Geri Dön

Böbrek transplantasyon hastalarında renin angiotensin sistemi gen polimorfizminin kronik allograft nefropatisi gelişimine etkisi

The effect of renin angiotensin system gene polymorphium on chronic allograft nephropathy in patinents with renal transplantation

  1. Tez No: 131916
  2. Yazar: MÜJDAT ZEYBEL
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ALİ ÇELİK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2003
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Kronik allograft nefropatisi böbrek transplantasyonu yapılmış hastalarda transplantasyonun üçüncü ayından sonra akut rejeksiyon, belirgin ilaç toksisitesi, rekürren veya de novo böbrek hastalığı olmadan yavaş, ancak değişken hızlarda böbrek işlevlerinin azalmasıdır. İlk transplantasyon yılından sonraki graft kaybının en sık nedenidir. Akut rejeksiyon, böbrek işlevlerinde gecikme, hipertansiyon, hiperlipidemi ve immün nedenler KAN için önemli risk faktörleridir. Biz bu çalışmada RAS genlerinden ACE l/D ve AGT M235T polimorfizminin KAN, böbrek işlevleri ve kan basıncı ile ilişkisini araştırdık. Araştırmamıza böbrek transplantasyonu yapılmış 60 hasta alındı. Hastalarda ACE ve AGT genotipleri belirlendi. Serum kreatinin, kolesterol, trigliserid, albumin, ürik asit değerleri retrospektif olarak dosyalardan elde edildi. Ortalama kan basıncı ve kreatinin klirensi bu verilerden yararlanılarak hesaplandı. Ayrıca genotip tayinleri için 79 sağlıklı gönüllüden kan alınarak ACE ve AGT genotipleri belirlendi. Böbrek transplantasyonu yapılmış hastalar ile sağlıklı kontrol grubundaki RAS genotipleri karşılaştırıldığında iki grup arasında anlamlı farklılık saptanmadı. Farklı genotip gruplarında cinsiyet, verici tipi, soğuk iskemi süreleri, HLA uyumsuzluğu, böbrek yetmezliği nedenleri, antihipertansif, antihiperlipidemik ve immünsupresif ilaç kullanımının benzer olduğu görüldü. ACE l/D gen polimorfizmi genotiplerinin dağılımı (DD, İD, II), KAN olan ve KAN olmayan hastalarda benzerdi. AGT M235T polimorfizmi dağılımı (TT, MT, MM) da çalışmamızda her iki gruptaki hastalarda farklılık göstermedi. ACE l/D ve AGT M235T genotip gruplarında serum kreatinin değerleri ve ortalama kan basınçları benzerdi. Ancak 12. ayda saptanan yüksek kan basıncı değerleri ve akut rejeksiyon varlığı ile KAN gelişimi arasında anlamlı ilişki olduğu görüldü. Serum albumin, kolesterol, trigliserid ve ürik asit değerleri ile KAN gelişimi arasında ilişki saptanmadı. Çalışmamızda böbrek transplantasyonu yapılmış hastalarda ACE l/D ve AGT M235T gen polimorfizmlerinin KAN gelişiminde rol oynadığı hipotezi kanıtlanamadı. Bu iki genetik varyasyonun transplantasyon hastalarında serum kreatinin, kreatinin klirensi ve kan basıncı üzerine etkisi saptanmadı. Yüksek kan basıncı ve akut rejeksiyonun KAN gelişimi için risk faktörü olduğu görüldü.

Özet (Çeviri)

SUMMARY Chronic allograft nephropathy can be defined as gradual deterioration of renal function after three months of transplantation in the absence of acute rejection, overt drug toxicity, recurrent or de novo renal disease in patients with renal transplantation. It's the leading cause of graft loss after the first year of transplantation. The most important risk factors for CAN are acute rejections, delayed graft function, hypertension, hyperlipidemia and immunological causes. In this study, we evaluated the contribution of ACE l/D and AGT M235T gene polymorphism in pathogenesis of chronic allograft nephropathy. We included 60 renal transplant patients with graft survival of more than a year. We analysed the ACE and AGT genotypes of these patients and 79 healty control subjects. Serum creatinine, cholesterol, triglyceride, albumin and uric acid levels are maintained retrospectively from the files. Using the data, we calculated the mean blood pressure and creatinine clearance for each of the patients and the controls. Concerning RAS genotype, there was no difference according to RAS genotypes in between renal transplant patients and healty control subjects. The sex, donor type, HLA mismatches, etiology of end stage renal failure, and antihypertensive, antihyperlipidemic and immunosuppressive medications were similar in different genotype groups. Frequencies of ACE l/D genotypes (DD, ID, II) and AGT M235T(TT, MT, MM) genotypes were similar in patients with CAN and non-CAN. There was no correlation between serum creatinine levels, mean blood pressures and ACE DD and AGT TT genotypes. Univariate analysis revealed that high blood pressures at 12th months and acute rejection were the important predictors of CAN. We found no correlation between serum albumin, cholesterol, triglyceride and uric acid levels and CAN. In this study, we could not proved that ACE l/D gene polymorphism and AGT M235T gene polymorphism are the important risk factors for the CAN in renal transplantation patients. We did not find any correlation betweeen these two genetic variants and serum creatinine levels, creatinine clearance and mean blood pressures. Hypertension and acute rejections were important predictors for CAN.

Benzer Tezler

  1. Proteinürisi olan renal transplant hastalarında 24 saatlik idrar sodyum düzeyi ile idrar anjiotensinojen düzeyi arasındaki ilişki

    Relationship between 24-hour urine sodium level and urine angiotensinogen level in renal transplant patients with proteinuria

    ORHAN ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    NefrolojiGaziantep Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZLEM USALAN

  2. Böbrek nakli olan hastalarda organ reddinde at1r / sitokin gen polimorfizm ilişkisinin araştırılması

    Investigation of the relationship between at1r and cytokin gene polymorphism in renal transplantation

    EMEL YANTIR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Bilim ve TeknolojiGazi Üniversitesi

    İmmünoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. VEDAT BULUT

  3. Renal transplant hastalarında idrar anjiotensinojen düzeyi ile hipertansiyon ve proteinüri ilişkisi

    Urinary angiotensinogen is related to hypertension and proteinuria in renal transplant recipients.

    AYSUN AYBAL KUTLUGÜN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    NefrolojiHacettepe Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BÜLENT ALTUN

  4. Otozomal dominant polikistik böbrek hastalarında arteriyel sertlik değerlerinin ve bunu etkileyen faktörlerin retrospektif incelenmesi

    Retrospective analysis of arterial stiffness values and the factors affecting them in patients with autosomal dominant polycystic kidney disease

    EFE ERBAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    NefrolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ YELDA DELİGÖZ BİLDACI

  5. Renal transplant alıcılarında idrar anjiotensinojen düzeyi ile ilişkili parametreler

    Association between urinary levels of angiotensinogen and clinical parameters in renal transplant recipients

    ŞİYAR ERDOĞMUŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    NefrolojiAnkara Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞULE ŞENGÜL