Geri Dön

Konvansiyonel fizyoterapi uygulanan omuz sıkışma sendromlu hastalarda lateral akromial açı farklılığının ağrı ve fonksiyonel düzey üzerine etkisi

Effect of the lateral acromial angle variation on the pain and functional level in the conventional physiotherapy applied patients with impingement syndrome

  1. Tez No: 1025026
  2. Yazar: KEMAL ÖZBEY
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İBRAHİM KÜRTÜL
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Anatomi, Anatomy
  6. Anahtar Kelimeler: Ağrı, Pain
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Anatomi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmanın amacı, konvansiyonel fizyoterapi uygulanan omuz sıkışma sendromlu hastalarda lateral akromial açı (LAA) farklılığının ağrı ve fonksiyon üzerindeki etkilerini değerlendirmek ve grupların tedaviye yanıt paternlerini karşılaştırarak bu açının rehabilitasyonun yanıtını ve endikasyonunu öngörmede klinik açıdan kullanışlı bir sınıflandırma parametresi ve prognostik bir faktör olup olmadığını sınamaktır. Bu çalışmada, 18−70 yaş arası 60 omuz sıkışma sendromu tanılı hasta LAA ölçümüne göre iki gruba ayrılmıştır (LAA<75°, n=30; LAA≥75°, n=30). Tüm katılımcılara toplam 15 seans konvansiyonel fizyoterapi uygulanmış; klinik tedavi sonrası dört hafta süreyle ev egzersizi sürdürülmüştür. Gece/istirahat/aktivite ağrısı (VAS) ve fonksiyon (DASH) tedavi öncesi, 1., 2., 3. haftalar ve tedavi bitiminden dört hafta sonraki kontrol ziyaretinde değerlendirilmiştir. Zaman içi değişimler karma etkili modellerle, grup içi karşılaştırmalar eşleştirilmiş testlerle (Holm düzeltmeli), zaman noktasındaki grup farkları parametrik/nonparametrik uygun testlerle ve tedavi sonu sonuçları başlangıç, yaş ve cinsiyete göre düzeltilmiş ANCOVA ile analiz edilmiştir. Başlangıçta gruplar VAS ölçümlerinde benzer bulunmuştur. Zaman içinde her iki grupta da tüm VAS ve DASH skorlarında istatistiksel ve klinik açıdan anlamlı iyileşmeler gözlenmiştir. Karma etkili modeller grup etkisinin tüm ölçütlerde anlamlı olduğunu; grup×zaman etkileşiminin VAS-gece, VAS-istirahat ve DASH için belirginleştiğini göstermiştir. Kontrol değerlendirmesinde, başlangıç, yaş ve cinsiyete göre düzeltilmiş ANCOVA modelleri LAA≥75° lehine tutarlı üstünlük saptanmış; bu durum, söz konusu grubun iyileşme hızının ve ulaşılan fonksiyonel düzeyin daha elverişli olduğunu desteklemiştir. Etki büyüklüklerinin yüksek düzeyde seyretmesi, istatistiksel anlamlılığın klinik karşılığını güçlendirmiştir. LAA≥75° hastalarda iyileşme daha hızlı ve daha büyük ölçekte gerçekleşmiş; bu bulgu LAA'nın rehabilitasyon yanıtını öngörmede klinik açıdan anlamlı bir prognostik faktör olarak kullanılabileceğini düşündürmüştür. Sonuç olarak LAA, tedavi seçimini tek başına belirleyen bir ölçüt olmamakla birlikte; hedeflerin belirlenmesi, seans planlaması ve tedavi sürecinin kişiselleştirilmesinde kullanışlı bir sınıflandırma parametresi ve prognostik bir faktör olarak değerlidir.

