Tavşan kulağı deneysel hipertrofik skar modelinde anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörü, anjiyotensin reseptör blokörü ve steroid etkinliklerinin karşılaştırılması
Comparison of angiotensin converting enzyme inhibitor, angiotensin receptor blocker and steroid activity in rabbit ear experimental hypertrophic scar model
- Tez No: 504665
- Danışmanlar: YRD. DOÇ. DR. CANSER YILMAZ DEMİR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi, Plastic and Reconstructive Surgery
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2017
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: 95
Özet
Yara iyileşmesi sürecindeki sapmalar aşırı skar oluşumu ile karakterize hipertrofik skar ile sonuçlanır. Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi'nin uğraştığı temel konular arasında yer alan hipertrofik skar ciddi kozmetik ve semptomatik problemlere yol açar. Hipertrofik skara yol açan olaylar kapsamlı bir şekilde incelenmesine rağmen etyopatogenezi hâlâ net olarak anlaşılamamıştır. Etyopatogenezi hakkında az şey bilinmesi tedavide genel olarak tatminkâr olmayan sonuçlara ve yeni arayışlara yol açmıştır. Bunun için çok sayıda deneysel ve klinik çalışma yapılmaktadır. Bu çalışmada kortikosteroid ile renin anjiyotensin sistemini bloke edici farmakolojik ajanlar olan anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri (ADEi) ve anjiyotensin II reseptör blokörlerinin (ARB) hayvan modelinde oluşturulan hipertrofik skar üzerine etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla 20 adet Yeni Zelanda cinsi tavşan beş gruba (A: Sham grubu, B: Kontrol grubu, C: ADEi grubu, D: ARB grubu, E: İntralezyonel kortikosteroid grubu) ayrıldı. Her bir tavşanın her iki kulağının ventral kısmında cilt, cilt altı doku ve perikondriyum çıkarılıp zeminde kıkırdak bırakıldı ve 4 adet 6 mm çaplı sirküler defektler oluşturularak hipertrofik skar modeli tasarlandı. 40'ıncı günde çalışma sonlandırılıp histopatolojik inceleme için örnek alındı. Alınan her örnek için skar elevasyon indeksi (SEİ), fibroblast sayısı, total kollajen yoğunluğu, tip 1 ve tip 3 kollajen yoğunluğu, epitelizasyon, vaskülarizasyon, inflamasyon ve fibrozis değerlendirilerek karşılaştırıldı. Çalışmamızda SEİ, total kollajen ve tip 3 kollajen değerinin düşüklüğü ve tip 1 kollajen değerinin yüksekliği açısından en üstün grup kortikosteroid grubudur. Sadece fibroblast sayısının ADEİ grubunda steroid grubuna göre daha düşük olduğu saptanmıştır ancak anlamlı bir farklılık yoktur. Tip 1 ve tip 3 kollajen yoğunluğu, epitelizasyon, vaskülarizasyon, inflamasyon ve fibrozis açısından ADEİ ve ARB grubu karşılaştırıldığında aralarında fark izlenmedi. ADEi grubu SEİ, fibroblast sayısı ve total kollajen değerlerinin düşüklüğü açısından ARB grubundan daha üstün bulunmuştur. Sonuç olarak ADEi ve ARB grubu ilaçların hipertrofik skar tedavisinde olumlu etkisinin olduğunu tespit ettik. Özellikle hipertrofik skarı olan hipertansiyon hastalarında ADEi ve ARB grubu ilaçların tercih sebebi olabileceklerini düşünmekteyiz. Ancak çelişkili sonuçlar elde ettiğimiz konularda daha fazla deneysel çalışmaya ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Deviations in the wound healing process result in characteristic hypertrophic scar with excessive scar. Hypertrophic scars, which are among the main issues that Plastic, Reconstructive and Aesthetic Surgery, lead to serious cosmetic and symptomatic problems. Although the events leading to hypertrophic scarring have been extensively studied, the etiopathogenesis is still unclear. Because of the little informations about etiopathogenesis has led to generally unsatisfactory results and new searches in treatment.Therefore, numerous experimental and clinical studies have been studied for this. In this study, angiotensin converting enzyme inhibitors (ACEi) and angiotensin II receptor blockers (ARB) using the renin angiotensin system with corticosteroids were investigated on the hypertrophic scar formed in the animal model. For this purpose, 20 New Zealand rabbits were divided into five groups (A: Sham group, B: Control group, C: ACEi group, D: ARB group, E: Intralesional corticosteroid group). The skin, subcutaneous and pericondrium were removed from the ventral part of each ear of both rabbits and cartilage was left on the floor, and a hypertrophic scar model was designed by forming 4 pieces 6 mm diameter circular defects. The study was completed on the 40th day and samples were taken for histopathologic examination. Scar elevation index (SEI), fibroblast count, total collagen density, type 1 and type 3 collagen density, epithelialization, vascularization, inflammation and fibrosis were compared for each sample. In our study, corticosteroid group was the best group in terms of total collagen, SEI, low value of type 3 collagen, height of type 1 collagen value. Type 1 and type 3 collagen, epithelialization, vascularization, inflammation and fibrosis were not different between ACEi and ARB groups. ACEi group was found to be better than ARB group in terms of lowness fibroblast count, total collagen density, SEI. As a result, we found that the ACEi and ARB group drugs have a positive effect on hypertrophic scar treatment. We think that especially hypertensive patient with hypertrophic scar may prefer ACEI and ARB group drugs. However, there is a need for more empirical work on issues where we have conflicting results.
Benzer Tezler
- Tavşan kulağı hipertrofik skar modelinde insülinin etkilerinin araştırılması: Deneysel çalışma
Efficacy of insulin in rabbit ear hypertrophic scar model: An experimental study
GÖKHAN EFE
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiKaradeniz Teknik ÜniversitesiPlastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ÜMİT NACİ KARAÇAL
- Tavşanlarda hipertrofik skar gelişiminin önlenmesinde topikal çinko oksit uygulamasının etkinliğinin araştırılması
The effectiveness of topical zinc oxide application on the hypertrophic scar development in rabbits
BERNA AKSOY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2003
DermatolojiHacettepe ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NİLGÜN ATAKAN
- Rekombinant hirüdinin venöz yetmezlikli flep üzerine etkisi: (Tavşan kulağı modelinde deneysel araştırma)
Başlık çevirisi yok
SERDAR DÜZGÜN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiGATAPlastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
PROF.DR. MURAT TÜREGÜN
- Kıkırdak şekillendirilmesinde Oktil-siyanoakrilat'ın kullanımı ve etkinliklerinin sütür materyalleri ile karşılaştırılması
The use of Octyl-2-cyanoacrylate in cartilage reshaping and comparison its effectivity to suture materials
MUSTAFA ÖZYURTLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiUludağ ÜniversitesiPlastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SERHAT ÖZBEK
- Tavşan kulağı tek venli iskemik flow-through venöz flep modelinde transdermal nitrogliserinin flep yaşamına etkisi
The Effect of transdermal nitroglycerin on the survival of flow-through venous flap containing one vein in rabbit ear model
KAMİL ABACI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1999
Plastik ve Rekonstrüktif CerrahiErciyes ÜniversitesiPlastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ATİLLA ÇORUH