Geri Dön

1997-–2005 yılları arasında böbrek biyopsisi yapılan hastalarda klinik ve patolojik bulgular arasındaki uyum

Relationship of clinical and pathological findings in the patients who were renal biopsy performed between 1997-2005

  1. Tez No: 194283
  2. Yazar: AYSUN AYBAL
  3. Danışmanlar: PROF.DR. OKTAY OYMAK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Böbrek biyopsisi, glomerülonefrit, Renal biopsy, glomerlonephritis
  7. Yıl: 2007
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Erciyes Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZETAmaç: Bu çalışmanın amacı; böbrek biyopsilerinin incelenerek, yaş, cinsiyet, klinikendikasyon ve böbrek fonksiyonlarına göre renal hastalıkların histolojik tanıya dayalıgörülme sıklığının belirlenmesi ve klinik ile histopatolojik bulgular arasındakiilişkinin değerlendirilmesidir.Gereç Yöntem: Çalışma Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi (EÜTF) ç HastalıklarıAnabilim Dalı (ABD), Nefroloji Kliniğinde retrospektif olarak yapılan çalışmaya1997-2005 yılları arasında böbrek biyopsisi yapılan ve klinik bilgilerine ulaşılabilen347 hasta alındı. Hastalara ait demografik ve klinik bilgiler, biyopsi endikasyonlarıve sonuçları hasta dosyaları incelenerek öğrenildi. Histopatolojik değerlendirmeaçısından teknik olarak uygun olmayanlar, allogreft böbrek biyopsileri, klinikbilgilerine ulaşılamayan olgular çalışma dışı bırakıldı.Böbrek biyopsi endikasyonları; nefrotik sendrom (NS), akut nefritik sendrom(ANS), makroskopik hematüri, asemptomatik idrar analiz bozukluğu (A B), akutböbrek yetersizliği (ABY), kronik böbrek yetersizliği (KBY) ve nefrotik+nefritiksendrom olarak tanımlandı. Biyopsi yapılan renal hastalıklar glomerüler hastalıklar,tubülointerstisyel nefropatiler (T N), vasküler nefropatiler (VN), son dönem böbrekhastalığı (SDBH) ve tanı konulamayan nefropatiler şeklinde sınıflandırıldı.Glomerüler hastalıklar altta yatan sistemik hastalık veya etkenin olup olmamasınagöre primer ve sekonder glomerülonefrit (GN) olarak değerlendirildi. Hastalarınklinik ve patolojik bulguları, yaş ve cinsiyete göre karşılaştırıldı.Bulgular: Böbrek biyopsisi yapılan hastalarda en sık glomerüler hastalıklar (%72,9)tespit edildi. Primer GN oranı, sekonder GN'ten daha yüksekti. Erişkin ve yaşlıhastalarda en sık biyopsi endikasyonu NS idi. Glomerüler hastalıkların yaklaşıkyarısında biyopsi öncesi böbrek fonksiyonları normaldi.En sık histopatolojik tanı membranöz glomerülonefrit (MGN) iken, en sık sekonderglomerüler hastalık nedeni ise amiloidoz idi. Çeşitli endikasyonlar ile biyopsi yapılanhastaların %7,2'sine tanı konulamadı.Histopatolojik değişikliklerin, böbrek boyutlarını ve ekosunu etkilediği tespit edildi.Böbrek boyutları küçük olan hastalarda interstisyel fibrozis, tubüler atrofi sıklığıböbrek boyutları normal olan hastalara göre yüksek tespit edildi. Tübüler atrofi,interstisyel inflamasyon ile böbrek ekosu arasında pozitif korelasyon bulundu.Çalışmaya alınan böbrek biyopsilerinin tamamı değerlendirildiğinde majorkomplikasyon oranı (%2,7) oldukça düşüktü.Sonuç: Merkezimizde 9 yıllık dönemde yapılan böbrek biyopsilerini retrospektifolarak incelediğimiz çalışmanın sonuçları, literatürdeki uzun süreli, çok merkezli vegeniş biyopsi serilerini içeren çalışmalar ile uyumludur. Böbrek biyopsisi ile tanıkonulan ve ülkemizde KBY'nin en önemli nedeni olan glomerüler hastalıklardagüvenilir prognostik bilgi için takip süresi uzun, çok merkezli ve prospektifaraştırmalara ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

ABSTRACTAim: The aim of this study is to investigate the frequency of nephropathiesaccording to age, sex, clinical renal biopsy indications and renal functions based onhistological diagnosis and the correlation between clinical and pathological signs.Materials and methods: The study was performed retrospectively in theNephrology Department of Erciyes University Medical School. Three hundred fortyseven patients, whose renal biopsy was performed between 1997-2005 and whoseclinical records were accessible were included in the study. Demographic andclinical datas, biopsy indications and the results of renal biopsies were collected fromthe patients files. Technically inadequate biopsies for histopathologicalexaminations, the biopsies of transplant kidneys and the patients whose records wereinaccessible have not been included.Renal biopsy indications were defined as; nephrotic syndrome, acute nephriticsyndrome, macroscopic hematuria, asymptomatic urinary abnormalities, acute renalfailure, chronic renal failure and nephrotic+nephritic syndrome. Renal diseasesbecause of which biopsy performed, classified as glomerular diseases,tubulointerstitial disorders, vascular nephropathy, end stage renal diseases and theothers were not given a diagnose. Glomerular diseases were diveded into secondaryand primary glomerlonephritis according to the presence of underlying systemicdisease or not. Clinical and pathological findings were compared according to ageand sex.Results: Glomeruler diseases (72,9%) were the most frequent diseases in patientswhose renal biopsy were performed. The ratio of primary glomerlonephritis washigher than secondary glomerlonephritis. Nephrotic syndrome was the most commonbiopsy indication in adults and elderly. At the time of biopsy, more than half of thepatients with glomerular diseases presented with normal renal function tests.While membranous glomerlonephritis was the most common histopathologicaldiagnosis, amiloidosis was the most frequent cause of secondary glomerlonephritis.The diagnosis could not be established 7,2% of the patients whose renal biopsieswere performed.It was shown that histopathological changes affect kidneys? size and renalechogenity. It was detected that the frequency of interstitial fibrosis and tubularathrophy were higher in the patients with small kidneys? size than the patients withnormal kidneys? size. Tubular athrophy and interstitial inflamation had a positivecorelation with renal echogenity. When all the renal biopsies were considered, theratio of major complications (2,7%) were very low.Conclusion: The results of the study in which renal biopsies, performed during a 9years period in our study was correlated with long period, multicenter and largebiopsy series in literature.Multicenter, long-period, prospective studies should be done to achieve reliableprognostic datas about glomerular diseases that are diagnosed with renal biopsy andthe most common causes of end stage renal diseases in Turkey.

Benzer Tezler

  1. Büllöz pemfigoid hastalarında prognoz ve prognozu etkileyen faktörler

    Prognosis in patients with bullous pemphigoid and factors affecting prognosis

    GÖKTUĞ EREN ASLANKOÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    DermatolojiKocaeli Üniversitesi

    Dermatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. REBİAY KIRAN

  2. Böbrek transplantasyonlu, sürekli ayaktan periton diyalizi ve hemodiyaliz tedavisi gören hastalarda influenza aşısına karşı gelişen antikor yanıtlarının karşılaştırılması

    The Comparison of antibody response to influenza in hemodialysis, CAPD and renal transplanted patients

    CANER ÇAVDAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1999

    NefrolojiDokuz Eylül Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. TANER ÇAMSARI

  3. 2018-2023 yılları arasında takip edilen çocukluk çağı üriner sistem taş hastalarında etiyoloji ve risk faktörlerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of etiology and risk factors in childhood urinary system stone patients followed between 2018-2023

    FATMA İSPİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıKocaeli Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ MEHMET BAHA AYTAÇ

  4. Kangal akkaraman ırkı koyunlarda etçi tip geliştirilmesi imkânları

    Opportunities for development of meat type in kangal akkaraman sheep breed

    MEHMET NACİ OKTAY

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Veteriner HekimliğiKırıkkale Üniversitesi

    Zootekni, Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ BORA ÖZARSLAN

  5. Koroner bypass cerrahisi yapılan hastalarda preoperatif B12 vitamin düzeyinin postoperatif sonuçlara etkisinin incelenmesi

    In patients undergoing coronary bypass surgeryinvestigation of the effect of preoperative vitamin B12 level on postoperative results

    IŞIL TAŞÖZ ÖZDAŞ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERTAN DEMİRDAŞ