Geri Dön

Eskişehir, Bilecik, Afyon, Kütahya illerinde 20 yaş ve üstü kadınlarda inkontinansın prevalansı, risk faktörleri, yaşam kalitesine etkisi

The Prevalence, risk factors of urinary incontinance and its influence on the quality of life in 20 years or older of women in Eskişehir, Afyon, Kütahya, Bilecik cities of Turkey

  1. Tez No: 124136
  2. Yazar: NEBAHAT ÖZTAÇ ÖZERDOĞAN
  3. Danışmanlar: DOÇ.DR. NEZİHE KIZILKAYA BEJİ
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Hemşirelik, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Nursing, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2003
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Doğum ve Kadın Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

8. ÖZET TÜRKİYE'NİN ESKİŞEHİR, AFYON, KÜTAHYA, BİLECİK İLLERİNDE YAŞAYAN 20 YAŞ VE ÜZERİ KADINLARDA ÜRİNER İNKONTİNANSIN PREVALANSI, RİSK FAKTÖRLERİ VE YAŞAM KALİTESİ ÜZERİNE ETKİSİ Üriner inkontinans, kadınlarda her yaşta yaygın olarak karşılaşılan bir semptomdur. Bununla birlikte üriner inkontinansın prevalansı yaşla birlikte artış göstermektedir. Üriner inkontinans özellikle yaşlılarda görülen en yaygın sağlık problemlerinden biridir. Üriner inkontinans ölüme yol açmayan fakat bireylerin ve bazı vakalarda yakınlarının sıkıntı yaşamalarına, yaşam kalitelerinin olumsuz etkilenmesine, fiziksel, psikososyal ve ekonomik problemlere neden olabilen bir durumdur. Üriner inkontinansın risk faktörlerinin belirlenmesi, üriner inkontinansın prevalansının ve toplum sağlığı sistemi giderlerinin önemli ölçüde azaltılmasına yardımcı olabilir. Üriner inkontinans yaygın bir durum olmasına ve yaşam kalitesini olumsuz etkilemesine rağmen kadınların sadece küçük bir bölümü tıbbi yardım için başvuruda bulunmaktadır. Nüfusa dayalı cross- sectional (enine kesitsel) olarak yapılan bu çalışmanın amacı; 20 yaş ve üstü kadınlarda üriner inkontinansın prevalansını, risk faktörlerini ve yaşam kalitesi üzerine etkisini belirlemekti. Katılımcılar Türkiye'nin Eskişehir, Afyon, Kütahya, Bilecik illerinde yaşayan 20 yaş ve üstü olan toplam 686760 kişiden oluşan populasyondan seçildi. Her bir şehirdeki 20 yaş ve üstü kadın nüfusunun belirlenmesi için ulusal sağlık kayıtlan kullanıldı. Çalışma grubu tabakalı örneklem tekniği ile seçilen 625 kadından oluştu. Veriler 36 sorulu anket formu ve üriner inkontinanslı hastalara özgü olarak geliştirilen“İnkontinans- Yaşam Kalitesi Ölçeği”(I-QOL) kullanılarak toplandı. Karşılıklı görüşmeler araştırmaya katılanların evlerinde yapıldı. Araştırmacı yapılandırılmış anket formunu kadınlarla karşılıklı görüşerek doldurdu. Üriner inkontinanslı kadınların yaşam kalitesinin değerlendirilmesi, İnkontinans - Yaşam Kalitesi Ölçeğindeki sorulara verilen yanıtlara göre yapıldı. Ölçeğin güvenirlik çalışmasında, Test-Retest güvenirliği“sınıf içi korelasyon katsayısı (Intraclass Correlation Coefficient)”istatistik testi, içsel tutarlılık (Internal Consistency) güvenirliği“Cronbach's alpha”istatistik testi kullanılarak belirlendi. Anket çalışması Kasım 2001 ve Temmuz 2002 tarihleri arasında tamamlandı. 