Adoption of smart small home appliances: An analysis of social and behavioral factors
Akıllı küçük ev aletlerinin benimsenmesi: Sosyal ve davranışsal faktörlerin analizi
- Tez No: 1024110
- Danışmanlar: PROF. DR. HURİYE ŞEBNEM BURNAZ
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: İşletme, Business Administration
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2026
- Dil: İngilizce
- Üniversite: İstanbul Teknik Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: İşletme Mühendisliği Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: İşletme Mühendisliği Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Son yıllarda dijital dönüşümün hız kazanması ve Nesnelerin İnterneti (Internet of Things – IoT) teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, akıllı teknolojiler günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. İnternet bağlantısı, sensör sistemleri ve mobil uygulamalar sayesinde fiziksel nesnelerin birbirleriyle ve kullanıcılarla etkileşim kurabilmesi, ev yaşamında kullanılan birçok ürünün de akıllı özelliklerle donatılmasını sağlamıştır. Özellikle akıllı ev ekosistemlerinin gelişmesiyle birlikte kullanıcılar, evlerindeki cihazları yalnızca fiziksel olarak değil, mobil uygulamalar aracılığıyla uzaktan kontrol edebilmekte, cihazların çalışma durumlarını izleyebilmekte, otomatik kullanım senaryoları oluşturabilmekte ve kullanım alışkanlıklarına göre kişiselleştirilmiş deneyimler yaşayabilmektedir. Bu gelişmeler hem tüketicilere zaman tasarrufu, kullanım kolaylığı ve enerji verimliliği gibi önemli avantajlar sunmakta hem de üreticilerin ürün geliştirme ve rekabet stratejilerini yeniden şekillendirmektedir. Akıllı teknolojilerden önemli ölçüde etkilenen ürün gruplarından biri küçük ev aletleridir. Robot süpürgeler, kahve makineleri, hava fritözleri, hava temizleyicileri, akıllı su ısıtıcıları ve benzeri küçük ev aletleri, günümüzde yalnızca temel işlevlerini yerine getiren cihazlar olmaktan çıkmış; mobil uygulamalar üzerinden uzaktan kontrol edilebilen, kullanım verileri analiz edilebilen ve kullanıcı tercihlerine göre kişiselleştirilebilen akıllı ürünlere dönüşmüştür. Üreticiler, bu teknolojik özellikleri ürünlerine entegre ederek kullanıcı deneyimini geliştirmeyi ve rekabet avantajı elde etmeyi amaçlamaktadır. Ancak teknolojik özelliklerin cihazlarda bulunması, kullanıcıların bu özellikleri aktif biçimde benimsediği ve düzenli olarak kullandığı anlamına gelmemektedir. Özellikle uzaktan kontrol fonksiyonları birçok akıllı küçük ev aletinde standart hale gelmiş olmasına rağmen kullanıcıların önemli bir bölümü bu özelliklerden hiç yararlanmamakta ya da yalnızca sınırlı düzeyde yararlanmaktadır. Birçok kullanıcı cihazı satın aldıktan sonra yalnızca geleneksel kullanım alışkanlıklarını sürdürmekte ve akıllı özellikleri zamanla kullanmayı bırakmaktadır. Bu durum, teknolojiye sahip olma ile teknolojiyi etkin biçimde kullanma arasında önemli bir fark bulunduğunu göstermektedir. Teknoloji kabulü literatürü, bireylerin yeni teknolojileri benimseme ve kullanma davranışlarının yalnızca teknolojinin teknik özelliklerinden değil, aynı zamanda psikolojik, sosyal ve davranışsal faktörlerden de etkilendiğini ortaya koymaktadır. Bu kapsamda Teknoloji Kabul Modeli (Technology Acceptance Model – TAM), Birleşik Teknoloji Kabul ve Kullanım Teorisi (UTAUT ve UTAUT2) ile Yeniliklerin Yayılımı Teorisi (Diffusion of Innovations – DOI), teknoloji kullanım davranışlarını açıklamak amacıyla en yaygın kullanılan kuramsal yaklaşımlar arasında yer almaktadır. TAM modeli, algılanan fayda ve algılanan kullanım kolaylığının teknoloji kullanım niyetini belirlediğini öne sürerken; UTAUT2 modeli sosyal etki, alışkanlık ve hedonik motivasyon gibi davranışsal değişkenleri de modele dahil etmektedir. DOI teorisi ise görünürlük ve denenebilirlik gibi yeniliğin özelliklerinin benimsenme sürecini etkilediğini savunmaktadır. Son yıllarda bu modellere ek olarak tüketici yenilikçiliği ve algılanan değer gibi tüketici davranışına ilişkin değişkenlerin de teknoloji kabulünü açıklamada önemli rol oynadığı görülmektedir. Bununla birlikte mevcut literatür incelendiğinde çalışmaların büyük çoğunluğunun teknolojiyi satın alma niyeti