Geri Dön

Palatal destekli üst ark mezializasyonunun değerlendirilmesi

Evaluation of palatal anchorage-supported maxillary arch mesialization

  1. Tez No: 1025114
  2. Yazar: SEVGİ BAŞEĞMEZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ARZU ARI DEMİRKAYA, ÖĞR. GÖR. DİLARA KAHRAMAN
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: Sınıf III maloklüzyon, Kamuflaj tedavisi, Palatal minivida, Class III malocclusion, Camouflage treatment, Palatal mini-screw
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Okan Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Ortodonti Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Ortodonti Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Sınıf III maloklüzyon, etiyolojisi multifaktöriyel olan ve tedavisi en zorlu iskeletsel bozukluklardan biri olarak kabul edilen bir anomalidir. Büyümenin tamamlandığı erişkin bireylerde ortognatik cerrahi en kesin tedavi seçeneği olmakla birlikte, hafif-orta şiddetteki olgularda sıklıkla ortodontik kamuflaj tedavisi tercih edilmektedir. Kamuflaj tedavisinde üst dental arkın mezializasyonu büyük önem taşımakta, bu süreçte yeterli ankraj sağlanması için palatal bölgeye yerleştirilen minividalar güvenilir bir seçenek olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Sınıf III kamuflaj tedavisi gereksinimi bulunan hastalarda palatal minivida desteği kullanılarak iki farklı yöntemle gerçekleştirilen üst ark mezializasyonunun dentoalveolar ve iskeletsel etkilerinin sefalometrik olarak karşılaştırılmasıdır. Çalışma, İstanbul Okan Üniversitesi Ortodonti Anabilim Dalı arşivinde 2018-2025 yılları arasında tedavi edilmiş 142 olgunun kayıtlarının retrospektif olarak incelenmesiyle planlanmış, dahil edilme kriterlerini karşılayan toplam 26 birey çalışmaya alınmıştır. Bireylerin 11'i tüm dişleri kapsayan akrilik Cap Splint aygıtı ile, 15'i ise transpalatal ark (TPA) ile palatal minividalar arasına yerleştirilen NiTi kapalı yaylar ile tedavi edilmiştir. Tedavi öncesi (T0) ve tedavi sonrası (T1) lateral sefalometrik radyografiler üzerinde 11 farklı iskeletsel ve dentoalveolar parametre değerlendirilmiş, grup içi ve gruplar arası karşılaştırmalar istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Bulgulara göre her iki grupta 11 parametrenin 5'inde anlamlı değişim saptanmıştır. Cap Splint grubunda SNA açısında anlamlı artış ile ANB değerinde ortalama 1,55°'lik anlamlı artış izlenirken, TPA grubunda ANB değerinde ortalama 0,87°'lik anlamlı azalma belirlenmiştir. Üst molar mezializasyonu Cap Splint grubunda ortalama 1,36 mm, TPA grubunda ortalama 3,57 mm olarak ölçülmüş; aylık mezializasyon miktarı sırasıyla yaklaşık 0,17 mm ve 0,44 mm bulunmuştur. Üst keserlerde labiale doğru, Cap Splint grubunda 2,31 mm, TPA grubunda 1,77 mm anlamlı hareket görülmüştür. Üst keser eğiminde TPA grubunda ortalama 5,73°'lik anlamlı proklinasyon artışı görülürken, Cap Splint grubunda anlamlı değişim saptanmamıştır. Overjet değeri Cap Splint grubunda 1,61 mm, TPA grubunda 1 mm olup istatistiksel olarak anlamlı bir artış gözlenmiştir. GoMe-SN ve U6-HD ölçümlerinde iki grupta da anlamlı değişiklik gözlenmemiştir. Sonuç olarak, palatal minivida desteğiyle uygulanan her iki yöntem de üst arkın mezializasyonunda etkilidir ve dik yönde belirgin bir etki oluşturmamaktadır. Cap Splint yöntemi dentoalveolar yapının daha bütüncül ve paralel hareketini sağlarken, TPA yöntemi üst molarlarda daha fazla mezializasyon sağlamakta ancak üst keserlerde proklinasyon artışı oluşturmaktadır. Tedavi planlamasında olgunun yaşı, büyüme-gelişim durumu ve hedeflenen diş hareketinin türü göz önünde bulundurulmalıdır.

Özet (Çeviri)

Class III malocclusion has a multifactorial etiology and is considered one of the most challenging skeletal condition to treat. While orthognathic surgery remains the definitive option in adults whose growth has been completed, orthodontic camouflage treatment is frequently preferred in mild-to-moderate cases. Mesialization of the maxillary arch plays a key role in camouflage treatment, and palatal mini-screws are considered to provide a necessary anchorage during this process. The aim of this study was to cephalometrically compare the dentoalveolar and skeletal effects of two different maxillary arch mesialization approaches performed with palatal mini-screw anchorage in cases requiring Class III camouflage treatment. The records of 142 cases treated with Class III camouflage at the Department of Orthodontics, Istanbul Okan University, between 2018 and 2025 were retrospectively reviewed, and a total of 26 patients who met the inclusion criteria were enrolled. 11 patients were treated with an acrylic Cap Splint appliance covering all teeth, and 15 were treated with NiTi closed-coil springs placed between a transpalatal arch (TPA) and palatal mini-screws. 11 skeletal and dentoalveolar parameters were evaluated on pre-treatment (T0) and post-treatment (T1) lateral cephalometric radiographs and compared statistically within and between groups. Statistically significant changes were detected in 5 of the 11 parameters in both groups. In the Cap Splint group, SNA showed a significant increase and ANB increased by a mean of 1.55°, while in the TPA group ANB decreased by a mean of 0.87°. Maxillary molar mesialization averaged 1.36 mm in the Cap Splint group and 3.57 mm in the TPA group, corresponding to approximately 0.17 mm/month and 0.44 mm/month, respectively. The sagittal position of the maxillary incisors changed labially significantly by 2.31 mm in the Cap Splint group and by 1.77 mm in the TPA group. Maxillary incisor inclination increased significantly by a mean of 5.73° in the TPA group, indicating proclination, whereas no significant change was observed in the Cap Splint group. Overjet increased significantly by 1.61 mm in the Cap Splint group and by 1 mm in the TPA group. No significant changes were observed in GoMe-SN or U6-HD in either group. In conclusion, both approaches are effective in mesializing the maxillary arch without producing significant vertical side effects. The Cap Splint technique provides more bodily movement of the entire dentoalveolar complex, whereas the TPA technique achieves greater molar mesialization but tends to procline the maxillary incisors. Patient age, growth and development status, and the desired type of tooth movement should be considered when planning treatment.

Benzer Tezler

  1. Farklı dental ark şekilleri ve palatal derinlikte cerrahi destekli maksiller genişletmenin etkilerinin sonlu elemanlar analizi ile incelenmesi

    Finite element analysis of the effects of surgically assisted maxillary expansion in different dental arch shapes and palatal depths

    SEÇKİN YALÇIN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Diş Hekimliğiİstanbul Medipol Üniversitesi

    Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BARIŞ ÇAĞRI DELİLBAŞI

    PROF. DR. GÖKHAN GÜRLER

    DR. ÖĞR. ÜYESİ DOĞA ŞİMŞEK

  2. Mini-vida destekli hızlı üst çene genişletmesi ile konvansiyonel hızlı üst çene genişletmesinin etkilerinin konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (CBCT) kullanılarak karşılaştırılması

    Comparison of the effects of conventional rapid palatal expansion and mini-screw supported rapid palatal expansion using cone beam computed tomography (CBCT)

    GÖZDE TUĞÇE ÇELENK KOCA

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Diş HekimliğiEge Üniversitesi

    Ortodonti Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ASLIHAN MEDİHA ERDİNÇ

  3. Palatinalden mini vida destekli molar distalizasyonuna bukkalden ek kuvvet uygulanması sırasında bukkalden vida desteğinin üst daimi birinci azı dişlerine etkileri

    Effects of buccal mini screw support on upper first permanent molars during palatally bone anchored distalization

    MOHAMMAD FAKI

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Diş HekimliğiGazi Üniversitesi

    Ortodonti Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAKAN N. İŞCAN

  4. Sınıf II subdivizyon vakalarda mini vida destekli tek taraflı molar distalizasyonu

    Mini screw supported unilateral molar distalization in class II subdivision cases

    İSMİGYUL SALİ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Diş HekimliğiEge Üniversitesi

    Ortodonti Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MÜNİRE ECE SABAH

  5. Atrofik tam dişsiz maksillada farklı açı ve çaplarda yerleştirilmiş pterygoid implantlar üzerine uygulanan hibrit protezlerin sonlu elemanlar stres analiz yöntemi ile incelenmesi

    Investigation of hybrid prostheses prepared on pterygoid implants placed at different angles and diameters in atrophic total edentulous maxilla by finite element stress analysis method

    FATİH OKTAY

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Diş HekimliğiAtatürk Üniversitesi

    Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FUNDA BAYINDIR