Kliniğimizde izlenen tiroid kanseri olgularının retrospektif analizi ve I-131 Tüm Vücut Tarama Sintigrafisi ile F-18 FDG PET/BT''nin klinik takipteki önemi
The retrospective analyzis of the patients with thyroid cancer followed in our department and the importance of I-131 Whole Body Scanning and F-18 FDG PET/CT in clinical follow-up
- Tez No: 267989
- Danışmanlar: PROF. DR. ZEYNEP YAPAR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
- Anahtar Kelimeler: Karsinoma, Neoplazmlar, Pozitron emisyon tomografi, Radyonüklid görüntüleme, Radyoterapi, Retrospektif çalışmalar, Tiroid neoplazmları, Carcinoma, Neoplasms, Positron-emission tomography, Radionuclide imaging, Radiotherapy, Retrospective studies, Thyroid neoplasms
- Yıl: 2010
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Çukurova Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Çalışmamızda kliniğimize 2006-2009 yılları arasında müracaat eden diferansiye tiroid karsinomu tanısı konmuş 217 hasta retrospektif olarak incelenmiştir. Tüm hastalara total tiroidektomi yapılmış ve bölümümüze ablasyon ve metastaz tedavisi için refere edilmiştir.Amaç: Tedavi başarımız ve tedaviyi etkileyen faktörler ile izlemde görüntüleme yöntemi olarak yararlanılan I-131 tüm vücut tarama sintigrafisi ve F-18 FDG PET/BT'nin etkinliğini ortaya çıkarmaktır.Gereç ve Yöntem: Radyoaktif iyot tedavisi cerrahi sonrası bakiye dokusu yeterince küçük olan, diferansiye türlere ampirik sabit doz ile uygulanmıştır. Tedavi öncesi T4 hormonu kesilip, iyottan fakir diyet uygulandı ve hastaların onamları alınmak suretiyle özel donanımlı odalarda yatırılarak RAI verildi. Bu olgular daha sonra düzenli olarak takip edildi. I-131 tedavisi sonrası 7. günde ve 6. ayda I-131 tüm vücut tarama (TVT) sintigrafisi, 3-6 aylık periyotlarda serum TSH, Tg, Anti-Tg ölçümleri ile boyun USG yapıldı. Daha sonra hastanın risk durumuna ve serum Tg düzeylerine göre 6 aylık veya 1 yıllık periyotlarla I-131 TVT sintigrafisi çekildi. Serum Tg düzeyleri belirgin yüksek saptanan bazı olgular ve ablasyon sonrası Tg düzeyleri düşmeyen I-131 TVT negatif bir grup hasta F-18 FDG PET/BT ile araştırıldı. Tedavi hedefi olarak TSH ile stimüle serum Tg düzeyinin 2 ng/ml'nin altında olması ve I-131 TVT'de radyoiyot tutulumu gösteren odak olmaması belirlendi. Tümörün histopatolojisiyle hastaların tedaviye verdikleri yanıt arasındaki ilişki ve 2. dozu alma durumları araştırıldı.Bulgular ve Sonuç: Grubumuzda tedaviyi etkileyen faktörler tümörün büyüklüğü, odak sayısı, invazyon durumu ve evre olarak saptandı. Hastaların % 70'inde tek dozla, % 5'inde 2 dozla tedavide istenilen sonuca ulaşıldı. Papiller karsinomların % 40'ı mikrokarsinomdu. Bunların % 34'ü multifokaldi. Tedavi başarıları hem tek odaklı hem çok odaklı olanlarda oldukça yüksekti. Ablasyondan sonra izlem aşamasında çekilen tanısal (5 mCi) I-131 TVT sintigrafisinin duyarlılığı % 59, özgüllüğü % 99 olarak hesaplandı. Ablasyon sonrası dönemde tanısal I-131 TVT görüntülerinin % 40'ında pozitif bulgu gözlenirken, postterapötik 7. günde çekilen I-13 TVT'de pozitif bulgu oranı % 88'e yükseldi. Bu bulguların çoğunluğunu diffüz karaciğer tutulumunun oluşturduğu tespit edildi. Postterapötik I-131 TVT'de diffüz karaciğer tutulumu izlenen olgulara çekilen F-18 FDG PET/BT ile % 30 oranında metastatik odak saptandı.Odak ortaya çıkarma bakımından post-terapötik I-131 TVT düşük doz tanısal sintigrafiye göre anlamlı bir üstünlük göstermemiş olup, Tg değeri yükseldikçe hem düşük hem de yüksek doz I-131 TVT etkinliği artmaktadır. Ancak terapötik açıdan diffüz karaciğer tutulumu hesaba katıldığında fark istatiksel açıdan belirginleşmektedir. Diffüz karaciğer tutulumunun yoğunluğu ile tedaviye verilen yanıt arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamadı. Ancak hasta bazında değerlendirildiğinde