Geri Dön

2019-2025 yılları arasında invaziv ürodinami yapılan hastaların retrospektif değerlendirilmesi: Tek merkez deneyimi

Retrospective evaluation of patients who underwent invasive urodynamics between 2019-2025: A single-center experience

  1. Tez No: 1014920
  2. Yazar: BERİL KÖKSOY KÖSE
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ORHAN DENİZ KARA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Alt üriner sistem disfonksiyonu, invaziv ürodinami, sistometri, nörojen mesane, non nörojen mesane, çocuk, Child, cystometry, lower urinary tract dysfunction, neurogenic bladder, non-neurogenic bladder, urodynamics
  7. Yıl: 2026
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Çocuk Nefrolojisi Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Amaç: Çocukluk çağında alt üriner sistem disfonksiyonları, heterojen klinik bulgular göstermesi ve yaşa bağlı fizyolojik değişkenlik nedeniyle tanısal açıdan güçlük oluşturan önemli bir hasta grubunu oluşturmaktadır. Bu çalışmada, invaziv ürodinami (sistometri) uygulanan çocuk hastaların demografik özelliklerinin, başvuru öykülerinin, klinik tanılarının ve ürodinamik bulgularının retrospektif olarak değerlendirilmesi; nörojen ve non nörojen mesane gruplarında yaş, cinsiyet, klinik tanı, başvuru semptomları ve ürodinamik parametreler arasındaki ilişkilerin ortaya konulması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, tek merkezli, tanımlayıcı ve analitik nitelikte retrospektif bir çalışma olarak planlandı. Sağlık Bilimleri Üniversitesi İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Nefroloji Kliniği Ürodinami Ünitesi'nde Ocak 2019- Aralık 2025 tarihleri arasında invaziv ürodinami yapılan 0-18 yaş arası çocuk hastaların verileri incelendi. Dahil edilme ve dışlama kriterleri doğrultusunda toplam 416 hasta çalışmaya alındı. Hastalar etiyolojik özelliklerine göre nörojen mesane (n=224) ve non nörojen mesane (n=192) olarak iki ana grupta değerlendirildi. Demografik veriler, başvuru öyküleri, klinik tanılar ve ürodinamik parametreler hasta dosyaları ve elektronik kayıt sistemlerinden elde edildi. İstatistiksel analiz IBM SPSS Statistics 27 programı kullanılarak yapıldı; kategorik değişkenler sayı ve yüzde, sürekli değişkenler medyan (en küçük–en büyük) olarak sunuldu. Gruplar arası karşılaştırmalarda Ki-kare, Fisher kesin test ve Kruskal Wallis H testi kullanıldı; p<0,05 anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 416 hastanın 242'si (%58,2) kız, 174'ü (%41,8) erkekti. Hastaların 224'ü (%53,8) nörojen mesane, 192'si (%46,2) non nörojen mesane tanılıydı. Nörojen mesane grubunda en sık etiyolojik neden meningomiyelosel, en sık ürodinami yorumu ise hiperrefleksif nörojen mesane olarak saptandı. Bu grupta yaşla birlikte ölçülen mesane kapasitesi, rezidü idrar miktarı ve kompliyansın arttığı; hiperrefleksif nörojen mesanede yüksek basınç paternlerinin ön planda olduğu görüldü. Non nörojen mesane grubunda ise hastaların çoğunluğunu okul çağı çocukları oluşturmakta olup kız cinsiyet baskındı. Bu grupta en sık ürodinami yorumu aşırı aktif mesane olarak saptandı. Beklenen ve ölçülen mesane kapasitesi x yaşla birlikte anlamlı olarak artarken, rezidü idrar miktarı özellikle ileri yaş grubunda daha yüksek bulundu. Klinik tanılar açısından değerlendirildiğinde non nörojen grupta en sık klinik tanının işeme bozukluğu olduğu; buna karşılık vezikoüreteral reflü ve tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu sıklığının yaşla birlikte azalma eğilimi gösterdiği görüldü. Başvuru semptomları arasında en sık yakınma idrar kaçırma olup, bu semptom özellikle aşırı aktif mesane tanılı hastalarda ön plandaydı. Ayrıca, semptomatik hastaların bir bölümünde ürodinami bulgularının normal sınırlarda saptandığı görüldü. Sonuç: İnvaziv ürodinami, çocukluk çağındaki alt üriner sistem disfonksiyonlarında nörojen ve non nörojen hasta gruplarının ayrımında, altta yatan fonksiyonel bozuklukların objektif olarak ortaya konulmasında ve klinik tanı ile ürodinamik paternler arasındaki ilişkinin değerlendirilmesinde önemli katkı sağlamaktadır. Nörojen mesane grubunda yüksek basınçlı paternlerin ve düşük kompliyansın, non nörojen mesane grubunda ise özellikle aşırı aktif mesane ve işeme bozukluğu paternlerinin ön planda olduğu görülmüştür. Çalışmamızın bulguları, çocuklarda alt üriner sistem semptomlarının değerlendirilmesinde ayrıntılı klinik öykü ile birlikte seçilmiş olgularda yapılan ürodinamik incelemenin tanısal doğruluğu artırdığını ve tedavi planlamasında yol gösterici olduğunu göstermektedir. Özellikle yaşa göre değişen fizyolojik özelliklerin ve eşlik eden klinik durumların birlikte değerlendirilmesi, ürodinamik bulguların doğru yorumlanması açısından büyük önem taşımaktadır.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Objective: Lower urinary tract dysfunction in childhood represents a heterogeneous clinical entity with age-dependent physiological variability, making diagnosis challenging. The aim of this study was to retrospectively evaluate the demographic characteristics, presenting complaints, clinical diagnoses, and urodynamic findings of pediatric patients who underwent invasive urodynamic evaluation, and to investigate the relationships between age, sex, clinical diagnoses, presenting symptoms, and urodynamic parameters in neurogenic and non-neurogenic bladder groups. Materials and Methods: This single-center, retrospective, descriptive and analytical study included pediatric patients aged 0–18 years who underwent invasive urodynamic testing at the Pediatric Nephrology Urodynamics Unit of Dr. Behçet Uz Children's Hospital between 03.01.2019 and 18.12.2025. A total of 416 patients who met the inclusion criteria were enrolled. Patients were classified into two main groups as neurogenic bladder (n=224) and non-neurogenic bladder (n=192). Demographic data, presenting complaints, clinical diagnoses, and urodynamic findings were obtained from hospital records and electronic databases. Statistical analyses were performed using IBM SPSS Statistics 27. Categorical variables were presented as number and percentage, and continuous variables as median (minimum–maximum). A p value of <0.05 was considered statistically significant. Results: Of the 416 patients, 242 (58,2%) were female and 174 (41,8%) were male. Neurogenic bladder was identified in 224 patients (53,8%) and non-neurogenic bladder in 192 patients (46,2%). In the neurogenic group, meningomyelocele was the most common underlying etiology and hyperreflexic neurogenic bladder was the most frequent urodynamic pattern. In this group, measured bladder capacity, residual urine volume, and compliance increased with age. In the non-neurogenic group, school-aged children and females predominated, and overactive bladder was the most common urodynamic diagnosis. Measured and expected bladder capacity increased with age, while residual urine was higher in older children. Clinically, voiding dysfunction was the most common diagnosis in all age groups, whereas vesicoureteral reflux and recurrent urinary tract infection showed a decreasing trend with age. Urinary xii incontinence was the most common presenting complaint and was particularly frequent in patients with overactive bladder. Conclusion: Invasive urodynamic evaluation is a valuable diagnostic tool in childhood lower urinary tract dysfunction, particularly for differentiating neurogenic and non-neurogenic bladder groups, objectively defining functional abnormalities, and guiding treatment planning. Interpretation of urodynamic findings together with age related physiological characteristics and associated clinical conditions is essential for accurate clinical assessment.

Benzer Tezler

  1. Laparoskopik kolesistektomi yapılan hastalarda piyes bütünlüğünün önemi ve piyes bütünlüğüne etki eden faktörler

    The significance of gallbladder integrity and associated factors influencing its preservation in patients undergoing laparoscopic cholecystectomy

    MUHAMMED BAŞPINAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Genel CerrahiKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET FATİH YÜZBAŞIOĞLU

  2. Metabolik hiperferritinemi vakalarının ferritini normal metabolik sendromlu vakalar ile karaciğer fibrozisi ve vasküler olaylar açısından karşılaştırılması

    Comparison of metabolic hyperferritinemia cases with metabolic syndrome cases with normal ferritin levels in terms of liver fibrosis and vascular events

    GÜLŞAH ALAGÖZ ÖZBAĞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    İç Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NACİ ŞENKAL

  3. Tüberküloz peritonitte ada düzeylerinin klinik uyum ve tanısal anlamlılık açısından değerlendirilmesi

    Redefining ada thresholds in tuberculous peritonitis: diagnostic and prognostic insights from a tertiary center study

    BERRA ALAKUŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BETÜL ERİŞMİŞ

  4. İnvaziv meme karsinomlarında PD-L1, PTEN, PHH3 ve Ki-67 ekspresyonlarının prognostik önemi

    Prognostic importance of PD-L1, PTEN, PHH3 and Ki-67 expressions in invasive breast carcinomas

    EDA HİLAL İMAMOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    PatolojiBolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ SELMA ERDOĞAN DÜZCÜ

  5. Düşük riskli mesane kanserinde nüksü öngörmede yeni bir belirteç: ELF-3 ve TSC-1 retrospektif incelenmesi

    A new marker for prediction of recurrence in LOW risk bladder cancer: A retrospective investigation of ELF -3 and anti-TSC-1

    ENES ALTIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    ÜrolojiNamık Kemal Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ ÇAĞRI DOĞAN