Yüksek riskli kişilerde TTV prevalansı ve diğer bazı hepatotrop virüslarla ilişkisi
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 490998
- Danışmanlar: DOÇ. DR. REFİK MAS
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Gastroenteroloji, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Gastroenterology, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
- Anahtar Kelimeler: TTV, cinsel geçiş, fahişeler, homoseksüel erkekler, TTV, sexual transmission, prostitutes, homosexual men
- Yıl: 2001
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Gata
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: TTV'unun esas olarak hem transfüzyon hem de diğer parenteral yollarla geçtiğine inanııır. Biz virusun olası cinsel geçişinin etkinliğini değerlendirmeyi ve Türkiye'de TTV viremi prevalansını ve diğer bazı hepatotrop viruslarla ilişkisini saptamayı amaçladık. Metodlar: Cinsel yolla bulaşan infeksiyonlar açısından yüksek riskli 81 kişi (74 fahişe ve 7 homoseksüel erkek) ve 81 sağlıklı kontrol (74 kadın, 7 erkek) den serum örnekleri toplandı. Hasta ve kontrol gruplarının serumları TTV, HAV, HBV, HCV ve HIVaçısından test edildi. Ayrıca serum AST, ALT ölçümleri yapıldı. Sonuçlar: Risk grubu ve kontrol grubu arasında TTV viremi prevalansı oranları sırasıyla %86.4 ve %82.7 olarak bulundu. TTV infekte ve TTV infekte olmayan bireyler arasında ortalama yaş bakımından istatistikselolarak farklılık bulundu (sırasıyla 38.6 ± 9.9, 32.2 ± 6.1 ve p< 0.001). Anti-HAV pozitif ve anti-HBc pozitif bireylerde TTV infeksiyonu için prevalans oranları negatiflerle kıyaslandığında yüksek bulundu. Tartışma: Biz TTV infeksiyonunun farklı bir geçiş yolu olabileceğini ve TTV prevalansının yaşla arttığını ayrıca; belli risk gruplarında TTV prevalans oranının yüksek olduğunu düşünmekteyiz. Yaptığımız çalışmada cinsel temasla bulaşan hastalıklar için risk altındaki grupta (%86.4), kontrol grubunda (%82.7) bulunan TTV prevalans oranlarının dünyada bildirilen oranlar arasında en yükseklerden birisidir. Bu yüksek oran ülkemizde bu virusun coğrafik yayılımı ile ilişkili olabilir. Ayrıca biz bu virusun bu kadar yüksek prevalans oranlarına rağmen semptomsuz seyretmesi sebebiyle genellikle klinik bir hastalığa yol açmadığını düşününüyoruz.
Özet (Çeviri)
Objective: TTV has believed to be transm itted primarily by transfusion as well as other parenteral routes. We aimed to assess the efficacy of possible sexual transmission of virus and to identify the prevalence of TTV viremia in Turkeyand its association with other hepatotrop viruses. Methods: Sera samples were collected from 81 subjects (74 prostitu'tes and 7 homosexual men) with high risk of sexually transmitted infection and from 81 healthy controls (74 females and 7 males). Sera of the patients and controls were tested for nv, HAV, HBV, HCV, and HIV. Also, serum alanine and aspartate aminotransferases were measured . Results: The prevalence rates of TTV viremia between sexual transmission risk group and control group were 86.4% and 82.7%, respectively. There was a statistical difference in mean age between TTV-infected and uninfected subjects (38.6±9.9 vs. 32.2±6.1 years, respectively, p<O.001). TTV infection prevalence rates in anti-HAV positive and anti-H Be positive subjects were higher when compared with the ones that were negatives. Conclusion: We suggest that TTV infection may have a different route of transmission than usual, and TTV prevalence rate is high in certain risk groups. In our study, TTV prevalence rates obtained for both, sexual transmission risk group (86.4%) and control group (82.7%) were one of the highest of the results, reported among world wide. This high rate in our country may be related with geographical distribution of this virus. Also, we suggest that against its high prevalence rate this virus does not cause a clinical disease because of its asymptomatic progress.
Benzer Tezler
- Multitransfüzyon yapılan pediatrik hastalarda TT virüs ve hepatit markerları
Başlık çevirisi yok
COŞKUN YARAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2002
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıEskişehir Osmangazi ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bazı değişkenler açısından mahpusların intihar olasılıkları
Suicide probability of inmates considering several variables
EZGİ YAMAN
Yüksek Lisans
Türkçe
2016
Sosyal HizmetKocaeli ÜniversitesiSosyal Hizmet Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YÜKSEL BAYKARA ACAR
- Yeni teşhis edilmiş HIV pozitif kişilerde tanı alma yaşının ve cinsel yönelimin, depresyon ve anksiyete düzeylerine etkisi
The effect of age of diagnosis and sexual orientation on depression and anxi̇ety on newly diagnosed HIV-positive individuals
MUHAMMED GÖRKEM GÖKÇELİOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
2018
PsikolojiHaliç ÜniversitesiKlinik Psikoloji Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ BURCU TÜRK
- Tip 2 diyabetin önlenmesinde yüksek lifli ve düşük yağlı beslenmenin önemi
The importance of high fiber and low fat nutrition in preventing type 2 diabetes
CEMİLE ÇAKMAKCI
Yüksek Lisans
Türkçe
2009
Beslenme ve Diyetetikİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İLHAN SATMAN
- HIV pozitif kişilerde cinsel yolla bulaşan etkenlerin sıklığı
Frequency of sexually transmitted agents in HIV-positive persons
TUĞBA BOZDEMİR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2018
MikrobiyolojiEge ÜniversitesiTıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CANDAN ÇİÇEK