radyoaktif iyot tedavisinden sonra % 67 olguda Tg düzeyi stabil seyretmekte, % 22'sinde düşüş, % 11'inde de progresyon göstermektedir. Bu durum herhangibir kontrendikasyon yoksa ve tedavi dozunun üst sınırına ulaşılmamışsa, diffüz karaciğer tutulumu gözlenen hastalarda RAI tedavisi verilebileceğini düşündürmektedir.Aynı hastalar üzerinde her iki yöntem karşılaştırıldığında; F-18 FDG PET/BT'nin duyarlılığı % 58, özgüllüğü % 71, I-131 TVT'nin duyarlılığı % 62, özgüllüğü % 100 bulundu. Serum Tg düzeyleri 10 ng/ml'nin altında olan olgularda F-18 FDG PET/BT pozitifliği izlenmedi. Tg düzeyleri 10-100 ng/ml olan 2 hastada I-131 TVT negatif, F-18 FDG PET/BT pozitif, 2 hasta da I-131 TVT pozitif, F-18 FDG PET/BT negatifti. Tg düzeyi 100 ng/ml'nin üstünde olanların % 71'inde her iki yöntem de uyumlu pozitiflik gösterdi. Geri kalan vakaların ise yarısında F-18 FDG PET/BT, diğer yarısında I-131 TVT lezyon bölgesini tespit etti. Bulgularımıza göre F-18 FDG PET/BT I-131 TVT'ye üstün değildir. Ancak serum Tg'si düzeyi belirgin yüksek olgularda en az I-131 TVT kadar duyarlı ve I-131 TVT'ye tamamlayıcı rol oynayan bir değer taşımaktadır.
Özet (Çeviri)
Totally 217 patients diagnosed as differentiated thyroid cancer in between 2006-2009 were included into the study and the patients were investigated retrospectively. After surgery as total thyroidectomy, all patients were referred to our department for the purposes of ablation and therapy for metastasis.Aim: The treatment succes and the factors affecting treatment and effectivity of I-131 whole body scanning and F-18 FDG PET/CT were assessed.Materials and Methods: Radioactive Iodine (RAI) treatment was applied to the patients whose remnant thyroid gland had been diminished in size suffiently. Empiric costant dose application was carried out. All patients were prepared for I-131 treatment by withdrawal of laevothyroxin (T4) for 4 weeks. Patients were instructed to follow a low-iodine diet for ten days before the treatment. All patients provided written informed consent approved by instituional review board. After that, these patients were followed systematically. Follow-up included; I-131 whole body scanning on 7th day; serum TSH, Tg, antiTg measurements and neck USG on 3-6th months. After that in accordance with the patients risk condition and serum Tg level, in 6 month or one year period I-131 whole body scanning was performed. Some patients who had high serum Tg levels and a group of patient with negative I-131 and high Tg levels were searched with F-18 FDG PET/CT. An absence of pathologic uptake in I-131 whole body scanning and an unremarkable Tg level of <2 ng/ml by stimulated TSH were the criteria for successful treatment. Relationship between histopathologic classification of thyroid tumor and their response to treatment and their second dose taking state were also investigated.Results and Conclusions: In our group the factors affecting the treatment were determined as tumor size, number of focus, invasion state and stage. The success rate of I-131 treatment with one dose was 70 %, with two dose was 5 %. 40 % of papillary carcinoma was microcarcinoma. 34 % of these were multifocal located. Tretment success were highly great for both single focused and multifocused location. During the follow up, postablative diagnostic I-131 WBS sensitivity and specificity were 59 % and 99 % respectively. In the postablative period, while persentage of positive diagnostic I-131 whole body scanning imaging was 40 %, rate of positive I-131 whole body scanning imaging on the 7th day after treatment increased to 88 %. It was determined that most of these cases were the patients with diffuse hepatic uptake. When the F-18 FDG PET/CT was performed to the patients with diffuse hepatic uptake by post-therapeutic