Geri Dön

Lateral yaklaşımla açık olarak tedavi edilen suprakondiler humerus kırığı olan çocuk hastalarda kuvvet kaybı

Strength loss in children with supracondylar humerus fractures treated with open reduction via a lateral approach

  1. Tez No: 1024124
  2. Yazar: MURAT KILIÇDAĞI
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. VEDAT BİÇİCİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
  6. Anahtar Kelimeler: Açık Kırık Redüksiyonu, Çocuk, Kas kuvveti, Suprakondiler Humerus Kırığı, Child, Muscle Strength, Open Fracture Reduction, Supracondylar Humerus Fracture
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, lateral açık yaklaşımla tedavi edilen suprakondiler humerus kırığı olan çocuk hastalarda, cerrahi sırasında lateral epikondile ve humerusa yapışan kasların parsiyel subperiosteal olarak kaldırılmasına bağlı bir kuvvet kaybı gelişip gelişmediğini kırık ve sağlam taraf kas kuvveti ölçümleriyle araştırmaktır. Ayrıca lateral açık yaklaşım ile kapalı redüksiyon perkütan pinleme yöntemleri bu açıdan karşılaştırılmıştır. Gereç ve Yöntem: Kasım 2022–Nisan 2026 tarihleri arasında tek merkezde tedavi edilen, 6–15 yaş arası suprakondiler humerus kırıklı çocuklar retrospektif olarak değerlendirildi. Toplam 67 hasta (38 açık, 29 kapalı) incelendi. Önkol pronasyon ve supinasyonda dirsek fleksiyon-ekstansiyon kuvveti, el bilek fleksiyon-ekstansiyon ve radial ulnar deviasyon kuvveti ile metakarpofalangeal eklem ekstansiyon kuvveti, Lafayette manuel kas test cihazıyla üçer kez ölçülerek kırık ve sağlam taraf arasında karşılaştırıldı. İstatistiksel analizde bağımlı ve bağımsız örneklerde t testi, Mann-Whitney U testi ve Spearman korelasyon analizi kullanıldı; anlamlılık sınırı p<0,05 alındı. Bulgular: Tüm hastalar birlikte değerlendirildiğinde kırık ve sağlam taraf arasında yalnızca el bilek ulnar deviasyonunda anlamlı fark saptandı; kırık tarafta birey başına ortalama 0,5 lbs daha düşük kuvvet bulundu (p=0,024). Operasyon türüne göre karşılaştırmada, kapalı yöntemde iki taraf arasında anlamlı fark yokken, lateral açık yaklaşımla tedavi edilen grupta el bilek ekstansiyon (p=0,008) ve fleksiyon kuvveti (p=0,042) kırık tarafta anlamlı düzeyde düşüktü. Lateralden kullanılan K-teli sayısına (2 veya 3) ve hastaların ameliyat yaşı, ameliyattan sonra geçen süre ve kilosuna göre kuvvet farklarında anlamlı ilişki bulunmadı. Kapalı redüksiyon perkütan pinleme ile tedavi edilen Gartland tip3 kırığı olan hastaların metakarpofalangeal eklem ekstansiyon kuvveti kırık tarafta daha düşüktü ve istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0,015). Lateral yaklaşımla açık olarak tedavi edilen Gartland tip2 kırığı olan hastalarda el bilek ekstansiyon kuvveti kırık tarafta daha düşüktü ve istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0,037). Sonuç: Lateral açık yaklaşımla tedavi edilen çocuklarda kırık tarafta özellikle el bilek ekstansiyon ve fleksiyon kuvvetinde rezidü kayıp saptanması, bu kaybın cerrahi yaklaşımın kendisiyle ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Bu nedenle çocuklarda açık kırık ve nörovasküler yaralanma dışındaki suprakondiler humerus kırıklarında öncelikle kapalı redüksiyonun denenmesi, sağlanamazsa açık yaklaşıma geçilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Özet (Çeviri)

