Mikozis fungoidesli hastalarda HLA-DRB1* ve HLA-DQB1* alellerinin sıklığının araştırılması
A serach for the frequency of HLA-DRB* and HLA-DQB1* alleles in mycosis fungoides patients
- Tez No: 124365
- Danışmanlar: PROF.DR. CAN BAYKAL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Dermatoloji, Dermatology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2003
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Dermatoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET MF en sık görülen KTHL tipi olup CD4+ T lenfositlerden köken alır. Genellikle erişkin yaş grubunda görülmekle birlikte, her yaşta ortaya çıkabilir. Değişik klinik formları vardır. MF'in etyopatogenezi netlik kazanmamış olup, hastalık oluşumunda immünogenetik, çevresel ve infeksiyöz etkenler suçlanmaktadır. Literatürde az sayıda ailesel MF olgusu bildirilmiştir. Hastalığın monozigotik ikizlerde de görülmesi etyopatogenezde genetik faktörlerin rolü olabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca, çeşitli ülkelerde yapılmış olan az sayıdaki HLA tiplendirme çalışmalarında MF'li hasta grubunda HLA-DRB1* ve -DQB1* sıklığında artış saptanması, MF'in immünogenetik etkenlerle ilişkili olabileceği savını destekler niteliktedir. Bireylerde herediter olarak bulunan HLA antijenlerinin immün yanıtı etkileyebilir ve hastalıklara yatkınlık ya da direnci sağlayabildiği kabul edilmektedir. Bazı HLA alelleri ile birliktelik belirli hastalıklara neden olabileceği gibi, aynı hastalıktan korunmada bazı HLA alelleriyle birlikteliğinin olumlu rolü bulunabilir. MF etyopatogenezinde immünogenetik faktörlerin rolünün aydınlatılmasına yönelik olarak yaptığımız HLA sınıf II alellerinden olan HLA- DR ve -DQ'nun incelendiği çalışmamızda klinik ve histolojik olarak MF tanısı kesinleşmiş 23 erkek 25 kadın olmak üzere toplam 48 Türk MF hastasından ve gönüllü kemik iliği vericisi olarak başvuran sağlıklı 48 Türk'ten alınan kan örnekleri kullanıldı. Hasta ve kontrol gruplarında HLA tiplendirmesi diziye özgü primerlerin kullanıldığı PZR-SSP yöntemiyle yapıldı. HLA tiplemesi sonuçlan karşılaştırıldığında hasta grubu ile kontrol grubu arasında sıklığında anlamlı artış gözlenen tek HLA antijeninin HLA-DRB1*13 olduğu saptandı. HLA-DRB1*13 hasta grubunda 12 hastada (%25) pozitifken, kontrol grubunda saptanmadı (p=0.000). Ayrıca, çalışmamıza dahil edilen tek ailesel MF'de de (olgu 23 ve 24), HLA-DRB1*13 pozitif idi. Çalışmamız MF'in HLA sınıf II alel artışıyla ilişkisini desteklemektedir. Ayrıca MF'li Türk hasta grubunda, günümüze değin saptanmamış HLA- DRB1*13 alel sıklığında artış, farklı ırklarda hastalığa yatkınlığı farklı genlerin belirleyebileceğinin göstergesi olarak kabul edilebilir. 56Çalışmamızda, hasta sayısının az olmasına rağmen, HLA ilişkisinin saptanması hastalık etyopatogenezinden sorumlu faktörlerden birinin, immünogenetik etkiler olabileceğini düşündürmektedir. 57
Özet (Çeviri)
SUMMARY MF is the most frequent cutaneous T-cell lymphoma. It originates from CD4+ T-lymphocytes. Though it is generally seen in the elderly population, it may occur at any age. It has various clinical forms. The etiopathogenesis of MF is still unknown. Immunogenetic, enviromental and infectious factors are under suspect. There are a limited number of familial MF cases in the literature. The presence of MF in monozygotic twins is accepted as a clue to the role of genetic factors in the etiopathogenesis. In additon, a limited number of investigations from several countries showing increased frequency of HLA-DRB1* and -DQB1* in MF patients supports the role of immunogenetic factors in MF etiopathogenesis. The inherited HLA antigens may influence the immune response and may result in tendency for or resistance to an illness. HLA antigen groups may predispose to or protect from a certain illness. In our study to illuminate the role of immunogenetic factors in the etiopathogenesis of MF by searching the frequency of HLA-DRB1* and HLA-DQB1* in Turkish MF patients, blood samples were taken from 23 males and 25 females with MF both clinically and histologically proven and 48 healthy Turkish bone marrow donors. The HLA typing was done by the polymerase chain reaction-sequence specific primers (PCR-SSP) method. When HLA typing results were compared between the patient and the control group, HLA-DRB1*13 was found to be the only statistically significantly increased allele in MF patient group. It was positive in 12 MF patients (25%) and negative in the control group (0%) with p<0.005. In addition, it was also positive in our familial MF patients (case numbers 23 and 24). Our study supports that HLA class II allele frequency is increased in MF. In addition, the newly defined relation of HLA-DRB1*13 and MF in Turkish patients show that different allele groups may be responsible for the predisposition to MF in different races. 58The presence of HLA and MF relationship in our study in spite of limited number of patients may signal that immunogenetics may be one of the responsible factors in the etiopathogenesis of MF. 59
Benzer Tezler
- Mikozis fungoides ve Sezary sendromu tanısı alan hastalarda HLA tip tayini
Determination type of HLA in patients diagnosis with mycosis fungoides and Sezary syndrome
ALİ RIZA BAŞARAN FENJANCHİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Dermatolojiİstanbul ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SERVER SERDAROĞLU
- Mikozis fungoidesli hastalarda adenozin deaminaz aktiviteleri
Adenosine deaminase activities in patients with mycosis fungoides
YILMAZ ULAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
DermatolojiErciyes ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AYTEN FERAHBAŞ
- Mikozis fungoidesli hastalarda klinik ve prognostik evrelemede yeni bir potansiyel biyomarker olarak serum periostin düzeyinin araştırılması
Investigation of serum periostin level as a new potential biomarker in clinical and prognostic staging in patients with mycosis fungoides
RAMAZAN ÇETİN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2024
DermatolojiOndokuz Mayıs ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MÜGE GÜLER ÖZDEN
- 2010-2025 yılları arası takip ettiğimiz mikozis fungoidesli hastalarda evrelere göre kaşıntı skorlaması, total IgE ve eozinofil sayısının prognostik öneminin değerlendirilmesi
Evaluation of the prognostic significance of pruritus severity, total IgE levels, and eosinophil counts by disease stage in patients with mycosis fungoides followed between 2010 and 2025
FİRDEVS TURAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
DermatolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiDeri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ŞİRİN YAŞAR