625 katılımcıdan toplanan verilerin analizi yapıldı. İstatistiksel analizlerde %2, lojistik regresyon analizi, t-testi ve tek yönlü varyans analizi metodlan kullanıldı. İstatistiksel işlemlerde anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak alındı. Bütün istatistiksel işlemler bilgisayarda software SPSS programı (windows için 10.0 versiyonu) kullanılarak yapıldı. 131Üriner inkontinansın prevalansı %25.8'di. Üriner inkontinansı prevalansı yaşla birlikte 20-29 yaşlarındaki kadınlarda %9.6'dan >70 yaş grubu kadınlarda %40'a yükseldi (p<0.001). Stres üriner inkontinans en yaygın görülen tipti. %2 analizlerine göre artan yaş (p<O.001), doğum sayısını fazla olması (p<0.001), vajinal doğum (p<0.05), en az bir doğumda bebeğin ağırlığının 4000 gr'dan fazla olması (p<0.01), evde doğum (p<0.01), beden kitle indeksinin normalden yüksek olması (p<0.001), diyabet hastalığı (p<0.001), nörolojik hastalıklar (p<O.001), tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonu (p<O.001), uzu süreli ilaç kullanımı (p<O.001), kronik konstipasyon (p<0.05), jinekolojik ameliyat geçirme (p<0.01) üriner inkontinans gelişimi ile ilişkili idi. Epizyotomisiz doğum yapanlarda üriner inkontinans görülme oranı, epizyotomili doğum yapanlara nazaran anlamlı olarak daha sık görülmekte idi. Ancak epizyotomi uygulaması yapılan grup, yapılmayanlara oranla daha genç yaştaydı. Sigara içme, menopoz yılı, oturulan yerleşim bölgesi, hormon replasman tedavisinin kullanımı inkontinansla ilişkili bulunmadı. Lojistik regresyon analizinde vücut kitle indeksi (OR 12.75, 95% Cl 6.68-24.6), diabetes mellitus (OR 3.55, 95% Cl 1.44-8.73), nörolojik hastalık (OR 3.80, 95% Cl 1.69-8.58), tekrarlayan üriner sistem enfeksiyonları (OR 4.73, 95% Cl 2.52-8.88) üriner inkontinans gelişmesinde risk faktörleri olarak belirlendi. Miks ve urge inkontinanslı kadınlar stres inkontinanslı kadınlarla karşılaştırıldığında daha düşük yaşam kalitesi rapor ettiler (p<O.001). Yaşam kalitesindeki bozulma istatistiksel olarak üriner inkontinansın tipi (p<O.001), inkontinans epizodlannın sıklığı (p<O.001), kaçırılan idrarın miktarı (p<O.001), cinsel ilişki sırasında idrar kaçırmaya (p<O.001) bağlı olarak anlamlı derecede artmaktaydı. Ancak yaşam kalitesindeki bozulma ile inkontinansın süresi, kadmın yaşı, tıbbi yardım alma durumu ve eğitim düzeyi arasında anlamlı ilişki bulunmadı. Cinsel ilişki sırasında oluşan üriner inkontinans prevalansı %10.6 olarak saptandı. Üriner inkontinanslı kadınların sadece %27.3'ü tıbbi yardım almak için başvuru yapmıştı. Üriner inkontinans 20 yaş ve üstü kadınlarda özellikle yaşlılarda oldukça sık görülen bir durum olup, farklı risk faktörlerine ve yaşam kalitesinde olumsuz etkiye sahiptir. Üriner inkontinanslı kadınların sadece küçük bir bölümü tıbbi yardım almaktadır. Tedavi alan kadınların sayısının artırılması ve risk faktörlerinin önlenmesi için toplum eğitiminin yapılması gerekir. 132

