Geri Dön

Konjestif kalp yetmezliği nedeni ile hastaneye yatırılan hastalarda depresyon, anksiyete ve inflamasyon ilişkisi

Depression and anxiety; relationship to inflammation in hospitalized patients with congestive heart failure

  1. Tez No: 157371
  2. Yazar: CANSIN TULUNAY
  3. Danışmanlar: DOÇ.DR. TAMER SAYIN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kardiyoloji, Cardiology
  6. Anahtar Kelimeler: konjestif kalp yetmezliği, depresyon, anksiyete, inflamasyon, prevalans. 42, Congestive heart failure, depression, anxiety, inflammation, prevalance. 44
  7. Yıl: 2004
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Konjestif Kalp Yetmezliği Nedeni ile Hastaneye Yatırdan Hastalarda Depresyon, Anksiyete ve Inflamasyon İlişkisi Amaç. Son yıllarda, konjestif kalp yetmezliği olan hastalarda depresyona sık rastlandığını ve bunun morbidite ve mortaliteyi olumsuz yönde etkilediğini gösteren kanıtlar giderek artmaktadır. Kalp yetmezliğinde, depresyonun kötü prognoza eşlik etmesinin mekanizması tam olarak anlaşılamamıştır. Depresyon da kalp yetmezliği gibi nörohormonal aktivasyon, ritim bozuklukları, inflamasyon ve hiperkoagülabiliteye yol açar. Bu çalışmanın birincil amacı konjestif kalp yetmezliği nedeni ile hastaneye yatan hastalarda depresyon ile beyaz küre sayısı, trombosit sayısı, eritrosit sedimantasyon hızı ve yüksek duyarlı (high-sensitive) CRP (hsCRP) gibi inflamasyon göstergeleri arasında bir ilişki olup olmadığının saptanmasıdır. İkincil amacı ise depresyon ve anksiyete prevalansmın ve bunları etkileyebilecek klinik ve psikososyal faktörlerin belirlenmesidir. Gereç ve Yöntem. Çalışmaya Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İbni Sina Hastanesi ve Kalp Merkezi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı'na New York Kalp Cemiyeti (NYHA) fonksiyonel sınıf H-IV konjestif kalp yetmezliği nedeni ile yatırılan ve ejeksiyon fraksiyonları (EF) %40 ve altında olan toplam 45 hasta dahil edildi. Hastaların yaş, cinsiyet, eğitim durumu, kalp yetmezliği etyolojisi, kalp yetmezliği tam süresi, son iki yıl içinde kalp yetmezliği nedenli yatış sayısı, tedavi uyumu, EF, NYHA sınıfı, depresyon öyküsü, antidepresan kullanımı, komşularla görüşme sıklığı ve aynı evde kaç kişi yaşadıkları kaydedildi. Hastaların depresyon ve anksiyeteleri sırasıyla Beck Depresyon Envanteri ve Beck Kaygı Envanteri ile değerlendirildi. Beck Depresyon Envanteri skorları on ve üzerinde olan hastalar depresif olarak kabul edildi. 0-21 arası Beck Kaygı Envanteri skorları düşük düzeyde anksiyete, 22-35 arası skorlar orta düzeyde anksiyete, 36 ve üstü skorlar ise ciddi düzeyde anksiyete olarak yorumlandı. Hastaların beyaz küre ve trombosit sayılan, eritrosit sedimentasyon hızı ve hsCRP düzeyleri ölçüldü. Bulgular. Çalışmaya alman hastaların %80'inin Beck Depresyon Envanteri skorları depresif düzeyde idi. Bu hastaların yalnızca %11'i antidepresan ajan kullanmakta idi. Hastaların %84'ü düşük anksiyete düzeyine sahipken hiçbir hastada ciddi düzeyde anksiyete saptanmadı. Depresyonun ve anksiyetenin yaş, cinsiyet, kalp yetmezliği etyolojisi, kalp yetmezliği tam süresi, son iki yıl içinde kalp yetmezliği nedenli hastaneye yatış sayısı ve EF ile ilişkisi olmadığı gösterildi. NYHA fonksiyonel sınıfı ile Beck Depresyon Envanteri skorları arasında anlamlı bir ilişki saptanırken (p<0.01) Beck Kaygı Envanteri skorları ile arasında anlamlı bir fark saptanmadı. Depresif bulguları olan grupta trombosit sayılarının depresif olmayan gruba göre daha yüksek bulundu ( sırasıyla 253.36±77.12 ve 180.33±80.14 x 103/nL, p=0.048). Korelasyon analizlerinde Beck Depresyon Envanteri skorları ile hsCRP düzeyleri arasında anlamlı bir korelasyon olduğu saptandı (r=0.345, p=0.049). Beck Depresyon Envanteri skorlarının Beck Kaygı Envanteri skorları ile korele olduğu da bulundu (r=0.557, p<0.001). Komşuları ile daha sık görüşen hastaların depresyon skorları daha düşüktü (p<0.05). Aynı evde yaşayan kişi sayısı arttıkça hem depresyon hem de anksiyete skorlarının arttığı gözlendi (sırasıyla r=0.527, p<0.001 ve r=0.0457, 41p<0.01). NYHA sınıfı ve EF ile belirlenen hastalık şiddeti arttıkça hsCRP düzeylerinin de arttığı gözlendi. Sonuç. Konjestif kalp yetmezliği nedeni ile hastaneye yatan hastalarda depresyon sık olup yeteri kadar tedavi edilmemektedir. Depresyon ile hsCRP ve trombosit sayılan arasında ilişki mevcuttur ve artmış inflamatuar aktivite kalp yetmezliği seyrini olumsuz yönde etkileyebilir.

