Geri Dön

Relapsing remitting multipl skleroz hastalarında klinik gidiş ile TOB1 gen polimorfizmi arasındaki ilişkinin araştırılması

Relationship between TOB1 gene polymorphisms and clinical prognosis in relapsing remitting multiple sclerosis patients

  1. Tez No: 466970
  2. Yazar: FULYA BAŞOĞLU KÖSEAHMET
  3. Danışmanlar: UZMAN MUSA ÖZTÜRK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nöroloji, Neurology
  6. Anahtar Kelimeler: Genler, Multipl skleroz, Polimorfizm-genetik, Prognoz, Genes, Multiple sclerosis, Polymorphism-genetic, Prognosis
  7. Yıl: 2017
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Nöroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Çalışmamızda transducer of erbb2,1 (TOB1) geninde morfolojik değişimine neden olan polimorfizmlerin Relapsing Remitting Multiple Skleroz (RRMS) hastalarında prognozla ilişkisi yönünden incelenmesi amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEMLER: Çalışmamıza hastanemiz nöroloji polikliniklerinde en az 5 yıldır Relapsing Remitting MS tanısı ile takipli Genişletilmiş Özürlülük Durum Ölçeği Skoru (EDSS) düşük (<3) ve yüksek ( ≥5.0) olan 30 'ar hasta ile 30 kontrol hastası alınmıştır. Hastaların kan örnekleri DNA izolasyonu ve Polimeraz Zincir Reaksiyonu (PZR) işlemlerine tabi tutularak TOB1 geninin kodlayıcı (rs4626) ve regulatör (rs72221352) kısımlarında yer alan iki markır bölgede Tek Nükleotid Polimorfizmi varlığı değerlendirilmiştir. BULGULAR: Hastalarda, kontrol grubuna göre varyant alel frekansı her iki markır bölge için yüksek bulunmuştur (p<0.001). Homozigot normal genotip her iki bölge için kontrollerde hastalardan daha yüksek bulunmuştur (p<0.001). Homozigot varyant genotip oranları açısından gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamış, ancak EDSS≥5 grubunda; EDSS<3 grubuna göre daha yüksek olma eğilimi görülmüştür (p>0.05). Heterozigot genotip açısından, rs4626 bölgesinde gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamaktadır ancak hasta gruplarında kontrol grubuna göre yüksek olma eğilimi izlenmiştir (p>0.05). rs7221352 için kontrol grubunda heterozigot genotipe sahip olanların oranı hasta gruplarından düşüktür (p<0.01). Her iki bölgenin birlikte homozigot normal olduğu durum hiçbir hastada saptanmazken, kontrol grubunda yüksek oranda bulunmuştur. rs4626'nın homozigot varyant, rs7221352'nin heterozigot olduğu durumun hasta grubunda kontrollere göre yüksekti (p<0.001). Hastaların cinsiyet, hastalık başlangıç yaşı, başlangıç kliniği, Beyin Omurilik Sıvısı Oligoklonal Band pozitifliği, Immunglobulin G indeksi, ilk yıldaki atak sayısı ile TOB1 polimorfizmleri arasındaki korelasyon incelenmiş ve istatsitiksel anlamlı ilişki saptanmamıştır. SONUÇ: TOB1 geni üzerinde incelenen bölgelerde varyant allel oranlarının ve kodlama yapan bölgenin homozigot varyant, regülatör bölgenin heterozigot olduğu genotip durumunun hastalarda kontrollerden yüksek olması; tanıda ve aile bireylerinde risk faktörü belirlenmesinde yol gösterici olabilir. İyi ve ağır seyirli hasta alt grupları arasında istatistiksel anlamlı fark saptanmamış olmakla birlikte hasta sayısının arttırılacağı ileri çalışmalarda farklı sonuçlar elde edilebilir.

