Geri Dön

Türk sinemasında kentli/taşralı çatışması ve 1980 sonrasındaki değişim

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 141492
  2. Yazar: ZAFER ALTUĞ
  3. Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. NEJAT ULUSOY
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Radyo-Televizyon, Radio and Television
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2004
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Radyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

155 ÖZET Bu çalışmada Türk sinemasında seksenli yıllarda genç kuşak yönetmenlerin göç filmlerinde kentli/taşralı çatışmasını nasıl ele aldıkları incelenmeye çalışıldı. Türk toplum yapısmda var olan kentli/taşralı çatışması, siyasi boyutta merkez/çevre ilişkilerine dayanmaktadır. Kentli/taşralı çatışması, merkezi yönetim anlayışının zorunlu bir sonucu olarak ortaya çıkar. Seksenli yıllara dek kentli/taşralı şeklindeki yapı, iki ayrı kutup olarak biçimlenir. Ancak seksenli yıllarda, taşralı ile kentli arasındaki bu ayrım, kentlerin göçle birlikte taşralı değerlerle uzlaşmaya başlamasıyla önemini yitirir. Arabesk kültür deyimi, böylesi bir uzlaşma kültürünü yansıtır. Artık kentli ile taşralı iki ayrı kutup değildir. Kültürel yapıdaki bu değişim, Türk sinemasında da karşılığım buldu. Seksenli yılların göç filmlerinde seksen öncesi dönemlerdeki gibi kentli ve taşralı birbiriyle kaynaşmaz iki ayrı kutup olarak temsil edilmiyordu. Bu dönem film örneklerinde, kente tutunmak için gelen her taşralı tüm zorluklara rağmen kente kendi kültüründen bir takım öğeler katarak eklemleniyordu. Seksen öncesi filmlerde kültürel bir sorun olarak ele alınan kentli/taşralı çatışmasının, seksen sonrası filmlerde yerini kent/taşralı çatışmasına bıraktığı gözlenir. Bu dönem filmlerinde artık kent, göçmen taşralı için giyim, dilsel farklılık ve eğlence alışkanlıkları gibi göstergeler aracılığıyla ifade edilen kültürel bir mücadele alam değil, daha ziyade iş, konut ve eğitim sorunu şeklinde ortaya çıkan ekonomik bir mücadele alam olarak resmedilir. İşte bu çalışmada Türk toplum yapısmda ortaya çıkan bu değişimin Türk sinemasındaki karşılıkları incelenmiştir.

Özet (Çeviri)

156 ABSTRACT This study endeavours to analyse how was handled the urbanised/provincial conflict in the Turkish cinema and differentiation in 1980's. This conflict, which is inherent in the structure of the Turkish society, is an extension of the centre/periphery conflict on the political level. The urbanised/provincial conflict is an inevitable result of the centralised adninistration concept. The urbanised and the provincial was seen as two different poles up until to 1980's. However, this difference between the urbanised and the provincial has lost its importance due to migration as a result of which the urban areas started to compromise with the provincial values. The expression arabesk culture is a consequence of such a compromise culture. The urbanised and the provincial were no longer two different poles. This differentiation in the cultural structure had its equivalent in the Turkish cinema as well. The urbanised and the provincial were not represented as two incongruous poles anymore in the films of 1980's as was the case before 1980's. In the cinema samples of this period, every provincial who comes to urban areas gives something from his/her culture and takes part in the urban areas. The urbanised/provincial conflict, which was handled as a cultural problem in the films of pre-1980's, was replaced with the urban/provincial conflict in the films of 1980's. Urban, in the films of this period, was not anymore a struggle area for the provincial in terms of dressing, speaking. Rather, it is portrayed as an area of economic struggle in terms of working, housing and education. This study analyses how these changes in the Turkish society was reflected in the Turkish cinema.

Benzer Tezler

  1. 2000 sonrası Türk sinemasında taşranın yeniden inşası: Postmodern bir taşralı karakter olarak Recep İvedik

    Reconstruction of province after 2000 in Turkish cinema: As a postmodern countryman Recep İvedik

    MAHMUT İLKAY YILMAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    İletişim BilimleriFırat Üniversitesi

    İletişim Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ CEVAHİR SİNAN ALTUNDAĞ

  2. Yeni Türkiye sinemasında kent ve taşra ikileminde gündelik hayatın fragmanları: Nuri Bilge Ceylan sinemasında anomik temsiller

    Fragments of everyday life in the urban and rural dilemma in the new Turkish cinema: Anomic representations in the cinema of Nuri Bilge Ceylan

    PERİHAN MURAT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    SosyolojiÜsküdar Üniversitesi

    Medya ve Kültürel Çalışmalar Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CEM TUTAR

  3. Gerçekçilik olgusu ekseninde kırsal ve kentsel mekânın yeniden inşası: Zeki Demirkubuz ve Nuri Bilge Ceylan sineması örneği

    Reconstruction of rural and urban space within the context phenomenon of realism: Sample of Zeki Demirkubuz and Nuri Bilge Ceylan cinema

    MEHMET ULUÇ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Radyo-TelevizyonEge Üniversitesi

    Radyo Televizyon ve Sinema Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BURCU BALCI

  4. Gerçekçilik olgusu ekseninde kırsal ve kentsel mekânın yeniden inşası: Zeki Demirkubuz ve Nuri Bilge Ceylan sineması örneği

    Reconstruction of rural and urban space within the context phenomenon of realism: Sample of Zeki Demirkubuz and Nuri Bilge Ceylan cinema

    MEHMET ULUÇ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Radyo-TelevizyonEge Üniversitesi

    Radyo Televizyon ve Sinema Ana Sanat Dalı

    DOÇ. BURCU BALCI

  5. Türk sinemasında köylü-kentli karşılaşması; örnek ?Hakkari'de Bir Mevsim? ve ?Uzak? filmleri

    Encounters of rural and urban in Turkish cinema, film examples:“A Season in Hakkari”and“Away”

    ŞİRİN ÜNLÜ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Radyo-TelevizyonSelçuk Üniversitesi

    Radyo Televizyon Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MERAL SERARSLAN