Geri Dön

Major depresif bozukluk tanılı hastalarda hastalık şiddeti, klinik özellikleri ile otomatik düşünceler ve işlevsiz şemalar arasındaki ilişkinin incelenmesi

Investigation of the relationship between clinical characteristics, automatic thought, and dysfunctional schemas in major depressive disorders

  1. Tez No: 466906
  2. Yazar: FATİH YIĞMAN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. KADİR ÖZDEL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: bilişsel terapi, bilişsel davranış terapileri, şema, tutumlar, nüks, Biliş, Bilişsel tedavi, Depresif bozukluk, Depresyon, Hastalık şiddeti indeksi, congitive therapy, cognitive behavior therapy, schema, attitudes, recurrence, Cognition, Cognitive behaviour therapy, Cognitive therapy, Depressive disorder, Depression, Severity of illness index
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Depresyon en sık görülen ruhsal hastalıklardandır. Tanı ve tedavi sürecindeki zorluklar nedeniyle yeni modellere ihtiyaç duyulmaktadır. Bilişsel davranışçı terapiler ile depresyonda olumlu sonuçlar alınmaktadır. Biz bu çalışmamızda depresyonla ilgili olarak klinik semptomatoloji, otomatik düşünceler, ara inançlar ve temel inançların etkileşimini incelemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Poliklinik başvurusu sonrası değerlendirilen hastalara SCID-I ve sosyodemografik veri formu uygulanmıştır. Değişen kriterler açısından DSM-5 kriterleri ile tekrar tanılar değerlendirilmiştir. Sonrasında hastalar Otomatik Düşünceler Ölçeği (ODÖ), Fonksiyonel Olmayan Tutumlar Ölçeği kısa formu (FOTÖ-R), Kişilik İnanç Ölçeği kısaltılmış Türkçe formu (KİÖ-KTF), sosyal karşılaştırma ölçeği ve SCIDII ile değerlendirilmiştir. Çalışmamıza 101 depresyon hastası, 82 gönüllü sağlıklı kontrol grubu katılmıştır. Bulgular: Yapılan değerlendirmeler sonucunda kontrol grubu ile depresyon grubu arasında bütün bilişsel alt ölçeklerde anlamlı fark bulunmuştur ve bu fark depresyon grubunun daha olumsuz bilişsel tutumları ile ilişkilidir. İlk atak ve yineleyici depresyon grubunu kendi içerisinde kıyasladığımızda sadece otomatik düşüncelerin kişisel uyumsuzluk ve değişme istekleri alt faktöründe gruplar arasında anlamlı fark vardı ve bu fark ilk atak grubun daha olumsuz yorumlamalarından kaynaklanıyordu. Depresyon şiddeti üzerinden değerlendirdiğimizde ise tüm bilişsel ölçeklerde ağır şiddetteki 60 depresyon grubunun daha olumsuz tutumları saptandı ve gruplar arasında anlamlı fark vardı. Sonuç: Depresyon oldukça önemli bir ruhsal hastalık ve halk sağlığı sorunudur. Tekrarlayan bir doğası olması ve kronikleşmesi nedeniyle oldukça yüksek yeti yitimine neden olmaktadır. Bilişsel davranışçı tedavi ile başarılı sonuçlar alınmaktadır.Ancak depresyonun bilişsel modelinin geliştirilmesi için yeni çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Özet (Çeviri)

AIM: Depression is one of the most common psychiatric disorders. New models are needed because of the difficulties in diagnosis and treatment. Cognitive behavioral therapies have positive results in depression. In this study, we aimed to investigate the interaction of clinical symptomatology, autonomic thinking and dysfunctional schemas about depression. Method: SCID-I and sociodemographic data form were applied to the patient after the outpatient clinic application. In terms of changing criteria, DSM-5 criteria and rediagnoses were evaluated. Patients were assessed with the Automatic Thouhgts Questionnaire (ATQ), the Short Form of Dysfunctional Attitudes Scale (DAS-R), the Personality Beliefs Questionnaire Short Form (PBQ-SF), the Social Comparison Scale, and SCID-II. Our study included 101 depressed patients and 82 healthy control groups participated. Results: As a result of the evaluations, a significant difference was found in all cognitive subscales between the control group and the depression group and this difference is related to the more negative cognitive attitudes of the depression group. When we compared the first episode and recurrent depression group within themselves, there was a significant difference between the groups only in the sub-factor of personal 62 incompatibility and change desire for automatic thinking, and this difference was due to the more negative interpretations of the first episode group. When we assessed depression on the basis of severity, on all cognitive scales, more negative attitudes of severe depression group were found and there was a significant difference between the groups. Conclusion: Depression is a very important mental illness and public health problem. Due to its repetitive nature and its chronicity it causes a very high disability. Successful results are obtained with cognitive behavioral therapy. However, new studies are needed to develop the cognitive model of depression.

Benzer Tezler

  1. Majör depresif bozukluk tanılı hastalarda çocukluk çağı travmalarının hastalık şiddetiyle ilişkisinde ruminasyonun aracılık etkisi

    The mediation effect of rumination on the relationship of childhood traumas to the severity of depression in patients with major depressive disorder

    ESRA YALIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KAMİL NAHİT ÖZMENLER

  2. Majör depresif bozukluk tanılı hastalarda serum S100-B ve VILIP-1 düzeylerinin değerlendirilmesi

    Evaluation of serum S100-B and VILIP-1 levels in patients with major depressive disorder

    NAGİHAN AYAZ NAYCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HASAN KAYA

    DOÇ. DR. AYBENİZ CİVAN KAHVE

  3. Bipolar depresyon ve major depresif bozukluk hastalarında klinik özelliklerin incelenmesi ve serum IGF parametrelerinin (IGF-1, IGF-2, IGFBP-2, IGFBP-3) sağlıklı kontrollerle karşılaştırılması

    Investigation of clinical characteristics and comparison of serum IGF parameters (IGF-1, IGF-2, IGFBP-2, IGFBP-3) with healthy controls in patients with bipolar depression and major depressive disorder

    PINAR ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İHSAN TUNCER OKAY

  4. Bipolar bozukluk, obsesif kompulsif bozukluk, bipolar bozukluk ve obsesif kompulsif bozukluk eştanılı hastalar: Klinik özellikler, kişilik ve mizaç özelliklerinin karşılaştırılması

    Bipolar disorder, obsessive compulsive disorder, bipolar disorder and obsessive compulsive disorder comorbidity: Comparison of clinical features, personality and temperament

    HAFİZE GÜLNUR ŞEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    PsikiyatriAdnan Menderes Üniversitesi

    Ruh ve Sinir Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. FİLİZ ÖZDEMİROĞLU

  5. İntihar girişimi olan ve olmayan depresyon tanılı ergenlerin dürtüsellik ve umutsuzluk düzeylerinin ve nöropsikolojik test performanslarının karşılaştırılması

    Impulsivity, hopelessness and neuropsychological test performances among depressed adolescent suicide attempters

    ARMAĞAN ARAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    PsikiyatriOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÖKÇE NUR SAY