Geri Dön

Self-determination, territorial integrity and international stability: The case of Yugoslavia

Kendi kendini yönetme, toprak bütünlüğü ve uluslararası istikrar: Yugoslavya' nın durumu

  1. Tez No: 103667
  2. Yazar: ENVER HASANI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ALİ L. KARAOSMANOĞLU
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Kamu Yönetimi, Siyasal Bilimler, Public Administration, Political Science
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2001
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 322

Özet

ÖZET Bu çalışma, kendi kaderini tayin etme, toprak bütünlüğü ve uluslararası istikrar gibi konuları Yugoslavya bağlamında incelemektedir. Ancak, çalışmanın içeriği yalnızca Yugoslavya ile sınırlı olmayıp diğer kendi kaderini tayin etme konulu olayları da kapsamına almakta ve olgunun tarihi altyapısını analiz etmektedir. Kendi kaderini tayin etme bağlamında bu tezin savı, adı geçen olgunun son iki yüzyılda giderek daha da belirginleşmiş olmasıdır. Kendi kaderini tayin etme iki diğer konuyla bağlantılı olarak ele alınmaktadır: toprak bütünlüğü ve uluslararası istikrar. Hatta bu iki olgu konuyla ilgili her tartışmanın özünü oluşturmuş ve oluşturmaya da devam etmektedir. Bu çalışmanın sonucu, Yugoslavya bağlamındaki kendi kaderini tayin etme olgusunun, zamanın benzer kendi kaderini tayin etme örneklerinden bağımsız olarak ele alınmaması gerektiğidir. Bu süreç yalnızca Soğuk Savaş bitimini takip eden dönemi değil, aynı zamanda 1918 öncesi Güney Slav birleşmesini ve sonrasını da kapsamına almaktadır. Yugoslav örneği bütün zaman dilimlerinde, ele alınan bu süreçlerde gözlendiği şekilde kendi kaderini tayin etme olgusunun özelliklerini yansıtmaktadır. Bunun en iyi kanıtı Soğuk Savaş sonrasında Yugoslavya'da son süreç olarak ortaya çıkan kendi kaderini tayin etme anlayışıdır. Bu dönemde Yugoslavya'da kendi kaderini tayin etme olgusu bütün eski Komünist Federasyonları (Sovyetler Birliği'ni ve Çekoslovakya'yı) kapsayan geniş bir tablonun bir parçası olmaktan ibaretti. Bu da, Yugoslav örneğinin kendi kaderini tayin etme bağlamında, gelecekte uygulanabilirliği olabilecek bir emsal teşkil etmediği savını daha da güçlendirmektedir: bir ilke olarak değerlendirildiğinde kendi kaderini tayin etme herhangi bir değişikliğe uğramamıştır. Yasal olarak bağlayıcı bir etkisi olmamakla birlikte, yalnızca ahlaki boyutla, siyasi bir ilke olarak varlığını sürdürmektedir. Bu ilkenin gelecekle olan bağlantısı, ilkenin kendi dahilinde olan bir boyutu daha da belirginleştirmiş olması gerçeğinde yatmaktadır: uti possidetis ilkesi. Yugoslav örneği, bir uluslararası hukuk ve uluslararası ilişkiler kuralı olan, ayrıca kendi kaderini tayin etme olgusunun topraksal boyutunu sınırlayan,“değişmez toprak bütünlüğü”nün kabul gören bir kural olduğunu göstermiştir. Ancak, Yugoslavya örneğinde gözlenen kendi kaderini tayin etme olgusunun kendine özgü birtakım özellikleri bulunmaktadır. Bu da Yugoslavya'daki kurucu ulusların, özellikle Sırpların milliyetçiliğinin doğasıyla ilintilidir. Bu ulusların kendi kaderini tayin etme olgusuna yükledikleri anlam, Soğuk Savaş sonrasında dağılan tüm komünist ülkelerle kıyaslandığında, kendine özgü özellikler sergilemektedir. Bu uluslar, kendi kaderini tayin etme olgusunu yalnızca etnik açıdan ele almışlar, böylelikle, diğer ulusların aynı haklardan fayda sağlamalarını engellemişlerdir. Bu algılama biçimi davranışa dönüşmüş, etnik olarak kendi kaderini tayin etme olgusunun hayata geçirilmesi eski Yugoslavya topraklarındaki Sırp olmayan nüfusların etnik temizliği ve diğer kültürlerin de zarar görmesi sonucunu doğurmuştur. Eski Yugoslavya topraklarındaki savaşı durdurmaya ek olarak, uluslararası toplumun çabaları, etnik olarak yorumlanan kendi kaderini tayin etme olgusunun uygulanmasını önlemek üzerine odaklanmıştır. Bu anlamda, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokrasi uluslararası toplumun çabalarında önemli yer tutmaktadır. Bazı örneklerde ise bu çabalara güç kullanımı ve bazı Yugoslav unsurlara uygulanan yaptırımlar eklenmiştir. 111

