İnflamatuvar bağırsak hastalıklarında anemi sıklığı ve profili
Anemia prevalance and profile in inflammatory bowel diseases
- Tez No: 390092
- Danışmanlar: DOÇ. DR. YUSUF ZİYA ERZİN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Gastroenteroloji, Gastroenterology
- Anahtar Kelimeler: Anemi, Anemi-demir eksikliği, C reaktif protein, Crohn hastalığı, Gastrointestinal hastalıklar, Kolit-ülseratif, İnflamatuar bağırsak hastalıkları, Anemia, Anemia-iron deficiency, C reactive protein, Crohn disease, Gastrointestinal diseases, Colitis-ulcerative, Inflammatory bowel diseases
- Yıl: 2014
- Dil: Türkçe
- Üniversite: İstanbul Üniversitesi
- Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı, İBH'nda aneminin sıklığını, profilini ve anemiyi etkileyen faktörleri, İBH polikliniğimizin hastalarının belli bir bölümünde geriye dönük ve kesitsel olarak belirlemektir. Hastalar ve Yöntem: Bu çalışma İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı, İBH polikliniğinde, 1 Kasım 2013 tarihinden önce tanı konulmuş son 300 İBH tanılı hastanın dosyaları geriye dönük olarak incelenerek yürütülmüştür. Laboratuvar tetkiklerinde CTF Merkez Laboratuvar referans aralıkları kullanılmıştır. Erkeklerde hgb<13,6g/dl, kadınlarda ise hgb<12 g/dl değerleri anemi olarak kabul edilmiştir. Çalışma kesitsel nitelikte olup, hastaların çalışma anında demografik ve klinik özellikleri tarama anındaki anemi sıklığı, anemi profili ve bunları etkileyen faktörler belirlenmiştir. Bulgular: Total hasta grubunda anemi sıklığı %39,3 iken ÜK'de %42,4, CH'nda ise %35 olarak bulunmuş olup ÜK ve CH tanılı hastalar arasında anemi sıklığı açısından istatiksel anlamlı farklılık saptanmadı. Kadın hastalarda anemi sıklığı erkek hastalara göre daha fazla olmakla birlikte istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (%45 vs %35). Total hasta grubunda DEA'si %79,7 ile ilk sırada yer alırken, KHA' si %18,6 ile ikinci en sık anemi nedeni olarak saptandı. Çalışmamızda anemi tanısı konan İBH hastalarının %66'sına tedavi verilmişti. İki grupta yapılan korelasyon analizinde, çalışma anında İBH' a özgü immünsüpresif tedavi alması ve CRP düzeyi ile anemi sıklığı arasında pozitif korelasyon saptandı. Regresyon analizinde CRP CH tanılı hasta grubunda anemi sıklığı açısından bağımsız risk faktörüydü. Sonuç: Diğer çalışmalarla benzer olarak DEA'si İBH'nda aneminin en sık sebebi olup hastalık aktivasyonu ile yakın bir ilişki içerisindedir.
Özet (Çeviri)
Aim: The aim of this cross-sectional retrospective study was to find out the incidence and type of anemia and clinical and laboratory factors affecting anemia in a subgroup of patients of our IBD outpatient clinic. Patients and Methods: Last 300 patients diagnosed with IBD before November 2013 at Istanbul University, Cerrahpasa Medical Faculty, IBD Outpatient Clinic were retrospectively analyzed. Reference ranges of the main laboratory at this institution were used. Anemia was defined as a hemoglobin level of <13,6 g/dl in men and <12 g/dl in women. It was a cross sectional study and demographic and clinical findings of patients were recorded. Prevalence, type and factors affecting anemia during that time were identified. Results: Anemia was found in 39,3%. In subgroups, 42,4% of patients with UC and 35% of patients with CD had anemia. There was no statistically significant difference in anemia incidence in both groups. Anemia was more common in female patients than in male patients without statistical significance (45% vs 35%). Iron deficiency anemia was the most common anemia in whole group (79,7%). The second most common anemia was anemia of chronic disease (18,6%). Anemia was treated in 66% of patients. Correlation analysis identified a positive correlation between immunosuppressive treatment and CRP with anemia incidence in both groups. Multiregression analysis showed that CRP was independent risk factor for anemia in CD. Conclusion: The most common type of anemia in IBD patients is iron deficiency anemia and anemia is closely associated with disease activation, consistent with previous reports.
Benzer Tezler
- Tükrük bezi hastalıklarında siyalografi ve ultrasonografinin tanı değeri
Başlık çevirisi yok
İBRAHİM EHTİYAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Radyoloji ve Nükleer TıpGazi ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ERDOĞAN KÖKER
- Nazofarenks tümörlerinin tanısında bilgisayarlı tomografi ve yumuşak teknik lateral boyun grafisinin doğruluk oranları hakkında karşılaştırmalı bir çalışma
Başlık çevirisi yok
ALİ ÇAKIR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul ÜniversitesiRadyodiagnostik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CAHİT BABUNA
- Periapikal lezyonlarda, proteolitik aktivite regülasyonunda rol oynayan alfa1 -antitripsin ve alfa2- macroglobulinin incelenmesi
Başlık çevirisi yok
ZİŞAN KIZIL
Doktora
Türkçe
1988
Diş HekimliğiMarmara ÜniversitesiAğız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. KAYA ENERGİN
- Parotis ve submandibuler bez lokalizasyonlu kitlelerde siyolografi ve tanı değerlerinin cerrahi ve patoloji bulguları ile karşılaştırılması
Başlık çevirisi yok
NECDET KORU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1989
Kulak Burun ve BoğazDokuz Eylül ÜniversitesiKulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı