Geri Dön

Türkiye'de 1980 sonrası kadın ve aile politikalarının kamu yönetimine yansıması: Aktörler, paydaşlar ve paradokslar

The projections of women and family policies in Turkey on public administration since 1980: Agencies, partners, and paradox

  1. Tez No: 339290
  2. Yazar: AYŞE ALİCAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SONGÜL SALLAN GÜL
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Kamu Yönetimi, Siyasal Bilimler, Public Administration, Political Science
  6. Anahtar Kelimeler: Aile, Aile politikaları, Cinsel kimlik, Kadın politikaları, Kadına Yönelik Şiddet ve Aile-İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi, Kadınlar, Kamu yönetimi, Yönetim, Family, Family policies, Gender identity, Women policies, Convention on Preventing and Combating Violence Against Women and Domestic Violence, Women, Public administration, Management
  7. Yıl: 2013
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Süleyman Demirel Üniversitesi
  10. Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Türkiyede Cumhuriyetle beraber, uzun yıllar kadın olgusu, kadının aile içindeki statüsü bağlamında ele alınmış, modernizmin evrimci bakış açısıyla aile dönüşürken, kadının eşitlikçi konumunun gelişeceği umulmuştur. Özel alana yönelik doğrudan bir müdahale ya da kurumsal bir yapının varlığına ise gereksinim duyulmamıştır. 1980?lerin apolitik toplumsal gündeminde yeni yeşeren kadın hareketi ile beraber sivil inisiyatif ile kadın hem özel, hem de kamusal alandaki statüsünü sorgulamaya başlamıştır. Bu süreç toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılıklara karşı mücadelenin fitilini yakmıştır. Kamunun konuya müdahil olması da, 1980?lerin sonlarında başlamış, kadının toplumsal statüsünü yükseltmek ve ayrımcılıklara karşı mücadele etmede kurumsallaşma süreci başlamıştır. 1985 yılında kadına yönelik politikaların geliştirilmesinde Türkiye?nin Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi'nin (CEDAW) imzalamasıyla başlayan devletin sorumluluk alma süreci, merkezi devlet içinde kurumsal yapıların gelişmesini olanaklı kılmıştır. 1989 yılının sonunda kadının toplumsal statüsünü artırma ve kadına yönelik ayrımcılıkla mücadele faaliyetlerini yürütecek bir kamusal irade olarak Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü (KSGM) kurulmuştur. Aynı yıl yeni sağ politikaların etkisiyle aileye yönelik araştırmaları esas alan Aile Araştırma Kurumu (AAK) da oluşturulmuştur. Türkiye kadın ve aileye ilişkin kurumsal mekanizmaların geliştirilmesinde dengeleyici rol oynamaya çalışmış, bir yandan muhafazakar siyasal iktidarların, diğer yandan yeni liberal politikaların etkisiyle kurumsal mekanizmalar gelişirken, ayrımcılıkla mücadelede kadın örgütleri sivil inisiyatif etkin rol oynamıştır. Avrupa Birliği (AB) uyum politikalarıyla birlikte, kadının güçlendirilmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için atılması gereken somut adımlar ve yasal gereklilikler tartışılmaya açılmış, Türkiye'nin değişen refah politikaları doğrultusunda kurumsal mekanizma ve politika uygulamaları ve modelleri ortaya çıkmıştır. Konuya artan duyarlılık, yasal düzenleme ve kurumsallaşma sürecine hız kazandırmıştır. 2003?den itibaren ise, kamu politikalarının uygulanabilirliğini ve etkinliğini artırmak için kurumsal yapıların yerelleşme olanakları ve politikaları oluşturulmuştur. Özellikle toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik geliştirilen ulusal eylem planlarının odak noktası aile içi şiddet ve istihdam politikaları olmuştur. Ancak tüm bu önlemlere ve kurumsal gelişmelere karşın Türkiye toplumsal cinsiyet eşitliğini anaakım haline getirememiş ve İnsani ve Toplumsal Cinsiyet Gelişme Endekslerindeki riskli ülke olma konumunu sürdürmüştür. Bunda Türkiye?de izlenen yeni liberal piyasa odaklı ekonomik politikaların yanı sıra sosyal alanda halen baskın konumunu sürdüren ataerkil muhafazakâr aile odaklı bakışın rolü büyüktür. Ayrıca ülkemizdeki siyasal iktidarların eril yapıları sürdürme istekleri, kurumsal iktidar ilişkileri ve ideolojik çatışmalar, kadın ve aileye ilişkin kamu ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliği süreçlerini olumsuz etkilemekte ve toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik politikaların başarı düzeyini azaltmaktadır. Bu çalışmada Türkiye'de kadın ve aile politikaları kamu politikaları bağlamında ele alınmakta, bu politikaların tarihsel bağlamı ortaya konularak 1980 sonrasına odaklanılarak, süreçte, kurumsallaşma dinamikleri, paradokslar, aktör ve paydaşlar incelenmektedir. Kadın ve aile politikaları refah politikaları bağlamında tartışılmakta, Türkiye'de uygulanan politika ve kurumsal yapıların modellemesi oluşturularak, eleştirel ve kadın bakış açısıyla konu irdelenmektedir.

