Geri Dön

Liken sklerozda östrojen ve androjen reseptör ekspresyonu ile klinik şiddet ve otoimmünite ilişkisinin değerlendirilmesi

Evaluation of estrogen and androgen receptor expression, clinical severity and autoimmune association in lichen sclerosis

  1. Tez No: 491950
  2. Yazar: FATMA UZUN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. AYŞE ESRA KOKU AKSU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Dermatoloji, Dermatology
  6. Anahtar Kelimeler: Androjen reseptör, liken skleroz, otoimmünite, östrojen reseptör, Hastalık şiddeti indeksi, Reseptörler-androjen, Reseptörler-östrojen, Skleroz, Androgen receptor, autoimmununity, estrogen receptor, lichen sclerosus, Severity of illness index, Autoimmunity, Receptors-androgens, Receptors-estrogen, Sclerosis
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Liken skleroz (LS) kronik inflamatuvar bir dermatozdur. Etyopatogenezi tam olarak aydınlatılamamıştır. Otoimmünite ve hormonal faktörlerin etki ettiği bilinmektedir. Hastalığın kadınlarda östrojenin fizyolojik düzeylerinin en düşük olduğu dönemde görülmesi patogenezde seks hormonlarının rolünü düşündürmektedir. LS'de androjen ve östrojen reseptörleri ile ilgili sınırlı çalışma yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı LS'li kadın hastalarda seks hormonları ve otoimmünite ilişkisinin araştırılmasıdır. İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Kliniğinde takip edilen LS tanılı kadın hastaların lezyonlarında androjen reseptör (AR), östrojen reseptör alfa (ÖR α) ve östrojen reseptör beta (ÖR ß) ekspresyonunun belirlenmesi, kontrol grubuyla karşılaştırılması ve reseptör ekspresyonu ile hastalık şiddeti ve otoimmünite ilişkisinin değerlendirilmesi hedeflendi. Ocak 2014-Temmuz 2017 tarihleri arasında İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Kliniğine başvuran klinik ve histopatolojik olarak LS tanısı konan 35 kadın hasta çalışmaya dahil edildi. Kontrol grubu olarak LS dışı nedenlerle, lezyonsuz normal deri alanını içerecek şekilde eksizyonel cerrahi yapılan yaş grubu ve biyopsi bölgeleri açısından benzer 32 kadın hastanın sağlam deri alanı seçildi. LS hastalarının 15'i ekstragenital, 13'ü anogenital, 7'si ise genital+ekstragenital yerleşimliydi. Hastaların yaş ortalaması 49.1 idi. Tanı sırasında LS hastalarının 21'i postmenapozal ve 14'ü premenapozal dönemdeydi. Premenapozal dönemdeki hastaların 3'ü premenarş dönemdeydi. LS hastalarının 14'ünde (%40.0) en az bir otoantikor pozitifliği mevcuttu. Yirmiüç hastada (%60) eşlik eden bir otoimmün hastalık öyküsü mevcuttu. En sık eşlik eden hastalık otoimmün tiroid hastalığıydı. Hastaların %54'ünde aile öyküsünde otoimmün hastalık mevcuttu. Vaka grubunda epidermis ve dermiste AR, ÖR α ve ÖR ß ekspresyon kaybı kontrol grubundan anlamlı (p˂0.05) olarak daha fazlaydı. Erken dönem ve geç dönem lezyonlarda epidermis ve dermiste AR, ÖR α ve ÖR ß ekspresyon kaybında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı. Çalışmamızda LS'de otoimmün hastalıkların görülme sıklığının artması ve AR, ÖR α ve ÖR ß ekspresyonunda anlamlı kayıp saptanması LS patogenezinde otoimmünitenin ve seks hormonlarının rol oynadığını düşündürmektedir.

Özet (Çeviri)

Lichen sclerosus (LS) is a chronic inflammatory dermatosis. Its etiopathogenesis has not been exactly understood. It is known that autoimmunity and hormonal factors play a role in the etiopathogenesis of the disease. The occurrence of the disease at the time when the physiological levels of estrogen are lowest in women suggests the role of sex hormones in the pathogenesis of the disease. There have been a small number of studies on androgen and estrogen receptors performed in LS. The aim of this study was to investigate the association between sex hormones and autoimmunity in female LS patients. It was aimed to determine the expression of androgen receptor (AR), estrogen receptor alpha (ER α) and beta (ER ß) in lesions of female LS patients followed up in the dermatology clinic of Istanbul Training and Research Hospital, to compare with control group and to evaluate the relation of receptor expression between disease severity and autoimmunity. Thirty-five patients who diagnosed clinically and histopathologically with LS in the dermatology clinic of Istanbul Training and Research Hospital between January 2014 and July 2017 were included in the study. Excisional biopsy specimens with pathologically non-LS findings and with normal skin without lesions were selected as the control group. Of the 35 LS patients in the case group, in 15 patients the lesions were located extragenitally, in 13 patients anogenitally, and in 7 patients genitally + extragenitally. The median age of LS patients was 49.1 years. At the time of diagnosis 21 of the LS patients were in the postmenopausal and 14 were in the premenopausal period. Three of the patients in the premenopausal period were in premenstrual period. At least one autoantibody positivity was present in 14 (40.0%) of LS patients. Twenty-three (60%) patients had an autoimmune disease history. The most common accompanying disease is autoimmune thyroid disease. 54% of the patients had autoimmune disease in their family history. AR, ER α and ER ß expression in epidermis and dermis of case group were significantly (p ˂ 0.05) lower than the control group. There was no statistically significant difference between AR, ER α and ER ß expression loss in epidermis and dermis of early and late LS lesions. The frequency of autoimmune diseases in LS and the significant loss of AR, ER α and ER ß expression in our study suggest that autoimmununity and sex hormones play a role in the pathogenesis of LS.

Benzer Tezler

  1. Dokuma kumaşlarda örgü tipinin ham kumaşın boyutları ve geometrik özellikleri üzerindeki etkilerinin araştırılması

    Başlık çevirisi yok

    EMEL ÖNDER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Tekstil ve Tekstil MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tekstil Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜNGÖR BAŞER

  2. Pulmoner hipertansiyon etyopatogenezinde prostasiklin ve lökotrien C4'ün rolü

    Possible role of leukotrien C4 and prostacyclin in the development of pulmonary hypertension

    ÜLKÜ AYBERK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  3. Manisa yöresinde domateste anlaşmalı tarım ve karşılaşılan sorunlar

    Başlık çevirisi yok

    OSMAN MURAT KOÇTÜRK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Tarım Ekonomisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. METİN TALİM

  4. Plazma arkı eldesi ve yüzey bölgesi modifikasyonunda kullanılabilirliği

    Başlık çevirisi yok

    ÖZKAN ÖZİPEKLİLER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Makine MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Makine Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HALİM DEMİRCİ

  5. Çukurova bölgesinde biyoklimatik veriler kullanılarak açık ve yeşil alan sistemlerinin belirlenmesi ilkeleri üzerinde bir araştırma

    A research on the determination of the principles in open and green spaces systems by using the bioclimatic data in Çukurova region

    MEHMET FARUK ALTUNKASA

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Çevre MühendisliğiÇukurova Üniversitesi

    Peyzaj Mimarlığı Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ERDOĞAN GÜLTEKİN