Erişkin ve çocukluk çağı astrositomlarında anjiogenezin prognostik önemi (70 olgu)
Prognostic significance of angiogenesis in astrocytomas
- Tez No: 163569
- Danışmanlar: PROF.DR. ŞEREFETTİN CANDA
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Patoloji, Pathology
- Anahtar Kelimeler: Anjiogenez, astrositom, mikrodamar sayısı, prognostik faktör. III, Angiogenesis, astrocytoma, grade, microvessel count, prognostic factors. IV
- Yıl: 2005
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Patoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Anjiogenezisin bir ölçütü olan tümör içi mikrodamar dansitesinin, birçok epitelyal kanser türünde artmış metastaz riski ile korelasyon gösteren prognostik bir belirleyici olduğu gösterilmiştir. Astrositik beyin tümörleri, özellikle malign astrositomalar güçlü anjiogenik aktiviteye sahip, oldukça vasküler tümörlerdir. Buna rağmen astrositomalarda mikrodamar sayısının prognostik önemi bilinmemektedir. Astrositom tanısı almış 45 erişkin, 25 çocuk hastaya ait formalinde fikse edilerek parafine gömülmüş tümör dokulanndan kesitler alınarak, mikrodamarlan daha iyi sayabilmek için CD 31 ile immunhistokimyasal boyama yapıldı. Mikrodamarlar 200x ve 400x büyütmede hastalarm klinik gidişlerine kör kalınarak sayıldı. Mikrodamar sayışırım prognostik önemi sağ kalım yanısıra, kanıtlanmış prognostik belirleyicilerler olan hasta yaşı ve histolojik derece ile istatistiksel olarak değerlendirildi. Erişkinlerde artmış mikrodamar sayısı, postoperatif sağ kalımı etkileyen anlamlı bir faktör olarak bulundu (p=0,0003). Mikrodamar sayısı 20x objektifte 70 ve 70'den fazla olan hastalarda, sağ kalım diğerlerine göre anlamlı derecede azalmıştı (p=0,002). Ayrıca erişkinlerde mikrodamar sayışırım istatistiksel olarak bağımsız bir prognostik belirleyici olduğu bulundu. Buna karşın çocukluk çağı astrositomlannda mikrodamar sayısının prognostik bir önemi olmadığı görüldü. Bu bulgular erişkinlerdeki astroglial beyin tümörlerinde hastaların postoperatif sağ kalımı üzerine prognostik bir belirleyici olan mikrodamar sayısının önemini desteklemektedir. Bununla birlikte bu sonuç çocukluk çağı astrositomlan için geçersiz görünmektedir.
Özet (Çeviri)
SUMMARY Prognostic significance of angiogenesis in astrocytomas Microvessel density in tumors, a measure of angiogenesis, has been shown to be a prognostic indicator that correlates with an increased risk of metastasis in various epithelial cancers. Astrocytic brain tumors, particularly malignant astrocytomas, are recognized to be highly vascular tumors with potent angiogenic activity. However, the prognostic significance of microvessel count in these tumors is not known. Sections from formalin fixed paraffin embedded tumor tissues of 45 adult and 25 pediatric patients with astrocytic brain tumors were immunostained with CD 3 1 in order to highlight microvessel endothelial cells. Microvessels were counted at 200x and 400x magnification as previously described without knowledge of clinical outcome. The prognostic significance of microvessel count was also corralated with established prognostic indicators, including patient age and histologic grade as well as survival using statistical methods. Statistical analysis revealed that histologic grade was an indicator of prognosis in astrocytoma. Microvessel count correlated significantly with postoperative survival in adults (P = 0.0003). Likewise, patients with microvessel counts of equal to or greater than 70 had significantly shorter survival than others (p=0,002). Microvessel count was further shown to be an independent prognostic indicator by multivariate analyses. In contrast, microvessel count did not correlate with survival in childhood astrocytoma. These findings support the importance of microvessel count as a prognostic indicator of postoperative survival of patients with astroglial brain tumors in adults. However this conclusion appeers to be invalid in childhood astrocytomas.
Benzer Tezler
- Erişkin obsesif kompulsif bozukluk olgularında çocukluk çağı dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, tik ve ayrılık kaygısı bozukluğu eş tanılarının değerlendirilmesi
Evaluation of childhood attention deficit-hyperactivity disorder, tic disorder and seperation anxiety disorder comorbidities in adult patients with obsessive compulsive disorder
FAHRİ ÇELEBİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2014
Psikiyatriİstanbul ÜniversitesiÇocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BEHİYE ALYANAK
- Çocukluk çağı ve erişkin intermediate üveitlerinin karşılaştırılması
Comparison of childhood and adult intermediate uveitis
FUAT KARAKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
Göz Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiGöz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İLKNUR TUĞAL TUTKUN
- İzmir'de çocukluk çağı özel aşıları ile erişkin aşıların önerilmesi ve tükenmişlik: Aile hekimleri üzerine bir inceleme
Recommendation of childhood optional vaccines and adult vaccines and burnout in İzmir: A study on family physicians
SİNEM KÖSE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2026
Aile Hekimliğiİzmir Demokrasi ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ÖZGE TUNCER
- Erişkin bağlanma biçimi ve çocukluk çağı travması ile psikolojik dayanıklılık arasındaki ilişkinin incelenmesi
Investigation of the relationship between psychological endurance and adult binding and childhood trauma
RABİA DONAT
Yüksek Lisans
Türkçe
2018
PsikolojiÜsküdar ÜniversitesiKlinik Psikoloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ EMEL SARI GÖKTEN
- Erişkin dikkat eksikliği / hiperaktivite bozukluğunda duygu düzenleme güçlükleri ve çocukluk çağı travmaları ilişkisinin araştırılması
Investigation of the relationship of emotion regulation difficulties and childhood trauma in adult attention deficit / hyperactivity disorder
FATMA GÖZDE AVCI BÜYÜKDOĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
PsikiyatriSağlık Bilimleri ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MELİKE NEBİOĞLU YILDIZ
DR. SENCAN SERTÇELİK