Çocukluk yaş grubunda hepatit A, B, C, D seroprevalansı, risk faktörleri, bulaşma yolları ve HBV seropozitif çocuklarda aile taraması
Başlık çevirisi mevcut değil.
- Tez No: 49388
- Danışmanlar: PROF.DR. EMİNE SUSKAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Enfeksiyonlar, Hepatit A virüsü, Hepatit B virüsü, Hepatit C virüsü, Hepatit D virüsü, Infections, Hepatitis A virus, Hepatitis B virus, Hepatitis C virus, Hepatitis D virus
- Yıl: 1996
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ankara Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Viral hepatitler, ülkemiz için en önemli sağlık sorunlarından biridir. Bu konuda çocukluk dönemi, özellikle okul öncesi ile ilgili epidemiyolojik çalışmalar yetersizdir. Çalışmamızda çocuklarda hepatit A, B, C ve D infeksiyonlarının prevalansı, bulaşma yolları ve risk faktörleri araştırılmıştır. Ankara bölgesinde yaşayan 0-15 yaş grubundaki 1000 çocukta ELISA yöntemi ile anti-HAV IgG, HBsAg, anti-HBs, anti-HBcigG, anti-HCV ve HBsAg pozitif olanlarda anti-Delta bakılmıştır. Toplam anti-HAV IgG pozitifliği % 41 olarak bulunmuş ve hepatit A infeksiyonunun, özellikle ilkokul çağından itibaren, yaşla birlikte arttığı saptanmıştır. Kalabalık yaşama koşulları, yakın temas, eğitim düzeyinin düşüklüğü ve kötü sosyoekonomik durumun infeksiyonunun sıklığını artırdığı gösterilmiştir. Anti-HAV IgG pozitif çocukların sadece % 19 'una sarılık anamnezi saptanmıştır. Çalışmada HBsAg % 1.7, izole anti-HBs % 1.7, izole anti-HBcigG % 2.5, toplam HBV seropozitifliği ise % 9.2 bulunmuş, yaş arttıkça HBsAg ve HBV seropozitifliğinin de arttığı gösterilmiştir. HBV infeksiyonu % 80-90 anikterik geçirilmiştir. Olguların 1/3 'ünde risk faktörü ve olası bulaş yolu saptanamamıştır. Bölgemizde, risk faktörü saptanan HBV infeksiyonlarının yaklaşık % 50'sinden parenteral bulaşmanın rol oynayabileceği düşünülmüştür. En yüksek HBsAg ve HBV seropozitifliği ( sırasıyla % 8.6- % 19 ) ailesinde HBV yönünden taşıyıcı veya aktif hastalığı olan çocuklarda bulunmuş ve aile içi bulaşmanın oldukça önemli olduğu gösterilmiştir. Bu amaçla yapılan aile taramasında; HBsAg pozitif çocukların aile bireylerinde % 25.8 HBsAg, % 77.4 HBV seropozitifliği; HBV seropozitif çocukların aile bireylerinde ise % 12.8 HBsAg, % 55.5 HBV seropozitifliği saptanmıştır. Aile tarama bulguları, ailedeki kişi sayısı ve yaş grupları ile birlikte değerlendirildiğinde, bölgemizde aile içi bulaşmada ve çocukluk yaş gruplarında horizontal bulaşmanın vertikal bulaşmadan çok daha önemli olduğu, toplumdaki kronik HBV infeksiyonlarının büyük kısmının çocuklukta alınan infeksiyonlar sonucu geliştiği bulunmuştur. Eğitim 102düzeyinin düşük olması, kalabalık yaşam koşulları, yakın temas ve düşük sosyoekonomik düzey çocuklardaki HBV infeksiyon sıklığını, özellikle horizontal bulaşmayı artırmaktadır. Çalışmamızda 15 çocuk kronik HBV infeksiyonu tanısı almıştır. Bu çocukların hiç birinde kronik karaciğer hastalığını düşündüren semptom ve bulgu saptanmamıştır. % 40'ında HBeAg, bunların da % 66.7'sinde ALT yüksekliği bulunmuştur. HBV DNA sadece bir çocukta saptanmıştır. Abdominal ultrasonografı ve anti-delta hepsinde normal bulunmuştur. HBV DNA, ALT düzeyi ve karaciğer hasarı arasında bir ilişki bulunmamıştır. İzole anti-HBdgG pozitif çocukların hepatit B aşısına cevabı araştırılmış ve % 60.9'unun yanlış pozitifliğe, % 39.1 'inin ise geçirilmiş HBV infeksiyonuna bağlı olduğu saptamıştır. Çalışmamızda 1000 çocuğun hiç birinde anti-HCV pozitifliği saptanmamıştır. 103
Özet (Çeviri)
Özet çevirisi mevcut değil.
Benzer Tezler
- Çocukluk çağı kronik karaciğer hastalarında koagülan ve antikoagülan faktör düzeyleri ile sEPCR'nin hastalık evresi ile ilişkisinin incelenmesi
The levels of coagulant and anticoagulant factors in pediatric chronic liver disease and relation between sEPCR and the severity of the disease
AYŞE SAYILI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2009
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ZÜMRÜT UYSAL
- Kronik spontan ürtiker tanılı çocuklarda serum periostin düzeyinin hastalığın prognozuna etkisi
Periostin level in children with chronic spontaneous urticaria and its effect on disease severity
GÖKÇE VELİOĞLU HAŞLAK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2020
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ADEM KARBUZ
UZMAN DENİZ ÖZÇEKER
- Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi
The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma
HACI HASAN ESEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
PatolojiSelçuk ÜniversitesiPatoloji Ana Bilim Dalı
PROF.DR. MUSTAFA CİHAT AVUNDUK
- Manisa yöresinde demir eksikliği anemi prevalansı ve demir eksikliği anemisinde tarama testi olarak rutin hemogram, RDW ve ferritinin kullanımı
The prevalance of iron deficieny anemia in Manisa and using of hemogram, RDW and ferritin for searcing of iron deficiency anemia
VİLDAN ÜRK TAŞYENEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıCelal Bayar ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF.DR. ALİ ONAĞ
- Çocukluk çağı kronik karaciğer hastalığında plazma brain natriüretik peptid düzeyleri
Plasma brain natriuretic peptide levels in chronic liver diseases during childhood
MERYEM ÖZAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıNecmettin Erbakan ÜniversitesiPediatri Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. HASAN ALİ YÜKSEKKAYA