Eklem içi uzanım göstermeyen distal femur kırıklarında lateral kilitli plak ile retrograd intramedüller çivinin klinik ve radyolojik sonuçlarının karşılaştırılması
Comparison of clinical and radiological outcomes of lateral locking plate and retrograde intramedullary nail in extra-articular distal femur fractures
- Tez No: 1015903
- Danışmanlar: PROF. DR. UYGAR DAŞAR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
- Anahtar Kelimeler: Distal femur kırıkları, femur imn, distal femoral lateral plak
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği'nde 2020–2024 yılları arasında distal femur ekstraartiküler kırığı nedeniyle cerrahi tedavi uygulanan hastalar üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya, primer cerrahi uygulanan AO/OTA 33-A (A1, A2, A3) ekstraartiküler distal femur kırığı bulunan, 18 yaş ve üzeri, ilgili merkezde opere edilen ve en az 2 yıl takip süresi bulunan hastalar dâhil edilmiştir. Hastaların hastane bilgi sistemi ve dosyaları incelenerek kliniğimizde distal femur kırığı sebebiyle takip edilen 144 hastanın verisine ulaşıldı. Cerrahi sonrası ilk 1 yıl içinde eksitus olan hastalar postoperatif 1 yıllık mortalite grubunda değerlendirilmiş, bu hastalar fonksiyonel ve kaynama analizlerine dâhil edilmemiştir; sağ kalan ve 24. ayda eksiksiz klinik ve radyolojik verilerine ulaşılan hastalar ise fonksiyonel ve radyolojik analizlere dâhil edilmiştir. Toplam 107 hasta çalışmaya dâhil edildi. İmplant seçimi (lateral distal femur anatomik kilitli plak veya retrograd kilitli intramedüller çivi) ile açık veya kapalı redüksiyon kararı cerrah tarafından preoperatif planlama ve intraoperatif bulgular doğrultusunda verilmiştir. Komorbiditeler hasta beyanı ve kayıt sistemleri birlikte değerlendirilerek belirlenmiş, sigara ve alkol kullanımı aktif kullanım olarak kaydedilmiştir. Travma mekanizması yüksek enerjili (trafik kazası, yüksekten düşme, künt travma vb.) ve düşük enerjili (aynı seviyeden düşme) olarak sınıflandırılmıştır. ASA skoru ve Charlson komorbidite indeksi hasta kayıtlarından elde edilmiştir. Tüm radyolojik ölçümler, cerrahiye katılmayan bağımsız bir ortopedi asistanı tarafından PACS sistemi üzerinden dijital gonyometre kullanılarak gerçekleştirilmiş olup anatomik lateral distal femoral açı (aLDFA), mekanik lateral distal femoral açı (mLDFA) ve anatomik posterior distal femoral açı (aPDFA) ölçülmüştür. Frontal planda varus/valgus deformitesi ve sagittal planda procurvatum/recurvatum deformitesi değerlendirilmiştir. Literatürde uzun kemik metafizer kırıkları ve distal femur hizalanma kriterleri temel alınarak, koronal planda ≤5° varus/valgus deformitesi kabul edilebilir redüksiyon, >5° deformite ise malalignment/kötü redüksiyon olarak tanımlanmıştır. Sagittal planda ise ≤10° anterior veya posterior angulasyon kabul edilebilir redüksiyon, >10° deformite ise sagittal malalignment olarak kabul edilmiştir. Hastaların 57'si (%53,3) lateral distal anatomik femur plağı, 50'si (%46,7) retrograd intramedüller çivi ile tedavi edilmiştir. Tüm kohortta yaş ortalaması 62,93±10,54 yıl olup plak grubunda 63,30±10,42 yıl ve IMN grubunda 62,52±10,77 yıl olarak saptanmış ve gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark izlenmemiştir (p=0,705). Vücut kitle indeksi ortalaması tüm kohortta 36,49±4,75 kg/m², plak grubunda 36,49±5,01 kg/m² ve IMN grubunda 36,49±4,49 kg/m² olup gruplar arasında fark saptanmamıştır (p=0,998). Cinsiyet dağılımı incelendiğinde toplamda 58 hastanın (%54,2) kadın ve 49 hastanın (%45,8) erkek olduğu, plak grubunda kadın oranının %54,4 (n=31), IMN grubunda %54,0 (n=27) olduğu ve gruplar arasında fark bulunmadığı görülmüştür (p=0,968). Taraf dağılımında 60 hastada (%56,1) sağ vi ve 47 hastada (%43,9) sol taraf tutulumu mevcut olup plak grubunda sağ taraf oranı %57,9 (n=33), IMN grubunda %54,0 (n=27) olarak bulunmuş ve fark saptanmamıştır (p=0,707). Travma mekanizması açısından toplamda 66 hastada (%61,7) düşük enerjili, 41 hastada (%38,3) yüksek enerjili travma görülmüş olup plak grubunda düşük enerjili travma %64,9 (n=37), IMN grubunda %58,0 (n=29) olarak izlenmiş ve gruplar arasında fark bulunmamıştır (p=0,463). AO/OTA sınıflamasına göre dağılımda 33-A1 kırıklar 38 hastada (%35,5), 33-A2 kırıklar 35 hastada (%32,7) ve 33-A3 kırıklar 34 hastada (%31,8) saptanmış olup plak grubunda sırasıyla %35,1 (n=20), %33,3 (n=19) ve %31,6 (n=18), IMN grubunda %36,0 (n=18), %32,0 (n=16) ve %32,0 (n=16) oranlarında izlenmiş ve gruplar arasında fark saptanmamıştır (p=0,989). ASA sınıflamasına göre ASA 1 oranı %5,6 (n=6), ASA 2 %23,4 (n=25), ASA 3 %62,6 (n=67) ve ASA 4 %8,4 (n=9) olup plak grubunda ASA 1 %8,8 (n=5), IMN grubunda %2,0 (n=1) olarak izlenmiş ve dağılım açısından fark bulunmamıştır (p=0,254). Charlson komorbidite indeksi ortalaması tüm kohortta 2,97±1,96 olup plak grubunda 3,10±2,01 ve IMN grubunda 2,82±1,90 olarak saptanmış ve fark izlenmemiştir (p=0,364). Etki büyüklüğü analizlerinde nonunion üzerine BMI için r=0,21, diyabetes mellitus için Phi=0,22, travma mekanizması için Phi=0,18, Charlson indeksi için r=0,12 ve yaş için r=0,05 olarak bulunurken redüksiyon kalitesi çok büyük etki göstermiştir. Mortalite açısından AO kırık sınıflaması için Cramer's V değeri 0,27 olarak saptanmıştır. Kaynama süresi ile biyolojik parametreler arasındaki ilişkiler değerlendirildiğinde, diyabetes mellitus ile kaynama süresi arasında zayıf düzeyde ancak istatistiksel olarak anlamlı negatif korelasyon saptanmıştır (r=-0,249; p=0,026). Buna karşın preoperatif albumin (p=0,841), postoperatif albumin (p=0,127), preoperatif hemoglobin (p=0,369), postoperatif hemoglobin (p=0,462) ve Charlson komorbidite indeksi (p=0,245) ile kaynama süresi arasında anlamlı ilişki saptanmamıştır. Sonuç olarak, distal femur kırıklarının yönetiminde cerrahın kontrol edebildiği faktörler arasında yer alan optimal redüksiyonun sağlanması ve uygun mekanik stabilitenin oluşturulması kaynama başarısı açısından kritik öneme sahiptir. Buna karşın hasta prognozunun ve özellikle mortalitenin iyileştirilmesinde erken cerrahi müdahale ve hastaya ait sistemik durumun dikkatli değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bulgular, distal femur kırıklarının tedavisinde yalnızca cerrahi tekniklerin değil, aynı zamanda hasta bazlı risk faktörlerinin de bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini göstermektedir.
