Geri Dön

Anksiyetenin dikkat ve bilişsel süreçler ile ilişkisinin incelenmesi

The relation between anxiety and cognitive information processing and attention

  1. Tez No: 263252
  2. Yazar: ANTOİNE SELİM BİLGİN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. EMİNE OYA SORİAS
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Psikoloji, Psychology
  6. Anahtar Kelimeler: Anksiyete, Anksiyete bozuklukları, Bellek, Bilişsel beceriler, Bilişsel davranış terapileri, Bilişsel işlevler, Bilişsel çarpıtma, Bilişsel öğrenme, Mental bozukluklar, Anxiety, Anxiety disorders, Memory, Cognitive abilities, Cognitive behaviour therapy, Cognitive functions, Cognitive distortion, Cognitive learning, Mental disorders
  7. Yıl: 2010
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ege Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Psikoloji Bölümü
  12. Bilim Dalı: Psikoloji Ana Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Anksiyeteli kişilerde tehdit uyaranlarına yönelik seçici bir dikkatin ve bu uyaranlara dair yanlı bir bilgi işleme tarzının söz konusu olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada anksiyete ve endişenin tehdit anlamı içeren uyaranlara yönelik bilişsel yanlılığa etkisi ve bu yanlılığın bilişsel yanlılık değiştirme manipülasyonuyla değiştirilip değiştirilemeyeceğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yanlılık iki alanda çalışılmıştır: (1) sonucu veya anlamının olumlu veya olumsuz olduğunun belirsiz olduğu olayları olumsuz yönde yorumlama yanlılığı ve (2) tehdit anlamı içeren kelimelerin daha çok akılda kalması ve tehdit kelimelerinde daha fazla bellek hatası olması şeklinde kendini gösteren bellek yanlılığı. Ölçüm için kısa metinlerin yorumlanmasından oluşan bir yorumlama yanlılığı testi ve hem bir bellek testi geliştirilmiştir. Çalışmada yüksek anksiyeteli kişilerin bellek yanlılığının ve yorumlama yanlılığının düşük anksiyeteli kişilere göre daha yüksek olması beklenmiştir. Ikinci olarak olumsuz bilişsel yanlılık manipülasyonundan geçenlerin diğerlerine göre bilişsel yanlılık düzeylerinin daha yüksek olacağı ve bu durumun en çok yüksek anksiyetesi olan kişilerde söz konusu olacağı varsayılmıştır.Uygulamalar Ege Üniversitesi ve İzmir Ekonomi Üniversitesi Psikoloji Laboratuvarlarında yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini yine bu iki üniversitenin çeşitli bölümlerinden 151 öğrenci oluşturmuştur. Bu öğrencilerin bir kısmı olumlu kısa metinlerin sunulduğu bir olumlu bilişsel yanlılık manipülasyonu koşuluna, diğer kısmı ise olumsuz bilişsel yanlılık manipülasyonu koşuluna alınmışlardır. Ardından tüm katılımcılar bellek yanlılığı ve yorumlama yanlılığı testlerini tamamlamışlardır. Sonuçlara göre bilişsel yanlılık manipülasyonunun tehdit kelimesi hatırlama performansına ve yorumlama tarzına anlam bir etkisi yoktur. Genel olarak tehdit anlamı içeren kelimelere yönelik bir bellek yanlılığı bulunsa da, bu durum anlamlı olarak anksiyete ve endişeden etkilenmiyor görünmektedir. Ancak yüksek endişeli kişilerde genel olarak hem tehdit hem de nötr kelimeler için bellek hatası yapma eğilimi yüksek bulunmuştur. Son olarak yorumlama yanlılığı, anksiyeteden bağımsız olarak olumlu yönde çıkmıştır. Bulgular metodolojik kısıtlılıklar, klinik tanı alan kişilerle çalışılması ve olayların yorumlanmasında iyimserlik çerçevesinde tartışılmıştır.

Özet (Çeviri)

It is well established that there isn excessively cognitive bias towards threat-relevant stimulus in highly anxious people which results in a selective attention, memory and interpretation bias of events. This study aimed to investigate the effect of trait anxiety and worry as well as a cognitive bias modification training on interpretation and memory bias. Participants were undergraduate students of Izmir University of Economics and Ege University. Half of the participants were assigned to a positive interpretation bias training task and the other half to a negative training task. Anxiety and worry scores of participants were also acquired. Following the training phase, participants completed the directed forgetting task and interpretation bias task. Both raw scores and signal detection scores for the directed forgetting task were calculated. Results indicate that there is no significant relationship between anxiety and interpretation bias. On the other hand high worrier participants tend to have a risky criterion towards all types of words, suggesting an avoidance of false negatives. There were no significant difference between the training groups on all cognitive performance scores. Regardless of training and anxiety, participants were found to have a bias towards negative words, that is reflected with a higher rate of false memory and correct recognitions. Irrespective of training and anxiety, participants tend to make more positive interpretations of scenarios on the interpretaion task. Results may be due to limitations including the short duration and lack of intensity of training tasks and studying low anxiety participants. In conclusion, as expected, people have a cognitive bias towards threat, but in order to further investigate the causality between pathological anxiety and bias, a well distributed sample is needed. On the other hand, it is not much surpising to observe that non pathological people are biased in a way to positively interpret events as this is a general tendency in the human organism, based on cognitive bias theories.

Benzer Tezler

  1. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanılı erişkinlerde yavaş bilişsel tempo semptomlarının depresif belirtiler ve duygu düzenleme güçlüğü ile ilişkisinin incelenmesi

    Investigation of the relationship of sluggish cognitive tempo symptoms with depressive symptoms and emotion regulation difficulties in adults diagnosed with attention deficit and hyperactivity disorder

    CENGİZ GÖKCE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ENGİN EMREM BEŞTEPE

  2. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanılı yetişkinlerde zaman algısı ve erteleme davranışı arasındaki ilişkinin incelenmesi

    The relationship between time perception and procrastination in adults with adhd

    HİLAL KOLSUZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HATİCE KAYA

  3. The effect of academic rumination on goal orientations in perfectionist adolescents

    Mükemmeliyetçi ergenlerde akademik ruminasyonun hedef yönelimleri üzerindeki etkisi

    AYBÜKE YARDIMCI

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2020

    PsikolojiTed Üniversitesi

    Psikoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TUĞBA UZER YILDIZ

  4. Erişkin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı ile takip edilen hastalarda zaman algısı, erteleme davranışı ve dürtüsellik arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Investigation of the relationship between time perception, procrastination behavior, and impulsivity in patients followed with a diagnosis of adult attention-deficit/hyperactivity disorder

    BURAK BARAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    PsikiyatriAnkara Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İNCİ İLHAN

  5. Erişkinlerde yavaş bilişsel tempo ile obezite ilişkisi: Kronobiyoloji ve yeme davranışları üzerine bir çalışma

    The relationship between sluggish cognitive tempo and obesity in adults: A study on chronobiology and eating behaviors

    BERK TURAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA SOLMAZ