Savunma sanayinin dış politika üzerindeki etkisi ve Türkiye örneği
The effect of defence industry on foreign policy and case study: Turkey
- Tez No: 207225
- Danışmanlar: PROF.DR. BURCU BOSTANOĞLU
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Uluslararası İlişkiler, Savunma ve Savunma Teknolojileri, Siyasal Bilimler, International Relations, Defense and Defense Technologies, Political Science
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2007
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gazi Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Silah en hızlı yayılan ekonomik maldır. Ancak silahların el değiştirmesinde ekonomik nedenlerden çok politik etkenler daha büyük rol oynamaktadır. İki kutuplu dünya düzeninin hâkim olduğu Soğuk Savaş döneminde savunma pazarında keskin paylaşımlar vardı. Az sayıdaki silah üreticisi bütün dünyaya silah sağlıyordu. Bu tekelci konumlarını muhafaza etmeye çalışan savunma sanayii gelişmiş ülkeler, silah transferlerini de kendi politik çıkarları doğrultusunda kullanıyorlardı. Soğuk savaşın sona ermesiyle savunma pazarında büyük daralmalar meydana geldi. Mevcut savunma sanayii altyapısını muhafaza etmeyi amaçlayan gelişmiş ülkeler, çeşitli tedbirlerle savunma sanayii firmalarını desteklediler ve birleşerek büyümelerini sağladılar. Bununla birlikte, savunma sanayii firmalarının baskısı ve silah pazar paylarını arttırma isteği nedeniyle, silah satış politikalarını ve teknoloji transferi konusundaki korumacı tutumlarını terk etmek ya da en azından yumuşatmak zorunda kaldılar. Çünkü savunma sanayii gelişmiş ülkelerde ekonomiye en fazla katkı sağlayan sektörlerin başında gelmektedir ve oldukça büyük istihdam seviyesine sahiptir. Daralan savunma pazarı ile silah alıcısı konumunda olan ülkeler, kendi savunma sanayilerini oluşturmada ve dış politika hedeflerine ulaşmak amacıyla faydalanmışlardır. Türkiye 1975 yılında ABD'nin, 1990'lı yıllarda da hem ABD hem de Avrupa ülkelerinin örtülü silah ambargolarına maruz kalmıştır. 1975 ABD silah ambargosu Türkiye'nin savunma sanayii alt yapısı ve başka tedarik kaynağı olmadığı için etkili olmuştur. 1990'lı yıllarda ise silah alım yelpazesini genişleterek başta İsrail olmak üzere ABD dışındaki birçok ülke ile savunma sanayii alanında işbirliğine gitmiştir. 150 Önümüzdeki 20-25 yıl içinde 150 milyar ABD dolarlık savunma harcaması yapmayı planlayan Türkiye, kendi savunma sanayisini oluşturarak bu miktarın büyük oranının ülke içerisinde kalmasını hedeflemektedir. Bu kapsamda çıkılan savunma ihalelerinde azami teknoloji transferi ile yurt içinde ortak üretim hedeflemektedir. Ayrıca Türkiye AB adaylık süreci ve AGSK görüşmelerinde bu ihaleler politik bir koz olarak kullanılmıştır.
Özet (Çeviri)
Weapons are the fastest growing economic assets. However, political rather than economical reasons play a bigger role in the distribution of weapons. During the cold war, there were clear markets shares in the defense market because few manufacturers were selling weapons to the entire world. Developed countries with such manufacturing bases used their weapons technologies for their political gains as well. With the end of the cold war, the defense market shrank noticably. In order to maintain their existing know-how and capacities, the developed countries began to support and subsidize their defense firms. As a result of the pressure from the defense firms, the developed countries had to soften their protectionist policies regarding weapons sale and technology transfers. Another key factor for the change was the fact that the defense firms in developed countries make a significant contribution to the economy and employ a significant number of people. With the shrinking defense market, the buyers of weapon systems had to establish their own national defense industries. For example, Turkey experienced weapons ambargo from USA in 1975 and from USA/Europe in 1990s. The USA ambargo in 1975 was effective because Turkey did not have the foundation for an independent defense industry. In the 1990s, Turkey was able to broaden its relationships outside of USA to include Israel and other countries. In order to keep a significant portion of the $150 billion defense budget for the next 20-25 years within the country, Turkey is establishing a comprehensive domestic defense industry. For this reason, all defense projects and contracts aim to achieve significant technology transfer and domestic manufacturing.
Benzer Tezler
- ЕВРАЗИЯ ЭКОНОМИКАЛЫК БИРЛИГИ: КЫРГЫЗСТАН МИСАЛЫНДА
Avrasya Ekonomik Birliği: Kırgızistan örneği / The Eurasian Economic Union: The Case Of Kyrgyzstan
ŞAMİL BALCI
Doktora
Kırgızca
2024
EkonomiKırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesiİktisat Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CUSUPCAN PİRİMBAYEV
- Türk Cumhuriyetleri`nin ekonomik dönüşüm süreci ve bu süreçte uygulanan iktisat politikaları
The Process of economic transformation in Turkish republics and the economic policies
MEHMET DİKKAYA
- Güç dinamikleri ve inovatif ikilem: Clayton Christensen ve Michael Mann'ın perspektifinden Türkiye'nin savunma sanayiindeki değişim
Power dynamics and innovative dilemma: The transformation in Turkey's defense industry from the perspectives of Clayton Christensen and Michael Mann
BUSE NUR YAZICI
Yüksek Lisans
Türkçe
2026
Uluslararası İlişkilerHitit ÜniversitesiUluslararası İlişkiler ve Güvenlik Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
DOÇ. DR. NAİL ELHAN
- Doğu Avrupa gelişmeleri -Türkiye'ye etkileri-
Başlık çevirisi yok
MEHMET ERDEM
Yüksek Lisans
Türkçe
1993
Uluslararası İlişkilerİstanbul ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BENER KARAKARTAL
- Türkiye'de savunma harcamaları ve savunma sanayisine terörizmin ekonomik etkileri
Economic effects of terrorism on defense industry in Turkey
AYTAÇ AKSAKAL
Yüksek Lisans
Türkçe
2023
EkonomiBolu Abant İzzet Baysal Üniversitesiİktisat Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. FATMA DAVARCIOĞLU ÖZAKTAŞ