veya benimseme niyeti üzerine odaklandığı görülmektedir. Oysa teknolojinin gerçek başarısı yalnızca satın alınmasıyla değil, kullanıcıların onu günlük yaşamlarının bir parçası haline getirerek aktif biçimde kullanmalarıyla ölçülmektedir. Akıllı küçük ev aletlerinde bulunan uzaktan kontrol özelliklerinin gerçek kullanım davranışını inceleyen çalışmaların oldukça sınırlı olması, bu alanda önemli bir araştırma boşluğu bulunduğunu göstermektedir. Ayrıca mevcut araştırmaların büyük bölümünün tek bir teorik modele dayanması, farklı teorik yaklaşımları bütünleştiren çalışmaların ise sınırlı kalması literatürde dikkat çeken bir diğer eksikliktir. Bunun yanında kullanıcıların davranışsal özelliklerine göre farklı segmentlere ayrılması ve bu segmentlere yönelik pazarlama stratejilerinin geliştirilmesine odaklanan çalışmaların sayısı da oldukça azdır. Bu doğrultuda çalışmanın temel amacı, akıllı küçük ev aletlerinde yer alan uzaktan kontrol özelliklerinin kullanım davranışını etkileyen faktörleri belirlemek ve kullanıcıları benzer davranış özelliklerine göre farklı segmentlere ayırarak her bir segmente yönelik uygulanabilir pazarlama stratejileri geliştirmektir. Araştırma modeli oluşturulurken Teknoloji Kabul Modeli, UTAUT2 ve Yeniliklerin Yayılımı Teorisi temel alınmış; bu teorik çerçeve tüketici yenilikçiliği ve algılanan değer yaklaşımı ile genişletilmiştir. Böylece teknoloji kabulünü açıklayan teknolojik değişkenler ile tüketici davranışını açıklayan psikolojik ve davranışsal değişkenler aynı model içerisinde değerlendirilmiştir. Araştırmada algılanan fayda, algılanan kullanım kolaylığı, sosyal etki, alışkanlık, görünürlük, denenebilirlik, tüketici yenilikçiliği ve algılanan değer değişkenlerinin kullanım davranışı üzerindeki etkileri incelenmiş; algılanan değer ise duygusal değer, sosyal değer, kalite değeri ve ekonomik değer olmak üzere dört alt boyut altında ele alınmıştır. Araştırma keşfedici sıralı karma yöntem (exploratory sequential mixed-method) yaklaşımıyla tasarlanmıştır. İlk aşamada küçük ev aletleri sektöründe görev yapan uzmanlarla yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu görüşmeler aracılığıyla tüketicilerin akıllı küçük ev aletlerine ilişkin algıları, uzaktan kontrol özelliklerini kullanma motivasyonları, kullanım sırasında karşılaştıkları engeller ve sektör profesyonellerinin gözlemleri belirlenmiştir. Nitel analiz sonucunda elde edilen temalar literatürde yer alan teorik yapılarla karşılaştırılmış ve araştırma modelinin geliştirilmesinde kullanılmıştır. Böylece geliştirilen model yalnızca kuramsal yaklaşımlara değil, aynı zamanda sektör deneyimlerinden elde edilen bulgulara da dayandırılmıştır. Nicel araştırma aşamasında veriler çevrimiçi anket yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın hedef kitlesini akıllı küçük ev aletlerini kullanan veya bu ürünler hakkında bilgi sahibi olan tüketiciler oluşturmaktadır. Katılımcılar kolayda örnekleme yöntemiyle belirlenmiş ve toplam 378 geçerli anket analizlere dahil edilmiştir. Ölçek maddelerinin sayısı dikkate alınarak örneklem büyüklüğü Hair ve arkadaşlarının önerdiği kriter doğrultusunda değerlendirilmiş ve elde edilen örneklem büyüklüğünün analizler için yeterli olduğu belirlenmiştir. Anket formu demografik bilgiler, akıllı küçük ev aletlerine sahiplik ve kullanım alışkanlıkları ile araştırma modelinde yer alan değişkenleri ölçmeye yönelik ifadelerden oluşmaktadır. Ölçümlerde daha önce geçerliliği ve güvenilirliği kanıtlanmış ölçeklerden yararlanılmış ve ifadeler araştırmanın kapsamına uygun biçimde uyarlanmıştır. Araştırmanın nicel aşamasında elde edilen veriler IBM SPSS Statistics programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sürecinde öncelikle katılımcıların demografik özellikleri ile akıllı küçük ev aletlerine sahiplik ve kullanım alışkanlıklarını ortaya koymak amacıyla tanımlayıcı istatistikler gerçekleştirilmiştir. Daha sonra araştırmada kullanılan ölçeklerin güvenilirlik ve geçerliliklerinin değerlendirilmesi amacıyla Cronbach Alfa güvenilirlik analizi ve keşfedici faktör analizi uygulanmıştır. Araştırma modelinde önerilen ilişkilerin test edilmesi amacıyla çoklu doğrusal regresyon analizinden yararlanılmış, son