Geri Dön

Günümüzde palyatifin dönüşümü üzerine görsel çözümlemeler

Visual analyses of the transformation of the palliative impacts today

  1. Tez No: 1025396
  2. Yazar: ONUR YAKUT
  3. Danışmanlar: PROF. AYŞE BİLİR
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Güzel Sanatlar, Fine Arts
  6. Anahtar Kelimeler: Acı, Doğa, Metamorfoz, Psikoloji, Sanat, Yabancılaşma, İktidar, İmge, Pain, Nature, Metamorphosis, Psychology, Art, Alienation, Government, Image
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Güzel Sanatlar Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Resim Ana Sanat Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Palyatif Latince'de 'örtü' anlamına gelen 'pallium' kelimesinin kökeninde yer almaktadır. Aynı zamanda pallium, Papa'nın hem kendisinin giydiği hem de düzenli aralıklarla Latin Kiliseleri Piskoposlarına verdiği bir kilise kıyafetidir. Palyatif yumuşatıcı, örtücü, asıl sorunu gizleyerek geçici çözüm sağlayan pelerin giydirmek, üstünü örtmek anlamını taşır. Kelime, tıp disiplinin de ise palyatif bakım olarak geçer. Palyatif bakımın amacı yaşamı kısıtlayıcı hastalıklarda hastaya disiplinler arası bir bakım sağlayarak yaşam kalitesinin yükseltilmesidir. Bu bakım içerisinde hastadan hastaya değişmekle beraber ağır anestezikler kullanılarak hastanın acısı ortadan kaldırılır. Bu bakım geçicidir ve hastanın tedavisi için kesin bir çözüm sağlamaz. Palyatif, acı ile doğrudan ilişkili ve birbiriyle bağlantılı bir kavramdır. Palyatifin varlığı için acının varlığı zorunludur. İnsanlık tarihindeki ilk acının ne olabileceği sorusuna verilecek yanıtlardan biri, belki de ayağa bir kıymık batması; ilk tedavi yönteminin de ayağı korumak için yaranın bir paçavrayla sarılması olabilir. Tıp literatüründe acı, bulunduğu bölgedeki sorun nedeniyle, bedenin bütününün tehlikede olduğu konusunda beyni, uyarmasıyla hayatta kalmak için birinci öneme sahip temel tepkilerden biridir. Acı, doğal bir uyarıcı olmasıyla birlikte, bedeni gündelik hareketlerin aksamasına karşı çözüm bulmaya teşvik ettiği ileri sürülmektedir. Bedenin fiziksel acısı, insan zihnini psikolojik acıyla tanıştırarak yeni bir serüven başlatır. Sanayi devrimiyle (1760-1850) birlikte yapay bir hal alan acının serüveni doğal ve yapay bir şekil alarak devam etmektedir. Doğal acı, bir canlının fizyolojik ve psikolojik olarak yaşamsal faaliyetlerini engelleyen bir acıdır. Herhangi bir tehdide karşı uyarıcı olarak tanımlanmaktadır. Yapaylaştığı düşünülen acı ise makineleşmeyle beraber insanı dönüştürerek tek tipleştirmiştir. İnsandaki bu dönüşüm, Karl Marx'a göre yabancılaşma olarak adlandırılmıştır. (Marx, 2021, s. 21). Bu yabancılaşma sürecinde özellikle birinci ve ikinci dünya savaşlarına tanıklık etmiş olan insanlık, acıya karşı bir antikor (bağışıklık) kazanarak duyarsızlaştırılmıştır. Bu duyarsızlaşma ve acıya karşı bağışıklık kazanma insan için tehlike arz ederken, toplumsal tepkilere ve sanatta da 1916 Dada hareketi, 1960'larda Fluxus gibi hareketlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Dadaistler Burjuva sanatına tepkilerini ''Kahrolsun sanat''. Diyerek göstermişlerdir. (Artun, 2022, s.115). Günümüzde hızla devam eden teknolojik gelişmeler toplum üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadır. Örtmek, gizlemek, saklamak gibi anlamlara gelen palyatif kavramı, bu olumsuz etkiler nedeni ile daha da önem kazanmaktadır. Toplum eleştirmeni Buyng Chul Han sosyal medyanın insan üzerindeki etkisini şöyle yorumluyor: ''Palyatif toplum aynı zamanda bir ''beğendim'' toplumudur da. Bir beğeni çılgınlığına kapılmıştır. Her şey beğeni kazanana kadar düzleştirilir. ''like'' günümüzün imi, hatta ağrı kesicisidir. Sadece sosyal medyada değil, kültürün bütün alanlarına hâkim durumdadır.'' (2023, s. 15). Acıyı gizlemek anlamını taşıyan palyatif, aynı zamanda insanın acısını teknolojik olanaklarla üstünü örterek bağımlı hale geldiği düşünülmektedir. Bağımlılığın nedeni bir tür algofobi'den (acı çekme korkusu) dolayı medyana geldiği tahmin edilmektedir. Bağımlılık sosyoekonomik, sosyopolitik ve sosyokültürel konuların üzerine düşünmeyi engelleyerek insanın derinleşmesinin ve çözüm bulmasının önüne geçmektedir. Bu çalışma kapsamında, palyatif ele alınarak aynı zamanda günümüz insanının zihinsel olarak dönüşümünü sanatın disiplinler arası ifade biçimleri (resim, enstalasyon, performans gibi) ile uygulamalı araştırmalar yapılacaktır.

Özet (Çeviri)

Palliative comes from the Latin word 'pallium', which means 'covering'. At the same time, the pallium is an ecclesiastical garment worn by the Pope himself and regularly given to the Bishops of the Latin Churches. Palliative means softening, covering, covering up, wearing a cloak that provides a temporary solution by hiding the actual problem. The word is referred to as palliative care in the medical discipline. The aim of palliative care is to improve the quality of life by providing interdisciplinary care to the patient in life-limiting diseases. In this care, the patient's pain is eliminated by using heavy anesthetics, although it varies from patient to patient. This care is temporary and does not provide a definitive solution for the treatment of the patient. Palliative is a concept directly related and interconnected with suffering. The existence of pain is mandatory for the existence of palliative. One of the answers to the question of what the first pain in human history might have been is perhaps a splinter in the foot, and the first treatment method might have been to wrap the wound with a rag to protect the foot. In the medical literature, pain is one of the basic responses of primary importance for survival, as it alerts the brain that the whole body is in danger due to a problem in the area where it is located. It is argued that pain, as a natural stimulus, encourages the body to find solutions to the disruption of daily movements. The physical pain of the body starts a new adventure by introducing the human mind to psychological pain. The adventure of pain, which became artificial with the industrial revolution (1760-1850), continues by taking a natural and artificial form. Natural pain is a pain that prevents the physiological and psychological vital activities of a living being. It is defined as a stimulus against any threat. Pain, which is thought to be artificialized, has transformed and uniformized human beings with mechanization. According to Karl Marx, this transformation in human beings is called alienation (Marx, 2021, p. 21). In this process of alienation, humanity, especially having witnessed the first and second world wars, has been desensitized by acquiring an antibody (immunity) against pain. While this desensitization and immunization against pain posed a danger to humanity, it led to social reactions and the emergence of movements in art such as the Dada movement of 1916 and Fluxus in the 1960s. The Dadaists showed their reaction to bourgeois art by saying“Down with art”. (Artun, 2022, p.115). Today, rapid technological developments have negative effects on society. The concept of palliative, which means covering, concealing, hiding, becomes more important due to these negative effects. Social critic Buyng Chul Han comments on the impact of social media on people as follows: "Palliative society is also a 'like' society. It is caught up in a frenzy of likes. Everything is flattened until it is liked. ''like'' is today's bookmark, even painkiller. It dominates all areas of culture, not just social media'' (2023, p. 15). Palliative, which means hiding the pain, is also thought to have become addictive by covering up one's pain with technological means. It is estimated that addiction is caused by a kind of algophobia (fear of suffering). Addiction prevents thinking about socioeconomic, sociopolitical and sociocultural issues and prevents people from deepening and finding solutions. Within the scope of this study, applied research will be carried out with the interdisciplinary expression forms of art (such as painting, installation, performance) by addressing palliative and at the same time the mental transformation of today's people.

Benzer Tezler

  1. Aminoglutetimidin dansil klorür ile yüksek basınçlı sıvı kromatografik-fluorometrik miktar tayini

    High performance liquid chromatographic-fluorometric determination of aminoglutethimide with dansyl chloride

    TURAN İDİL APAK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Eczacılık ve Farmakolojiİstanbul Üniversitesi

    PROF.DR. SUMRU ÖZKIRIMLI

  2. Over kanseri hücre kültüründe arsenik trioksitin topoizomeraz 2 düzeyi üzerine etkisinin western blot yöntemi ile tayini

    Başlık çevirisi yok

    ERZAT TOPRAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Kadın Hastalıkları ve DoğumEge Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİYAZİ AŞKAR

  3. Fonksiyonel tek ventriküllü hastalarda“ardiopulmoner bypass”a girmeden yapılan ekstrakardiyak fontan ameliyatı

    Başlık çevirisi yok

    İLKSEN SÖYLER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİstanbul Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ERTAN ONURSAL