Geri Dön

Tipik ve atipik gastro-özefageal reflü kliniği düşünülen çocuklarda reflü sıklığı ve tanıda pH monitorizasyonunun yeri

The prevalence of gastroesophageal reflux in children who had typical and atypical gastroesophageal reflux symptoms and sings and the place of pH monitorization in diagnosis

  1. Tez No: 247187
  2. Yazar: DEMET ALAGÖZ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. BÜNYAMİN DİKİCİ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Çocuk, Pediatri, pH monitorizasyonu, Gastroözefageal reflü, children, pH monitorization, gastroesophageal reflux
  7. Yıl: 2009
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Düzce Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Tipik ve atipik Gastro-özefageal reflü kliniği düşünülen çocuk hastalarda reflü sıklığıve tanıda pH monitorizasyonun yerinin saptanması amaçlandı.Gereç ve yöntemler: Klinik olarak retrosternal yanma ve regürjitasyon semptomları ilekronik öksürük , boğazda yabancı cisim hissi gibi gastro-özefageal reflü hastalığınıdüşündüren larengeal ve farengeal semptomları olup muayene ile bu semptomlarınıaçıklayabilecek kesin bir tanıya ulaşılamayan 2-17 yaş arasında 55 hasta (29 erkek, 26 kız)alındı. Reflü olan hastaların yaş ortalaması erkeklerde 9,1 ± 4,3, kızlarda 11,1±4,9 idi. Tümhastalara duyarlı ve non invazif bir tanı yöntemi olan gastrik ve özefageal 24 saattlik pHmonitorizasyonu uygulandı. Pozitif gastro-özefageal reflü, distal ve proksimal kanaldan alınanverilerden Demeester skorunun 14.7' den yüksek bulunması olarak tanımlandı.Bulgular: Çalışmaya alınan 55 hastadan 31 hastada (%56,3) GÖRH tanısı aldı. Gastroözefagealreflüsü olan olgularda erkek baskınlığı olmasına rağmen istatistiksel olarak cinsiyetfarkı gözlenmemiştir. GÖRH tanısı alan hastalarda en sık başvuru yakınmaları solunumsistemi yakınmalarıydı (%70). Solunum sistemi yakınmalarından en sık semptom ise öksürükidi (%67,7). Öksürük semptomu ile başvuran erkek hastalarda, kız hastalara göre istatistikselolarak anlamlı fark mevcuttu. Fakat cinsiyet ile diğer başvuru semptomları arasında anlamlıfark bulunmadı. GÖR hastalığı ile birlikte olan astım ile GÖR hastalığı ile birlikte olmayanAstım arasında yapılan değerlendirmede istatiksel olarak fark bulunmadı. GÖR hastalığıtespit edilen kişilerde regürjitasyon semptomunun yaş ile ilişkisi ele alındığında yaşilerledikçe regürjitasyon semptom sayısı arttığı görülmüştür. pH monitorizasyonparametreleri ile başlangıç semptomları arasında yapılan değerlendirmede istatistiksel olarakanlamlı fark bulunmadı. Hastaların 24 saatlik Ph monititorizasyon parametreleri reflü indeksiile karşılaştırıldığında, 5 dakikadan uzun reflü sayısı ile anlamlı pozitif bir ilişki olduğuistatistiksel olarak saptanmıştır.Sonuç: GÖRH her yaş grubunda görülebilen, tedavi edilmemesi halinde birçok ölümcülkomplikasyona neden olabilen bir hastalıktır. Bu çalışma ile şüphelenilen olgularda en kısasürede reflü araştırması yapılıp tedaviye başlanması gerektiği vurgulanmıştır.

Özet (Çeviri)

AIMS: The aim of the study was to determine the prevalence of gastroesophageal refluxwhich included typical/atypical gastroesophageal reflux clinics in the children and the placeof pH monitorization in diagnosis gastroesophageal reflux disease with Ph monitoring.MATERIAL AND METHODS: 55 patients (29 males, 26 females) who were in 2-17 agesrange and had laryngeal and pharyngeal symptomps like retrosternal burning andregurgitation, chronic coughing, the feeling of foreign body in the throat which was thought tobe gastroesophageal reflux disease and could not be explained by any other disorders. Patientswith gastroesophageal reflux disease had mean age as 9.1-4.3 years for male, 11.1-4.9 yearsfor females. Esophageal 24 hour pH monitoring which is a sensitive and non invasive methodwas used for diagnosing all patients. If Demesteer score were 14.7 or higher in the specimensthat were taken from distal and proximal canal it was defined a positive gastroesophagealreflux.FINDINGS: 31 of 55 patients (%56.3) were diagnosed as gastroesophageal reflux disease.Although there were dominance of male it was not statistically significant. Respiratory systemcomplaints were the most common seen symptoms. Coughing was the most common seenrespiratory system complaint. There were male dominance at coughing as the arrival symptomand it was statistically significant. But there were statistically difference between male andfemale as the other arrival symptoms. Gastroesophageal reflux disease with asthma or asthmawithout gastroesophageal reflux disease was not statistically significant. Arrival symptomswere not statistically different for patients who had gastroesophageal reflux disease or had notgastroesophageal reflux disease. As the age of children got older, regurgitation symptomswere increased, and pH monitoring parameters and initial symptoms were not statisticallysignificant. The evaluation between pH monitorization parameters and initial symptoms werenot statistically significant. When the comparison of 24 hours pH monitorization parametersof patients and reflux index were done, reflux numbers higher than 5 minutes and refluxindexes were shown statistically significant.RESULTS: Gastroesophageal reflux disease is commonly seen in every childhood group if itis not cured and it may cause a lot of detrimental complications. It this study it wasemphasized that the patients who had gastroesophageal reflux disease symptoms should besearched for diagnosing gastroesophageal reflux and start the treatment.

Benzer Tezler

  1. Atherosklerotik kalp hastalıklarında risk faktörleri

    Risk factors in the coronary artery disease

    MURAT SUHER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    KardiyolojiGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  2. Posterior fossa tümörleri

    Başlık çevirisi yok

    SERHAT AYDINER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    NöroşirürjiGazi Üniversitesi

    Nöroşirürji Ana Bilim Dalı

  3. Gazi tipi eksternal fiksatörlerle yapılan uygulamalarda kırık hattındaki kompresyonun biyomekanik olarak“strain gage”lerle tayini

    Başlık çevirisi yok

    HÜSEYİN ŞENGÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Ortopedi ve TravmatolojiGazi Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ORHAN ASLANOĞLU

  4. Effect of chymotrypsin on M1 type pyruvate kinase from rabbit muscle and L-type from sheep liver

    Başlık çevirisi yok

    NİLAY BAŞARAN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1987

    BiyokimyaOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MERAL YÜCEL

  5. Studies on the cuttability of rocks at O.A.L. Çayırhan district by laboratory cutting tests

    Başlık çevirisi yok

    KÜRŞAD CEYLAN

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    1987

    Maden Mühendisliği ve MadencilikOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Maden Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NACİ BÖLÜKBAŞI