Kronik ürtikerde omalizumab gerçek yaşam verileri: Tedaviye yanıt oranları, tedaviye yanıtı belirleyen belirteçler ve tedavinin hastalık aktivite skorları ile yaşam kalitesi üzerine etkilerini inceleyen retrospektif çalışma
Real life experiences wi̇th omalizumab for the treatment of chronic urticaria: A retrospective study to evaluate treatment responses , factors associated with treatment response, omalizumab's effect on disease activity and quality of life scores
- Tez No: 487064
- Danışmanlar: DOÇ. DR. EMEK KOCATÜRK GÖNCÜ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Dermatoloji, Dermatology
- Anahtar Kelimeler: kronik indüklenebilir ürtiker, kronik spontan ürtiker, omalizumab, yaşam kalitesi, Hastalık şiddeti indeksi, Tedavi, Ürtiker, İlaç tedavisi, chronic inducible urticaria, chronic spontaneous urticaria, omalizumab, quality of life, Severity of illness index, Treatment, Urticaria, Drug therapy
- Yıl: 2017
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Kronik ürtiker tedavisi hem hasta hem de tedaviyi üstlenen hekim için zorlu bir süreçtir. Hastaların yaşam kalitelerinde, iş ve okul performanslarında belirgin düşme gibi durumlar da eşlik edebilir. Kılavuzlarda kademeli tedavi yaklaşımı önerilmektedir. Yüksek doz antihistaminiğe rağmen yanıt alınamayan hastalarda 3.basamak tedavi olan omalizumab tedavisine geçilmesi önerilir. Biz de bu çalışmada omalizumab tedavisi başlanan hastaların sosyodemografik özelliklerini, etiyolojik faktörleri, hastaların tedaviye yanıt oranlarını, tedaviye yanıtı belirleyen belirteçleri ve tedavinin hastalık aktivite skorları ile yaşam kalitesi üzerine etkilerini incelemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışma Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Ürtiker Polikliniği'ne Ocak 2014- Eylül 2017 yılları arasında başvuran kronik ürtiker tanısı ile takip edilip omalizumab tedavisi almış veya almakta olan hastaların dosyaları taranarak yapılmıştır. Hastaların sosyodemografik özellikleri, laboratuar parametreleri ve etiyolojik faktörleri incelenmiştir. Tedavi yanıtını değerlendirmek için en az 6 enjeksiyon alan hastaların verileri kullanılmıştır. Hastalık şiddetini ve tedaviye yanıtı belirlemede 0, 12 ve 24. haftalardaki ÜAS7 değerleri ve başlangıca göre düşüşü değerlendirilmiştir. Ek olarak tedavinin yaşam kalitesi üzerini etkisini belirlemede 0, 12 ve 24. haftalardaki KÜYKA değerleri ve başlangıca göre düşüşü de değerlendirilmiştir. Son olarak da tedaviye yanıt veren hastaları belirlemede ise 12 ve 24. haftalardaki ÜKT değerlerinin 12 ve üzerinde olması baz alınmıştır. Bulgular: Olguların 148'i (% 80.9) KSÜ, 35'i (%19,1) KİNDÜ olmak üzere 2 grup altında incelenmiştir. Çalışmaya alınanların 117'si (%63,9) kadın, 66'sı (%36,1) erkek hastalardan oluşmaktaydı. Yaş aralığı 16-77 arasında olup, ortalaması ise 39,48±12,87 yıl olarak bulundu. Hastalık süresi KSÜ hastalarında 2 ile 480 ay arasında değişmekte olup ortalaması 35,43±57,36, KİNDÜ hastalarında ise 2 ile 180 ay arasında değişmekte olup ortamalası 37,43±47,02 aydı. KSÜ hastalarının yaş ortalaması 40,92±12,93 olup, KİNDÜ hastalarının yaş ortalamasından (33,40±10,84) anlamlı derecede yüksek olarak saptanmıştır (p= 0,002; p<0,05). Olguların VKİ ölçümleri 17,7 ile 53,7 kg/m2 arasında değişmekte olup, ortalaması 27,1±5,17 kg/m2'dir. KSÜ hastalarının 46'sına (%31,1) KİNDÜ eşlik etmekteydi. KİNDÜ hastalarının dağılımına bakıldığında; hastaların 26'sı (%74,3) semptomatik dermografizm, 4'ü (%11,4) kolinerjik ürtiker, 1'i soğuk ürtikeri (%2,9), 4'ü ise kombine KİNDÜ hastası idi. 141 KSÜ hastasının 99'unda (%70,2), 35 KİNDÜ hastasının 5'inde (%14.3) eşlik eden anjiyoödem mevcuttu. 12. haftada ÜKT ≥ 12 ye ulaşan hasta %73,7 iken, 24. haftada ÜKT ≥ 12 ye ulaşan hasta %76,2 olarak saptandı. KÜYKA skorlarında bazal değer ile 12. Hafta değerleri karşılaştırıldığında hastaların %60,6 sında, bazal değer ile 24. hafta değerleri karşılaştırıldığında ise %60' ında anlamlı düşüş saptandı. ÜAS7≤6'ya 12. haftada hastaların %61,8'i, 24. haftada %54,2'si ulaşmıştır. ÜKT, KÜYKA ve ÜAS7 de ilk başvuruya göre 12 ve 24. haftalardaki değişimler istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Sonuç: Omalizumab tedavisi ile hastalık aktivite skorları ve yaşam kalitesi skorunda belirgin düzelme izlenmiştir. Yüksek doz antihistaminiğe rağmen şikayetleri devam eden kronik ürtiker hastalarında omalizumab etkili ve güvenli bir tedavi seçeneğidir. Tedavi yanıtını değerlendirmek için en az 6 ay kullanılması önerilir. Yanıt alınan hastalarda tedavi aralıkları açılarak kişiye özel bir tedavi yaklaşımı benimsenmelidir.