aşamada ise benzer özellikler gösteren kullanıcı gruplarını belirlemek amacıyla kümeleme analizi gerçekleştirilmiştir. Böylece çalışma yalnızca kullanım davranışını etkileyen faktörleri belirlemekle sınırlı kalmamış, aynı zamanda farklı kullanıcı profillerini ortaya koyarak pazarlama uygulamalarına yönelik stratejik öneriler geliştirmeyi de amaçlamıştır. Keşfedici faktör analizi öncesinde verilerin analiz için uygunluğu Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) örneklem yeterlilik testi ve Bartlett Küresellik Testi ile değerlendirilmiştir. Analiz sonucunda KMO değeri 0,825 olarak hesaplanmış, Bartlett Küresellik Testi ise istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p < 0,001). Bu sonuçlar veri setinin faktör analizine uygun olduğunu göstermektedir. Faktör analizi sonucunda özdeğeri birin üzerinde olan on iki faktör elde edilmiş ve bu faktörlerin toplam varyansın %78,575'ini açıkladığı belirlenmiştir. Güvenilirlik analizleri ve faktör yükleri birlikte değerlendirildiğinde bazı ifadelerin beklenen faktör yapısını oluşturmadığı görülmüş, özellikle Diffusion of Innovations teorisinden araştırma modeline dahil edilen Trialability boyutunun yeterli faktör yüklerine ulaşamadığı ve güvenilirlik kriterlerini karşılamadığı belirlenmiştir. Bu nedenle ilgili boyut ile düşük faktör yüküne sahip bazı ifadeler modelden çıkarılmış ve nihai araştırma modeli yeniden yapılandırılmıştır. Nihai modelde algılanan fayda, algılanan kullanım kolaylığı, sosyal etki, alışkanlık, görünürlük, tüketici yenilikçiliği ve algılanan değerin dört alt boyutu yer almıştır. Hipotezlerin test edilmesi amacıyla gerçekleştirilen çoklu doğrusal regresyon analizi sonucunda araştırma modelinin genel olarak anlamlı olduğu belirlenmiştir (F = 22,180; p < 0,001). Modelin açıklayıcılık düzeyi incelendiğinde bağımsız değişkenlerin kullanım davranışındaki toplam varyansın %37,7'sini açıkladığı görülmektedir (R² = 0,377). Bulgular, araştırma modelinde yer alan değişkenlerin kullanım davranışını açıklamada anlamlı bir açıklama gücüne sahip olduğunu göstermektedir. Regresyon analizi sonuçlarına göre algılanan kullanım kolaylığı ve alışkanlık, kullanım davranışını etkileyen en güçlü iki değişken olarak belirlenmiştir. Bu sonuç, kullanıcıların uzaktan kontrol özelliklerini benimsemelerinde teknolojinin yalnızca faydalı olmasının yeterli olmadığını, aynı zamanda kullanımının kolay olması ve günlük yaşamın doğal bir parçası haline gelmesinin çok daha belirleyici olduğunu göstermektedir. Özellikle alışkanlık değişkeninin en güçlü etkiye sahip olması, teknolojilerin uzun vadeli başarısının yalnızca ilk kullanım kararına değil, tekrar eden kullanım davranışlarının oluşmasına bağlı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu bulgu, teknoloji kabulü literatüründe son yıllarda önem kazanan kullanım sonrası davranışların (post-adoption behavior) akıllı küçük ev aletleri açısından da kritik olduğunu göstermektedir. Araştırma sonuçları ayrıca algılanan fayda ve tüketici yenilikçiliği değişkenlerinin kullanım davranışı üzerinde pozitif ve anlamlı etkilere sahip olduğunu ortaya koymuştur. Kullanıcılar uzaktan kontrol özelliklerinin günlük yaşamlarını kolaylaştırdığına, zaman tasarrufu sağladığına ve işlevsel faydalar sunduğuna inandıklarında bu özellikleri daha fazla kullanmaktadır. Bunun yanında yeni teknolojilere açık ve yenilikçi bireylerin akıllı özellikleri deneme ve günlük yaşamlarına entegre etme eğilimlerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlar hem Teknoloji Kabul Modeli'nin temel varsayımlarını hem de tüketici yenilikçiliği literatüründeki bulguları desteklemektedir. Araştırmanın dikkat çekici sonuçlarından biri ise görünürlük değişkeninin kullanım davranışı üzerinde negatif etki göstermesidir. Yeniliklerin Yayılımı Teorisi'nde görünürlüğün yeniliğin benimsenmesini kolaylaştıran bir özellik olduğu kabul edilmesine rağmen, bu araştırmada farklı bir sonuç elde edilmiştir. Bu durum, kullanıcıların akıllı teknolojilere sıkça maruz kalmalarının veya çevrelerinde bu ürünleri görmelerinin tek başına aktif kullanım davranışını teşvik etmediğini göstermektedir. Benzer şekilde algılanan kalite değeri değişkeninin de negatif etkiye sahip olması dikkat çekici bir bulgudur. Kullanıcıların bir ürünü yüksek kaliteli olarak değerlendirmeleri, o ürünün akıllı özelliklerini mutlaka kullanacakları anlamına gelmemektedir. Bu sonuç, ürün kalitesi algısı ile teknolojik özelliklerin aktif kullanımı arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığını göstermektedir. Araştırmada sosyal etki ile algılanan değerin duygusal, sosyal ve ekonomik boyutlarının kullanım davranışı üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunmadığı belirlenmiştir. Bu sonuç, küçük ev aletlerinin uzaktan kontrol özelliklerinin daha çok bireysel kullanım deneyimine dayanan teknolojiler olmasıyla açıklanabilir. Kullanıcılar bu teknolojileri kullanıp kullanmama kararını çevresel baskılar veya sosyal beklentiler doğrultusunda değil, kişisel deneyimleri, kullanım kolaylığı ve günlük yaşamlarına sağladığı katkılar doğrultusunda vermektedir. Bu yönüyle araştırma bulguları, akıllı küçük ev aletlerinde bireysel deneyimin sosyal etkilerden daha baskın olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırmanın bir diğer önemli çıktısını oluşturan kümeleme analizi sonucunda katılımcılar benzer özelliklerine göre üç farklı kullanıcı segmentine ayrılmıştır. İlk segment olan Potansiyel Kullanıcılar, teknolojiye yönelik olumlu algılara sahip olmalarına rağmen uzaktan kontrol özelliklerini henüz düzenli biçimde kullanmayan bireylerden oluşmaktadır. İkinci segment olan Düşük Kabul Düzeyine Sahip Kullanıcılar, hem teknolojiye yönelik algıları hem de kullanım davranışları açısından en düşük değerlere sahip grubu oluşturmaktadır. Üçüncü segment olan İleri Düzey Kullanıcılar ise hem teknolojiye yönelik olumlu algıları hem de aktif kullanım davranışlarıyla diğer segmentlerden ayrışmaktadır. Özellikle potansiyel kullanıcı segmentinin büyüklüğü ve olumlu tutumlarına rağmen sınırlı kullanım davranışı sergilemesi, işletmeler açısından önemli bir gelişim fırsatı sunmaktadır. Bu bulgu, teknoloji kabulündeki temel sorunun farkındalık yaratmaktan ziyade olumlu tutumları düzenli kullanım davranışına dönüştürebilmek olduğunu göstermektedir. Araştırma bulguları genel olarak değerlendirildiğinde, akıllı küçük ev aletlerinin uzaktan kontrol özelliklerinin benimsenmesinde yalnızca teknolojik faktörlerin yeterli olmadığı, davranışsal süreçlerin de en az teknolojik özellikler kadar belirleyici olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Özellikle kullanım kolaylığı, alışkanlık geliştirme ve kullanıcı deneyimi teknolojinin sürdürülebilir kullanımında kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle üreticilerin yalnızca yeni teknolojik özellikler geliştirmeye odaklanmaları yeterli olmayıp, kullanıcıların bu özellikleri günlük yaşamlarına kolaylıkla entegre edebilecekleri deneyimler tasarlamaları gerekmektedir. Mobil uygulamaların kullanımının kolaylaştırılması, ilk kullanım sürecini destekleyen yönlendirmeler sunulması, kullanıcı eğitimlerinin geliştirilmesi ve düzenli kullanımı teşvik edecek hatırlatma mekanizmalarının oluşturulması kullanım davranışını artırabilecek önemli uygulamalar arasında değerlendirilmektedir. Sonuç olarak bu çalışma, akıllı küçük ev aletlerinde uzaktan kontrol özelliklerinin kullanım davranışını açıklamaya yönelik bütünleşik bir model önererek teknoloji kabulü literatürüne önemli katkılar sunmaktadır. Çalışmanın en önemli teorik katkısı, Teknoloji Kabul Modeli, UTAUT2, Yeniliklerin Yayılımı Teorisi, tüketici yenilikçiliği ve algılanan değer yaklaşımını tek bir model altında bir araya getirerek bunların kullanım davranışı üzerindeki etkilerini birlikte incelemesidir. Bunun yanında araştırmanın keşfedici sıralı karma yöntem yaklaşımıyla gerçekleştirilmesi ve kümeleme analizi kullanılarak kullanıcı segmentlerinin belirlenmesi çalışmanın metodolojik katkıları arasında yer almaktadır. Uygulama açısından ise araştırma, üreticilere ve pazarlama yöneticilerine farklı kullanıcı segmentlerinin beklenti ve davranışlarına uygun stratejiler geliştirilmesine yönelik önemli öneriler sunmaktadır. Özellikle olumlu tutuma sahip olmasına rağmen aktif kullanım göstermeyen potansiyel kullanıcı segmentinin belirlenmesi, gelecekte uygulanacak pazarlama faaliyetleri açısından önemli bir fırsat alanı oluşturmaktadır. Bu yönleriyle çalışma, hem teknoloji kabulü literatürüne hem de akıllı ev teknolojileri alanındaki uygulamalara katkı sağlayan kapsamlı bir araştırma niteliği taşımaktadır.
