Geri Dön

Hermann Hesse'nin“Unterm Rad”adlı yapıtında eğitim sorunsalı

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 31788
  2. Yazar: ŞENER BAĞ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. AHMET AKYOL
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Alman Dili ve Edebiyatı, German Linguistics and Literature
  6. Anahtar Kelimeler: Alman romanı, Eğitim, Eğitim sorunları, Hesse, Hermann, Roman, Yabancılaşma, German novel, Education, Education problems, Hesse, Hermann, Novel, Alienation
  7. Yıl: 1994
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Atatürk Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Batı Dilleri ve Edebiyatları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

51 ÖZET 1890-1910 Yılları arasındaki Alman Yazınına bakıldığında, Naturalizme karşı Yeni Romantizm, Yeni Klasizm ve Jugendstil gibi, birbirinden farklı akımların bulunduğu görülür. Bu akımların birbirinden çok farklı özelliklere sahip olmalarına karşın, ortak noktaları da vardır; bu akımlardaki yazarların çoğunluğu yapıtlarında“Eğitim Sorunsalı”na önemli bir yer vermişlerdir. Bu dönem Alman Toplumunda, ebeveynler, mülkiyetin yanı sıra eğitimin de kişinin sosyal konumunu belirlediği düşüncesiyle, çocuklarını iyi bir gelecek için okutmak isterler. Böylece okul, ebeveynler için oldukça önemli bir kurum haline gelir. Fakat okullardaki mevcut eğitim anlayışı, sıkı disiplin ve öğrencilerin metalaşması, toplumdaki duyarlı kesimi oluşturan yazarların dikkatini çeker ve böylece Alman Yazını'na özgü okul türü (Schulliteratur) oluşur. Hermann Hesse'nin“Çarklararasında”adlı yapıtı“Schulliteratur”grubuna girer.“Çarklararasında”, yazarının acılarla dolu öğrencilik yıllarını ve mevcut eğitim anlayışına yönelttiği eleştirisini içermektedir. Bu çalışmada, ana figür Hans Giebenrath'ın kendisine yabancılaşma süreci, Aile- Çevre ve Okul-Öğretmen bağlamında ele alınmıştır. Hans Giebenrath'ın kendisine“yabancılaşması süreci”ya da başka bir ifadeyle“Yanlış Beni”n oluşumu, önce Aile ve çevrede başlar ve daha sonra okul ve öğretmenler tarafından devam ettirilir. Hans' in yaşıtlarına oranla farklı özelilkler taşıması, birincil çevre tarafından olumlu olarak değerlendirilir. Böylece bu değerlendirme, Hans'ın yabancılaşma sürecinde“Domino- Efekt”halini alır. Birincil Çevre,“Büyük adam olacak ileride”gibi, gelecek perspektifleriyle ona belirli bir rol verir. Otorite olan babanın davranışları, Hans'ı etkiler. Baba ve çevre, ona bu rolü verirken, onun zihinsel ve fiziksel özelliklerini önemsemezler. Hans, bu rolün seçiminde, hiç bir hakka sahip değildir. Sürekli telkinler sonucu, bu rolü benimsemeye çalışan Hans,“Gerçek Beni”içinde hapseder. Dolayısıyla bu duruma özgü yeni iç mekanizmalar gelişir. Aile ve çevrede başlatılan bu süreç, düzenli bir şekilde okul ve öğretmenler tarafından devam ettirilir. Okul, devlete bağımlı bir kurum olması nedeniyle, asıl görevi olan insanları hayata hazırlamak yerine, devletin istediği ideal bireyleri yetiştirmek misyonuna yönelir. Öğretmenler, bu misyonu gerçekleştirirken, öğrencilerin bireysel özelliklerini göz önüne almazlar, ideal birey ya da“Konformist”birey yetiştirme amacı üzerine kurulmuş olan eğitim, öğrencilerin ruhsal gelişimini engeller. Bu çalışmada, okulun, ideal birey yetiştirme sürecinde öğrencileri gerçek yaşamdan kopardığı ve onları kendilerine yabancılaştırdığı açıkça görülür. Ayrıca52 öğretmenler, amaçları doğrultusunda fiziksel cezalandırma gibi, öğretim dışı metotlara başvurmaktadırlar. Aile-çevre ve okul-öğretmenlerin, bu“yanlış ben”i gerçekleştirme yarışında oldukları ve birbirleriyle büyük bir uyum uçerisinde bulundukları, bu çalışmada somut bir şekilde gösterilmiştir. Büyük bir uyum içinde bulunan okul-öğretmen ve Aile-Çevre işbirliği Hans'ın yabancılaşma sürecini tamamıyla gerçekleştirir. Hans'ın başarı grafiği, kapasitesinin kaldıramıyacağı zorlama karşısında sürekli düşer. Sonuçta Hans, çevrenin beklentilerini yerine getiremez ve böylece toplum, Hans' dan beklediği rolü göremez. Hans, başından beri kendisine benimseilmeye çalışılan ve özümsediği bu rolün kendisine hiç de uygun olmadığının zaten farkına varmıştır. Bu süreçte, toplumun ona sunduğu bu rolün Hans için hiçbir anlamı kalmaz. 0, bu toplumsal-psişik karmaşası içinde, yaşadığı topluma karşı güvenini de yitirir. Böylece toplumdan kendisini tamamiyle soyutlayan Hans, bir pazar gezintisi sonunda yabancılaşma sürecini ölümle noktalar.

Özet (Çeviri)

Özet çevirisi mevcut değil.

Benzer Tezler

  1. Hermann Broch'un Burç Novellerinde anlatıcı (Erzaehler problematik in den tierkreisnovellen von Herman Broch)

    Başlık çevirisi yok

    TUNCER KÜÇÜKBATIR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Alman Dili ve EdebiyatıAtatürk Üniversitesi

    Yabancı Diller Eğitimi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. AHMET AKYOL

  2. Das Glaubensbekenntnis und das Polaritatsproblem in dem Werk“Siddhartha”von Hermann Hesse

    Başlık çevirisi yok

    CANAN TEZEL

    Yüksek Lisans

    Almanca

    Almanca

    1988

    Alman Dili ve EdebiyatıHacettepe Üniversitesi

    Alman Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SÜLEYMAN YILDIZ

  3. Wolfgang Borcherts Stellungnahme zum Krieg in seinen Kurzgeschichten ab 1945

    Başlık çevirisi yok

    ZEKİ KARAKAYA

    Yüksek Lisans

    Almanca

    Almanca

    1988

    Alman Dili ve EdebiyatıHacettepe Üniversitesi

    DOÇ. DR. NURAN ÖZYER

  4. Alman Edebiyatı'nda sanat ve yaşam ilişkisi

    Başlık çevirisi yok

    DİLEK AYBAR

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Alman Dili ve Edebiyatıİstanbul Üniversitesi

    Alman Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YÜKSEL ÖZOĞUZ