Özet (Çeviri)

OBJECTIVE: In this study we investigated the relationship between single nucleotide polymorphisms in transducer of erbb2,1 (TOB1) gene and clinical prognosis in Relapsing Remitting Multiple Sclerosisis (RRMS). METHODS: 30 RRMS patients with expanded disability status scale score (EDSS) < 3 (mild) and 30 patients with EDSS ≥5 (severe) who are followed up in our neurology outpatient clinics for at least 5 years were included in this study. 30 eligible patients also enrolled as control group. DNA isolation and Polymerase chain Reactions (PCR) were carried out to analyze single nucleotide polymorphisms (SNPs) in two selected markers in coding (rs4626) and regulatory (rs7221352) regions in TOB1 gene. RESULTS: Variant allelic frequency was high in both patients groups in comparison with control group in both marker regions (p<0.001). Homozygous normal genotype was higher in controls than both patient groups for both markers (p<0,001). There was no significant difference in homozygous variant genotype distribution between groups however, this genotype tend to be higher in severe group than mild group. Heterozygous genotypes did not differ significantly between groups for rs4626 marker but patient groups tend to have higher ratios than controls. In rs7221352 region, controls had lower heterozygosity than both patient subgroups(p<0.001). When the two region evaluated together; it was noticed that; there was no MS patients who had homozygous normal genotype in both regions whereas controls had a high ratio. The ratio of having homozygous variant genotype in rs4626 region and heterozygous condition in rs7221352 was significantly higher in patient groups in comparison with control group (p<0.001). Age of onset, sex, symptoms at clinical onset, number of attacks in the first year, Cerebrospinal Fluid (CSF) Oligoclonal Band (OCB) status and Immunoglobulin G index and their correlations with TOB-1 gene polymorphisms were also studied and no significant relationship was found . CONCLUSIONS: High variant allelic frequencies and simultaneous possession of homozygous variant genotype in coding and heterozygous condition in regulatory regions may be used in diagnosis and risk assessment process in family members of MS patients. We found no significant difference between mild and severe subgroups however further study with larger patient numbers can have different results.

Benzer Tezler

  1. Relapsing remitting tip multipl skleroz (RRMS) hastalarında S1PR1, S1PR3 ve SPHK2 genlerindeki varyasyonların fingolimod direnciyle ilişkisi

    Genetic variations in S1PR11, S1PR3, and SPHK2 genes and their association with fingolimod resistance in relapsing-remitting multiple sclerosis (RRMS)

    CANDAN MERVE YERLİGÜL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    NörolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FÜSUN MAYDA DOMAÇ

    PROF. DR. DENİZ KIRAÇ

  2. Multipl skleroz hastalarında tütün tüketiminin hastalık sürecine etkisi ve IL-17 ile IL-23 düzeylerinin korelasyonu

    The effect of smoking on ms subtypes and correlation with IL17 & IL23 levels

    AYŞE DENİZ ELMALI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Nörolojiİstanbul Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AYŞE ALTINTAŞ

  3. Multipl skleroz (MS) hastalarında periferik sinir sistemi tutulumu, klinik parametreler ve özürlülüğe etkisi

    Peripheral nervous system involvement in multiple sclerosis (MS) patients, clinical parameters and effect on disability

    SÜREYYA YILMAZTEKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    NörolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    UZMAN CANAN BOLCU EMİR

  4. Kliniğimizde multiple skleroz tanısı ile takip edilen ve ocrelizumab kullanan relapsing MS, primer progresif MR hastaların tedavi başlangıcından önce ve bir yıl sonraki edss skoru ve MR değişikliklerinin retrospektif değerlendirilmesi

    'relapsing MS, primary progressive ms patients followed in our clinic with the diagnosis of multiple sclerosis and using ocrelizumab, before the start of the treatment and after the start of the treatment and the retrospective research of the MR changes

    ŞERİFE ÇÖKLÜ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    NörolojiKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. YILMAZ İNANÇ

  5. Multiple skleroz hastalarında serum nörofilaman hafif zincir düzeylerinin hastalık aktivitesi ile ilişkisi

    Multiple skleroz hastalarinda serum nörofilaman hafif zincir düzeylerinin hastalik aktivitesi ile ilişkisi

    ÇAĞLA ŞİŞMAN ŞAHİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    NörolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    UZMAN ARİFE ÇİMEN ATALAR