Dermatoloji kliniğinden istenen psikiyatri konsültasyonlarının değerlendirilmesi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 1025667
- Danışmanlar: PROF. DR. ARİF DEMİRDAŞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Psikodermatoloji, konsültasyon liyezon psikiyatrisi, deri hastalıkları, anksiyete, depresyon, stres, Psychodermatology, consultation-liaison psychiatry, skin diseases, anxiety, depression, stress
- Yıl: 2026
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Süleyman Demirel Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu araştırma, dermatoloji kliniğinden psikiyatri kliniğine konsülte edilen hastaların sosyodemografik, klinik ve psikiyatrik özelliklerini incelemek; psikopatoloji gelişimi üzerinde geçmiş psikiyatrik öykü ve aktif stresör varlığının etkilerini değerlendirmek amacıyla planlanmıştır. Çalışmada, 2020–2025 yılları arasında Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları kliniğine sevk edilen 18 yaş ve üzeri 343 olgu retrospektif olarak incelenmiştir. Örneklemin yaş ortalaması 49,35 olup; katılımcıların %78,7'sini kadınlar, %67,1'ini evli bireyler oluşturmaktadır. Olguların %64,4'ünü kentsel bölgede yaşayan bireyler oluşturmaktadır. En sık rastlanan dermatolojik tanı grubu ekzematöz/kaşıntı oryantasyonlu dermatozlar (%56,6) olarak saptanmıştır. Yapılan psikiyatrik değerlendirme sonucunda olguların %79,6'sında klinik düzeyde bir psikopatoloji tespit edilmiş olup; en sık rastlanan psikiyatrik tanılar Yaygın Anksiyete Bozukluğu (%54,5) ve Majör Depresif Bozukluk (%16,9) olmuştur. Psikopatoloji görülme oranı, delüzyonel-psikodermatolojik spektrumda en yüksek (%94,7) seviyede bulunmuştur. İstatistiksel analizlerde, geçmiş psikiyatrik öykü ve aktif stresör varlığının psikopatoloji gelişimini (özellikle anksiyete ve depresyon) anlamlı düzeyde artırdığı saptanmıştır (p<0,001). Psikiyatrik muayene sonrasında, hastaların büyük bir kısmına yeni farmakolojik tedavi düzenlenmiş; en sık reçete edilen ajanlar Sertralin (%29,4) ve Essitalopram (%26,0) başta olmak üzere SSRI grubu antidepresanlar olmuştur. Bulgular, dermatolojik hastalıkların yönetiminde yalnızca deri lezyonlarına odaklanmanın yetersiz kalabileceğini; psikososyal stresörlerin, geçmiş psikiyatrik öykünün ve psikofarmakolojik tedaviyi de içeren multidisipliner konsültasyon liyezon yaklaşımlarının klinik pratikte kritik bir öneme sahip olduğunu göstermektedir.
Özet (Çeviri)
This study was planned to examine the sociodemographic, clinical, and psychiatric characteristics of patients consulted from the dermatology clinic to the psychiatry clinic, and to evaluate the effects of past psychiatric history and active stressors on the development of psychopathology. In the study, 343 cases aged 18 and over, referred to the Psychiatry and Mental Health Clinic of Süleyman Demirel University Faculty of Medicine between 2020 and 2025, were analyzed retrospectively. The mean age of the sample was 49.35 years, and the majority of the cases were female (78.7%) and married (67.1%). Individuals living in urban areas account for 64.4% of the cases. The most frequent dermatological diagnosis group was found to be eczematous/pruritus oriented dermatoses (56.6%). Following the psychiatric evaluation, a clinical level of psychopathology was detected in 79.6% of the cases; the most frequently encountered psychiatric diagnoses were Generalized Anxiety Disorder (54.5%) and Major Depressive Disorder (16.9%). The rate of psychopathology was found to be at the highest level in the delusional-psychodermatological spectrum (94.7%). In statistical analyses, it was determined that the presence of a past psychiatric history and active stressors significantly increased the development of psychopathology (especially anxiety and depression) (p<0.001). After the psychiatric examination, new pharmacological treatment was organized for the majority of the patients; the most frequently prescribed agents were SSRI group antidepressants, primarily Sertraline (29.4%) and Escitalopram (26.0%). The findings demonstrate that focusing solely on skin lesions may remain insufficient in the management of dermatological diseases; and that multidisciplinary consultation-liaison approaches, which also include psychosocial stressors, past psychiatric history, and psychopharmacological treatments, have a critical importance in clinical practice.
Benzer Tezler
- Sivas ili C.Ü. hastanesinde yatmakta olan hastaların servislerine kabul edilişlerindeki uygulamalarla bu uygulamalara ilişkin duygu ve beklentilerinin saptanması
Determination of the formalities in admitting the patients hospitalized at the Cumhuriyet University of Sivas to the services and their feelings and expeetations relating to these formalities
FADİME KESKİN
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
HastanelerCumhuriyet ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MELİHA ATALAY
- Alopesia areatalı olgularda tedavi öncesi ve tedavi sonrası immünolojik özellikler
Başlık çevirisi yok
AYLA GÜLEKON
- Geçmişte, günümüzde syphilis (frengi)
Syphilis today and in the past
BELKIS ÖZDEMİR
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
DermatolojiUludağ ÜniversitesiDeontoloji ve Tıp Tarihi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYŞEGÜL DEMİRHAN ERDEMİR
- Behçet hastalığında levamisole ve colchicine tedavisi ile elde edilen sonuçlar
Başlık çevirisi yok
KIYMET MENGÜ
- Akne vulgaris'in etyolojisinde mikrobiyolojik faktörlerin değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
İNCİ MEVLİTOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
DermatolojiDicle ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MEHMET DERİCİ