Özet (Çeviri)
This study was conducted on patients who underwent surgical treatment for extra-articular distal femur fractures at the Orthopedics and Traumatology Clinic of Karabük Training and Research Hospital between 2020 and 2024. The study included patients aged 18 years and older with AO/OTA 33-A (A1, A2, A3) extra-articular distal femur fractures who underwent primary surgery at the center and had a follow-up period of at least 2 years. By reviewing the hospital information system and patient records, data were obtained for 144 patients followed at our clinic due to distal femur fractures. Patients who died within the first year postoperatively were evaluated in the 1-year postoperative mortality group and were excluded from functional and union analyses; surviving patients with complete clinical and radiological data available at the 24-month follow-up were included in the functional and radiological analyses. A total of 107 patients were included in the study. The choice of implant (anatomically locked lateral distal femur plate or retrograde locked intramedullary nail) and the decision regarding open or closed reduction were made by the surgeon based on preoperative planning and intraoperative findings. Comorbidities were determined by evaluating patient reports and medical records together; smoking and alcohol use were recorded as current use. The trauma mechanism was classified as high-energy (traffic accident, fall from a height, blunt trauma, etc.) and low-energy (fall from the same level). The ASA score and Charlson comorbidity index were obtained from patient records. All radiological measurements were performed by an independent orthopedic resident not involved in the surgery using a digital goniometer via the PACS system; the anatomical lateral distal femoral angle (aLDFA), mechanical lateral distal femoral angle (mLDFA), and anatomical posterior distal femoral angle (aPDFA) were measured. Varus/valgus deformity in the frontal plane and procurvatum/recurvatum deformity in the sagittal plane were evaluated. Based on criteria for long bone metaphysis fractures and distal femur alignment in the literature, a varus/valgus deformity of ≤5° in the coronal plane was defined as acceptable reduction, while a deformity >5° was defined as malalignment/poor reduction. In the sagittal plane, an anterior or posterior angulation of ≤10° was considered acceptable reduction, while a deformity >10° was classified as sagittal malalignment. Fifty-seven patients (53.3%) were treated with a lateral distal anatomical femur plate, and 50 (46.7%) with a retrograde intramedullary nail. The mean age in the entire cohort was 62.93 ± 10.54 years, with 63.30 ± 10.42 years in the plate group and 62.52 ± 10.77 years in the IMN group; no statistically significant difference was observed between the groups (p = 0.705). The mean body mass index was 36.49 ± 4.75 kg/m² in the entire cohort, 36.49 ± 5.01 kg/m² in the plate group, and 36.49 ± 4.49 kg/m² in the IMN group; no difference was observed between the groups (p = 0.998). Regarding gender distribution, a total of 58 patients (54.2%) were female and 49 patients (45.8%) were male; the female proportion viii was 54.4% (n=31) in the plaque group and 54.0% (n=27) in the IMN group, with no significant difference between the groups (p=0.968). Regarding side distribution, 60 patients (56.1%) had right-sided involvement ( ) and 47 patients (43.9%) had left-sided involvement; the right-sided rate was 57.9% (n=33) in the plate group and 54.0% (n=27) in the IMN group, with no significant difference detected (p=0.707). In terms of trauma mechanism, low-energy trauma was observed in 66 patients (61.7%) and high-energy trauma in 41 patients (38.3%). In the plate group, low-energy trauma was observed in 64.9% (n=37) of patients, and in the IMN group in 58.0% (n=29), with no significant difference between the groups (p=0.463). According to the AO/OTA classification, 33-A1 fractures were identified in 38 patients (35.5%), 33-A2 fractures in 35 patients (32.7%), and 33-A3 fractures in 34 patients (31.8%); in the plate group, these were 35.1% (n=20), 33.3% (n=19), and 31.6% (n=18), respectively, and in the IMN group at 36.0% (n=18), 32.0% (n=16), and 32.0% (n=16), respectively; no significant difference was observed between the groups (p=0.989). According to the ASA classification, the ASA 1 rate was 5.6% (n=6), ASA 2 was 23.4% (n=25), ASA 3 was 62.6% (n=67), and ASA 4 was 8.4% (n=9); in the plaque group, ASA 1 was 8.8% (n=5) and 2.0% (n=1) in the IMN group, respectively, and no difference was found in terms of distribution (p=0.254). The mean Charlson comorbidity index was 2.97 ± 1.96 across the entire cohort, with 3.10 ± 2.01 in the plate group and 2.82 ± 1.90 in the IMN group; no significant difference was observed (p = 0.364). In effect size analyses, the effect sizes for nonunion were r = 0.21 for BMI, Phi = 0.22 for diabetes mellitus, Phi = 0.18 for trauma mechanism, r = 0.12 for the Charlson index, and r = 0.05 for age, while reduction quality showed a very large effect. Regarding mortality, the Cramer's V value for the AO fracture classification was determined to be 0.27. When evaluating the relationships between healing time and biological parameters, a weak but statistically significant negative correlation was found between diabetes mellitus and healing time (r = −0.249; p = 0.026). In contrast, no significant relationship was found between healing time and preoperative albumin (p=0.841), postoperative albumin (p=0.127), preoperative hemoglobin (p=0.369), postoperative hemoglobin (p=0.462), or the Charlson comorbidity index (p=0.245). In conclusion, achieving optimal reduction and establishing adequate mechanical stability—factors within the surgeon's control—are critical for successful union in the management of distal femur fractures. However, early surgical intervention and careful assessment of the patient's systemic condition are essential for improving patient prognosis and, in particular, reducing mortality. These findings indicate that the treatment of distal femur fractures requires a comprehensive approach that addresses not only surgical techniques but also patient-specific risk factors.
Benzer Tezler
- Eklem içi uzanım gösteren radius alt uç kırıkları tedavisinde volar plak ile osteosentezin fonksiyonel sonuçları
Başlık çevirisi yok
HÜSEYİN ÖZTÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
UZMAN İBRAHİM SUNGUR
- Helikal bilgisayarlı tomografi ile artiküler travmaların değerlendirilmesinde üç boyutlu görüntülemenin tanıya katkısı
Evaluatıon of articular trauma with helical computed tomography: Contribution of three-dimensional imaging
ÇAĞLAR UZUN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
Radyoloji ve Nükleer TıpAnkara ÜniversitesiRadyodiagnostik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. GÜLDEN ŞAHİN
- OTA/AO 23C3 distal radius kırığı olan hastalarda kırık hatları ve parçalanma bölgelerinin haritalanması
Fracture lines and comminution zones in OTA/AO type 23C3 distal radius fractures: The Distal Radius Map
ABDULHAMİT MİSİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
Ortopedi ve TravmatolojiSağlık BakanlığıOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. KAHRAMAN ÖZTÜRK
- Femoroasetabular sıkışma sendromlu hastalarda, konvansiyonel fizyoterapiye ek uygulanan sakroiliak ve lomber mobilizasyonların ağrı, denge, nöromusküler kontrol ve fonksiyona etkisi
Effects of sacroilac and lumbar mobilizations applied toconventional physiotherapy on pain, balance, neuromuscular control and function in patients with femoroacetabular impingement syndrome
DERYA SEZER
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonBahçeşehir ÜniversitesiSağlık Bilimleri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DİLBER KARAGÖZOĞLU COŞKUNSU
- Suprakondiler femur kırıklarında retrograd intramedüller çivileme ve plak vida ile tespit cerrahi sonuçlarının karşılaştırılması
Surgical outcome comparison of patients with supracondyler femur fractures treated using retrograde intramedullary nail or plate and screw fixation
EŞREF TERZİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Ortopedi ve Travmatolojiİstanbul ÜniversitesiOrtopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SÜLEYMAN NAFİZ BİLSEL