Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesine başvuran metabolik disfonksiyon ile ilişkili steatotik karaciğer hastalığı (MASLD) bulunan hastalarda böbrek yetmezliği gelişimi
Development of renal failure in patients with metabolic dysfunction-associated steatotic liver disease (MASLD) presenting to Aydın Adnan Menderes University Hospital
- Tez No: 1024488
- Danışmanlar: PROF. DR. HİLAL BEKTAŞ UYSAL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Metabolik disfonksiyon ile ilişkili steatotik karaciğer hastalığı (MASLD), renal etkilenme, spot idrar albümin/kreatinin oranı (ACR), Karaciğer yağlanması, Metabolic dysfunction-associated steatotic liver disease, MASLD, renal involvement, spot urinary albumin-to-creatinine ratio (ACR), Fatty liver
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Aydın Adnan Menderes Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Metabolik disfonksiyon ile ilişkili steatotik karaciğer hastalığı (MASLD), karaciğerde yağ birikimi ile birlikte obezite, tip 2 diabetes mellitus, hipertansiyon, dislipidemi ve kardiyovasküler hastalık gibi metabolik ve vasküler risk faktörleriyle yakın ilişkili sistemik bir hastalık tablosudur. Güncel veriler, MASLD'nin yalnızca hepatik sonuçlarla sınırlı olmadığını, böbrek fonksiyonları ve albüminüri gibi renal göstergelerle de ilişkili olabileceğini ortaya koymaktadır. Bu çalışmada, MASLD tanısı ile izlenen hastalarda spot idrar albümin/kreatinin oranı (albumin-to-creatinine ratio, ACR) kullanılarak renal etkilenme sıklığının belirlenmesi ve renal etkilenme ile ilişkili olabilecek demografik, klinik, metabolik ve laboratuvar değişkenlerinin değerlendirilmesi amaçlandı. Çalışma retrospektif, gözlemsel ve analitik-kesitsel tasarımda gerçekleştirildi. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Genel Dahiliye Polikliniği'nde takip edilen ve dahil edilme kriterlerini karşılayan 102 MASLD hastası çalışmaya alındı. Spot idrar ACR değeri ≥30 mg/g olan 27 hasta renal etkilenme grubu, spot idrar ACR değeri <30 mg/g olan 75 hasta ise kontrol grubu olarak değerlendirildi. Hastalara ait demografik veriler, antropometrik ölçümler, eşlik eden kronik hastalıklar, kullanılan ilaçlar, glisemik durum, lipid profili, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri, Fibrozis-4 indeksi (Fibrosis-4 index, FIB-4), Yağlı Karaciğer İndeksi (Fatty Liver Index , FLI) ve ultrasonografik hepatosteatoz derecesi kaydedildi. Çalışma popülasyonunda renal etkilenme 27 hastada saptandı ve sıklığı %26,5 olarak hesaplandı. Renal etkilenme grubunda spot idrar ACR düzeyi kontrol grubuna göre belirgin olarak daha yüksekti. Buna karşın serum kreatinin ve tahmini glomerüler filtrasyon hızı (eGFR) değerleri gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermedi. Bu durum, çalışmamızdaki renal etkilenmenin belirgin böbrek fonksiyon kaybından ziyade albüminüri ile kendini gösteren erken renal hasar düzeyinde olduğunu düşündürdü. x Renal etkilenme saptanan hastalarda diabetes mellitus, hipertansiyon, dislipidemi ve aterosklerotik kalp hastalığı daha sık izlendi. Hemoglobin A1c (HbA1c) düzeyi renal etkilenme grubunda daha yüksek olma eğilimindeydi; ancak bu fark istatistiksel anlamlılığa ulaşmadı. Hemoglobin düzeyi renal etkilenme grubunda anlamlı olarak daha düşük bulundu. FIB-4 değeri renal etkilenme grubunda sayısal olarak daha yüksek olmasına rağmen gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı. Ultrasonografik hepatosteatoz derecesindeki artışla birlikte renal etkilenme oranında sayısal bir yükselme izlense de bu ilişki istatistiksel olarak anlamlı değildi. Sonuç olarak, MASLD tanılı hastalarda ACR yüksekliği ile tanımlanan renal etkilenme klinik açıdan dikkate değer bir sıklıkta görülmektedir. Serum kreatinin ve eGFR değerlerinin korunmuş olması, erken renal hasarın değerlendirilmesinde tek başına yeterli olmayabilir. Bu nedenle MASLD hastalarında spot idrar ACR ölçümü, böbrek riskinin erken dönemde saptanması açısından önemli bir değerlendirme aracı olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca renal etkilenme grubunda kardiyometabolik komorbiditelerin daha sık görülmesi, böbrek riskinin yalnızca hepatosteatoz derecesine göre değil, metabolik ve vasküler risk yükü ile birlikte ele alınması gerektiğini düşündürmektedir.
