Geri Dön

Streptococcus pneumoniae suşları arasında penisilin, makrolid ve kinolon direncinin araştırılması

Investigation of resistance to penicillin macrolide, and fluoroquinolone in Streptococcus pneumoniae strains

  1. Tez No: 157942
  2. Yazar: AHMET KARAKAŞ
  3. Danışmanlar: DOÇ.DR. ORAL ÖNCÜL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Mikrobiyoloji, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Microbiology, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2004
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: GATA
  10. Enstitü: Haydarpaşa Eğitim Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 75

Özet

Çalışmamızda olgularımızın %91'i 4-6 yaş grubunda bulunmaktadır. Bu da taşıyıcılık riskinin daha fazla olduğu düşünülen 0-3 yaş grubunun sayısal azlığına bağlı olarak gerçekçi bir kıyaslama yapmayı engellemektedir. Ayrıca 0-3 yaş grubu çocukların çalışma süresince kreşe devamlılığının 4-6 yaş grubuna oranla daha az olması, bu yaş grubunda nazofarenks sürüntü örneklerinin alınması sırasında karşılaşılan güçlükler ya da ailesinden gerekli izinlerin alınamamış olması sayısal azlığın bir nedeni olabilir. Olgularımızın yaş dağılımının 4-6 yaşları arasında yoğunlaşması, pnömokok kolonizasyon oranlarının beklenenden daha az saptanmış olabileceğini düşündürmektedir. Çalışmamızdaki 0-3 yaş grubu olgularda kolonizasyon oranlarının daha fazla olabileceğini destekleyen önemli bir gösterge de kreşler arasındaki kolonizsyon oranlarında görülen farklılıklardır. Çalışma süresince en fazla kolonizasyon oranı Sarıköşk (%45) ve Gamze (%42) Kreşleri'nde saptanmıştır. Gamze Kreşi'nde toplam çocuk sayısının diğer kreşlere oranla daha az olmasına karşın her iki kreşte gözlenen yüksek kolonizsyon oranlarının. 0-3 yaş grubu çocukların sayısal olarak diğer kreşlere oranla daha fazla olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. Risk grubunu oluşturan 0-3 yaş grubu çocukların daha fazla bulunduğu bu kreşlerde pnömokok taşıyıcılığı çalışmamızın başladığı ilk dönemden son döneme kadar diğer kreşlerden daha yüksek oranlarda saptanmıştır. Dünyanın değişik bölgelerinde yapılan çalışmalarda kreşte bulunma süresine paralel olarak çocuk yaş grubu olgularda nazofaringeal pnömokok taşıyıcılığının artış gösterdiği bildirilmektedir (105). Bu risk, Peerboms ve arkadaşları tarafından yapılan bir çalışmada kreş yaş grubu çocuklarda, kreşte bulunmayan çocuklara oranla 1.6 kat daha yüksek olduğu gösterilmiştir (105). F.lde ettiğimiz önemli sonuçlardan biri de dönemler arasında çalışma kapsamındaki her beş kreşte de kolonizasyon oranlarında artış görülmesidir (Tablo-VIII). Kolonizasyondaki artış çocuk sayısının az olduğu Gamze Kreşi dışında kalan diğer kreşlerde anlamlı bulunmuştur (Tablo-VIII). Gamze kreşindeki kolonizasyon oranlarının anlamlı bulunmamış olması bu kreşteki çocuk sayısının az olması ile ilişkili olabilir. Kolonizasyon oranlarındaki farklılığı oluşturan bir diğer faktör de sosyoekonomik ve kültürel farklılıklardır. Gelir düzeyinin daha iyi olduğu ve çekirdek aile yaşamının sık görüldüğü Rsentepe kreşinde kolonizasyon oranları daha düşük olduğu halde, daha düşük gelir seviyesi ve kalabalık aile yaşamının olduğu bölgelerde bulunan kreşlerde daha yüksek kolonizasyon oranları saptanmıştır. S'

Özet (Çeviri)

