Geri Dön

Çocuklarda alt üriner sistem semptomlarının değerlendirilmesinde işeme bozukluğu semptom skoru ile işeme günlüğünün karşılaştırılması

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 194135
  2. Yazar: NECMİ BAYRAKTAR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SERDAR TEKGÜL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Üroloji, Urology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2006
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZETİşeme bozukluğu çocukluk çağında sık görülen kimi zaman ciddi sorunlarayolaçabilen ve aynı zamanda hayat kalitesini olumsuz etkileyen bir hastalıktır. Buçalışmada işeme bozukluğunun tanı ve tedavisi sürecinde kullanılan işemebozuklukları semptom skoru ile işeme günlüğünü karşılaştırmalı olarak, diğeryardımcı tanı araçlarını ve tedavi sonuçlarını etkileyen faktörleri değerlendirdik.Öncelikli olarak işeme bozuklukları semptom skorunun işeme günlüğü yerinekullanılıp kullanılmayacağı sorusunu cevaplamaya çalıştık.Hacettepe Üniversitesi Üroloji Anabilim Dalı'nda Aralık 2005 ile Eylül 2006tarihleri arasında ortalama yaşları 6.9±1.8, 31 kız ve 9 erkek çocuğu olmak üzeretoplam 40 hasta çalışmaya alınmıştır. Çalışmaya alınan hastalar ilk başvuru ve izlemsüresince aynı hekimler tarafından değerlendirilmiştir. Tüm hastalara kişiselözelliklerini ve aile yapısını irdeleyen anket formu doldurulmuştur. İlk başvuru veizlemde hastalardan İT, İK, üroflovmetri, PMR, YDKG, İBSS ve işeme günlüğüistenmiştir. Üroterapi ve antikolinerjiklerden oluşan standart bir tedavi protokolusonrası tüm olgular bir yukarıda belirtilen yöntemleri kullanarak tekrardeğerlendirmeye alınmış ve kullanılan değerlendirme yöntemlerinin etkinliklerikarşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir.Aile yapısı, tuvalet eğitimi, kardeş sayısı, gebelik, bebeklik dönemi gibiparametreler tanı ve tedavi sürecine etkinliği açısından istatiksel olarak anlamlıbulunmamıştır. İşeme bozukluğu İYE, VUR ve inkontinans birlikteliği literatürleuyumlu olduğu görüldü. Üroflovmetri akım eğrileri ile hastalık tipi ve tedavisonuçlarına anlamlı etki saptanamamıştır. (p<0.05) İBSS ve işeme günlüğü arasındadiğerinin yerine kullanılabilirliğini değerlendirebilen uygunluk testlerinde beklenenuyum saptanamamakla birlikte gündüz kaçırmaları arasında iyi dereceli, gündüzixkaçırma şiddetleri arasında orta dereceli, gece kaçırmaları arasında kötü dereceli,gece kaçırma şiddetleri arasında orta dereceli ve gündüz sıklıkları arasında iyidereceli bir uyum istatistiksel olarak gösterilmiştir.İşeme bozukluğu olan hastalarda kız erkek oranı 3:1'dir. Aile yapısı, kardeşsayısı, tuvalet eğitimi alınan yaş, gebelik ve bebeklik dönemi, okul başarısı ve kişiliközellikleri tanıda belirleyici ve tedavi sonuçlarına etkili değildir.İşeme bozukluğu olan hastalarda vezikoüreteral reflü %17.5, İYE öyküsü%80 (geçmişte var olan %35, başvuru sırasında %45) tedavi sonrasında aktif İYE%12.5, gece ve/veya gündüz inkontinansı %85, konstipasyon % 30 oranındagörülmektedir.İBSS tedavi yanıtını predikte edebilen tek faktördür. Başlangıç İBSS skoru iletedavi sonuçları arasında negatif bir korelasyon vardır. İBBS tedavi öncesi toplamskorunda, tedavi sonrası ortalama %38 oranında düşme vardır.İBSS ve işeme günlüğü arasındaki uyumsuzluk ve birbirlerine olanüstünlükleri nedeniyle bu gün için her ikisinin birlikte kullanımı tanı ve izlemsürecinde aditif etki sağlamaktadır.x

