Geri Dön

Premenapozal, obez, normoglisemik kadınlarda plazminojen aktivatör inhibitör peptid-1 ile vücut kitle indeksi, insülin direnci ve lipid paremetreleri arasındaki ilişki

The relationship amongst body mass index, insulin resistance, lipid parameters and plasminogen activator inhibitor-1 in premenapousal, obese, normoglicemic women

  1. Tez No: 129793
  2. Yazar: ENVER ŞÜKRÜ GÖNCÜOĞLU
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. M. EMİN ÖNDE, YRD. DOÇ. DR. SELİM NALBANT
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Hematoloji, Hematology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2003
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gata
  10. Enstitü: İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

VI- ÖZET İnsülin direnci (İR); hiperinsülinemi, santral obezite, hipertansiyon (HT), çok düşük dansiteli lipoprotein (VLDL) ile düşük dansiteli lipoprotein (LDL) artışı, azalmış yüksek dansiteli lipoprotein (HDL) ve yüksek Plazminojen Aktivatör Inhibitor- 1 (PAI-1) nedeniyle bozulmuş fibrinoliz gibi koroner arter hastalıklarına eşlik eden risk faktörleriyle birliktelik gösterir. Tip 2 diabetes mellitus olsun ya da olmasın insülin direnci olan obez bireylerde PAI-1 'in artmasının, aterotrombotik komplikasyonlann riskini arttırdığı bilinmektedir. Bu durumda PAI-1 'in artışında etkin olan faktörlerin saptanması, metabolik sendromda komplikasyonlann önlenmesinde büyük önem arzetmektedir. PAI-1 ile Vücut Kitle İndeksi (VKİ), insülin direnci ve kan lipid parametreleri arasındaki ilişkiyi incelediğimiz çalışmamızda; VKİ= 36,9+3,6 kg/m2 olan 54 obez ve VKİ= 23,3±3,9 kg/m2 olan 20 non-obez kadında; boy-kilo, bel-kalça oram, VKİ, açlık kan şekeri, insülin, total kolesterol, HDL, LDL, VLDL, Trigliserid (TG), insülin direnci (Homeostasis model assesment of insülin rezistance: HOMA-IR) ve PAI-1 ölçümü yapılmıştır. Tüm gruplardaki veriler bağlantı analizi ile değerlendirildiğinde; VKİ ile bel/kalça oram (p<0.001, r=0.34), AKŞ (p<0.001, r=0.41), LDL (p<0.001, r=0.16), VLDL (p<0.005, r=0.11), TG (p=0.001, r=0.10), bazal insülin seviyeleri (p<0.001, r=0.55), insülin direnci (HOMA-IR) (p<0.001, r=0.56) ve PAI-1 değerleri (p<0.001, r=0.64) arasında istatistiki olarak anlamlı bir bağlantı saptandı. VKİ artışı ile HDL azalması da istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.005, r=0.11). HOMA-IR ile bel/kalça oram (p<0.001, r=0.18), LDL (p<0.001, r=0.11), VLDL (p<0.001, r=0.18), TG (p<0.001, r=0.17), PAI-1 (p<0.001, r=0.87) arasında bağlantı bulunurken, istatistiksel olarak anlamsız olmakla beraber HOMA-IR artışı ile HDL'nin azaldığı (p=0.17) da görüldü. PAI-1 ile yaş (p<0.001, r=0.14), VKİ (p<0.001, r=0.64), bel/kalça oram (p<0.001, r=0.19), açlık kan şekeri (p<0.001, r=0.49), VLDL (p<0.001, r=0.14), TG (p<0.001, r=0.13), insülin (p<0.001, r=0.83), HOMA-IR (p<0.001, r=0.87) arasında anlamlı korelasyon saptandı. Ancak PAI-1 ile LDL (p=0.007) ve HDL (p=0.027) arasında anlamlı bir ilişki bulunamadı. Verilerin bağlantı analiziyle değerlendirilmesi sonucunda PAI-1 düzeyine en çok etki eden parametrenin İR olduğu görüldü. Bu, metabolik sendromun tedavisindeki en önemli hedefin kilo kaybı ile birlikte İR'm düşürmek olduğu sonucunu ortaya koymaktadır. Metabolik sendromda PAI-1 tek başına hem hastalığın ciddiyetinin hem de tedavinin başarısının gösterilmesinde en önemli belirleyicidir. Metabolik sendromlu hastalarda birincil olarak hangi tedavi yöntemini seçersek seçelim hiperkoagülopati ve buna ilişkin tüm komplikasyonlann önlenmesindeki başarımız sonuçta PAI-1 düşüşüne paralel olacaktır. Sonuç olarak, bu amaçla geliştirilecek tedavi stratejileri PAI-1 ile ilgili bilgilerimizin artmasıyla daha da netlik kazanacaktır. 40

Özet (Çeviri)

VII- SUMMARY The Relationship Amongst Body Mass Index, Insulin Resistance, Lipid Parameters and Plasminogen Activator Inhibitor- 1 in Premenopausal, Obese, Nonnoglicemic Women. Insulin resistance (IR) is associated with many risk factors of coronary artery disease such as; hyperinsulinemia, truncal obesity, hypertension (HT), increased level of very low density lipoprotein (VLDL) and low density lipoprotein (LDL), decreased level of high density lipoprotein (HDL), impaired fibrinolysis due to elevated plasminogen activator inhibitor- 1 (PAI-1). It is known that, in insulin-resistant obese subjects either with or without type 2 diabetes mellitus, high level of PAI-1 increases the risks of atherotrombotic complications. Thus, the definition of the factors in elevated PAI-1 levels is important to prevent complications in metabolic syndrome. In our study which is performed to investigate the relations amongst PAI-1, body mass index (BMI), IR and lipid parameters; we measured height-weight, hip-waist ratio, BMI, fasting blood glucose, insulin, HDL, LDL, VLDL, trigliseride (TG), IR (Homeostasis model assesment of insulin resistance: HOMA-IR) and PAI-1 in 54 obese with BMI= 36,9±3,6 kg/m2 and 20 non-obese women with BMI= 23,3±3,9 kg/m2. When data of all groups are evaluated with corelation analysis; BMI and waist/hip ratio QkO.001, r=0.34), fasting blood glucose (p<0.001, r=0.41), LDL (p<0.001, r=0.16), VLDL (p<0.005, r=0.11), TG (p=0.001, r=0.10), basal insulin levels (p<0.001, r=0.55), insulin resistance (HOMA-IR) (p<0.001, r=0.56) and PAI-1 levels (p<0.001, r=0.64) were determined significant. BMI increase via HDL decrease also appeared to be significant. We determined significant relations between HOMA-IR and waist/hip ratio (p<0.001, r=0.18), LDL (p<0.001, r=0.11), VLDL (p<0.001, r=0.18), TG (p<0.001, r=0.17), PAI-1 (p<0.001, r=0.87). Although it was statistically insignificant, there seemed to be a link between HOMA-IR and decreased level of HDL (p=0.17). It is also determined that there is a significant corelation between PAI-1 and age (p<0.001, r=0.14), BMI (p<0.001, r=0.64), waist/hip ratio (p<0.001, r=0.19), fasting blood glucose (p<0.001, r=0.49), VLDL (p<0.001, r=0.14), TG (p<0.001, r=0.13), insulin (p<0.001, r=0.83), HOMA-IR (p<0.001, r=0.87). However, corelation between PAI-1 and LDL (p=0.007) and HDL (p=0.027) didn't reach statistical significance. As a result of evaluation of the data with corelation analysis, IR seemed to be the most effective factor on PAI-1 level. These results show that, the most important aim in treatment of metabolic syndrome is to be lowering IR together with weight loss. PAI-1 itself is the most significant marker in both indicating the grade and the success of the treatment of metabolic syndrome. Thus, whichever treatment method we choose for the patients with metabolic syndrome, our success in preventing hypercoagulopathy and related complications will be parallel to decrease in PAI-1. As a conclusion, insulin resistance is the most important determinant in relation between PAI-1 and metabolic syndrome and treatment strategies will be focused on PAI-1;,^43% iW*“ 41,,';.^^”'1"

Benzer Tezler

  1. Obez kadınlarda interlökin-6, C-reaktif protein, fibrinojen, insülin düzeyleri ile kardiyovasküler risk ilişkisinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    FUNDA TANRIKULU KILIÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Biyokimyaİstanbul Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. SELDAĞ BEKPINAR

  2. Obez kadınlarda HDL'nin oksidasyona karşı koruyuculuğunun değerlendirilmesi

    The evaluation of prevention of HDL against oxidation in obese women.

    PINAR ÇETİNALP DEMİRCAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Biyokimyaİstanbul Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF. SELDAĞ BEKPINAR

  3. Obezlerde vücut yağ dağılımı ve epikardiyal yağ ile vitamin D, osteokalsin ve pentraksin 3 arasındaki ilişki

    Association of vitamin D, osteocalcin,pentraxin 3 levels with fat distribution &epicardiyal fat in obese patients

    ÖZEN DEDEOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıPamukkale Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜZİN FİDAN YAYLALI

  4. Polikistik over sendromu olan kişilerde sitokin sinyal supresör (SOCS)-1 1478 CA/DEL Gen polimorfizmi ve insülin direnci ile olan ilişkisinin incelenmesi

    Investigation of relationship between cytokine signal supressor (SOCS) 1 1478 CA/DEL Gene polymorphism and insulin resistance in patients with polycystic ovary syndrome

    ÖZEN ÖZ GÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıUludağ Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CANAN ERSOY

  5. Kadınlarda idrar inkontinansı prevalansı ve diyabetik olanlarda ve olmayanlarda prevalans karşılaştırılması

    Comperative case series study for prevalence of urinary incontinence in women between diabetic and non-diabetic participants

    FATMA ÖRGEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEÇİL ARICA