Çalışmamız İstanbul gibi sosyockonomk ve kültürel farklılığın her çeşidini içeren ve farklı bir mozaik oluşturan Türk Toplumu nda kreş çocukları arasında kreşe devam süresi ile ilişkili olarak nazofaringeal pnömokok taşıyıcılığının her kesimde artış gösterdiğini ve bu durumun da özellikle çocuk yaş grubu olgularda potansiyel bir tehlike oluşturabileceğini ortaya koyması açısından son derece önemlidir. Pnömokok kolonizasyonu çocuk yaş grubundaki kadar fazla olmamakla beraber yetişkin yaş grunda da görülmektedir. Yetişkinlerin nazofarenks mukozasında pnömokok taşıyıcılığı %5-10 arasında değişmektedir. Bu oranlar sigara kullanımı, üst solunum yolu infeksiyonu, toplu yaşam merkezlerinde bulunma gibi faktörlerden etkilenmektedir. Hrişkin popülasyon ile yapılan çalışmalar genelde bakımevleri ile sınırlıdır. Bu populasyonlar dışında sağlıklı yetişkinlerde kolonizasyon taramasının yapıldığı israil'deki bir çalışmada kolonizasyon oranı %4 olarak bildirilmiştir (i 14). Ülkemizde huzurevinde kalan yaşlılarda yapılan çalışmalarda kolonizasyon oranı %8 olarak bulunmuştur (131). Bizim saptadığımız %9.2'lik oran, buna yakındır. Çalışmamızdaki sağlıklı yetişkin yaş grubunu asker populasyonu oluşturmaktadır. Olgularımızın askeri kışlada en az üç ay süre ile bulunmuş olma zorunluluğu, bakterinin bireyler arasında yayıiımmı hızlandırıp taşıyıcılık oranlarını artırmış olabilir. Ancak ülkemizde bu konu ile ilgili daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır. Çalışma sonuçlarımız İstanbul gibi Türkiye'nin karma yapısını yansıtan metropol özelliğindeki bir şehirde kreş çağındaki çocuk olgularımızda taşıyıchğm ve antibakteriyel direncin zaman içerisinde arttığını ortaya koymaktadır. Bu sonuçlar önceki yıllarda elde edilen veriler ışığında ülke genelinde etkili olabilecek bazı radikal değişiklikleri ve bunları uygulamaya koymanın gerekliliğine işaret etmektedir. 53SONLÇ VE ÖNERİLER 1. Askeri birlikler gibi kalabalık ortamlar olan kreşlerde bulunan çocuklarda kolonizasyon sıklığı genç erişkinlere göre yüksek bulumuştur (p

Benzer Tezler

  1. Spontan bakteriyel peritonitde etken mikroorganizmalar, üremede etkili faktörler ve antibiyotik duyarlılığı

    Spontaneous bacterial peritonitis: causative microorganisms, factors influencing the bacterial growth in ascitic fluid culture and antibiotic susceptibility

    TOLGA YAKAR

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    GastroenterolojiBaşkent Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ENDER SERİN

  2. Farklı habitatlardan izole edilen aktinomiset genomlarında yeni ilaç adaylarının taranması

    Mining of actinomycete genomes for the discovery of new natural products

    SÜLEYMAN ÖZAKIN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    BiyolojiDicle Üniversitesi

    Biyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EBRU İNCE

  3. Laktik asit bakterileri ile ağır metal (Fe(II), Zn(II)) giderimi

    Heavy metal (Fe(II), Zn(II)) removal with lactic acid

    GİZEM GÜNEY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Çevre MühendisliğiSüleyman Demirel Üniversitesi

    Çevre Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. AYTÜL SOFU

  4. Mikrobiyal hyaluronik asit üretimi ve saflaştırılması

    Microbial production and purification of hyaluronic acid

    DİDEM MİMİROĞLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    BiyoteknolojiAnkara Üniversitesi

    Temel Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURAY YAZIHAN

  5. Çocuk nefroloji polikliniğinde hematüri nedeni ile tetkik edilen olguların uzun dönem izlem sonuçlarının retrospektif olarak değerlendirilmesi

    Long term analysis of cases diagnosed with hematuria in the pediatric clinic: A retrospective analysis

    HARİKA DİKDUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET ATİLLA TÜRKMEN