I-131 whole body scanning, the method could reveal metastatic focus in 30 % of patients.It was observed that the sensitivity of high dose I-131 whole body scanning was not statistically different from that of low dose whole body scanning. The method with both doses revealed increased sensitivity with the increase in serum Tg level. However, when diffuse hepatic uptake of I-131 was considered as a finding, the sensitivity difference between different doses of I-131 whole body scanning become significant. There was no statistical difference between intensity of diffuse hepatic uptake and response to the treatment. With on other perspective based on patients individually, while 67 % of these patients showed stable findings and 22 % showed regression, progression was observed in only 11 % of them. These findings encourage the continuety of radioiodine treatment unless any contraindication exists.When two methods were compared with the same patient population, the sensitivity and specificity values of F-18 FDG PET/CT and high dose I-131 whole body scan were 58 % -71 % and 62 % - 100 %, respectively. Among the patients with serum Tg levels under 10 ng/ml, F-18 FDG PET/CT couldn?t reveal any correct focus. For the patients with serum Tg levels between 10-100 ng/ml, both methods were capable of showing pathologic sites correctly which had not been showed by the other method in two patients. Among the patients with serum Tg level >100 ng/ml rest of the revealed positive both methods showed concordant positivity with a ratio of 71 %. For the other part of these patients, both methods played a complementary role in a ratio of 50 % in detecting the pathologic sites. According to our findings, any of the two methods did not show any superiority. In the differentiated thyroid cancer patients with a significant high serum Tg level, F-18 FDG PET/CT could play a role in detecting the pathologic site as the same sensitivity as I-131 whole body scan. And it also can be used as a complementary imaging method.
Benzer Tezler
- 18f-FDG PET/CT'de saptanan insidental tiroid lezyonların yönetim algoritması ve klinik önemi değerlendirilmesi
Management algorithm and clinical evaluation of incidental thyroid lesions detected in 18F-FDG PET / CT
TAHİR YERLİKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
OnkolojiAkdeniz Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HASAN ŞENOL COŞKUN
- Tiroid hormon sentez kusuru (dishormonogenez) düşünülen konjenital hipotiroidizmli çocuklarda tiroglobulin gen (TG) mutasyonlarının araştırılması
Investigation of thyroglobulin gene (TG) mutations in children with congenital hypothyroidism and suspected thyroid hormone synthesis defect (dyshormonogenesis)
MAHİR CEVİZOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DOĞA TÜRKKAHRAMAN
- Akromegali hastalığında malignite taraması
Malignancy scanning in patients with acromegaly
BENNUR ESEN GÜLLÜ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. PINAR KADIOĞLU
- Kliniğimizde izlenen iyi differansiye tiroid karsinomu olgularının retrospektif analizi ve prognostik faktörlerin değerlendirilmesi
The retrospective analysis and prognostic factors evaluation of well-differentiated thyroid carcinoma cases in our clinic
NİHAN ALKIŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıUludağ Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERCAN TUNCEL
- F-18 FDG PET/BT ile saptanan insidental tiroid lezyonlarının ultrasonografik ve histopatolojik değerlendirilmesi
Ultrasonographic and histopathological evaluation of incidental thyroid lesions detected with F-18 FDG PET / CT
VUSAL GULUYEV
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
Radyoloji ve Nükleer TıpSağlık Bilimleri ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. NURİ ÖZGÜR KILIÇKESMEZ