Özet (Çeviri)

With the foundation of Republic, the women fact has been taken into consideration within the context of women?s status in family, while transforming the family through evolutionist point of view of modernism, the improvement of women?s egalitarian status has been neglected for a long time. The presence of an institutional structure or a direct intervention devoted to private sphere has not been considered a necessity. The womens movement just emerging on the apolitical social agenda of 1980?s launched to examine the womens status in both private and public sphere. The process triggered the struggle against the discrimination. The intervention of public in the issue launched at the end of 1980?s, the process of institutionalization started in 1990?s. In the name of developing policies on women, taking responsibility process of the State initiating with Turkeys signing CEDAW in 1985 enabled the improvement of the institutional structure within the central state. General Directorate on the Status of Women as a public willpower to advance women?s social status and carry out combating actions for the discrimination against women was founded at the end of 1989. Within the same year, Family Research Institution grounded on the family researches was also structured through the influence of new right policies. In parallel with EU integration policies, the concrete paces needed to be set for providing women empowerment and gender equality and legal requirements were come up for discussion. The increasing sensitivity for the issue accelerated the process of legal regulation and institutionalization. Since 2003, the localization opportunities and policies of the institutional structures have been formed in order to increase the feasibility and efficiency of public policies. However, although having all precautions and institutional structures and developing action plans for providing gender equality, Turkey is still among the risky countries regarding to providing for the prevention of domestic violence and gender equality. Here, the role of follow-up new liberal market based economic policies and the patriarchal conservative family based policies still sustaining dominant positions in social sphere in Turkey have great influence. In addition, the will of political powers is related to carry on masculine structures, institutional power relations and ideological clashes affect the collaboration processes in a negative way, and decrease the achievement level of the policies on providing gender equality. In this study; women and family policies are dealt with in terms of public policies, and institutionalization dynamics, paradoxes, actors and shareholders are examined in the period of late 1980s focusing on the historical context of these policies. In addition; women and family policies are discussed in terms of welfare policies, and the subject is scrutinized with a critical and women point of view generating models of Turkish policies and intitutional structures

Benzer Tezler

  1. Türkiye'de yeni sağ'ın vitrini olarak Turgut Özal

    Turgut Özal as the new right's shop window in Turkey

    ELİFCAN ÇORUK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Siyasal BilimlerHacettepe Üniversitesi

    Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ KADİR DEDE

  2. Analysis of urban mobility through gender perspective: Istanbul case

    Toplumsal cinsiyet perspektifinden kentsel mobilitenin değerlendirilmesi: İstanbul örneği

    DERYA AKİŞLİ

    Yüksek Lisans

    İngilizce

    İngilizce

    2018

    Ulaşımİstanbul Teknik Üniversitesi

    İnşaat Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİ OSMAN ATAHAN

  3. Yerel medyada çalışan kadın gazeteciler ve karşılaştıkları zorluklar: Antalya örneği

    Women workers in local media and the difficulties which they have been facing:Example of Antalya

    YAZICI ÖZLEM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2012

    GazetecilikAkdeniz Üniversitesi

    Halkla İlişkiler ve Tanıtım Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. GÖZDE YİRMİBEŞOĞLU

  4. Türkiye'de ihracatın finansmanı

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET BAHA KARAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1984

    EkonomiGazi Üniversitesi

    Muhasebe ve Finansman Ana Bilim Dalı