Mide adenokarsinomlarının ve adenomlarının ayırıcı tanısında PEG10 ve Gamma synuclein ekspresyonunun yeri
The role of PEG10 and Gamma synuclein expression in the differential diagnosis of gastric adenocarcinomas and adenomas
- Tez No: 1024361
- Danışmanlar: PROF. DR. İBRAHİM HANİFİ ÖZERCAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Patoloji, Pathology
- Anahtar Kelimeler: Mide adenokarsinomu, Mide adenomu, PEG10, Gamma synuclein, İmmünohistokimya, Gastric adenocarcinoma, Gastric adenoma, PEG10, Gamma synuclein, Immunohistochemistry
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Fırat Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Mide karsinomu (MK), dünyada en sık görülen 5. kanserdir. Tüm kanserlerin %7,8'ini oluşturmakta olup kanser ile ilişkili ölümlerin ise 3. en sık sebebidir. MK'nin %90'dan fazlasını mide adenokarsinomu oluşturmaktadır. Midenin adenomları ise adenokarsinoma ilerleme potansiyeline sahip olan neoplastik lezyonlardır. Paternally expressed gene 10 (PEG10), 7. Kromozom üzerinde yer alan ve paternal eksprese olan bir gen olup trankripsiyon faktörü olarak görev yapmaktadır. Ekspresyonundaki bozukluklar hücre proliferasyonu, apoptozis ve malignite gelişimi ile ilişkilendirilmiştir. Gamma synuclein (SNCG), başlangıçta meme kanserine özgü gen 1 olarak tanımlanmıştır. Beş ekzondan oluşur, 10q23 kromozom bölgesinde lokalizedir. SNCG ekspresyonunun, tümör hücresi sağkalımı ve invazyonunu teşvik ederek bazı kanserlerin gelişimine katkıda bulunduğu düşünülmektedir. Çalışmamızda midenin adenokarsinomlarında ve adenomlarında PEG10 ve SNCG ekspresyon düzeylerindeki farklılıkları belirlemeyi amaçladık. Çalışmaya hastane arşivimizden seçilen 15 tübüler adenom (TA), 15 tübülobillöz adenom (TVA), 15 Lauren intestinal tip adenokarsinom (LİA) ile 15 Lauren diffüz tip adenokarsinom (LDA) tanılı 60 olgu ile 15 normal mide mukozası örneği dahil edildi. Seçilen olgulara ait parafin bloklardan yapılan kesitlere immünhistokimyasal olarak PEG10 ve SNCG antikorları uygulandı. Kontrol, TA, TVA gruplarında düşük, LİA ve LDA gruplarında yüksek PEG10 ekspresyonu izlenmiştir. TA, TVA, LİA ve LDA ile kontrol grubu arasında, aynı zamanda adenom ve karsinom grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p < 0,001). Kontrol, TA, TVA, LİA gruplarında düşük, LDA grubunda yüksek SNCG ekspresyonu izlenmiştir. TVA, LİA ve LDA ile kontrol grubu arasında, aynı zamanda adenom ve karsinom grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p < 0,001). Sonuç olarak, mide adenokarsinomlarında PEG10 ve SNCG ekspresyonu adenomlar ve normal mide dokusuna göre belirgin şekilde artmaktadır. Bu bulgularla mide adenokarsinomlarının adenomlarından ayrımında PEG10 ve SNCG'nin biyobelirteç olarak kullanılabileceği ve adenokarsinom patogenezinde rolü olabileceği düşünülmüştür.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT THE ROLE OF PEG10 AND GAMMA SYNUCLEIN EXPRESSION IN THE DIFFERENTIAL DIAGNOSIS OF GASTRIC ADENOCARCINOMAS AND ADENOMAS Gastric carcinoma is the 5th most common cancer worldwide. Accounting for 7,8% of all cancers, and the 3rd leading cause of cancer-related deaths. Gastric adenomas are neoplastic lesions that have the potential to progress to adenocarcinoma. Paternally expressed gene 10 (PEG10) is a gene located on chromosome 7 that is paternally expressed and functions as a transcription factor. Disruptions in its expression have been associated with cell proliferation, apoptosis, and the development of malignancy. Gamma synuclein (SNCG) was initially identified as breast cancer-specific gene 1. It consists of five exons and is localized in the 10q23 chromosomal region. SNCG expression