Geri Dön

Akciğer kanserinde n-terminal pro b tip natriüretik peptid düzeyinin tanısal değeri ve önemi

The diagnostic value and importance of n-terminal pro b type natriuretic peptid level in lung cancer

  1. Tez No: 520680
  2. Yazar: SİNEM İNAN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. SEMRA BİLAÇEROĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İzmir Dr.Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: 51

Özet

Amaç: Son 10 yılda, akciğer kanseri (AK) de dahil olmak üzere, çeşitli malignitelerde kandaki N-terminal pro-brain natriuretik peptid (NT-proBNP) düzeylerinde artış olabildiği gösterilmiştir. AK'da NT-proBNP yüksekliğinin önemi ve bu hastalıkla ilişkisi yeterince açık değildir. Çalışmamızda yüksek NT-proBNP düzeyinin AK tanısındaki rolü ve önemini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Ocak 2010-Eylül 2017 tarihleri arasında hastanemizde takip edilmiş hastalara ait veriler hastane bilgi sistemi kullanılarak geriye dönük incelendi. Çalışma grubuna, AK tanısı almış ve NT-proBNP düzeyi ölçülmüş olan toplam 105 hasta, kontrol grubuna ise kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), intertisyel akciğer hastalığı (İAH), pulmoner tromboemboli (PTE) veya pnömoni tanısı almış ve NT-proBNP düzeyi ölçülmüş her bir alt grupta 30'ar tane olmak üzere toplam 120 hasta alındı. Tüm hastaların demografik verileri, ek hastalıkları, ekokardiyografi bulguları ve NT-proBNP düzeyi ile ilişkisinin yanısıra, AK'lı olgularda tümörün histolojik alt tipi, çapı, evresi, radyolojik ve/veya patolojik olarak mediasten, kalp, perikard ve ana damar invazyonu ile NT-proBNP düzeyi ilişkisi incelenmiştir. Bulgular: AK ve kontrol grupları arasında, cinsiyet (p=0,996) ve yaş (p=0,177) açısından önemli fark bulunmadı. Hem AK'lı ve hem de kontrol grubunda, 50 yaş altı ile üzerinde NT-proBNP düzeyi önemli fark göstermedi; benzer durum 60 yaş altı ile üzerinde de izlendi (p>0.05). AK ve kontrol grupları arasında, global olarak veya komorbiditeli alt grupları karşılaştırmada da NT-proBNP düzeyi anlamlı farklılık göstermedi. Ancak, komorbiditesi olmayan AK'li grupta (n:68) NT-proBNP 249 pg/ml, komorbiditesiz kontrol grubunda (n:58) ise 88 pg/ml saptandı (p=0.001). Komorbiditesi olmayan ve kalp, perikard, ana damar veya mediasten invazyonu olan AK'lı hastalarda (n:27) NT-proBNP düzeyi 303 pg/ml, belirtilen invazyonları olmayan hastalarınki (n:41) ise 166 pg/ml saptandı (p=0.031). Sonuç: NT-proBNP yüksekliği saptanan ama buna neden olabilecek komorbiditesi bulunmayan, özellikle malignite şüphesi yüksek hastalarda, ayırıcı tanıda AK de yer almalıdır. AK'lı hastalarda yüksek NT-proBNP değerleri saptandığında ise, özellikle mediasten, perikard ve ana vasküler yapılara invazyon varlığı araştırılmalıdır.

Özet (Çeviri)

Objective: In the last decade, it has been shown that there can be increase in the blood levels of N-terminal pro-brain natriuretic peptide (NT-proBNP) in various malignancies. In lung cancer, the importance of NT-proBNP and its relation to this disease is not sufficiently clear. In this study, we aimed to investigate the role and importance of high NT-proBNP levels in the diagnosis of lung cancer. Materials and Methods: The data of the patients who were followed up in our hospital between January 2010 and September 2017 were retrospectively reviewed by using the hospital database. A total of 105 patients with lung cancer diagnosis and measured NT-proBNP levels were included in the study group while 120 patients diagnosed with chronic obstructive lung disease, interstitial lung disease, pulmonary thromboembolism or pneumonia and with measured NT-proBNP levels were included in the control group (30 patients/subgroup). Besides the relation of demographic data, comorbidities and echocardiographic findings to NT-proBNP levels in all patients, the relation of histologic subtype, diameter, stage and radiologic and/or pathologic mediastinal, cardiac, pericardial or major vessel invasion of the tumor to NT-proBNP levels in patients with lung cancer were also studied. Results: Regarding gender (p=0,996) or age (p=0,177), there was no significant difference between the lung cancer and control groups. NT-proBNP levels were not significantly different under and above age 50 in both lung cancer and control groups; similar situation was observed under and above age 60 (p>0.05). When lung cancer and control groups were compared globally or between subgroups with comorbidities, NT-proBNP levels did not show meaningful difference. However, NT-proBNP levels were determined to be 249 pg/ml in lung cancer group without comorbidities (n:68) and 88 pg/ml in the control group without comorbidities (n:58) (p=0.001). In lung cancer patients without comorbidities (n:27) and with cardiac, pericardial, major vessel or mediastinal invasion, NT-proBNP level was 303 pg/ml whereas it was 166 pg/ml in those without these invasions (n:41) (p=0.031). Conclusion: Lung cancer should also be in the differential diagnosis in patients with high NT-proBNP levels but with no comorbidity that could cause it, particularly in those with high suspicion of malignancy. When high NT-proBNP levels are determined in lung cancer patients, particularly presence of mediastinal, pericardial, cardiac or major vessel invasion should be sought.

Benzer Tezler

  1. Deneysel diyabetik ratlarda akciğer mast hücrelerinin dağılımı ve heterojenitesi üzerine melatoninin histokimyasal, enzimhistokimyasal ve immunhistokimyasal etkilerinin belirlenmesi

    Distribution of lung mast cells of diabetic rats and determination of histochemical, enzym-histochemical and immuno-histochemical effects of melatonine on its heterogeneity

    EMRAH ARDIÇ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Histoloji ve EmbriyolojiAtatürk Üniversitesi

    Tıbbi Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. NEJDET ŞİMŞEK

  2. Preterm bebeklerde kordon kanı 25 (oh) vitamin d düzeyi ile respiratuar distres sendromu gelişmesi arasındaki ilişkinin araştırılması

    The investigation of relationship between cord blood 25(oh) vitamin d levels and respiratuary distress syndrome development in preterm infants

    NURDAN DİNLEN FETTAH

    Tıpta Yan Dal Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞEGÜL ZENCİROĞLU

  3. Ergo bazlı dopamin agonistlerinin kullanımı ile plevropulmoner fibrozis gelişimi arasındaki ilişki

    Başlık çevirisi yok

    NEVİN KULOĞLU PAZARCI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    NörolojiSağlık Bakanlığı

    Nöroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HULKİ FORTA

  4. Stabil dönem bronşektazi hastalarında balgam ve bronkoalveolar lavaj sıvısında kantitatif kültür yöntemi ile bakteriyel kolonizasyonun araştırılması

    Investigation of lower respiratory tract colonisation in sputum and bronchoalveolar lavage fluid of patients with bronchiectasis in the stable period

    NAGİHAN DURMUŞ KOÇAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Göğüs HastalıklarıSağlık Bakanlığı

    Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BENAN NİKU ÇAĞLAYAN