Geri Dön

Kuvarsın neden olabileceği genotoksisitenin in vitro ve moleküler epidemiyolojik yöntemlerle araştırılması

Quartz mediated genotoxicity investigated by in vitro and molecular epidemiology endpoints

  1. Tez No: 171833
  2. Yazar: GONCA ÇAKMAK DEMİRCİGİL
  3. Danışmanlar: PROF.DR. PAUL BORM, PROF.DR. SEMA BURGAZ
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Eczacılık ve Farmakoloji, Pharmacy and Pharmacology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2006
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Gazi Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Farmasötik Toksikoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

120 VII.ÖZET Kristalin silika, 1997'de İARC tarafından insan karsinojenieri arasına alınmıştır. Kristalin silikanm biyolojik aktivitesi, maruziyetinin gözlendiği farklı endüstrilerde değişkenlik göstermektedir. Değişkenlik, özellikle partikül yüzeyinin fizikokimyasal özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Çalışmamızda, kristalin silika kaynaklı in vivo, in vitro ve insan genotoksisitesi, karsinojenezde ara basamak olduğu varsayılarak araştırılmıştır. In vitro genotoksisite, ticari kuvarsların ve DQ 12 ile AL ya da PVNO kaplanmış DQ 12'nin in vitro genotoksisitesi, akciğer epitel ve makrofaj hücre dizileri kullanılarak, çeşitli konsantrasyonlarda Comet Yöntemi ile karşılaştırılmıştır. In vitro kuvars genotoksisitesinin yüzey kaplanmasıyla azaldığı (p<0.05) saptanmıştır. Ticari kuvarslar arasında ise genotoksisite açısından belirgin değişiklikler bulunmamıştır. In vitro genotoksisitenin, sitotoksisiteden tam anlamıyla bağımsız olmadığı özellikle TM yöntemine göre söylenebilmektedir. Tek bir doz (2mg/sıçan) kullanılarak, 4 ayrı zaman noktasında (3, 7, 28, 90 gün) DQ 12 ile AL ya da PVNO kaplı DQ 12'nin in vivo akut ve subkronik genotoksisitesi karşılaştırılmıştır. Her bir zaman noktasında alveolar makrofajlar ve epitel hücrelerde oluşan hasarın, yüzey kaplama yaklaşımı ile azaldığı bulunmuştur, istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar alveolar makrofajlarda daha fazla göze çarpmaktadır (p<0.05). Kanserin ortaya çıktığı doku epitellerdir ve AL-DQ12 uygulamasında epitellerle alveolar makrofajlar çalışmamızda farklı yanıtlar vermiştir. Bu yüzden makrofajlardan elde edilen sonuçlar yorumlanırken dikkatli olunmalıdır. Madencilik, kırma, öğütme, kumlama, inşaat gibi mesleklerde kristalin silika maruziyeti özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde önemli boyuttadır. Çalışmamızda, işçilerde kristalin silika genotoksjsitesini periferal lenfositlerde ve burun epitel hücrelerinde MÇ Yöntemi ile araştırdığımızda, kontrol grubuna göre istatistiksel olarak önemli düzeyde hasar saptanmıştır (p<0.000). Aynı zamanda işyerlerinde ölçülen solunabilir toz ve kristalin silika miktarları da çeşitli işyerlerinde Türkiye standartlarının (0.25mg/m3) 1,2-10 kat üstünde bulunmuştur. İşçilerin akciğer filmlerinin değerlendirmesi sonucu grubun %30'una silikozis tanısı konulmuştur. MÇ ve Comet Yöntemleri ile kristalin silikanın genotoksisitesini in vivo, in vitro, insan biyogösterge çalışmalarında saptamak mümkündür. Anahtar sözcükler; kristalin silika, in vitro genotoksisite, in vivo genotoksisite

Özet (Çeviri)

121 VIII.SUMMARY In 1997 IARC classified crystalline silica as human carcinogen. Biological activity of crystalline silica has been found to be variable among different industries where exposure occured. Variability arise from particularly physicochemical properties of the surface. In our study crystalline silica generated in vivo, in vitro and human genotoxicity have been investigated assuming as intermediate step in carcinogenesis. In vitro genotoxicity of commercial quartzes, and DQ 12 vs. AL or PVNO coated DQ12 have been compared using lung epithelial and macrophage cell lines, in different concentrations by Comet Assay. It has been determined that, by surface coating, the in vitro genotoxicity of quartz has been decreased whereas among commercial quartzes it has not found marked variability for genotoxicity. It could be said that, in vitro genotoxicity was not completely independent from cytotoxicity, especially according to TB Assay. Using one concentration (2mg/rat) at 4 different time points (3, 7, 28, 90 days), in vivo acute and subchronic genotoxicity (MN Assay) of DQ 12 vs. AL or PVNO coated DQ 12 have been compared. At each time point, the hazard has been found to decrease in alveolar macrophages and epithelial cells by coating approaches. Statistically significant results were more striking for alveolar macrophages (p<0.05). The epithelial cells are the tissues for cancer outcome and AL-DQ12 treatment gave different results for lung epithelial cells and macrophages. Therefore, we should be cautious about interpreting the data from macrophages. Mining, crushing, grinding, sandblasting, construction are the occupations in which the exposure to crystalline silica is in crucial levels especially for developing countries such Turkey. When we investigated the genotoxicity (MN Assay) in peripheral blood lymphocytes and nasal epithelial cells of dust workers, we have found statistically increased genotoxicity vs control group (p<0.000). At the same time, respirable dust and crystalline silica levels were found to be higher than the limit values for Turkey (0.25mg/m3) in a range of 1,2-10 times in the workplaces. 30% of the workers diagnosed to have silicosis after chest X-ray film evaluations. By MN and Comet assays it is possible to evaluate the crystalline silica genotoxicity in in vivo, in vitro, and human biomarker studies. Key words; crystalline silica, in vitro genotoxicity, in vivo genotoxicity

Benzer Tezler

  1. Effect of soft fine particles on the kinetics and energetics of grinding hard coarse particles

    Yumuşak ince tanelerin sert iri tanelerin öğütme kinetiği ve enerjetiği üzerindeki etkisi

    SELİM YILMAZ

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2016

    Maden Mühendisliği ve MadencilikOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Maden Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ÇETİN HOŞTEN

  2. Türkiye Taşkömürü Turumu ocaklarında solunabilir toz içindeki kül ve kuvars miktarlarının sistematik olarak ölçülmesi ve istatistiksel değerlendirilmesi

    Systematic measurement and statistical evaluation of ash and quartz amounts in respirable dust in the mines of Turkish Hardcoal Enterprise

    İLKNUR EROL

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    Maden Mühendisliği ve MadencilikZonguldak Karaelmas Üniversitesi

    Maden Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. VEDAT DİDARİ

  3. Babadağ fay zonunun doğu ucundaki Başkarcı-Cankurtaran (Denizli) segmentinin yapısal ve paleosismolojik özellikleri

    Structural and paleoseismological features of the Başkarci-Cankurtaran (Denizli) segment at the eastern end of Babadağ fault zone

    ÖZKAN AKSOY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Jeoloji MühendisliğiPamukkale Üniversitesi

    Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ALİ KAYA

  4. Eclogite induced deformation of the siberian craton

    Sibirya kratonunun eklojit varlığında deformasyonu

    AÇELYA BALLI

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2019

    Jeoloji Mühendisliğiİstanbul Teknik Üniversitesi

    Katı Yer Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. OĞUZ HAKAN GÖĞÜŞ

  5. Türkiye'de çıkartılan dumanlı kuvars, mavi kalsedon ve agat'ın optik ve elektrik özelliklerinin incelenmesi

    Optical and electrical properties investigations of smoky quartz, blue chalcedony and agate from Turkey

    LEVENT PARALI

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Fizik ve Fizik MühendisliğiCelal Bayar Üniversitesi

    Fizik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURDOĞAN CAN