Özet (Çeviri)
In recent years, the advancement of Internet of Things (IoT) technologies has led to the integration of smart features into many products used in daily life. One of the product categories most affected by this transformation is small home appliances. Coffee machines, robot vacuum cleaners, air fryers, and similar appliances are increasingly being equipped with features such as remote control via mobile applications, usage monitoring, and personalized user experiences. However, the presence of these technological features does not necessarily imply their active adoption and use by consumers. Although remote control functionality is available in many smart small home appliances, a considerable proportion of users either do not use this feature at all or use it only to a limited extent. This situation highlights the need for a deeper understanding of the factors influencing the adoption and usage of remote control features in smart small home appliances. Previous studies on technology adoption suggest that individuals' acceptance and usage of new technologies are influenced not only by technological characteristics but also by psychological, social, and behavioral factors. In this context, theoretical frameworks such as the Technology Acceptance Model (TAM), the Unified Theory of Acceptance and Use of Technology (UTAUT and UTAUT2), and the Diffusion of Innovations Theory (DOI) have been widely used to explain technology-related behaviors. Nevertheless, research specifically focusing on the usage behavior of remote control features in smart small home appliances remains limited. In particular, there is a lack of research examining why consumers actively use or avoid these features, which factors influence usage behavior, and how different user segments can be identified. Accordingly, the primary objective of this study is to investigate the factors influencing the usage behavior of remote control features in smart small home appliances and to identify distinct user segments. The research model was developed based on the Technology Acceptance Model, UTAUT2, and Diffusion of Innovations Theory. The effects of perceived usefulness, perceived ease of use, social influence, habit, visibility, consumer innovativeness, and perceived value on usage behavior were examined. Perceived value was further conceptualized through four dimensions: emotional value, social value, quality value, and economic value. The study employed a two-phase mixed-methods approach. In the first phase, semi-structured in-depth interviews were conducted with professionals working in the small home appliances sector. These interviews provided insights into consumers' perceptions of smart small home appliances, their motivations for using remote control features, and the barriers preventing adoption. Based on the findings obtained from the qualitative phase, the research model was refined and the survey instrument was developed. In the quantitative phase, data were collected from 378 participants through an online survey. The questionnaire consisted of demographic questions, questions related to ownership and usage patterns of small home appliances, and measurement items designed to assess the constructs included in the research model. The scales used in the study were adapted from previously validated and reliable measures reported in the literature. The collected data were analyzed using SPSS software. Descriptive statistics, reliability analysis, exploratory factor analysis, multiple regression analysis, and cluster analysis were conducted. Based on the results of factor and reliability analyses, several items and the Trialability construct were removed from the model due to low factor loadings and insufficient reliability values. The final model included perceived usefulness, perceived ease of use, social influence, habit, visibility, consumer innovativeness, and the dimensions of perceived value. The results of the factor analysis