Subaraknoid kanamada vazospazm transkraniyel doppler çalışması
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 123625
- Danışmanlar: Y.DOÇ.DR. OSMAN TAYFUN DALBASTI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nöroşirürji, Neurosurgery
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2002
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Nöroşirürji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Vazospazmın, artan başağnsı, bilinçte bulanıklaşma, düşük derecede ateş,artan meningismus, fokal nörolojik bulgular, gibi bilinen semptomları saatler ve günler boyunca yavaş yavaş gelişir. Nörolojik defisitler, vazospastik arterlerle ilgilidir. Vazospazmı anlamak için, hastanın kliniği yanında kraniyel bilgisayarlı tomografi, serebral anjiografi, transkraniyel doppler incelemesi de yapılır. Şunu vurgulamakta yarar vardır ki; transkraniyel doppler, vazospazmı saptamak için geliştirilmiş ilk noninvaziv yöntemdir. Bunlar arasındaki korelasyon tam anlamı ile açık değildir. Ama biz bu çalışmamızda subaraknoid kanamalı hastada vazospazm bulguları saptandığında bu hastaya, transkraniyel dopler yaparak vazospazmı doğrulamak ve vazospazm, dopplerde de saptanırsa, DSA ile korele etme yoluna gittik. Serebral vazospazm hakkındaki ilk bilgiler Peabody 'nin 1891 yılındaki çalışmalarına kadar dayanır. Peabody, vazospazmı; serebral damarların yavaş gelişen devamlı bir kasılma durumu olarak tarif etmiştir.( 18,28) Robertson, 1949 da ilk kez anevrizma rüptürüne bağlı subaraknoid kanama ile vazospazm ilişkisini bildirmiştir. 1951 de Ecker ve Riemenschneider, ilk olarak anjiografık vazospazmın göstermişlerdir. (2) TCD, 1982 yılında bazal serebral arterlerde kan akımını göstermek için kulanılmaya başlanmıştır.TCD ile artmış bulunan kan akım hızı ile damar darlması arasındaki ilişki kesinlikle götsrilmiştir. Böylece ASA, ASM, PSA damarlarını noninvazi olarak görüntüleme şansı ortaya çıkmış oldu. Böylece vazospazm tedavisi interventional olarak daha verimli olarak yapılmaya başlandı.(2) Serebral arterlerde gelişen vazospazm, meydana getirdiği iskemi nedeniyle, anevrizma cerrahisinin önemli mortalite (%40-50) ve morbidite sebeplerinden olup beyin cerrahisinin güncel problemlerinden birini oluşturur.(13) Serebral vazospazmın klinik önemini ilgilendiren tartışma, vazospazmın seyrini tekip eden kabul edilebilir, nesnel bir ölçümün olmaması gerçeğinden ileri gelmektedir. Anjiografi, çok sık aralıklarla tekrar edilemeyen invaziv bir uygulamadır. Subaraknoid kanamalı hastalarda meydana gelen vazospazmın saptanmasında birçok yöntem (DSA gibi) olmasına karşılık, transkraniyel doppler de,ilk noninvaziv yöntem olarak ayrı bir öneme sahiptir. (33) Biz, SAK'ta vazospazmın saptanmasında 57Transkraniel doppler kullanarak vazospazmın noninvaziv olarak saptanabileceğini kanıtlamak amacıyla bu çalışmayı yaptık. Preoperatif tetkiklere bakıldığında; DSA ile Klinik bulguların en fazla uyuştuğu arter ASM (%94.44) olarak bulundu. Anjiografi ile TCD akım hızlarının en fazla uyuştuğu arter Baziler arter (%88). TCD akım hızlan ile klinik bulguların en fazla uyum gösterdiği arter, Baziler arter (%89) olarak tespit edildi. Postoperatif tetkiklere bakıldığında; Klinik ve TCD akım hızlan en fazla uyum gösteren arter, Baziler Arter (%85) olarak tespit edildi. Bu arteri sırasıyla; ASM (%84), ASA (%70), Pl ve P2 (%57) takip etmekteydi. TCD ile ölçülen kan akım hızlarının anjiografik vazospazm ile ilişkisi olması daha önceden bilinen ve kanıtlanan bir durumdur. Biz bu çalışmamızda klinik olarak saptanan vazospazmı, TCD yaparak kanıtladık ve DSA ile bunun doğruluğunu teyit ettik. 58
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Serebral kan akım hızları ve etkileyen faktörler; Transkraniyal doppler ultrasonografi çalışması
Başlık çevirisi yok
VESİLE ÖZTÜRK
- Subaraknoid kanamada vazospazm takibinde Matriks Metalloproteinaz 9 seviyesi
The affect of serum MMP-9 levels at the management of vasospasm due to Subarachnoid hemorrhage
AYKUT AKPINAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
NörolojiSağlık BakanlığıBeyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DR. BÜLENT TİMUR DEMİRGİL
- Deneysel serebral vazospazmda sürekli intrasisternal ve intrakarotid L-arginin infüzyonunun ana damarlar ve motor evoked potansiyel yanıtlarına etkisi
Effect of continuous intracisternal and intracarotid L-arginine infusion on great vessels and motor evoked potential answers in experimental cerebral vasospasm
ADEM ASLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
NöroşirürjiCumhuriyet ÜniversitesiBeyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. MURAT GÖKSEL
Y.DOÇ.DR. ÜNAL ÖZÜM
- Deneysel serebral vazospazm spinal kord stimülasyonu ile tedavisinde nitrik oksit sentetaz blokajının sonuçları
Başlık çevirisi yok
ÖZEN KARADAĞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1999
NöroşirürjiCumhuriyet ÜniversitesiNöroşirürji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. H. MURAT GÖKSEL
- İdiopatik intrakranial hipertansiyon hastalarında kronial hemodinamik değeşikliklerin transkranial doppler ultrasonografi tetkiki ile değerlendirilmesi
Evaluation of the cranial hemodynamic changes in idiopathic intracranial hypertension patients with transcranial doppler technique
SİNEF HUVAJ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
Radyoloji ve Nükleer TıpKırıkkale ÜniversitesiRadyodiagnostik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SİMAY ALTAN KARA