Özet (Çeviri)

SUMMARY Depression and Anxiety; Relationship to Inflammation in Hospitalized Patients With Congestive Heart Failure Background. There has been increasing evidence on high prevalance of depression and its relationship to poor prognosis in patients with congestive heart failure. The exact mechanisms in depression that lead to worse outcomes are unknown. Depression like heart failure itself causes neurohumoral activation, increased inflammatory activity, rhythm disturbances and hypercoagulability. The primary goal of this study is to determine the relationship between depression and inflammatory markers such as white blood cell (WBC) and platelet counts, erythrocyte sedimentation rate (ESR) and high sensitivity C-reactive protein (hsCRP) levels in patients hospitalized for congestive heart failure. The secondary goal is to determine the prevalance of depression and anxiety and the impact of clinical and psychosocial factors in this group of patients. Methods. A total of 45 hospitalized patients with New York Heart Association (NYHA) functional class H-IV and ejection fractions (EF) < %40 were given questionaires including Beck Depression and Anxiety Inventories to assess depression and anxiety levels. Variables as age, gender, education level, ethiology and duration of heart failure, hospital admissions in the past two years, compliance to therapy, EF, NYHA class, history of depression and antidepressant use, living situation and relations with the neighbours were recorded. Depression was defined as a score on the Beck Depression Inventory >10. Scores from 0 to 21 in the Beck Anxiety Inventory revealed a low level of anxiety, 22 to 35 revealed moderate anxiety and scores 36 and higher were defined as severe anxiety. Blood samples were drawn for WBC and platelet counts, ESR and hsCRP levels. Results. 80% of the patients scored as depressed. Only 11% of the depressed patients received antidepressant medication. Eighty-four percent of the patients had low levels of anxiety and none had severe anxiety. Depression and anxiety were not related to age, gender, ethiology and duration of heart failure, hospital admissions in the past two years and EF. A significant relationship was observed between NYHA class and Beck Depression Inventory scores (p<0.01) but not with Beck Anxiety Inventory scores. Platelet counts were higher in the depressed group (253.36±77.12 and 180.33±80.14 x 103/)xL respectively, p=0.048). Correlation analyses revealed significant correlations between Beck Depression Inventory scores and hsCRP levels (r=0.345, p=0.049) also between Beck Depression Inventory scores and Beck Anxiety Inventory scores (r=0.557, p<0.001). The patients who had more frequent social interactions with their neighbours scored less on the Beck Depression Inventory (p<0.05). Both depression and anxiety scores increased as the number of people per household increased (r=0.527, p<0.001 and r=0.0457, p<0.01 respectively). hsCRP levels increased as the disease severity determined by NYHA class and EF increased. Conclusions. Depression is common and undertreated in hospitalized patients with heart failure. Depression is associated with higher platelet counts and depression 43scores are correlated to hsCRP levels. This increased inflammatory activity may have a negative impact on the outcome of heart failure.

Benzer Tezler

  1. Kalp yetmezliği tanı ve tedavi için hastaneye yatırılan hastalarda tedavi öncesi ve tedavi sonrası DLCO değişimleri ile akciğer fonksiyonlarında düzelmenin tespiti

    Detection of DLCO exchanges and ımprovements in lung fuctions before and after the treatment of heart failure in patients which are hospitalized for diagnosis and treatment of heart failure

    ESİN TAŞBAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Göğüs HastalıklarıUludağ Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ESRA UZASLAN

  2. Üst gastrointestinal sistem kanamaları ve tedavi yöntemleri (322 olgunun incelenmesi)

    Başlık çevirisi yok

    LEVENT BOZATLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Genel CerrahiAnkara Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

  3. KOAH alevlenme nedeni ile hastaneye yatan hastalarda, uzun etkili ve kısa etkili bronkodilatör tedavinin etkinliğinin karşılaştırılması

    Comparison of long-acting and short-acting bronchodilators in terms of efficacy in patients hospitalized with COPD exacerbation

    BURCU SÖNMEZ EMİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Göğüs HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. UĞUR GÖNÜLLÜ

  4. Düşük ejeksiyon fraksiyonlu dekompanse kalp yetmezliği tanısı ile hospitalize edilen hastalarda sağ ventrikül fonksiyonlarının hastane içi ve taburculuk sonrası erken dönem klinik olaylar arasındaki ilişki

    The relationship between right ventricular functions and early clinical events during hospitalization and after discharge in patients hospitalized with diagnosis of low ejection fraction heart failure

    MEHDİ ONAÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    KardiyolojiAkdeniz Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. UMUTTAN DOĞAN