Geri Dön

Sandra Harding'in duruş noktası teorisi

Sandra Harding's standpoint theory

  1. Tez No: 1024775
  2. Yazar: ÖZGÜR SAADET DOĞAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÖZLEM DUVA KAYA
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Felsefe, Philosophy
  6. Anahtar Kelimeler: Bilgi felsefesi, Bilim felsefesi, Siyaset felsefesi, Information philosopy, Science philosophy, Political philosophy
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Felsefe Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışma, Sandra Harding'in duruş noktası teorisini epistemolojik ve politik boyutlarıyla birlikte incelemektedir. Tezin amacı, bilginin ve bilimlerin nesnellik iddiasını sorgulamak ve toplumsal güç ve iktidar örüntülerinin bilgi üretimi üzerindeki belirleyici rolünü açığa çıkartmaktır. Harding'e göre bilgi, toplumsal olarak konumlanmış özneler tarafından üretilir. Bu nedenle özellikle toplumsal alanda dezavantajlı konuma sahip olan grupların deneyimleri, daha kapsayıcı ve eleştirel bir bilgi üretimi için ayrıcalıklı bir başlangıç noktası sunar. Tezde, feminist epistemolojinin geleneksel bilgi ve bilim anlayışına yönelttiği eleştiriler detaylandırılmaktadır. Feminist epistemolojinin ve Harding'in geleneksel bilgi ve bilim anlayışına yönelttiği eleştirilerin başında nesnellik ilkesinin uygun bir biçimde iş görmeyişi yatar. Harding'e göre tarafsızlık ideali etrafında örgütlenen ve öznellikle dikotomik bir ilişki içerisinde tarif edilen nesnellik, vadettiği standartları karşılayamamaktadır. Bu eleştirilerden yola çıkarak Harding'in geliştirdiği“güçlü nesnellik”düşüncesi ise, yeni bir epistemolojik ve metodolojik çerçeve önerir. Güçlü nesnellik, epistemik öznelerin kendi konumlarını ve değer yargılarını görünür kılabileceği bir bağlam sunar. Böylece bilgi, daha güvenilir bir biçimde üretilebilecektir. Çalışma aynı zamanda, Harding'in duruş noktası teorisinin metodolojik sonuçlarını da değerlendirir ve özellikle marjinalleştirilmiş yaşamların deneyimlerini merkeze alan yeni bir metodolojinin, epistemik özne ile politik özne vii arasında bir ilişki tesis ettiğini vurgular. Tesis edilen bu yeni ilişki türüyle, sadece bilgi ve bilimlerin değil, aynı zamanda toplumsal alanın politik düzleminde de görülmesi muhtemel demokratik, çok kültürlü ve çoğulcu bir perspektif ön plana çıkar. Sonuç olarak tez, Harding'in duruş noktası teorisini epistemolojik ve metodolojik imkânlarıyla politika felsefesiyle ilişkisinde yorumlamayı amaçlar ve Harding'in duruş noktası teorisinin politik düzlemde de dönüştürücü bir potansiyeli olduğuna dikkat çeker.

Özet (Çeviri)

This study examines Sandra Harding's standpoint theory together with its epistemological and political dimensions. The thesis aims to question the claim of objectivity in the knowledge and science, and bring into view the determining role of social power and structures of domination in the production of knowledge. According to Harding, knowledge is produced by socially situated subjects. Therefore, the experiences of groups in particularly disadvantaged positions in the social sphere provide a privileged starting point for producing more inclusive and critical knowledge. The thesis examines the criticisms that feminist epistemology directs towards the traditional understanding of knowledge and science. A key point in feminist feminist epistemology and Harding's critiques of the traditional understanding of knowledge and science is the failure of the principle of objectivity to function properly. Objectivity, which is organised around the ideal of neutrality and described in a dichotomous relationship with subjectivity, fails to meet the standards it promises. In contrast, Harding's“strong objectivity”concept proposes a new epistemological and methodological framework. Strong objectivity provides a context in which eoistemic subjects can make their own positions and value judgments visible. In this way, knowledge can be produced more reliably. The study also considers the methodological implications of Harding's standpoint theory. I particularly emphasised that a new methodology centred on ix the experiences of marginalised lives establishes a relationship between the epistemic subject and the political subject. Through this newly established form of relation, a democratic, multicultural, and pluralistic perspective comes to the forefront, one that is likely to become visible not only within the domains of knowledge and science, but also within the political dimension of the social sphere. Consequently, this thesis aims to interpret Harding's standpoint theory's epistemological and methodological possibilities in relation to political philosophy. The thesis points out that Harding's standpoint theory has transformative potential at the political level as well.

Benzer Tezler

  1. Birth as battleground: how the debate between modern obstetrics and traditional midwifery was racialized in the US (1900-1950)

    Bir mücadele sahası olarak doğum: ABD'de modern kadın doğum ve geleneksel ebelik arasındaki tartışma nasıl ırk söylemi üzerinden yürütülmüştür (1900-1950)

    DİDEM BAYRAM

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2021

    Bilim ve Teknolojiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Bilim, Teknoloji ve Toplum Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    PROF. DR. TUNCAY ZORLU

  2. Different perspectives of black and white women playwrights on feminism in the postcolonial era: a comparative analysis of Cloud 9 by Caryl Churchill and A Raisin in The Sun by Lorraine Hansberry

    Siyahi ve beyaz kadın oyun yazarların sömürgecilik sonrası dönemde feminizme farklı bakış açıları: Caryl Churchil'in Cloud 9 ve Lorraine Hansberry'nin A Raisin in The Sun adlı eserlerinin karşılaştırmalı analizi

    BAŞAR ARI

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2024

    İngiliz Dili ve EdebiyatıKapadokya Üniversitesi

    İngiliz Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ÖMER FATİH PARLAK

  3. Representation of cultural space and identity in Sandra Cisneros' fiction

    Sandra Cisneros'un anlatılarında kültürel alan ve kimliğin temsili

    BANU KOCABIYIK

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2012

    Amerikan Kültürü ve EdebiyatıEge Üniversitesi

    Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. A. ESRA SAHTİYANCI ÖZTARHAN

  4. Men, women and language: The phase of existence in Sandra Cisneros's Caramelo, The House On Mango Street and Women Hollering Creek And Other Stories

    Erkek,kadın ve dil: Sandra Cisneros'un Caramelo, The House On Mango Street ve Women Hollering Creek And Other Stories adlı eserlerinde varlık alanı

    EROL GÜLÜŞTÜR

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2014

    Amerikan Kültürü ve EdebiyatıYüzüncü Yıl Üniversitesi

    İngiliz Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. BÜLENT CERCİS TANRITANIR

  5. Understanding chicana feminism: The feminist elements in Sandra Cisneros's the house on Mango street

    Chicana feminizmini anlamak: Sandra Cisneros'un Mango sokağı'ndaki ev adlı romanındaki feminist ögeler

    GÜLSÜM TUĞÇE ÇETİN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2014

    Amerikan Kültürü ve EdebiyatıFırat Üniversitesi

    Batı Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. FATİME GÜL KOÇSOY