Geri Dön

Yenidoğan bebeklerde ekokardiografik çaliışma ile interatriyal septal açıklık ve interatriyal septal anevrizma prevalansının belirlenmesi ve lezyonların doğal seyrinin değerlendirilmesi

The prevalence and natural course of interatrial septal openings and atrial septal aneurysms in newborns with echocardiography

  1. Tez No: 156505
  2. Yazar: NAZİRE NAÇAR
  3. Danışmanlar: PROF.DR. SEMRA ATALAY
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2004
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET AMAÇ: Bu çalışmada; aynı merkezde doğan yenidoğan bebeklerde; 1- İnteratriyal septal açıklık (ÎASA) ve atriyal septal anevrizma (ASA) prevalansının saptanması, 2- eşlik eden kardiyak lezyonlann belirlenmesi, 3- ÎASA ve ASA prevalansım etkileyebilecek maternal ve prenatal özelliklerin değerlendirilmesi, 4- İASA ve ASA'mn yasanım ilk bir yılındaki doğal seyrinin değerlendirilmesi, 5- ÎASA ve ASA lezyonlanmn düzelmesinde etkili olan faktörlerin incelenmesi ve 6- ASA'nın, ÎASA'lann spontan kapanması üzerindeki rolünün değerlendirilmesi amaçlanmıştır. MATERYAL ve METOD: Mayıs 2002 - Mayıs 2003 tarihleri arasında Aankara Üniversitesi Tıp Fakültesi (A.Ü.T.F) Hastanesi Kadm Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde canlı doğan ve bilgilendirme sonrası anne veya babasından onay alman preterm ve term 1076 bebek, maternal ve prenatal özellikler açısından anketle değerlendirilip postnatal 24-72.saatler arasında ekokardiyografi ile incelendi. Tüm olgularda standart subkostal pozisyonda ÎASA, ASA ve interatriyal şant olup olmadığı belirlendi. Olgularda diyastol sonunda interatriyal septum uzunluğu (ÎAS uzun), fossa ovalis çapı (FO çap), ÎASA büyüklüğü ölçülerek, FO çap / ÎAS uzun, ÎASA / ÎAS uzun ve ÎASA / FO çap oranlan hesaplandı. Renkli Doppler ekokardiyografi (RDE) ile şant saptanan olgularda şantm yönü değerlendirildi. Olgular ÎASA büyüklüğüne göre <3 mm, >3-5 mm, >5-7 mm ve £7 mm olmak üzere alt gruplara ayrıldı. ÎAS'de anevrizmatik salınım hareketi görülen olgularda, standart subkostal pozisyondaki ASA açılımı, apikal 4-boşluk pozisyonu ve diyastol sonunda ölçülen ilişkili atriyumun transvers çapma oram >%25 olduğunda ASA tanısı koyuldu. ASA şekli, hareketli oluşu ve yönü, prolapsus olup olmadığı, interatriyal şant ve eşlik eden kardiyak lezyonlann varlığı değerlendirildi. ÎASA ve ASA saptanan olgular 1. aydan itibaren 3 ay aralıklarla 78bir yıl boyunca izlem için çağrıldılar ve lezyonun doğal seyri değerlendirildi. Dört olguda majör kardiyak anomali saptandığından, toplam 1072 olguda, SPSS for Windows 11.0 bilgisayar programı ile yapılan istatistiksel değerlendirmelerde, Mann- Whitney U testi, Kruskal-Wallis testi, Ki-Kare testi, Pearson korelasyon analizi, lineer regresyon analizi kullanıldı ve Kaplan-Meier eğrileri ile de ÎASA ve ASA düzelme zamanlan gösterildi. BULGULAR: Yenidoğan bebeklerde ÎASA prevalansı %78.6 idi. Pretermlerde %83.3 ve termlerde ise %78.1 oranında saptandı. ÎASA büyüklüğü 1.0-8.9 mm arasında değişiyordu. Olguların %7 1.1' inde soldan sağa, %21.7'sinde iki yönlü ve %7.2'sinde de sağdan sola şant vardı. 101 bebekte atriyum içine anevrizmatik salınım görülürken, bunların 81'i ASA olarak tam aldı (%7.6). ASA prevalansı, preterm bebeklerde term bebeklere göre hafifçe daha yüksekti (sırasıyla %1 1.1 ve %7.1). Tüm ASA'lar hareketli idi (%56.8'i sola, %3.7'si sağa ve %39.5'i her iki atriyuma) ve hepsi dairesel şekilli idi. Ortalama ASA açılımı 5.3±l.lmm ve ortalama açılım oram %37.3±9.2 idi. ASA'lı 81 yenidoğan bebeğin 59'unda (%72.8) interatriyal şant varken, %27.2'sinde şant yoktu. ASA'lı olgulann 4'üne ventriküler septal defekt (VSD) eşlik ederken, bir olguda minör koroner arter patolojisi vardı. îzlemi tamamlanan 464 İASA'lı olgunun %96.1'inde şantın spontan kaybolduğu, bunun da olgulann %25.4'ünde ilk 1 ayda, %67.9'unda ilk 3 ayda, %88.8'inde ilk 6 ayda ve %94.4'ünde ilk 9 ayda olduğu saptandı. Şantın kaybolma zamanı ve sıklığı, ÎASA büyüklüğü ile ters yönde korelasyon gösteriyordu; <3 mm'lik İASA'larda şantın daha erken zamanda kaybolduğu, aynca <3 mm'lik ÎASA'lı olgularda şant kaybolma oranının %99.3, >3-5 mm'liklerde %94.8, >5-7 mm'liklerde %68.4 ve >7 mm'liklerde %50.0 olduğu görüldü. Ek olarak ÎASA kapanma zamanı, 79İASA çapının septuma oranı ile zayıf bir pozitif korelasyon gösteriyordu (r=0.118, p=.014). Şantın kaybolma zamani ile İASA, İASA / İAS uzun ve İASA / FO çap ölçümleri arasında zayıf bir pozitif korelasyon olduğu (r=0.217, pO.001; r=0.163, p=0.001; r=0.113, p=0.020), regresyon analizi ile de şantın kaybolma zamanını etkileyen en önemli faktörlerin İASA ve İASA / İAS uzun ölçümleri olduğu (pO.001 ve =0.029) bulundu. Şantın bir yılda kaybolmasını göstermede, <5 mm'lik İASA büyüklüğünün %95.0 duyarlı, %1.4 özgül olduğu, <l/3 (%33.3)'lük İASA / İAS uzun oranının ise %99.1 duyarlı ve %88.2 özgül olduğu saptandı. İzlemi tamamlanan 65 ASA'lı olgunun tümünde anevrizmanın kaybolduğu, bunun da olguların %69.2'sinde ilk ayda, %24.9'unda üçüncü ayda ve %6.2'sinde altıncı ayda olduğu saptandı. Hiçbir olguda ASA'ya bağlı komplikasyon ile karşılaşılmadı. İzlemi devam eden olgulardan 2'sinde postnatal dokuzuncu ayda ASA hala devam ediyordu. Şantlı olgularda ASA'nın, şantsız olgulara göre daha erken düzeldiği ancak aradaki farkın istatiksel olarak önemli olmadığı (p=0.097) saptandı. ASA olgularından <3 mm'lik İASA'sı olanların %73.3'ünde, >3-5 mm'liklerin %86.4'ünde, >5-7 mm'liklerin %66.7'sinde ve >7 mm'liklerin %50'sinde şantın kaybolduğu gözlendi. Şantın kaybolma zamanı <3 mm'lik İASA'lı ASA olgularında daha kısa iken, ASA düzelme zamanı >5-7 mm'lik İASA varlığında daha kısa idi. İncelenen maternal, prenatal ve bebeğe ait özelliklerin, ayrıca eşlik eden kardiyak lezyonlann İASA ve ASA prevalansı ve lezyonlarm düzelmesi üzerinde bir etkisinin olmadığı görüldü. YORUM: Bu sonuçlar İASA'lı olgularda şantın spontan kaybolma oranının <5 mm'lik olgularda çok yüksek olduğunu göstermektedir. Bu oran >7 mm'lik İASA'lı olgularda daha düşük olduğundan, böyle olgularda izlem daha kısa aralıklarla 80yapılmalıdır. İASA'lı olgularda şantın spontan kaybolmasında etkili en önemli faktörler, başlangıçtaki İASA büyüklüğü ve ÎASA / İAS uzun oranıdır. Şantın kaybolmasını göstermede <3 mm'lik İASA büyüklüğü duyarlılığı yüksek ancak özgüllüğü çok düşük bir parametre iken, <l/3 (%33.3)'lük ÎASA / İAS uzun oram çok yüksek duyarlılık ve özgüllüğe sahip bir faktördür. Atriyal septal anevrizma prevalansı, yenidoğan bebeklerde, büyük çocuk ve erişkinlerden, preterm bebeklerde de term bebeklerden daha yüksektir. Sonuçlarımız ASA'mn, yenidoğan döneminde benign bir lezyon olduğunu ve büyük çoğunluğunun ilk 3 ayda düzeldiğini göstermektedir. ASA açılımı, açılım oranı, İAS uzunluğu, ASA tabam ve taban oram ASA düzelme zamanı üzerinde etkili değildir. Çalışmanın sonuçları, ASA'mn İASA kapanmasmdaki rolünü değerlendirmede yeterli değildir ve daha sık izlemlerle ve daha çok sayıda olguda ileri çalışmaların yapılması gerektiğim düşünmekteyiz. 81

