Geri Dön

Yurt dışındaki Türk işçileri ve akıl hastalıkları (transkültürel-sosyal-psikiyatrik araştırma)

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 173794
  2. Yazar: NİYAZİ UYGUR
  3. Danışmanlar: DR. FARUK BAYÜLKEM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 1974
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Has. Eğt. ve Arş. Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 76

Özet

ÖZET Ara ştırmamız yurtdışında çalışan yurttaşlarımız içinden psikoza girerek tedavi amacı ile hastanemize yatmış 105 hastayı kapsamaktadır. Ka- litatif ve kantitatif bulgularımız bu 105 kişilik hasta gurubu ile ilgili dir. Bu bulguları ters çevrilerek yurt dışında çalışan Bir milyona aşkın yurttaşımızın akıl sağlığı ile ilgili genelleştirmelere yönelmek düşünü lemez bizim amacımız bu 105 hastanın psikozlarının biçim ve içeriklerini etkileyen sosyo-ekonomik ve kültürel koşulların önem ve etkileme derecele rini gözden geçirmektir. Yurtdışında çalışan işçilerin ruh sağlıkları hakkında genel görüşler ortaya koyabilmek için hem yurdumuzdaki hemde gittikleri yabancı ülkelerde ki psikiyatri hastaneleri ve kliniklerinin koordine biçimde çalışmaları ve bunun yanında daha geniş alan taramaları gerekir. Örneklerimizden elde ettiğimiz veriler, klinik bulgular ve ulaştı ğımız sonuçları şu şekilde özetliyebiliriz : Hastalarımızın büyük bir çoğunluğu sosyo-ekonomik ve kültürel teme lini geleneksel, tutucu, kapalı, tarımsal Türk toplum kesimi oluşturmuştur. Ve gene büyük bir çoğunluğu yurtdışında çalışmak amaciyle göç girişiminde bulunmadan önce bir iç göç olayı yaşamışlardır. Bu yatay mobilitenin sebep leri değişen yaşam koşulları, nüfus artışı ve endüstriel yaşamın çekicili ği gibi genel sebepler içindedir. Bu sosyo-kültürel temele sahip kişilerin çalışmak amaciyle giriştikleri uzak göç büyük umutlarla yüklü son başarı şansı kabul edilmelidir. İçinden çıktıkları toplumun genel kişilik özellik leri değer yargıları, t ut um ve davranışları aslında böyle bir girişimi bü yük ölçüde sınırlandırır. Ve bu kişiler böyle bir uzak göç olayına herşey- den evvel psikolojik anlamda hazırlıklı değildirler. 9/10 erkek, 1/10 kadın olan hastalarımızın hemen tümün 20-*f0 yaş ara- - 65 -sı orta kuşaktandır. 96 hasta bekâr, boşanmış veya evli-bekar olarak yurtdı şına gitmiştir. Hastalarımızdan % 79 'u ilk okul ve daha düşük öğrenim ba samaklarından geçmiştir. Yurtdışına çıkarken % 90,5 'i gittikleri ülkenin dili hakkında hiç bir bilgiye sahip olmadıkları gibi % 51 dönüşlerinde de öğrenememişlerdir, öğrenim ve dil güçlüğü çok belirgindir. Hastalarımızdan % 67,6 'sı daha evvelki meslekleri ile hiç ilgili olmayan iş kullarında çalışmışlar, böylece bir sosyal statü ve prestij kaybına uğramışlardır. Hastalardan ancak % 17 'sinin yurtdışına çıkmadan evvel dinsel inanç ve tu tumları düzenli bir asırlık göstermektedir. Gittikleri ülkelerde bu oran % 2, 8 ' e düşmüştür. Hastalarımız oldukça farklı düzeylerde bulunan iki toplum içinde yaşadıklarından sosyo - kültürel değişimleri hızlı o nispettede güç olmuş tur. Bu değişim sonucu ortaya çıkan akkültürasyon sürecinde coğrafi ve et nik özelliklerin rolü çok azdır. Akkültürasyonu etkileyen faktörler daha çok sosyo-kültürel ve ekonomik kuşullar yanında girilen yeni toplumun göç- mğn"işçiyi kabul biçimidir. Akkültiürasyon normal yahut patolojik koşullar içinde de olsa reğresyon sonucu psikiyatrik sorunlar getirmektedir..Göçün birinci yılında ortaya çıkan psikozlarda psikiyatrik antese dan ve premorbifl kişilik özellikleri psikopatolojide daha önemli rol oyna maktadır. İlk yıl içinde psikoza giren hastalarımızın sayısı 25 'tir. Birin ci yıldan sonra ortaya çıkan psikozlarda ise göçün getirdiği stressler da ha önemli rol oynamaktadırlar. Hastalarımızdan göç öncesi psikiyatrik ante s edanı olanlar #11,^ 'tür. Hastalarımızdan % V3,8 'i 3. veya daha çok kez hastanede yatarak tedavi olma zorunluluğu ile karşı karşıya kalmışlardır. Geri kalanların Bundan sonraki yaşamları içersinde böyle bir sürekli tedaviye muhtaç olup olmıyacakları hakkında şimdiden bir şey söylenemezse de prognoz 'un pek yüzgüldürücü olmadığı açıkça ortadadır. - 66 -Hastaların gösterdikleri psikoz tabloları semptomatoloji yönünden oldukça renklidir. % 83,8 'inde sanrı, % 51,^ 'ünde varsam, ye % 53»3'ünde Depressif elementler bulunduğu saptanmıştır. Sanrıların % 82,9 'u perseküsyon, % 56,8 ' i Hipokondriyak, % 26,1. i kıskançlık biçimindedir. % 50 hezayanlı hastanın yorumlama ve kendine alınma şeklinde perseküsyon hezeyanları göstermesi bu perseküsyon ların sistematize olduklarını ortaya koymaktadır. Perseküsyon hezeyanları ve saldırganlık hedeflerin hastalara yakınlıkları oranında yoğunluk kazan mıştır. Self-reference ve interpretation tabloların paranoid biçimini dekteklediği ve bu tablolarda patolojik kıskançlık düşüncelerinin de yer aldığı görülmüştür. Hipokondriyak hezeyanlar ve psiko somatik şikayetler ise tabloların Depressif biçimini oluşturmaktadır. Depressif tablolarda bile perseküsyon hezeyanlarının yönü Hetero Akküzasyon şeklindedir. Bu du rum saldırganlığının başlıca sebebi olmuştur. Cinsel kıskançlık ve saldır ganlığın bu ölçüde çok olmasını akkültürasyon sürecinin başlangıcında or taya çıkan zorunlu regresyonun önemli rolü olduğu kanısına varılmıştır. Gene bu durumdan girilen yeni ortamlardaki kişilerin düştükleri derin ve yaygın aşağılık duygularını da sorumlu tutmaktayız. Zira hastalarımızdan 40 'ı suç işleyerek hastanemize gelmişlerdir. Hastalarımızın işledikleri suçlarla girdikleri psikozların ortaya çıkışları belirgin bir parellik göstermektedir. Hastalarımızdan yurt dışına çıkmadan önce toksik madde kullananlar rın sayısı Ik ken yurtdışında 30 bulmuştur. Evli hastaların 1/3 nün karı- koca ilişkileri ve aile yaşamları yurtdışına çıktıktan sonra boşanma ve KBiminel saldırı gibi nedenlerle bozulmuştur. - 67 -Yurtdışında psikoza girerek Türkiye'ye dönen yurttaşlarımızın sayıları ne olursa olsun çok yönlü bir psikiyatrik sorum yanında önemli sosyal sorunlarda ortaya çıkardıklarını bu araştırmamız sırasında saptan mış bulunuyoruz. Yurtdışına işçi gönderilmesi bir Hükümet poltikası olarak gerçek leşmiş olaydır. Konunun idari, ekonomik poltik ve diğer sosyal yönleri bizim dışımızda kalmaktadır. Konunun tıbbı yönüne gelince : Gerek yurt dışına çıkanlar için kaçınılmaz psikiyatrik sorumlar olması gerekse, bu yurttaşların memleketlerinde bıraktıkları aile birey leri için psikiyatrik problemler ortaya çıkması herşeyden evvel bu göçün durması gerektiği görüşünü benimsememize neden olmaktadır. Bu memleketi mizin içinde bulunduğu koşularla olanaksız olduğuna göre yalnız bu yurt taşların sorunları ile uğraşan bir psikiyatrik örgütlenme gerekmektedir. Yurttaşlarımızın daha yurt dışına çıkmadan önce daha sıkı tutul muş bir psikiyatrik kontrolden geçmeleri, psikometrik gözlemlere tabi tutulmaları akle gelen ilk çözüm yoludur. Ancak bu da işlerin eğitim düzey leri sosyo-kültürel özellikleri nedeniyle yeterli sayılmamalı daha yurt dışına gitmeden önce karşılaşacakları sorunlar ve güçlükler hakkında ay dınlatılmaları gerekmektedir. Aynı psikiyatrik örgütlerin kolları gittik leri ülkelere de uzanmalıdır. Ayrıca gidişleri sırasında aile bütünlükle rinin korunmasına dikkat etmek dil sorunlarını çözümlemek boş zamanlarını sosyo - kültürel düzeylerine uygun biçimde değerlendirebilmeleri için girişimlerde bulunmak ve kendilerini bu yönde aydınlatmak faydalı sonuçlar sağlıyacaktır. Bütün bunlardan sonra en olumlu girişimin nüfus plânlaması oldu ğunu öne süren A. Smith 'in görüşüne katılmyor,ve yurdumuz gerçeklerine uy gun bir nüfus planlamasının en başta gelen koşul olduğuna inanıyoruz. 68 -