Özet (Çeviri)
Metabolic dysfunction-associated steatotic liver disease (MASLD) is a systemic disease entity characterized by hepatic fat accumulation and closely associated with metabolic and vascular risk factors such as obesity, type 2 diabetes mellitus, hypertension, dyslipidemia, and cardiovascular disease. Current evidence suggests that MASLD is not limited to hepatic outcomes but may also be associated with renal indicators such as kidney function and albuminuria. This study aimed to determine the frequency of renal involvement in patients followed with a diagnosis of MASLD using the spot urinary albumin-to-creatinine ratio (ACR) and to evaluate the demographic, clinical, metabolic, and laboratory variables that may be associated with renal involvement. The study was conducted with a retrospective, observational, and analytical cross- sectional design. A total of 102 patients with MASLD who were followed at the General Internal Medicine Outpatient Clinic of Aydın Adnan Menderes University Faculty of Medicine Training and Research Hospital and met the inclusion criteria were included in the study. Twenty-seven patients with a spot urinary ACR value ≥30 mg/g were assigned to the renal involvement group, whereas 75 patients with a spot urinary ACR value <30 mg/g were evaluated as the control group. Demographic data, anthropometric measurements, accompanying chronic diseases, medications, glycemic status, lipid profile, liver and kidney function tests, Fibrosis-4 index (FIB-4), Fatty Liver Index (FLI), and ultrasonographic grade of hepatic steatosis were recorded. Renal involvement was detected in 27 patients in the study population, and its frequency was calculated as 26.5%. The spot urinary ACR level was markedly higher in the renal involvement group than in the control group. In contrast, serum creatinine and estimated glomerular filtration rate (eGFR) values did not show a statistically significant difference between the groups. This finding suggested that renal involvement in our study reflected early renal damage manifested by albuminuria rather than overt loss of kidney function. xii Diabetes mellitus, hypertension, dyslipidemia, and atherosclerotic heart disease were more frequently observed in patients with renal involvement. Hemoglobin A1c (HbA1c) levels tended to be higher in the renal involvement group; however, this difference did not reach statistical significance. Hemoglobin levels were significantly lower in the renal involvement group. Although FIB-4 values were numerically higher in the renal involvement group, no significant difference was found between the groups. A numerical increase in the rate of renal involvement was observed with increasing ultrasonographic grade of hepatic steatosis; however, this association was not statistically significant. In conclusion, renal involvement defined by elevated ACR is observed at a clinically noteworthy frequency in patients with MASLD. Preserved serum creatinine and eGFR values may not be sufficient alone for the assessment of early renal damage. Therefore, spot urinary ACR measurement stands out as an important assessment tool for the early detection of kidney risk in patients with MASLD. In addition, the higher frequency of cardiometabolic comorbidities in the renal involvement group suggests that kidney risk should be addressed not only according to the degree of hepatic steatosis but also together with the metabolic and vascular risk burden.
Benzer Tezler
- Diyabetik amputasyonlu bireylerde standardize edilen hemşirelik takibinin tekrarlayan amputasyonlara etkisi
Effect of standardi̇zed nursing follow up on recurrent amputations in individuals with diabetic amputation
HÜSNA RUMEYSA ESER
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
HemşirelikAydın Adnan Menderes ÜniversitesiCerrahi Hastalıklar Hemşireliği Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ SULTAN ÖZKAN
- Çocukluk çağı obezitesinde anne sütü alım süresi ve ek gıdalara geçiş sürecinin metabolik parametreler ile ilişkisi
The relationship between childhood obesity with metabolic parameters of intake time of breast milk and additional foods transition process
GÜL KARADAĞ
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
Beslenme ve DiyetetikAydın Adnan Menderes ÜniversitesiBeslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. TOLGA ÜNÜVAR
- Diyabetli hastalarda COVID-19 pandemi döneminin glisemik regülasyon ve diğer metabolik parametreler üzerine etkileri
The effects of the COVID-19 pandemic period on glycemic regulation and other metabolic parameters in patients with diabetes
KÜBRA ŞAŞMAZ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
İç HastalıklarıAdnan Menderes Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MUSTAFA ÜNÜBOL
- D vitamini düzeylerinin metabolik sendrom ve komponentleri ile ilişkisi
The relationship between vitamin D levels and metabolic syndrome and its components
AYGUL HASANLI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
İç HastalıklarıAydın Adnan Menderes Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HİLAL BEKTAŞ UYSAL
- Adnan Menderes Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesine başvuran ailesel akdeniz ateşi olgularında mefv gen mutasyon sıklığı
Mefv gene mutation frequency in patients with familial mediterranean fever who applied to Adnan Menderes University Application and Research Hospital
SALİH COŞKUN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2010
GenetikAdnan Menderes ÜniversitesiTıbbi Genetik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÖKAY BOZKURT