 gestational weeks

    ATAHAN İSMET ARARAT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. PELİN DOĞAN

  5. Preterm erken membran rüptürü (PEMR) nedeniyle erken doğan çok düşük doğum ağırlıklı (ÇDDA) bebeklerde solunum destek gereksinimi diğer ÇDDA bebeklerden farklı olabilir mi?

    May respiratory support requirements of very low birth weight (VLBW) premature newborns due to preterm premature membrane rupture (PPROM) be different from other vlbw babies ?

    BATUHAN KÜÇÜKALİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURAY DUMAN