Geri Dön

Gebelerde farklı bölgesel anestezi yöntemlerinin hemodinamik etkiler ve postoperatif analjezik tüketimi yönünden karşılaştırılması

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 307831
  2. Yazar: AZİME EVCİ KANTAY
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. BİLGE KARSLI
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Anestezi ve Reanimasyon, Anesthesiology and Reanimation
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2003
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Akdeniz Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Çalışmamızı, ASA I-II grubunda, 15- 45 yaş grubunda, toplam 36 olguda gerçekleştirdik. I. gruptaki olgulara epidural aralığa18 ml % 0.05 izobarik bupivakain II. gruptaki olgulara spinal aralığa 2 ml % 0.05 hiperbarik bupivakain III. gruptaki olgulara epidural aralığa 5 ml % 0.05 izobarik bupivakain, spinal aralığa 1.25 ml % 0.05 hiperbarik bupivakain uyguladık. Biz yaptığımız çalışmamızda sezaryen operasyonlarında spinal, epidural ve kombine spinal- epidural olmak üzere üç farklı rejyonel anestezi yöntemi uyguladık. Her üç grup hastaya da epidural kateter yerleştirerek postoperatif dönemde epidural PCA ile tramadol hidroklorid uyguladık. Elde ettiğimiz değerleri kısaca gözden geçirdiğimizde, hastaların hemodinamik ölçümleri kombine spinal epidural ve epidural grupta daha stabil seyretti. Sistolik, diastolik ve ortalama arter basınçlarında bu iki grupta önemli değişiklik olmazken, spinal grupta ilk 15 dakika içinde hipotansiyon gelişti. Kan basıncı değerleri düştü, istatistiksel olarak anlamlı idi (p< 0.05) . Yine kalp hızı değerlerindeki düşme, hipotansiyonla parelel seyretti. Kombine ve epidural grupta bariz değişiklik olmadı, spinal grupta bradikardi gelişti. Sonuçlar anlamlı idi (p< 0.05). Solunum parametrelerinde her üç grup arasında fark oluşmadı.Cilt ve uterus kesisi esnasında meydana gelen kan basıncı ve kalp hızı değişiklikleri spinal grupta istatistiksel olarak anlamlı iken (p<0.05), epidural ve kombine grupta ise farklılık anlamsızdı (p>0.05). Duyu ve motor blok gelişimi spinal ve kombine grupta ilk 5 dakika içinde , epidural grupta ise ortalama 20 dakikada oluştu. Epidural grupta 5 hastada motor blok hiç oluşmadı. Bebek apgar değerleri ve bebek arter- ven kangazı parametreleri (pH, PO2, PCO2, elektrolitler, HCO3, BE) değerlendirildiğinde gruplar arasında hiç farklılık yoktu. Peroperatif ve postoperatif hasta memnuniyeti KSEA grubunda en yüksekti, bunu epidural grup takibetti. Spinal grupta ise en düşük olarak bulundu. Burada hastanın hemodinamisinin hızlı değişimiyle bulantı ? kusma ataklarının hastayı rahatsız etmesinin önemli bir faktör olduğunu düşünüyoruz. Postoperatif dönemde en çok analjezik ihtiyacı epidural grupta, en az ise kombine grupta oldu. Yine total analjezi tüketimi en çok epidural grupta, en az da kombine grupta oldu. Postoperatif epidural PCA ile opioid kullanımına bağlı olarak en çok % 88.9 oranıyla ağız kuruluğu gözlendi. Bunu % 48.6 bulantı, % 18.2 hipotansiyon, % 14.3 uyku hali, %11.8 titreme, %9.1 bradikardi, %8.8 kusma izledi. Kaşıntı, solunum depresyonu ve nörolojik defisit hiç gözlenmedi. Postoperatif HKA ile epidural tramadol hidroklorid kullanımı da etkin bir analjezi sağlamıştır. Yan etkileri göz önüne alındığında en fazla ağız kuruluğu gözlenmiş olup, bu durumun daha çok klinisyenler tarafından hastaların 24 saat boyunca oral alımının engellenmesine bağlı olduğu kanısındayız. Sonuç olarak, kombine spinal epidural anestezi yöntemi sezeryan operasyonlarında güvenle kullanılabilecek bir yöntemdir. Bu grupta hastaların hemodinamisi oldukça stabil seyretmiş, solunum parametreleri değişmemiş, bebek üzerinde olumsuz hiçbir etkisi gözlenmemiş olup postoperatif dönemde de hasta memnuniyeti en yüksek bulunmuştur

Özet (Çeviri)

...

Benzer Tezler

  1. İntrapartum ultrasonografik verilerin doğumun ikinci evresi uzamış gebelerde obstetrik sonuçları öngörme gücünün araştırılması

    Evaluation of power of intrapartum ultrasonography topredict obstetric outcomes in pregnant women with A prolonged second stage of labor

    SİBEL ÜSTÜNEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Sağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  2. Son adet tarihine göre 35 hafta üzeri gebelik haftasında doğum yapan hastaların vücut kitle indeksi-deri kıvrım kalınlığının obstetrik sonuçlara etkisi

    The effect of body mass index-skinfold thickness on obstetric outcomes in patients delivering at over 35 weeks of gestation according to last menstrual period

    ELİF ÇAMLIBEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  3. Gebelerin doğum korkusu ve doğum tercihlerinin belirlenmesi

    In the field of birth and birth preferences of pregnant women

    DUHA K.S SHAQALAIH

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Erciyes Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  4. Accelerated MRI sampling and reconstruction with reinforcement learning

    Pekiştirmeli öğrenme ile hızlandırılmış MRG örnekleme ve geriçatımı

    RURU XU

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2026

    İstanbul Teknik Üniversitesi

    Bilgisayar Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  5. Gebelik ve doğum sonrası dönemde depresyon yaygınlığı ve ilişkili faktörler: Bir izlem çalışması

    The prevalance of depression in pregnancy and the postpartum period and releated factors: A follow up study

    TÜLAY SATI KIRKAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Atatürk Üniversitesi

    Dahili Tıp Bilimleri Bölümü

    Yükleniyor...