Geri Dön

Epileptik nöbet sonrası akut dönemdeki difüzyon MR ve EEG'lerin değerlendirilmesi

Evaluation of diffusion MR and EEG performed after acute epileptic seizure

  1. Tez No: 466478
  2. Yazar: KAMER TANDOĞAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. VİLDAN AYŞE YAYLA, UZMAN HÜLYA ERTAŞOĞLU TOYDEMİR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nöroloji, Neurology
  6. Anahtar Kelimeler: Nöbet, Status Epileptikus, DWI Kısıtlaması, EEG, Difüzyon manyetik rezonans görüntüleme, Elektroensefalografi, Epilepsi, Manyetik rezonans görüntüleme, Nöbetler, Status epilepticus, Seizure, Status epilepticus, DWI restriction, EEG, Diffusion magnetic resonance imaging, Electroencephalography, Epilepsy, Magnetic resonance imaging, Seizures
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Nörobilim Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Nöroloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Epileptojenik aktivitenin lokalizasyonunu belirlemek için epileptik nöbet sonrası akut dönemde elde edilen elektroensefalografi (EEG) incelemesini değerlendirmek ve aynı dönemde çekilen difüzyon ağırlıklı görüntünün (DWI) buna herhangi bir katkısı olup olmadığını araştırmak amaçlandı. YÖNTEM: Temmuz 2016 ile Şubat 2017 tarihleri arasında acil servise nöbet nedeniyle başvuran ardışık olgular retrospektif olarak değerlendirildi. Nöbet sonrası 3 gün içinde değerlendirilen 46 olgu çalışmaya dâhil edildi. Hastaların demografik ve klinik özellikleri, EEG ve radyolojik bulguları kaydedildi. Elde edilen verilerin istatistiksel analizleri için SPSS 23 paket programı kullanıldı. Çalışma verileri değerlendirilirken kategorik değişkenlerin tanımlayıcı istatistikleri için yüzde ve frekans değerleri, sürekli değişkenler için ise ortalama, standart sapma ve medyan değerleri hesaplandı. Değişkenler arası ilişkilerin sınanmasında Fisher kesin olasılık testi ve ki-kare testi kullanıldı. Anlamlılıklar p<0,05 düzeyinde değerlendirildi. BULGULAR: Çalışmaya alınan 46 hastanın yaş ortalaması 48,5 ± 22,3 yıl (18-80 yıl), 28'i (% 60,87) kadın, 18'i (%39,13) erkekti. Hastalar epileptik nöbetler sınıflandırmasına göre 3 gruba ayrıldı; jeneralize (n = 19), parsiyel (n = 24) ve sınıflandırılmamış nöbetler (n = 3). Daha önce epilepsi tanısı almış hasta sayısı 11 (% 23,91) idi. EEG ve DWI'de anormallikler sırasıyla hastaların % 52,17 ve % 10,87'sinde tespit edildi. Buna ek olarak, manyetik rezonans görüntülemesinde anomali saptanan 5 hastanın 1 tanesi jeneralize nöbet, 4 tanesi parsiyel nöbet grubundaydı. Difüzyon kısıtlamasının lokalizasyonları 5 hastanın 4'ünde EEG anormalliklerinin lokalizasyonu ile uyumluydu. SONUÇ: DWI ve EEG noninvazif, güvenilir ve ayrı ayrı tanı değeri yüksek tetkikler olduğu bilinmektedir. Epileptojenik lezyonla uyumlu peri-iktal DWI değişiklikleri ve EEG bulgularının, nöbet aktivitesinin lokalizasyonuna ve yayılımına dair önemli ipuçları verdiği çalışmalarda gösterilmiştir. Çalışmamızda nöbet sonrası erken dönemde birlikte yapılan bu iki incelemeyi birbiri ile korele bulmamış olmamızda, hasta sayısının az olmasının, seçilen hastaların özelliklerinin ve kullanılan tekniklerin de rolü olabileceği kanısındayız.

Özet (Çeviri)

OBJECTIVES: We aimed to evaluate the electroencephalography (EEG) and diffusion weighted imaging (DWI) findings obtained after a seizure in the acute period and to find out whether DWI had any contribution to determine lateralization of epileptogenic activity. METHODS: Consecutive 46 patients with a seizure admitted to emergency department between July 2016 and February 2017 were evaluated, retrospectively. Patients whose seizures occurred in the last three days were included in the study. Demographic and clinical features, EEG and radiologic findings of the patients were recorded. For statistical analysis, SPSS 23 program was used. RESULTS: Mean age of total 46 patients was 48,5 ± 22,3 (18-80) years and 28 (60,87 %) of them were female, 18 (39,13%) were male. Patients were divided into 3 groups regarding to the classification of epileptic seizures; generalized (n=19), partial (n=24) and unclassified seizures (n=3). Eleven patients (23,91 %) had the diagnosis of epilepsy previously. Abnormalities in EEG and DWI were detected in 55,17 % and 10,87 % of the patients, respectively. In addition, 4 patients with MR abnormalities were from partial seizures and 1 patient from generalised seizures groups. Areas of diffusion restriction were consistent with the localization of EEG abnormalities in 4 out of 5 patients. CONCLUSIONS: EEG and DWI are noninvasive, reliable and valuable tools in supporting the diagnosis of epilepsy and classification of seizures. It has been shown in many studies that peri ictal DWI changes and EEG findings consistent with the epileptogenic lesion may give clues regarding the localization and propagation of ictal activity. In our study, the pathological findings of these two investigations were not correlated which may be due to the number of patients, the characteristics of the seizures or the techniques of the procedures.

Benzer Tezler

  1. Geçmişten günümüzde epilepsi (sar'a)

    Today and in the past of epilepsy

    ÖMÜR ŞAYLIGİL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Deontoloji ve Tıp TarihiUludağ Üniversitesi

    Deontoloji ve Tıp Tarihi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞEGÜL DEMİRHAN ERDEMİR

  2. Epileptik hastaları değerlendirmede komputerize tomografinin yeri

    Başlık çevirisi yok

    F.BİRSEN İNCE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Nörolojiİstanbul Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

  3. Mental hastalarda genetik araştırmalar

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET ELBİSTAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Tıbbi BiyolojiDicle Üniversitesi

    Tıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TURGAY BUDAK

  4. Beyin korteksinde kolinerjik sinaptik ileti

    Başlık çevirisi yok

    FERAYE ŞENYUVA

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1977

    FizyolojiAtatürk Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı