Geri Dön

Prolaktinoma ve akromegali hastalarında dopamin agonistleri ile dürtüsellik, anksiyete, depresyon arasındaki ilişkinin prospektif olarak incelenmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 519162
  2. Yazar: EMİR ÇELİK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. PINAR KADIOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Dopamin agonisti, Dürtü kontrol bozukluğu, Kompulsif cinsel davranış, Akromegali, Anksiyete, Depresyon, Dopamin, Dopamin agonistleri, Dürtü, Dürtüsel davranış, Kompülsif davranış, Prolaktinoma, Prospektif çalışmalar, Dopamine agonist, Impulse control disorder, Compulsive sexual behavior, Acromegaly, Anxiety, Depression, Dopamine, Dopamine agonists, Impulse, Impulsive behavior, Compulsive behavior, Prolactinoma, Prospective studies
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İstanbul Üniversitesi
  10. Enstitü: Cerrahpaşa Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Çalışmamızın amacı dopamin agonisti (DA) ilaçlarla dürtü kontrol bozukluğu, anksiyete, depresyon arasındaki ilişiyi incelemektir. HASTALAR VE YÖNTEM: Çalışmaya merkezimize başvuran hastalardan akromegali ve prolaktinoma tanılı olup kabergolin başlanacak 30 hasta alındı. Hastalıklı kontrol grubu olarak 31 NFA, sağlıklı kontrol grubu olarak 32 kişi çalışmaya dahil edildi. Kabergolin tedavisi planlanan hastalara, NFA ve sağlıklı kontrol grubundakilere Minnesota Dürtü Kontrol Bozukluğu Görüşmesi (Revize Hali), BIS-11, SCL-90 R, Beck Depresyon Ölçeği, Beck Anksiyete Ölçeği uygulandı. DA başlanan hastalar tedavi öncesi , DA 3. ayı sonunda ve DA 12. ayı sonunda olmak üzere 3 kez aynı ölçeklerle değerlendirildi. İstatiksel analiz için SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. BULGULAR: DA başlanan 30 hastanın %6,6'sında (n=2) ilaç seyrinde DKB gelişti. İki olguya da psikiyatrist tarafından“kompulsif cinsel davranış”tanısı konuldu. NFA ve sağlıklı kontrol gurubunda DKB saptanmadı. DA'ya bağlı DKB tanısı alan 2 olgu ilaç kesilip bir ay sonra kontrole çağrıldığında DKB belirtilerinin gerilediği görüldü. Bu 2 hastaya daha düşük doz DA tekrar başlanınca olguların birinde DKB tekrar ortaya çıkarken diğerinde gelişmedi. DA'ya bağlı BIS-11, Beck anksiyete ve Beck depresyon ölçek skorlarında anlamlı değişiklik olmadı. SONUÇ: DKB geliştiğinde oldukça ciddi sosyal ve ekonomik problemleri beraberinde getirebilir. DA kullanan hastalarda DKB sıklığının, kontrol gruplarına göre daha yüksek olması nedeniyle dikkatli olunmalıdır ve DA tedavisine başlamadan önce endokrinoloji hekimlerinin hastalarını bu risk hakkında bilgilendirmeleri önerilebilir.

Özet (Çeviri)

OBJECTIVE: Main object of the study is to investigate the relationship between impulse control disorder (ICD), anxiety and depression with the dopamine agonist (DA) drugs. PATIENTS AND METHODS: Thirty patients who had acromegaly and prolactinoma diagnosed and who started to use DA were included in the study. As a diseased control group 31 NFA and as a healthy control group 30 people were included in the study. Minnesota Impulsive Disorders Interview (Revised version), BIS-11, SCL-90 R, Beck Depression Scale and Beck Anxiety Scale were administered to patients with planned DA treatment and both NFA and healthy control groups. The patients who started DA were evaluated at the same scale 3 times: Before the treatment, at the end of 3. month and at the end of 12. month. SPSS 25.0 program was used for statistical analysis. RESULTS: In 6,6% (n = 2) of the 30 patients who had started DA, the ICD developed during the course of the drug. Both cases were diagnosed as“compulsive sexual behavior”by a psychiatrist. ICD was not detected in NFA and healthy control group. It was seen that the symptoms of ICD were disappeared when 2 patients who were diagnosed with ICD due to DA were called to control after one month of medication withdrawal. When these 2 patients were restarted at a lower dose DA, ICD recurred in one of the cases but not in the other. There was no significant change in BIS-11, Beck anxiety and Beck depression scale scores related to DA. CONCLUSION: When the ICD develops, it may bring serious social and economic problems. Caution should be exercised because the incidence of DKB is higher in patients with DA than in control groups, and endocrinologists should be advised to inform their patients about this risk before starting treatment.

Benzer Tezler

  1. Prolaktinoma ön tanılı olgularda BT bulgularının değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    NECDET OKBAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul Üniversitesi

    Radyodiagnostik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. H. HÜSREV HATEMİ

  2. Hirsutizmde tanı ve tanı maliyetlerinin azaltılması

    Başlık çevirisi yok

    HASİBE MÜZEYYEN ÖZKILIÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    Dermatolojiİstanbul Üniversitesi
  3. Hipotalamo-hipofizer sistem hastalıklarında hipofiz fonksiyonlarının değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    UFUK ÖZIŞIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1992

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SENAY MOLVALILAR

  4. Sıçanlarda dietilstilbestrol ile deneysel hipofiz adenomu (prolaktinoma) oluşturulması ve tümör transplantasyonu

    Başlık çevirisi yok

    ÖMER SELÇUK PALAOĞLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1993

    NörolojiHacettepe Üniversitesi

    Nörolojik Bilimler Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞEVKET RUACAN