Özet (Çeviri)

This study aimed at evaluating the effects of differences in the lateral acromial angle (LAA) on pain and function in patients with shoulder impingement syndrome undergoing conventional physiotherapy and examining whether this angle could serve as a clinically useful classification parameter and prognostic factor for predicting rehabilitation response and indication. To begin with, 60 patients aged 18–70 years diagnosed with shoulder impingement syndrome were divided into two groups according to LAA measurement (LAA<75°, n=30; LAA≥75°, n=30). The participants received a total of 15 sessions of conventional physiotherapy followed by a four-week home exercise program after clinical treatment. Night/rest/activity pain (VAS) and function (DASH) were evaluated before treatment, at weeks 1, 2, and 3, and at a follow-up visit four weeks after completion of therapy. Changes over time were analyzed using mixed-effects models; within-group comparisons with paired tests (Holm-adjusted); between-group differences at each time point with appropriate parametric/nonparametric tests; and post-treatment outcomes with ANCOVA adjusted for baseline, age, and sex. At baseline, the groups were similar in VAS measurements. Over time, both groups demonstrated statistically and clinically significant improvements in all VAS and DASH scores. Mixed-effects models indicated a significant group effect across all measures, with group×time interactions emerging for VAS-night, VAS-rest, and DASH. At follow-up, ANCOVA models adjusted for baseline, age, and sex consistently favored the LAA≥75° group, supporting that this group achieved faster recovery and better functional outcomes. The high effect sizes strengthened the clinical relevance of statistical significance. Patients with LAA≥75° showed faster and greater improvement, suggesting that LAA might serve as a clinically meaningful prognostic factor for predicting rehabilitation response. In conclusion, although LAA is not the sole determinant of treatment selection, it is valuable as a useful classification parameter and prognostic factor for goal setting, session planning, and personalizing the rehabilitation process.

Benzer Tezler

  1. Subakromial sıkışma sendromu tedavisinde farklı proprioseptif nöromuskuler fasilitasyon patern uygulamalarının etkinliğinin incelenmesi

    Assesment of effectiveness of different proprioceptive neuromuscular facilitation patern applications in treatment of subacromial impingement syndrome

    ERTUĞRUL DEMİRDEL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Fizyoterapi ve RehabilitasyonHacettepe Üniversitesi

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEZİRE KÖSE

  2. Omuz impingement sendromlu hastalarda ekstrakorporeal şok dalga tedavisinin etkinliğinin araştırılması

    The effectiveness of extracorporeal shockwave treatment in patients with shoulder impingement syndrome

    HACER SERVET GÜLLÜ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Fizyoterapi ve Rehabilitasyonİstinye Üniversitesi

    Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YASEMİN ÇIRAK

  3. Subakromiyal sıkışma sendromlu hastalarda farklı manuel terapi uygulamalarının ağrı, fonksiyonel durum, eklem hareket açıklığı, kas kuvveti ve yaşam kalitesi üzerine etkilerinin incelenmesi

    Examination of different manual therapy technics' effects on pain, functional state, range of motion, muscle strength and life quality on patients with subacromial impingement syndrome

    MERVE SİNEM ÇELİK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Fizyoterapi ve RehabilitasyonBaşkent Üniversitesi

    Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    Assoc. Prof. Dr. EMEL SÖNMEZER

  4. Subakromiyal sıkışma sendromlu hastalarda core stabilizasyon eğitiminin etkinliğinin araştırılması: Randomize kontrollü çalışma

    Investigation of the efficacy of core stabilization training in patients with subacromial impingement syndrome: A randomized controlled study

    EREN ÖZEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Fizyoterapi ve RehabilitasyonBandırma Onyedi Eylül Üniversitesi

    Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EBRU KAYA MUTLU

  5. Omuz impingement sendromu tanısı alan bireylerde tetik nokta üzerine uygulanan ESWT'nin ağrı fonksiyon ve efüzyon üzerine etkisi

    Effect of ESWT applied on the trigger point on pain function and effusion in individuals diagnosed with shoulder impingement syndrome

    RUMEYSA ÖZTÜRK YÜKSEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Fizyoterapi ve Rehabilitasyonİstanbul Arel Üniversitesi

    Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ SEÇİL ÖZKURT