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Gestasyonel, tip 1 ve 2 diabetik anne bebeklerinde ve makrozomik bebeklerde troponin T ve NT ProBNP düzeyi

    Troponin T and NT ProBNP levels in infants of gestational, TYPE1 and TYPE2 diabetic mothers and macrosomic infants

    MUSTAFA KURTHAN MERT

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıÇukurova Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET SATAR

  2. Pulmoner hipertansiyon gelişmiş bronkopulmoner displazili yenidoğanlarda, hastalığın etyopatogenezinde mikrozomal RNA'ların rolünün değerlendirilmesi

    Assessment of role of microsomal RNAS in disease etiopathogenesis in newborns with bronchopulmonary dysplasia developed pulmonary hypertension

    ULVİYE ESRA GÜLER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıErciyes Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NAZMİ NARİN

  3. Preterm bebeklerde duktus arteriyozus insidansı ve trombositopeni ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Ductus arteriosus incidence in preterm infants and to evualate it's relationship with thrombocytopenia

    GÜLAY DAL DEMİRELLİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAtatürk Üniversitesi

    Dahili Tıp Bilimleri Bölümü

    DOÇ. DR. İBRAHİM CANER

  4. Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde aritmi tanısı ile izlenen bebeklerin retrospektif olarak değerlendirilmesi tek merkez deneyim sonuçları

    Başlık çevirisi yok

    EMRE ŞENEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HASİBE CANAN SEREN