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Küresel hareketlilik etkisinde Türkiye'de sağlık çevirmenliği uygulamaları: Çevirmen görüşlerine dayalı bir çalışma

    Applications of healthcare interpreting in Turkey under the impact of global mobility: A study based on the opinions of interpreters

    TÜRKAN ÖZTÜRK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Mütercim-TercümanlıkSakarya Üniversitesi

    Çeviribilim Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HÜSEYİN ERSOY

  2. İkiz açıklar ve Feldstein - Horioka Hipotezi: OECD ülkeleri üzerine bir uygulama

    Twin deficits and the Feldstein - Horioka Hypothesis: An application on OECD countries

    ÖZGÜR KOÇBULUT

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    EkonomiErciyes Üniversitesi

    İktisat Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HALİL ALTINTAŞ

  3. Osmanlı Devleti'nde mesleki ve teknik okullar: 1876 – 1908

    Vocational and technical schools in Ottoman State: 1876 – 1908

    YAŞAR ARSLANYÜREK

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Eğitim ve ÖğretimKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Tarih Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET EYİCİL

  4. Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde orta seviye (B1 - B2 Düzeyi) hedef sözcük belirleme çalışması

    Determining the word study objectives in intermediate level (B1 - B2 Level) in teaching Turkish as a foreign language

    BAYRAM BOZKURT

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    DilbilimMarmara Üniversitesi

    Türkçe Eğitimi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MEHMET ALİ EROĞLU

  5. 2-8 yaş grubu dil gelişimi normal olan çocuklarda Artikülasyon Tarama Ölçeği'nin normalizasyonu

    Normalization articulation screening scale in 2-8 age group children with normal language development

    MERYEM MUTLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Kulak Burun ve BoğazBaşkent Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EROL BELGİN