Geri Dön

Gastroözofageal reflü hastalığı ve diş dokularının kayıp arasındaki ilişki

The relationship between gastroesophageal reflux disease and tooth wear

  1. Tez No: 303171
  2. Yazar: FATMA AYTAÇ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ENGİN ERSÖZ
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Diş Hekimliği, Gastroenteroloji, Dentistry, Gastroenterology
  6. Anahtar Kelimeler: Dental erozyon, DMFT, Gastroözofageal reflü hastalığı, oral şikayetler, tükürük, Ağız hastalıkları, Diş demineralizasyonu, Diş dökülmesi, Diş erozyonu, Gastroözofageal reflü, Dental erosion, DMFT, gastroesophageal reflux disease, oral manifestations, saliva, Mouth diseases, Tooth demineralization, Tooth exfoliation, Tooth erosion, Gastroesophageal reflux
  7. Yıl: 2011
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Diş Hastalıkları ve Tedavisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmanın amacı, GÖRH ve dental erozyon arasındaki nedensel ilişkinin ve reflü sonucunda oral dokularda meydana gelen değişikliklerin incelenmesidir.Bu araştırma, 16 ile 65 yaş aralığında toplam 100 kişiden oluşan iki çalışma grubuyla gerçekleştirildi. Hasta grubunu en az 1 senedir reflü semptomlarını tarif eden ve endoskopik olarak özofajit tespit edilmiş 50 birey, kontrol grubunu sağlıklı 50 birey oluşturdu. Dental erozyon TWI'i ile ve çürük prevalansı DMFT indeksi ile değerlendirildi. GÖRH'nın oral belirtileri (yangılı ağız duyarlılığı, dil hassasiyeti, nonspesifik kaşıntı ve yanma, ağız kokusu, ağız kuruluğu, dişlerde hassasiyet ve yumuşak/sert palatinal mukoza/uvulada eritema) incelendi. Uyarılmış tükürük örneği toplandı ve tükürük akış hızı, tükürük pH'sı ve tükürük tamponlama kapasitesi değerleri ölçüldü. Hasta grubundaki bireyler reflü şikayetlerinin süresi, regürjitasyon sıklığı, özofajit evresi, tedavi süresi ve kullanılan ilaçlar açısından değerlendirildi.İstatistiksel değerlendirmede bağımsız iki grup t-testi, ki-kare testi, olabilirlik oranı ki-kare testi, Fisher exact test, tek yönlü ANOVA, ve Pearson korelasyonu kullanıldı.Hasta grubunda maksiller dişlerin palatinal yüzeyinde aşınma gözlenirken, kontrol grubunda hiç aşınma gözlenmedi (p<0,05). Maksiller anterior dişlerin insizal ve maksiller/mandibular posterior dişlerin oklüzal yüzeyleri için her iki grupta belirli oranlarda aşınmalar gözlense de hasta grubundaki değerlerin daha yüksek olduğu bulundu (p<0,05). Maksiller dişlerin servikal ve bukkal/labial yüzeylerinin, mandibular posterior dişlerin servikal, bukkal ve lingual yüzeylerinin ve mandibular anterior dişlerin tüm yüzeylerinin aşınma değerleri gruplar arasında farklı bulunmadı (p>0,05). Oral şikayetlerin hasta grubunda kontrol grubuna göre daha fazla olduğu belirlendi (p<0,05). DMFT açısından gruplar arasında herhangi bir farklılık tespit edilmedi (p>0,05). Tükürük akış hızı, tükürük pH'sı ve tükürük tamponlama kapasitesi değerleri hasta grubunda kontrol grubundan daha düşük bulundu (p<0,05).GÖRH'nın süresi ile oral şikayetler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmadı (p>0,05). Regürjitasyon sıklığı açısından değerlendirildiğinde, yumuşak/sert palatinal mukoza/uvulada eritema her gün ve sık sık regürjitasyon görülen hastalarda daha fazla gözlendi (p<0,05). Regürjitasyonun meydana gelme zamanı açısından değerlendirildiğinde, yattıktan sonra regürjitasyon meydana gelen hastalarda dişlerde hassasiyet ve yumuşak/sert palatinal mukoza/uvulada eritema şikayeti daha fazla bulundu (p<0,05). Belirtilen oral şikayet parametreleri dışındakiler için regürjitasyonun sıklığı ve meydana gelme zamanı açısından istatistiksel olarak fark bulunmadı. GÖRH'nın süresinin, regürjitasyon sıklığının ve meydana gelme zamanın TWI değerlerine etkisinin olmadığı belirlendi (p>0,05). Özofajit evresinin ve kullanılan ilaçların, oral şikayetlerin meydana gelmesini ve TWI etkilemediği bulundu (p>0,05). TWI skorları ile tükürük akış hızı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmadı (p>0,05), aşınma gözlenen bireylerin düşük tükürük pH ve tamponlama kapasitesi değerlerine sahip oldukları bulundu (p<0,05).