Özet (Çeviri)

9. ABSTRACT THE PREVALENCE, RISK FACTORS OF URINARY INCONTINENCE AND ITS INFLUENCE ON THE QUALITY OF LIFE IN 20 YEARS OR OLDER OF WOMEN IN ESKİŞEHİR, AFYON, KÜTAHYA, BİLECİK CITIES OF TURKEY Urinary incontinence (UT) is a commonly encountered symptom in women, every age. However, the prevalence of UI has been shown to increase with the increasing age. UI, particularly is one of the most common health problems in the elderly. Urinary incontinence does not lead to death, but it may cause physical, psychosocial, and economical problems, often resulting in a detrimental effect on the quality of life for the afflicted individual and in same cases for her nearest relatives. The risk factors of urinary incontinence were determined, may help to significantly reduce the prevalence of urinary incontinence and cost for the public health system. In addition to can improve the quality of life of women. Although the urinary incontinence is a prevalent condition and have a negative influence on the quality of life, only a small number of women at present actually seek medical attention. The aim of this population-based cross-sectional study was to determine the prevalence, risk factors of urinary incontinence on 20 year or older women and assess its influence on the quality of life. Subjects were recruited from a total population of 686760 >20 year aged women living within four cities; Eskişehir, Afyon, Kütahya and Bilecik in Turkey. We used the national health registrations for to determine the women population to each cities. The study group (625 women) was comprised of 625 women designated with the stratified sampling technique. The data were collected by using a 36-item questionnaire and the Urinary Incontinence Quality of Life Instrument. The interviews were conducted in the respondents' homes. The researcher face-to face interviewed the women and filled in the“structured questionnaire”. The assessment of quality of life the women with urinary incontinence was done according to questions of the Incontinence-Quality of Life Instrument (I-QOL). The questionnaire study was completed between November 2001 and July 2002. The reliability of the I-QOL was assessed by its internal consistency and by measurement of its test-retest reliability. The results obtained from 625 participants were analysed. Statistical analysis was made using %2, logistic regresyon analysis for categorical data or t-test and one-way variance analysis 133for continuous data. The significance level was set at p<0.05. All statistical procedures were calculated by using the computer software SPSS (version 10.0 for windows). The prevalence of urinary incontinence was 25.8%. The prevalence of urinary incontinence increased with the increasing age (p<0.001) from 9.6% in the cohort of 20-29 year old women, to 40% in the cohort of women aged >70 years. Stres urinary incontinence was the most frequently encountered type, x2 analysis showed that while the increasing age (p<0.001), high number of parity (p<0.001), vaginal delivery (p<0.05), the delivery of at least one baby weighing more than 4000gr (p<0.01), delivery at home (pO.Ol), high body mass index (p<0.001), diabetes mellitus (p<0.001), neurologic disorders (p<0.001), recurrent urinary tract infections (p<0.001), chronic constipation (p<0.05), to use drug during long period (p<0.001), gynaecological surgery (p<0.01) were all significantly associated with urinary incontinence. Incontinence occurred more often among women delivered without episiotomy, but the episiotomy group was younger than other women. Smoking, duration of menopause, centre of population, hormone replacement therapy did not have any relation to incontinence. Logistic regression analysis showed that, urinary incontinence was significantly associated with body mass index (OR 12.75, 95% CI 6.68-24.6), diabetes mellitus (OR 3.55, 95% CI 1.44-8.73), neurologic disorders (OR 3.80, 95% CI 1.69-8.58), recurrent urinary tract infections (OR 4.73, 95% CI 2.52-8.88). Women with mixed incontinence and women with urge incontinence reported a poorer quality of life compared to women with stres incontinence (p<0.001). Impairment of quality of life was related as statistically significant to type of urinary incontinence (p<0.001), frequency of incontinence episodes (p<0.001), amount of leakage (p<0.001), incontinence at during sexual intercourse (p<0.001) but not to duration of incontinence, help-seeking behaviour, age and education level of women. The prevalence of urinary incontinence occurring during intercourse was 10.6%. Only 27.3% of the women with urinary incontinence had sought medical attention for urinary incontinence. Urinary incontinence is a prevalant condition on >20 year aged women, particularly among the elderly. Urinary incontinence have different risk factors, a negative influence on the quality of life. Only a small number of women seek medical care. Community education on UI may be needed to increase the number of UI patients who receive treatment. In addition to risk factors should be prevention. 134

Benzer Tezler

  1. Sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetiminin bir boyutu olan öğretim sürecindeki etkinliklerine ilişkin müfettiş ve öğretmenlerin görüşleri

    A Study of the activities of primary school teachers as a critical dimension of classroom management, perceived by supervisors and teachers

    FADİME KARACAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Eğitim ve ÖğretimAnadolu Üniversitesi

    DOÇ.DR. ESMAHAN AĞAOĞLU

  2. Toprak dolgu barajlar yönünden dispersif killer ve tanımlama yöntemlerinin karşılaştırılması

    Dispersive clays in terms of earthfill dams and comparison of definition of methods

    İSMAİL ZORLUER

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    İnşaat MühendisliğiEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HASAN TOSUN

  3. Dış cephe seramik kaplama malzemeleri için Türkiye'de ayrışma indeksi bölgelerinin belirlenmesi

    Weathwring index regions of Turkey for face ceramic materials

    DENİZ UZUNOĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Seramik MühendisliğiDumlupınar Üniversitesi

    Seramik Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İSKENDER IŞIK

    PROF. DR. MEHMET KARACA

  4. Atıkların yönetiminde yanma ve art-yakma mühendisliği; Avantaş ve sorunlar

    Combustion and afterburner engineering in waste management: advantages and bottlenecks

    MÜFİDE BANAR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1998

    Kimya MühendisliğiEskişehir Osmangazi Üniversitesi

    Kimya Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SERAP KARA

  5. Afyon ve Kütahya yöresi volkanitlerinin çimento ve beton teknolojisinde kullanımı

    Vitilization of the afyon and Kutahya region volcanites for the cement and concrete technology

    OĞUZHAN ATEŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    İnşaat MühendisliğiBilecik Şeyh Edebali Üniversitesi

    İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CENK KARAKURT