is thought to contribute to the development of some cancers by promoting tumor cell survival and invasion. In our study, we aimed to determine the differences in PEG10 and SNCG expression levels in gastric adenocarcinomas and adenomas. The study included 60 cases selected from our hospital archives: 15 tubular adenomas (TA), 15 tubulovillous adenomas (TVA), 15 Lauren intestinal type adenocarcinomas (LIA), and 15 Lauren diffuse type adenocarcinomas (LDA), along with 15 normal gastric mucosal samples. Immunohistochemical tests for PEG10 and SNCG antibodies were performed on sections made from paraffin blocks of the selected cases. Low PEG10 expression was observed in the control, TA, and TVA groups, while high PEG10 expression was observed in the LIA and LDA groups. A statistically significant difference was found between the TA, TVA, LIA, and LDA groups and the control group, as well as between the adenoma and carcinoma groups (p < 0.001). Low SNCG expression was observed in the control, TA, TVA, and LIA groups, while high SNCG expression was observed in the LDA group. Statistically significant differences were found between the TVA, LIA, and LDA groups and the control group, as well as between the adenoma and carcinoma groups (p < 0.001). In conclusion, PEG10 and SNCG expression is significantly increased in gastric adenocarcinomas compared to adenomas and normal gastric tissue. These findings suggest that PEG10 and SNCG could be used as biomarkers to differentiate gastric adenocarcinomas from other adenomas and may play a role in adenocarcinoma pathogenesis.
Benzer Tezler
- Mide adenokarsinomlarının intestinal metaplazi ve displazi alt tipleri ile ilişkisi
Association between gastric adenocarcinomas and the subtypes of intestinal metaplasia and dysplasia
ABDULLAH ÇELİK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
PatolojiSakarya ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FAHRİ YILMAZ
- Mide adenokarsinomlarının tanısında asprosin ve C-erbB-2 düzeyleri arasındaki korelasyonun araştırılması
Investigation of the correlation between asprosin and C-erbB-2 levels in the diagnosis of stomach adenocarcinoma
ERTUĞRUL ŞAHİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Genel CerrahiFırat ÜniversitesiGenel Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MÜRŞİT DİNCER
- Primer mide adenokarsinomlarının immunohistokimya ve insitu hibridizasyon yöntemleri ile moleküler sınıflaması, TRK yolağının sınıflamadaki olası rolünün belirlenmesi, klinikopatolojik parametreler ile ilişkilerinin değerlendirilmesi
Molecular classification of gastric cancer based on immunohistochemistry and in-situ hybridization, determination of the role of tropomyosin receptor kinase (TRK) signaling pathway in gastric cancer classification and their association with clinicopathological parameters
MEDİNE ÖZGÜR GÜNAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
PatolojiMarmara ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÇİĞDEM ÇELİKEL
- İntestinal tip mide adenokarsinomlarının invazyon sürecinde tümör stroması ve tümör mikroçevresinin özellikleri, L-Caldesmon ve periostin ile ilişkisi
The characteristics of tumor stroma and tumor microenvironment in the invasion process of intestinal-type gastric adenocarcinomas, and their relationship with L-Caldesmon and periostin
ELİF AYDIN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2025
PatolojiManisa Celal Bayar ÜniversitesiTıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SEMİN AYHAN
- Mide adenokarsinomlarında tümör lokalizasyonuna göre klinikopatoloji ve cerrahi sonuçların karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
ALAATTİN GÜLER