Özet (Çeviri)

The aim of this study was to investigate the casual relationship between GERD and dental erosion and the changes of oral tissues that occur as a result of reflux.The research was performed with two working groups consisting of the total of 100 people between the ages of 16 and 65. The patient group was formed with 50 individuals who described symptoms of reflux at least 1 years and endoscopic oesophagitis have been identified and the control group was formed fifty healthy individuals. Dental erosion was evaluated by TWI and caries prevalence was evaluated by DMFT index. Oral manifestations of GERD (burning mouth sensation, tongue sensitivity, nonspecific itching/burning, halitosis, dry mouth, tooth sensitivity and soft/hard palatal mucosa/uvula erythema) were examined. Stimulated saliva samples were collected and the salivary flow rate, the ph and the buffering capacity of saliva were measured. The patient group were evaluated in terms of duration of reflux complaints the frequency of regürgitation, the grade of esophagitis, duration of treatment and the medications used.Two-sample t-test, Pearson chi-square test, likelihood ratio chi-square test, Fisher exact test, one-way ANOVA and Pearson?s correlation were used for the statistical analysis.Wear of palatal surface of maxillary teeth was observed in the patient group, but no wear was observed in the control group (p<0,05). Wear of insizal surface of maxillary anterior teeth and occlusal surface of maxillary/mandibular posterior teeth was observed at certain rates in both groups, but the values were higher in the patient group (p<0,05). The wear values of cervical and buccal/labial surfaces of maxillary teeth, cervical, buccal and lingual surfaces of mandibular posterior teeth and all surfaces of mandibular anterior teeth were not found different between the groups (p>0,05). Oral manifestations were further in the patient group (p<0,05). There was no difference in DMFT between the groups (p>0,05). Salivary flow rate, the pH and the buffering capacity of saliva were lower in the patient group (p<0,05).There was not a statistically significant relationship between duration of reflux complaints and oral manifestations (p>0,05). If it is evaluated in terms of frequency of regürgititation, soft/hard palatal/uvula erythema was observed further in the patients with every day or frequently regürgititation (p<0,05). If it is evaluated in terms of occurrence time of regürgitation, tooth sensitivity and soft/hard palatal mucosa/uvula erythema were observed further in the patients who had the regürgitation symptoms at night (p<0,05). There was not a statistically difference for the oral manifestations other than the specified parameters in terms of frequency and occurrence time of regürgitation. It was determined that duration of reflux complaints, frequency and occurrence time of regürtation had no effects on the values of TWI (p>0,05). Also it was determined that grade of esophagitis and medications had no effects on the values of TWI and the occurrence of oral manifestations (p>0,05). In the patient group, there was not a statistically significant relationship between TWI scores and salivary flow rate (p>0,05), but it was determined that wear observed patiens had low pH and buffering capacity of saliva (p<0,05).

Benzer Tezler

  1. Gastroözefagial reflü (GÖR) hastalarında gözlenen dental erozyonun dişhekimliğindeki önemi ve ağız içindeki erozyon risk faktörlerinin sağlıklı bireyler ile karşılaştırılması

    The Importance of dental erosion observed in gastroesophageal reflux (GOR) patients in dentistry and the comparison of the intraoral erosion with healthy subjects

    SEVGİ GÜNGÖR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Diş HekimliğiHacettepe Üniversitesi

    PROF.DR. HALİS ŞİMŞEK

    PROF.DR. HÜLYA KÖPRÜLÜ

  2. Gastroözofageal reflü hastalığı bulunan çocuklarda ağız diş sağlığına bağlı yaşam kalitesi ve dental erozyonunun değerlendirilmesi

    Evaluation of oral health related quality of life and dental erosion in children with gastroesophageal reflux disease

    GÜL DİDEM ÖZTÜRK

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Diş HekimliğiSelçuk Üniversitesi

    Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜL TOSUN

  3. Non-obez olgularda antropometrik ve metabolik parametrelerin gastroözofageal reflü hastalığı üzerine olan etkileri

    The effects of antropometric and metabolic parameters on gastroesophageal reflux disease in non-obese patients

    ŞEYMA YAVUZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    GastroenterolojiKırıkkale Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ÖZLEM GÜL UTKU

  4. Gastroözofageal reflü nedeni ile cerrahi tedavi yapılmış çocuklarda ağız sağlığı ve tükürük pepsin düzeylerinin cerrahi sonrası değerlendirilmesi

    Post-surgical evaluation of oral health and salivary pepsin levels in children who underwent surgical treatment for gastroesophageal reflux

    KÜBRA SAĞ

    Diş Hekimliği Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Diş HekimliğiHacettepe Üniversitesi

    Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MERYEM UZAMIŞ TEKÇİÇEK

  5. Examination of corrosion effects on orthodontic brackets under simulated gastroesophageal reflux disease (GERD) – an in-vitro study

    Gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) taklit edilmiş ortamda ortodontik braketlerdeki korozyon etkilerinin incelenmesi – in-vitro çalışma

    ELİF AKIN ÖZGÜNLER

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2019

    Diş HekimliğiYeditepe Üniversitesi

    Ortodonti Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. DİDEM NALBANTGİL