supported the structural validity of the research model. The Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) measure of sampling adequacy was found to be 0.825, while Bartlett's Test of Sphericity was statistically significant (p < 0.001). Twelve factors with eigenvalues greater than one were extracted, explaining 78.575% of the total variance. To test the proposed hypotheses, multiple regression analysis was conducted. The results indicated that the model was statistically significant (F = 22.180, p < 0.001), and the independent variables explained 37.7% of the variance in usage behavior (R² = 0.377). The findings revealed that perceived ease of use and habit were the strongest predictors of usage behavior. In addition, perceived usefulness and consumer innovativeness had positive and significant effects on usage behavior. In contrast, visibility and perceived quality value were found to have negative effects. Social influence, as well as the emotional, social, and economic dimensions of perceived value, did not have a statistically significant effect on usage behavior. The cluster analysis revealed that consumers could be classified into three distinct user segments. The first segment consisted of potential users who exhibited positive attitudes toward the technology but relatively limited levels of actual usage. The second segment included users with low levels of technology acceptance and usage intention. The third segment comprised advanced users who actively adopted and utilized remote control features. Among these segments, potential users emerged as a particularly valuable target group, as they could potentially be converted into active users through appropriate marketing communication and user education strategies. The findings suggest that the adoption of smart small home appliances depends not only on technological capabilities but also on factors such as ease of use, habit formation, and overall user experience. By proposing and empirically testing an integrated model explaining the usage behavior of remote control features in smart small home appliances, this study contributes to the technology acceptance literature. Furthermore, the findings provide valuable managerial implications for manufacturers and marketing practitioners seeking to develop more effective strategies for promoting smart home technologies.
Benzer Tezler
- Güç transformatörleri sfra tarama frekans cevabı analizi sonuçlarının yapay zeka uygulamaları ile karşılaştırılması
Comparison of power transformer sfra sweep frequency response analysis results with artificial intelligence applications
HAKAN ÇUHADAROĞLU
Doktora
Türkçe
2025
Elektrik ve Elektronik MühendisliğiSakarya ÜniversitesiElektrik-Elektronik Mühendisliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YILMAZ UYAROĞLU
- Design for additive manufacturing for small-volume production: A case study
Düşük hacimli üretimde eklemeli imalat için tasarım: Vaka çalışması
AHMET FURKAN KELEŞ
Yüksek Lisans
İngilizce
2024
Endüstri Ürünleri Tasarımıİstanbul Teknik ÜniversitesiEndüstriyel Tasarım Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ ELİF KÜÇÜKSAYRAÇ
- Dijitalleşme ve hibrit çalışmanın karbon ayak izi etkisine yönelik bir model önerisi
Digitalisation and the impact of hybrid work on carbon footprint: A model proposal
MÜGE YALÇIN
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
Mimarlıkİstanbul Teknik ÜniversitesiMimarlık Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FATMA PINAR ÇAKMAK
- Demokrat Parti Döneminde iktidar-sivil toplum kuruluşları ilişkileri: 1950-1960
Relations with non-governmental organizations Period ruling Democratic Party: 1950-1960
ALİ ŞAĞAN
Doktora
Türkçe
2013
Türk İnkılap TarihiMarmara ÜniversitesiAtatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CEMİL ÖZTÜRK
- Küçük ve orta boyutlu işletmeler (KOBİ) için dördüncü endüstri devrimi (Endüstri 4.0) için kavramsal yol
A conceptual roadmap for the fourth industrial revolution (Industry 4.0) for small and medium-sized enterprises (SMEs)
AHMED SUMMAK
Yüksek Lisans
İngilizce
2020
İşletmeAtılım Üniversitesiİşletme Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. TURAN ERMAN ERKAN