Aim: The aim of this study is to investigate whether a loss of strength develops due to the partial subperiosteal elevation of the muscles attaching to the lateral epicondyle and humerus during surgery in pediatric patients with supracondylar humerus fractures treated via the lateral open approach, using muscle strength measurements of the fractured and healthy sides. Additionally, the lateral open approach and closed reduction percutaneous pinning methods were compared in this respect. Materials and Methods: Children aged 6-15 years with supracondylar humerus fractures treated at a single center between November 2022 and April 2026 were evaluated retrospectively. A total of 67 patients (38 open, 29 closed) were analyzed. Elbow flexion extension strength in forearm pronation and supination, wrist flexion-extension and radial ulnar deviation strength, and metacarpophalangeal joint extension strength were measured three times with a Lafayette manual muscle test device and compared between the fractured and intact sides. Statistical analysis was performed using paired samples t test for side-to-side comparisons, independent samples t test and the Mann-Whitney U test for between-group comparisons, and Spearman correlation analysis for relationships between variables; the significance level was set at p<0.05. Results: When all patients were evaluated together, a significant difference between the fractured and intact sides was found only in wrist ulnar deviation, with a mean of 0.5 lbs lower strength on the fractured side (p=0.024). In the comparison by operative technique, no significant side-to-side difference was found in the closed group, whereas in the lateral open approach group wrist extension (p=0.008) and flexion strength (p=0.042) were significantly lower on the fractured side. In the comparison by the number of lateral K-wires (2 or 3), no significant strength difference was found between the groups. No significant relationship was found between the fractured-intact side strength differences and the patients' age at surgery, time elapsed since surgery, or body weight. In patients with Gartland type 3 fractures treated with closed reduction and percutaneous pinning, metacarpophalangeal joint extension strength was lower on the fractured side, and this difference was found to be statistically significant (p=0.015). In patients with Gartland type 2 fractures treated with open reduction via a lateral approach, wrist extension strength was lower on the fractured side, and this difference was found to be statistically significant (p=0.037). Conclusion: The residual loss detected on the fractured side, particularly in wrist extension and flexion strength, in children treated with the lateral open approach suggests that this loss may be related to the surgical approach itself. Therefore, it is emphasized that in children with supracondylar humerus fractures other than open fractures and those with neurovascular injury, closed reduction should be attempted first, and the open approach should be used only if reduction cannot be achieved.

Benzer Tezler

  1. Çocuk suprakondiler humerus kırıkları cerrahi tedavisi orta-uzun dönem sonuçlarımız

    The results of surgical treatment of the supracondylar humerus fractures in children

    ALİ KEMAL TONAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Ortopedi ve Travmatolojiİnönü Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜNTEKİN GÜNER

  2. Çocuk suprakondiler humerus kırıklarında uygulanan açık ve kapalı cerrahi metodların değerlendirilmesi

    Comparison of open and closed surgical methods in the treatment of supracondylar humerus fractures of children

    AHMET MURAT AKSAKAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Ortopedi ve TravmatolojiUludağ Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET BARTU SARISÖZEN

  3. Çocuk displase suprakondiler humerus kırıklarında uyguladığımız cerrahi tedavi sonuçları

    The results of the surgical treatment of displaced subracondylar humeral fractures in children

    ERGİN ETKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Ortopedi ve TravmatolojiGata

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET KIRAL

    YRD. DOÇ. DR. İBRAHİM AKMAZ

  4. Kalkaneus kırıklarında açık redüksiyon ve internal tespit sonuçlarımız

    Open reduction and internal fixation of displaced intra-articular calcaneal fractures

    MUSTAFA KARAGÜLLE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Ortopedi ve TravmatolojiAdnan Menderes Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞEVKİ ÖNER ŞAVK

  5. Eklem içi uzanım göstermeyen distal femur kırıklarında lateral kilitli plak ile retrograd intramedüller çivinin klinik ve radyolojik sonuçlarının karşılaştırılması

    Comparison of clinical and radiological outcomes of lateral locking plate and retrograde intramedullary nail in extra-articular distal femur fractures

    ADİL ALİ ÖZİHTİYAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bakanlığı

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. UYGAR DAŞAR