Özet (Çeviri)

Abstract This study analyzes the issue of self-determination, territorial integrity and international stability, within the Yugoslav context. However, it is not confined to the Yugoslav case of self-determination alone. The study stretches over other several cases of self-determination and analyzes the historical background of the phenomenon itself. The argument of this dissertation in terms of the history of self-determination, is that the phenomenon has gradually crystallized over the last two centuries. In addition, self-determination is viewed in connection with two other issues: territorial integrity and international stability. In fact, these two segments have been and remain intrinsic to every discussion of self- determination. The conclusion of this study is that the Yugoslav case of self- determination should not be singled out from other similar cases of its time. This covers not only the period following the end of the Cold War, but also the period prior to the South Slav unification of 1918 and thereafter. In all cases, the Yugoslav case reflects the features of self-determination as they appeared at the times under discussion. Evidence of this is best seen from the last period of the Yugoslav self-determination after the Cold War. In this period, Yugoslav self- determination was nothing but a part of the wider picture of self-determination covering all former Communist Federations (Soviet Union and Czechoslovakia). This further supports the argument that the Yugoslav case did not set any precedent in terms of self-determination that could be applicable in the future: self-determination as a principle has not been altered. It remains a political principle with a moral value only, without any legally binding effect. The relevance of this principle for the future rests in the fact that it has further crystallized one of the aspects of self-determination, that is, the principle of uti possidetis. The Yugoslav case has shown that the fixed territorial borders, as a rule of international law and relations that limits the territorial scope of self- determination, is a rule of utmost acceptance. The Yugoslav case of self-determination, however, has some unique features. It concerns the nature of nationalism of its constituent nations, most notably the Serbs. The interpretation of self-determination put forth by these nations was unique as compared to the whole Communist world that collapsed after the Cold War. Namely, they perceived self-determination in pure ethnic terms, thus excluding other nations from being beneficiaries of the same right. This perception was not without practical implications. The realization of pure ethnic self-determination resulted in ethnic cleansing of non-Serbs and the destruction of other cultures within the territory of former Yugoslavia. In addition to stopping the war in the territories of former Yugoslavia, efforts of the international community have also been focused on preventing the implementation of ethnic self-determination. The issue of human rights, the rule of law and democracy take prominence in the efforts of the international community in these regards. In some cases, these efforts have been combined with the use of force and sanctions against some of the Yugoslav actors.

Benzer Tezler

  1. Uluslararası Hukukta kendi kaderini tayin ilkesi ve Kırım'ın İlhakı'nın bu çerçevede değerlendirmesi

    Self-determi̇nati̇on in international law and the annextati̇on of cri̇mea in the context of International Law

    EMRAH ZENGİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Hukukİstanbul Üniversitesi

    Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET ÖZTÜRK

  2. Uluslararası Hukuk açısından ayrılma hakkı

    The right of secession an International Law perspective

    ADEM ÖZER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Uluslararası İlişkilerGazi Üniversitesi

    Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FATMA TAŞDEMİR

  3. Kosova'nın bağımsızlığı ve emsal tartışmaları: Kuzey Kıbrıs, Dağlık Karabağ ve diğerleri

    Kosovo?s independence and precedent discussions: Northern Cyprus, Nagorno-Karabakh and the others

    İREM ERKMEN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Uluslararası İlişkilerGazi Üniversitesi

    Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HASAN ÜNAL

  4. Kendi kaderini tayin hakkı, ülkesel bütünlük ve Kürt etnik kökenli Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları

    The right to self-determination, territorial integrity and the citizens of Republic of Turkey with Kurdish origin

    VAKKAS BİLSİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    HukukGalatasaray Üniversitesi

    Kamu Hukuku Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MEHMET KARLI