İbn Arabi'de varlığın birliği (vahdet-i vücut) felsefesi
Ibn Arabi's philosophy of oneness of being
- Tez No: 143711
- Danışmanlar: PROF. DR. SABRİ BÜYÜKDÜVENCİ
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Felsefe, Philosophy
- Anahtar Kelimeler: vahdet-i vücut, panteizm, a'yan es-sabite, tecelli, Tanrısal isimler, teşbih-tenzih, mistisizm, varlık mertebeleri, unity of existence, pantheism, immutable entities, God's revelation, divine names, God's similarity and dissimilarity, Sufism, stages of existence
- Yıl: 2004
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Felsefe Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: 104
Özet
İbn Arabi'nin vahdet-i vücut sistemi, İslam kaynaklarından temelini almakla birlikte, 'varlığın birliği' öğretisini ele alan farklı sistemlerin karışımı üzerine kurulu eklektik bir sistemdir. Bu sistemin temelinde Tanrı'nın varlığının tek gerçek varlık olduğu ve Tanrı dışındakilerin Tanrı'nın farklı evrelerde tecellileri olduğu savı yer alır. Tanrı'nın iki varoluş boyutu vardır; bunlardan birisi onun her türlü tecelli ve belirmeden uzak mutlakhk boyutu, diğeri ise alemin varlığını gerektiren ve onun kaynağı olan dışa dönük açılma boyutudur. Bu iki varoluş arasındaki sonsuz evre ve mertebeler, varlık dediğimiz alanı oluşturur. Tanrı'nın mutlakhğından sıyrıldığı ilk evre ile, en düşük varoluş evresi olan maddesel aleme arasındaki sonsuz tecellileri, varlık olarak adlandırılır. Bu anlamda İbn Arabi alemi bir yönden Hak (Gerçek=Tanrı), diğer yönden Halk (YaratıImış=Alem) olarak adlandırmakta ve alemin, Tanrı'nın gerisine saklandığı bir perde ve Tanrı'nın alemin ruhu olduğunu söylemektedir. Yani Tanrı hem alemden aşkın, hem aleme içkindir ve bu, doğru Tanrı bilgisidir. Alemde bulunan her bir varlık birimi, Tanrı'nın varlığında sabit öz olarak öncesiz bir varlığa sahiptir. Bu özler, sahip oldukları potansiyel gereği Tann'dan varlık talep etmekte ve Tanrı da zorunlu olarak bu talebe cevap vermektedir. Tanrı ile alem arasındaki bu ilişki, Tanrısal isimler ile kurulmaktadır ve alemdeki her bir varlık, bir Tanrısal ismin tecellisini taşımaktadır. Bunun ötesinde, alem, aşkın bir Tanrısal aşkı yansıtmaktadır ve Tanrı'nın kendine duyduğu aşkın bir dışavurumudur. İnsan Tanrı'nın bu iki varoluş boyutunu bilme ve Tanrısal aşkı yaşama konusunda yetkin bir potansiyele sahiptir ve Tanrı insanı kendini bilme konusunda anahtar bir konumda var etmiştir. Bu anlamda İbn Arabi'nin sistemi, göreceli alem-Tanrı dualizmini açıklamaya çalışan, insanın Tanrıyı bilişini öne çıkaran, ancak özde her şeyi tek varlık olan Tanrı'nın 'kendisi' olarak gören mutlak bir monist düşüncedir.
Özet (Çeviri)
Taking its roots from the Islamic resources, Ibn Arabi's system of the unity of existence is an eclectic one built on different systems studying the oneness of being. On the basis of this system lies the postulate that God is the only real existence and that those other than God are revelations of him through various phases. God's existence has two dimensions; one is his absoluteness devoid of any revelation and appearance, and the other is his outward dimension which necessitates the existence of the universe and which is the very source of it. Countless phases and stages between these two modes of existence constitute the realm which we call the existence. The eternal revelations of God between the initial stage where God leaves his absoluteness and the phenomenal universe which is his most material phase of his existence are called the existence. In this regard, Ibn Arabi names the universe as Hak (Real=God) in one sense, and Halk (Created=Universe) in the other, and states that the universe is the veil beyond which God is hidden, and God is the spirit of the universe. Namely God is both transcendent of and immanent to the universe and knowing God in such manner is his true knowledge. Each entity in the universe has a primordial existence in the existence of God. Due to their internal potential, these entities demand existence from God and God is mandated to reply this demand. This interrelation between God and the universe is established through the divine Names and each existing entity in the universe bears the revelation of a unique divine name. Besides, the universe reflects a transcendent divine love and is the expression of God's love to himself. Man has a competent potential in terms of knowing God's dual mode of existence and of tasting the divine love and God has placed man in a key position to know God's self. In this manner, Ibn Arabi's system is an absolute monist system which tries to explain the relative dualism of universe and God, emphasizes man's knowledge of God and yet, before all, considers every form of existence essentially the 'self of God.
Benzer Tezler
- 21. yüzyılda inşâ edilmiş bir Mevlevîhâne: Gaziantep Mevlevîhânesi ve ritüelleri
A Mevlevihane built in the 21st century: Gaziantep Mevlevihane and its rituals
ERHAN AKMAN
- İbn Arabî'de insanın özgürlüğü sorunu
The issue man freedom human İbn Arabi's thought
LÜTFİ BOZKALE
Yüksek Lisans
Türkçe
2009
DinYüzüncü Yıl ÜniversitesiFelsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ERDAL BAYKAN
- Seyyid Hüseyin Nasr'da Allah-âlem ilişkisi
Allah-universe relationship in Seyyid Hossein Nasr
NURETTİN ATLI
Yüksek Lisans
Türkçe
2013
DinMarmara ÜniversitesiTemel İslam Bilimleri Ana Bilim Dalı
DOÇ. HATİCE KELPETİN ARPAGUŞ
- Gelenekselcilik ve modernlik bağlamında René Guénon'un varlık anlayışı
René Guénon's approach of existence in the context of traditionalism and modernity
NACİYE ÖZTÜRK
Yüksek Lisans
Türkçe
2021
DinÇanakkale Onsekiz Mart ÜniversitesiFelsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ SELAHATTİN AKTI