Deneysel kafa travma modelinde riluzol ve lamotrijin'in nöroprotektif etkileri
Neuroprotective effects of riluzole and lamotrigine in experimental head trauma model
- Tez No: 481542
- Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET ZAFER BERKMAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nöroşirürji, Neurosurgery
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2010
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: İstanbul Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Bu çalışmada, deneysel künt kafa travması modelinde Riluzol ve Lamotrijin'in ikincil hasarlanma, beyin ödemi ve kan-beyin engeli (KBE), oksidatif stres parametreleri ve ışık ve elektron mikroskopik etkileri değerlendirilmiştir. Sprague Dawley cinsi 96 adet 300- 350 g ağırlığında erkek sıçan kullanılarak 6 grup üzerinde çalışma yapılmıştır. Her gruptaki 16 sıçanın 6'sı biyokimyasal, 6'sı ödem ve kanbeyin engeli geçirgenliği ve 4'ü histolojik incelemeler için kullanılmıştır. Grup I'e sadece cerrahi girişim uygulanmıştır. Grup II ve III ilaç gruplarının pozitif kontrolüdür. Grup IV cerrahi girişim sonrası travma, grup V'e Riluzol grup VI'ya Lamotrijin sıçanlara cerrahi girişim sonrası travma uygulanarak verilmiştir. Travma uygulanıp ilaç verilen gruplardan bir bölüme 30 dakika sonra ve idame tedavisi olarak günde bir kez riluzol 6 mg/kg bir bölüme lamotrijin 10 mg/kg dozunda intraperitoneyal (ip) uygulanmıştır. Travma oluşturulduktan sonraki 48. saatte tüm deney gruplarındaki sıçanlar sakrifiye edilerek serebral dokuları çıkarılarak yaş-kuru doku ağırlığı tayini, kan-beyin engeli (KBE) geçirgenliği, oksidatif stres parametreleri ve Işık mikroskopi, Transmisyon Elektron Mikroskopisi (TEM) ile ultrastrüktürel değerlendirmeler yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır. Lipid peroksidasyonunun ve oksidan hasarın bir göstergesi olan MDA düzeyi travma oluşturulmasını takiben artış gösterirken (p<0.001), endojen bir antioksidan olan GSH düzeyi de paralel olarak azalmıştır (p<0.001). Lamotrijin ve Riluzol uygulaması ile MDA düzeyinde anlamlı bir azalma ve GSH düzeyinde bir artış gözlenmiştir. MDA düzeylerinde Lamotrijin verilen travma grubunda % 33,7'lik bir iyileşme görülürken, Riluzol grubuna göre % 2,9'lük iyileşme görülmüştür. Dokulardaki lökosit infiltrasyonunun bir göstergesi olan MPO aktivitesi artış gösterirken (p<0.05), tedavi gruplarında MPO aktivitesi daha düşük bulunmuştur. Lamotrijin verilen travma grubunda % 12,6'lık bir iyileşme görülürken, Riluzol verilen gruba göre %9,2'lik bir iyileşme görülmüştür. Dekapitalize edilmeden önce yapılan nörolojik muayene skalasında travmaya göre tedavi verilen sıçanların nörolojik muayene skalasının daha iyi (p<0.001) olduğu gözlenmektedir. Lamotrijin verilen travma grubunda % 436,4'lik bir iyileşme görülürken, Riluzol'le karşılaştırıldığında % 18,2'lik bir iyileşme görülmüştür. Geçirgenlikteki değişmenin kantitatif tayininde de travma grubunda anlamlı (p<0.001) bir artış saptanmıştır. Lamotrijin veya Riluzol tedavisi sonrası evans mavisi ekstravazasyonu travma grubu ile karşılaştırıldığında anlamlı (p< 0.05- 0,01) olarak azalmıştır. Lamotrijin verilen travma grubunda % 60,9'luk bir iyileşme görülürken, Riluzol verilen grupla karşılaştırıldığında % 14'lük bir iyileşme görülmüştür. Işık mikroskopik değerlendirmede, travma grubunda damarlarda ileri derecede genişlemeler görülmekte olup artmış vazokonjesyon olarak değerlendirilmiştir. Çok sayıda hasarlı nöronlar görülmüştür. Lamotrijin verilen grupta piamaterde ayrılma ve hasarlı nöronlar görülmüştür. Travmaya kıyasla daha düzgün gövdeli ve nükleuslu nöronlar yeralmaktadır. Vazokonjesyon görülmemiştir. Riluzol verilen grupta çok sayıda hasarlı nöron ve yer yer perinöral ve periglial ödem görülmekte olup vazokonjesyon bulunmamaktadır. Tüm sahalarda kantitatif sayım yapılmamış olmakla birlikte, ancak daha fazla hasarlı nöron görülmüştür. Her iki tedavi grubunda da kontrole kıyasla fazla sayıda hasarlı nöron bulunmakta olup travma grubu kadar yoğun hasar görülmemiştir. İki tedavi grubu birbirine kıyaslandığında da Lamotrijin grubunun daha iyi olduğu, hasarlı hücre sayısının az olduğu görülmüştür. Elektron mikroskopik değerlendirmede, travma grubunda parçalanmış nöron hücrelerini, mitekondrilerde belirgin krista kaybını ve miyelin hasarını görmekteyiz. Miyelinli aksonlarda tüm bu kontrol gruplarında değerlendirildiğinde belirgin miyelin katmanlarında ayrılmaların varlığı izlenmektedir. Miyelinli katmanlardaki ayrılmalar, büyük çaplı miyelinli aksonlarda daha da belirgin ve küçük çaplı miyelinli aksonlarda daha az ultrastrüktürel patolojik bulgu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, Riluzol ve Lamotrijin grubundaki ultrastrüktürel patolojik değişikliklerin travma grubuna göre belirgin şekilde azaldığı, birbirleriyle karşılaştırıldığında Riluzol grubunda nekrotik hüçrelerin görülmesi, perinöral ödemli sahaların, miyelin hasarının fazla olması nedeniyle Lamotrijin'in Riluzol'den daha iyi olduğu söylenebilir. Bu çalışmada, künt kafa travması modelinde sekonder beyin hasarının Riluzol veya Lamotrijin uygulanması ile kısmen azaltılabildiği gösterilmiştir. Ancak bu ilaçların kafa travmalarında klinik kullanılmaları için daha ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
In this study effect of Riluzole and Lamotrigine about secondary injury , brain edema and blood- brain barrier (BBB), oxidative stress parameters and ligth and electron microscope in an experimental blunt head injury model were evaluated. 96 male rats (Sprague Dawley) which are between 300-350 grams in weigth are obtained and divided in 6 groups. 16 rats from each group studied such as: 6 of them for biochemical, 6 of them for edema and blood brain barrier permeability and other 4 ones for histological evaluation. Only surgical approach was performed for group I. Group II and III were the positive control of drug group. Trauma was performed for group lV for after surgical approach. Riluzole was given to group V and Lamotrigine was given to group Vl which performed surgical approach and then trauma performed. Drugs 30 minutes after surgical procedure and as a maintenance dose once a day Riluzole 6 mg/kg/day or Lamotrigine 10mg/kg/day were given intraperitoneally to the groups which were under drug administration procedure. Trauma has been created, the next 48 hours in all experimental groups of rats sacrificed in the serebral tissue by substracting theage determination of dry tissue weigth, blood brain barrier permeability, oxidative stres parameters and ligth microscopy, transmission electron microscopy (TEM) and ultrastructural evaluations were made. The results obtained were compared statistically Lipit peroxidation and oxidant injury as an indicator of the level of MDA increased after the creation of trauma (p<0.001), an endogenous antioxidant in parallel with the decreased level of GSH (p<0.001). With Lamotrigine and application riluzol due to decreased lipid peroksidasyonunda a significant decrease in MDA levels and an increase in GSH levels was observed. MDA levels in the lamotrigine group given 33,7% improvement on the trauma, while 2,9% improvement was seen according to Riluzole group. An indicator of leukocyte infiltration in the tissues that MPO activity increased (p<0.05), MPO activity was lower in the treatment group. The trauma group that Lamotrigine applied improvement was observed as 12,6% , ıt was 9,2% more effective while compared the Riluzole group. In the neurological examination before decapitalize scale according to the treatment of trauma, neurological examination of the rats was observed to be better scale(p<0.001). The trauma group, that Lamotrigine applied there was an improvement 436,4'%,it was 18.2% more effective while compared Riluzole group The quantitative determination of permeability changes in the trauma group, no significant (p<0.001) increase was detected. After treatment Lamotrigine or Riluzole evans blue extravasation compared with the trauma group, significantly (p<0.05-0.01) as decreased. The trauma group, that Lamotrigine applied there was an improvement 60,9%, it was 14% more effective compared Riluzole group. The light microscope evaluation severe vascular enlargements are seen and considered as vasocongestion in the trauma group. A large number of damaged neurons were observed. The group Lamotrigine applied piameter separation and neuron damage seen. Compared to trauma smoother body and located nucleus neurons Vasocongestion is unprecedented. The large number of damaged neurons and perineural and periglial edema are seen in some places in the Riluzole group but vasocongestion is not available. Although not quantitative in all areas, but more damaged neurons were observed. In both treatment groups compared to the control group more damaged neurons were seen and extensive damage was not seen as the trauma group. Two treatment groups compared to each other better in the lamotrigine group, is deemed to be less than the number of damaged cells. The electron microscopic evaluation, trauma group, fragmented neuronal cells, significant mitochondria could be seen. All those in the control group was evaluated in myelinated axons significant traces of the presence of myelin layers are separated. There are more ultrastructural pathological findings in the large scale myelinated axons as compared to small scale myelinated myelinated axons as we evaluate myelinated layer seperation. However, lamotrigine and riluzol group ultrastructural pathological changes in the trauma group significantly decreased compared with each other compared to trauma group. The necrotic cells, perineural edema area and myelin damage is more in Riluzole group so Lamotrigine can be said to be better This study of brain injury secondery to blunt head trauma model with the implementation riluzole or lamotrigine has been shown be partially reduced. However the clinical use of head injury are needed for further studies.
Benzer Tezler
- Deneysel künt kafa travma modelinde tetrasiklinin nöroprotektif etkisinin araştırılması
Investigation of the neuroprotective effect of tetrasiclin in the trauma model
ÖZHAN MERZUK UÇKUN
- Deneysel kafa travması modelinde dekspantenolün nöroprotektif etkililiğinin araştırılması
Investigation of neuroprotective efficacy of dexpanthenol in an experimental head injury model
DURMUŞ EMRE KARATOPRAK
- Tavşanlarda deneysel olarak oluşturulan kafa travması modelinde ubikuitin c-terminali hidrolaz-l1, glialfibriler asidik protein ve ıl-6 düzeylerinin araştırılması
Investigation of ubiquitin c-terminal hydrolase-l1, glial fibrillary acidic protein and il-6 levels in experimentally generated head trauma model in rabbits
İLKNUR ŞAHİN
- Deneysel travmatik beyin hasarı modelinde serebral kan akımıdeğişikliklerinin ve kortikal yayılan depolarizasyonların incelenmesi
Investigation of cerebral blood flow changes and corticalspreading depolarizations in experimental traumatic brain injury model
ŞAHİN HANALİOĞLU