Özet (Çeviri)

SUMMARYVoiding dysfunction is common at the early stages of chilhood and can causeserious problems. At the same time, it can affect quality of life. In this study, wehave made comparative evaluation of VDSS and voiding diary, the otherinvestigation tools and the factors that affected the treatment results during diagnosisand observation of voiding dysfunction. Our main was to see if VDSS questionnairecould substitute voiding diary.At Hacettepe University department of Urology, between December 2005and September 2006 average age 6.9±1.8, 31 female and 9 male children; in total 40patients, were taken under evaluation for lower tract symptoms. All patients wereobserved by the same doctors at their initial application and throughout observationstages. All patients have filled in a questionnaire about their self characteristics andtheir family structure. During the initial application and throughout observation, allpatients were asked to provide the following: UA, UC, uroflowmetry, PVR, KUB,VDSS and voiding diary. After standart therapy protocol including Uroterapy andanticholinergics, all cases were evaluated again for the reliability of investigationtools.Such parametres e.g. family structure, toilet education, number of brothersand sisters, pregnancy, infancy were found statistically insignificant parametres dueto their impact on diagnosis and treatment. Voiding dysfunction together withUTI(%32.5), VUR(%17.5) and incontinance (%85) were seen consistent withliterature. Uroflowmetry flow curve, type of illness and treatment results wereinsignificant. Test results have shown that (p<0.05) Despite poor compatilibility ofVDSS and voiding diary there was good correlation between two evaluation methodsfor daytime incontinence frequency,moderate correlation for incontinence severityand number of daily voidings.xiiVDSS and voiding diary are incompatible and therfore cannot substitute eachother as anticipated.The ratio of girls and boys is 3:1 in patients who have voiding dysfunction.Family structure, number of brothers and sisters, toilet education, pregnancy andinfancy period, school success and personality are not the characteristics of diagnosisand effective for the treatment results.The patients with voiding dysfunction have 17.5% VUR, 80% UTI history(35% existing in the past, 45% at the same time as application), after the therapy12.5% symptomatic UTI, 85% days and/or night incontinence and 30% constipationhas occured.VDSS is the only factor that can predict the therapy responses. There is anegative correlation between the initial VDSS score and treatment results. After thetreatment VDSS total score has fallen down at an average of 38%.Due to the poor incompatibility of VDSS and voiding diary, and their spesificbenefits on each other; when used together in diagnosis and observation theyprovide additional impact.xiii

Benzer Tezler

  1. 2019-2025 yılları arasında invaziv ürodinami yapılan hastaların retrospektif değerlendirilmesi: Tek merkez deneyimi

    Retrospective evaluation of patients who underwent invasive urodynamics between 2019-2025: A single-center experience

    BERİL KÖKSOY KÖSE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ORHAN DENİZ KARA

  2. Ürodinamide mesane disfonksiyon bulguları saptanan vezikoüreteral reflüsü olan hastaların değerlendirilmesi

    Evaluation of patients with urodynamic fi?ndi?ngs of bladder dysfunction with vesicouroral reflux

    EMRAH BULUT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Çocuk CerrahisiDokuz Eylül Üniversitesi

    Çocuk Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA OLGUNER

  3. Alt üriner sistem disfonksiyonu olan çocuklarda, genel eklem hipermobilitesi ile pelvik taban kas aktivitesi, üroflovmetri parametreleri, alt üriner sistem semptomları ve semptomların şiddeti arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Investigation of the relationship between generali̇zed joint hypermobility and pelvic floor muscle activity, uroflowmetry parameters, lower urinary tract symptoms and severity of symptoms in children with lower urinary tract dysfunction

    ASLI ÖZTÜRK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Fizyoterapi ve RehabilitasyonAtılım Üniversitesi

    Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İRFAN SERDAR ARDA

  4. İlkokul çağı erkek çocuklarında inmemiş testis anomalisi ve insidansı

    The anomaly and incidence of cryptorchidism in primary school boys

    SERDAR SEZGİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    ÜrolojiGazi Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı