Van yöresinde sağlıklı erişkin kadınlarda 25 OH D vitamini taraması
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 142433
- Danışmanlar: DOÇ. DR. EKREM ALGÜN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2004
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Yüzüncü Yıl Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
4. ÖZET Vitamin D, kemik ve mineral metabolizması için gerekli steroid bir hormondur. Vitamin D'nin başlıca kaynaklan diyet ve güneş maruziyetidir. Bu çalışmada Van yöresinde yaşayan kadınlarda yaz ve kış aylarında D vitamini düzeylerinin tespiti amaçlandı. 25 OH D düzeylerinin giyim şekli, menopoz durumu, cilt rengi, mevsimsel değişim, kemik turnover parametreleri ve kemik dansitesi ile ilişkisi araştırıldı. Yaş ortalaması 41,4±11,6 (aralık: 18-65) olan 90 kadın çalışmaya alındı. Kadınların 19'u batı tarzında giyimli (grup I), 55'i elleri ve yüzü hariç kapalı (grup II), 16'sı elleri ve yüzü de dahil olmak üzere kapalı giyimli (grup III) idi. Ayrıca vakalar menopoz durumlarına göre de premenopoze grup (n=45) ve postmenopoze grup (n=45) olarak iki grupta değerlendirildiler. Vakaların 74'ü, yaz sonunda kemik metabolizmasındaki mevsimsel etkiyi incelemek için tekrar tetkik edildi. Mart ayında ortalama serum 25-OH-vitamin D düzeyi 27,67±12,34 nmol/1 (aralık: 10-72,41), Eylül ayında 59,61±30,73 nmol/1 (aralık: 7,16-144) idi. Ağır (<20 nmol/1) ve orta derecede (20-37 nmol/1) vitamin D eksikliği, Mart ayında 72 hastada(%80), Eylül ayında 74 hastanın 15'inde(%20) tesbit edildi. Mart ayında I. grupta 11 hastada (%58), II. grupta 46 hastada (%84), III. grupta 15 hastada (%94) ağır ya da orta derecede vitamin D eksikliği bulundu. Eylül ayında II. grupta 1 1 hastada (%25), III. grupta 5 hastada (%27) vitamin D eksikliği saptanırken I. grupta vitamin D eksikliği olan vaka yoktu. Premenopoze grupta hipovitaminoz D oram % 81, postmenopoze grupta %77 idi. Serum vitamin D seviyelerinin, hem Mart ayında hem de Eylül ayında giyim tarzından etkilendiği görüldü. Vitamin D seviyeleri Grup I'de grup II ve III'den istatistiksel anlamlı olarak yüksekti (p<0,05). 25 OH D düzeylerinin mevsimsel değişimi istatistiksel anlamlı idi (p<0,001). Menopoz ile 25 OH D düzeyleri arasında anlamlı ilişki yoktu. Sonuç olarak özellikle kışın vitamin D eksikliği önemli bir sağlık problemidir ve yiyeceklerin vitamin D ile takviye edilmesi gereklidir.
Özet (Çeviri)
5. SUMMARY Vitamin D is an essential steroid hormone involved in bone and mineral metabolism. The main sources of vitamin D are diet and sun exposure. The aim of this study was to investigate the vitamin D levels in winter and summer. The relationship between vitamin D levels and dress styles, manopause, skin color, seasonal variation, bone turnover, bone mineral density was established. Ninety women with a mean age 41,4±1 1,6 years (range: 18-65) were studied. Of the women, 19 wore Western/type dress styles (groupl), 55 wore dress styles covering the whole body but the sparing face and hands (group II) and 16 wore dress covering the whole body including the face and hands (group III). Of the women, 45 were premanopause and 45 were postmanopausa. Seventyfour of the group were studied again at the end of the summer on September in order to investigate the effects of seasons on bone metabolism. Mean serum 25 -OH- vitamin D was 27,67±12,34 nmol/l(range: 10-72,41) on March and 59,61±30,73 nmol/l(range: 7,16-144) on September. Severe (low than 20 nmol/1) or moderate (between 20 and 37 nmol/1) hypovitaminosis D was present in 72 patients(80%) on March and 15 of 74 patients(20%) on September. Eleven (58%) of group I, 46 (84%) of group II, 15 (94%) of group III had either severe or moderate hypovitaminosis D on March. None of group I, 1 1 (25%) of group II and 5 (27%) of group III had either severe or moderate hypovitaminosis D on September. Hypovitaminosis D was present in 72 (81%) of premenopausal group and 69 (77%) of postmenopausal group. Serum vitamin D levels seemed to be effected from dress styles also and on both March and September group I patients statistically higher vitamin D levels from both groups II and III (p<0,05). The seasonal change of vitamin D levels was significant (p<0,001). There was any significantly relation between vitamin D levels and menopause. İn conclusion, hypovitaminosis D is an important a health problem especially in winter and vitamin D fortification of food is crucial.
Benzer Tezler
- Manisa yöresinde demir eksikliği anemi prevalansı ve demir eksikliği anemisinde tarama testi olarak rutin hemogram, RDW ve ferritinin kullanımı
The prevalance of iron deficieny anemia in Manisa and using of hemogram, RDW and ferritin for searcing of iron deficiency anemia
VİLDAN ÜRK TAŞYENEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıCelal Bayar ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF.DR. ALİ ONAĞ
- Doğu Anadolu Bölgesi Van Yöresinde helicobacter pylori infeksiyonunun epidemiyolojik özellikleri
To investigate epidemiological characteristics of HP infection in peptic ulcer, chronic gastritis and gastric cancer in general population of Van region
İSMET KABA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
GastroenterolojiYüzüncü Yıl Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. M. KÜRŞAT TÜRKDOĞAN
- Van Yöresindeki adölasanlarda D vitamini durumu
Başlık çevirisi yok
MEHMET NURİ ACAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıYüzüncü Yıl ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. YAŞAR CESUR
- Türkiye'de su ürünleri üretimi ve su ürünleri üretiminde bir yatırım uygulaması
Başlık çevirisi yok
MEHMET AKYILDIZ
- Van ve yöresinde sağlıklı ve kısır Morkaraman ırkı koyunlarda kan serumunda cinsiyet hormonlarının (FSH, Östraidol-17 beta, progesteron) RIA ile tesbiti ve kısırlık ile ilişkilerinin araştırılması
Determination of sexual hormones (FSH, Oestradiol-17 beta, Progesterone) by RIA in the plasma of healty and sterile Morkaraman sheep in and around Van their relationship with sterility
NURHAYAT ATASOY