Özet (Çeviri)
Aim: Chronic urticaria (CU) treatment can be challenging both for the physician and their patients. Significant impairments in patient quality of life, work and school performance may also be accompanied. Guidelines recommend a stepwise approach for the treatment. Patients with unadequate response to high-dose antihistamines are recommended to undergo treatment with omalizumab. In this study, we aimed to investigate the sociodemographic characteristics, etiologic factors, treatment response rates of the patients, factors associated with treatment response and the effect of the treatment on disease activity scores and quality of life of the patients who were given omalizumab for the treatment of CU. Materials and Methods: This study was carried out by reviewing the files of patients who were admitted to Okmeydanı Training and Research Hospital Department of Dermatology Urticaria Policlinic between January 2014 and September 2017 and who were followed up with chronic urticaria and received or still receiving omalizumab treatment. The sociodemographic characteristics, laboratory parameters and etiological factors of the patients were examined. Data from patients receiving at least 6 injections were used to assess treatment responses. Change in UAS7 scores from baseline to 12th and 24th weeks were used to determine disease severity and treatment response. Change in CU-QoL scores from baseline to 12th and 24th weeks were used to determine the impact of treatment on quality of life. Finally, to determine patients responding to treatment, UCT scores 12 and above at 12th and 24th weeks were considered. Results: Of the cases, 148 (80.9%) were classified as CSU and 35 (19.1%) were classified as CIndU. A hundred and seventeen patients (63.9%) were female and 66 patients (36.1%) were male. The age range was between 16 and 77, and the mean age was found as 39.48 ± 12.87 years. The duration of disease ranged from 2 to 480 months in patients with CSU, with an average of 35,43 ± 57,36 and between 2 and 180 months in CIndU patients with a mean of 37,43 ± 47,02 months. The mean age of patients with CSU was 40.92 ± 12.93, which was significantly higher than the mean age of the patients with CIndU (33,40 ± 10,84) (p = 0,002, p <0,05). The BMI measurements of the cases ranged from 17.7 to 53.7 kg / m2 with a mean of 27.1 ± 5.17 kg / m2. Forty-six cases of CSU patients (31.1%) were accompanied by CIndU. When we look at the distribution of CIndU patients; 26 patients (74.3%) had symptomatic dermographism, 4 (11.4%) had cholinergic urticaria, 1 had cold urticaria (2.9%) and 4 patients had combined CIndU. Ninety-nine of 141 CSU patients (70.2%) and 5 of 35 patients (14.3%) had accompanying angioedema. At week 12, 73.7% of patients reached UCT ≥ 12, while 76.2% of UCT patients reached UCT ≥ 12 at week 24. A significant decrease (15 points) in CU-QoL scores was detected in 60.6% of the patients at week 12 while 60 % of the patients at week 24. The goal of UAS7 ≤ 6 scores were reached by 61.8% of the patients at week 12 and 54.2% of the patients at week 24. Changes in both UCT, CU-QoL and UAS7 at 12 and 24 weeks were statistically significant. Conclusion: Omalizumab treatment improved the quality of life score and disease activity scores significantly. Omalizumab is an effective, and safe treatment option in patients with CU with persistent symptoms despite high-dose antihistamine treatment. It is recommended to use at least six months to evaluate treatment response. Treatment responses should be evaluated after six months and an individualized patient tailored treatment approach should be implemented.
Benzer Tezler
- Statik elektrikle yüklenmiş sıvı ilacın pamuk ilaçlamasında etkinliğinin belirlenmesi üzerinde bir araştırma
Başlık çevirisi yok
ALİ BAYAT
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
ZiraatÇukurova ÜniversitesiTarımsal Mekanizasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YUSUF ZEREN
- Travmatik erkek paraplojelere yüksek frekanslı TENS
Başlık çevirisi yok
SEMA ÖZTÜRK
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Ortopedi ve TravmatolojiGazi ÜniversitesiKazalarda Acil Yardım ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. VESİLE SEPİCİ
- Hemodiyalize bağımlı kronik böbrek hastalarında gonadotropik hormonlar ile östrojen ve testosteron düzeylerinin araştırılması
Başlık çevirisi yok
HANDAN İLGÜNŞATIROĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıCumhuriyet ÜniversitesiFizyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SENA ERDAL
- Kemalpaşa etlik piliç işletmelerinin teknik ve ekonomik yönden incelenmesi
Başlık çevirisi yok
HAYRİ TUNA YÜKSELEN
- Sarıcakaya (Eskişehir) bölgesi bitümlü şeyllerinde organik jeokimyasal araştırma
Organic geochemical investigation of bituminous shales of Sarıcakaya-Eskişehir region
NECLA AKÇA
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
Jeoloji MühendisliğiAnkara ÜniversitesiJeoloji Mühendisliği Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. GÖNÜL BÜYÜKÖNAL