Geri Dön

Böbrek nakli alıcılarında serum sklerostin düzeyleri ile osteoporoz arasındaki ilişki

Relationship between sclerosti̇n levels and osteoporosis in kidney transplant recipients

  1. Tez No: 523378
  2. Yazar: HASAN BASIR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ORÇUN ALTUNÖREN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Nefroloji, Nephrology
  6. Anahtar Kelimeler: Böbrek Nakli, Kemik Mineral Yoğunluğu, Osteoporoz, Sklerostin, Böbrek hastalıkları, Böbrek yetmezliği-kronik, Kemik dansitesi, Serum, Bone Mineral Density, Kidney Transplantation, Osteoporosis, Sclerostin Page: 52, Kidney diseases, Kidney failure-chronic, Bone density, Serum, Sclerostin
  7. Yıl: 2018
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Sklerostin esasen osteositlerden salgılanan bir peptit olup primer fonksiyonu; β kanonik wnt sinyal yolağını bloke ederek osteoblast maturasyonunu ve dolayısıyla kemik oluşumunu azaltmaktır. Bu özelliği nedeniyle sklerostin'in osteoporoz ile ilişkili olması ve osteoporozu olanlarda sklerostin düzeyinin yüksek olması beklenir. Literatürde genel osteoporozlu popülasyonda ve Kronik Böbrek Hastalığı (KBH) popülasyonunda sklerostin düzeyleri ile osteoporoz ilişkisi çalışılmıştır ancak böbrek nakli hastalarında bu konuyla ilgili çalışma yapılmamıştır. Bu çalışmada böbrek nakli alıcılarında serum sklerostin düzeyleri ile osteoproz arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi amaçladık. Metod: Bu kesitsel çalışmaya, böbrek nakli sonrası en az 6 ay geçmiş 18 yaş üstü 78 böbrek nakli hastası alındı. 18 yaşından küçük, post operatif dönemde ilk 6 ayda olan hastalar, paratiroid adenom ya da paratiroidektomi öyküsü olan veya çok yüksek iPTH düzeyine (> 300 pg / ml) sahip olan hastalar çalışmaya alınmadı. Lomber ve femur boynu Kemik Mineral Yoğunluğu (KMY), T ve Z skorları dual enerji x-ışını absorpsiyometri (DXA) ile elde edildi. DXA sonuçlarına göre hastalar osteoporotik (OPRS) ve osteoporotik olmayan (nonosteoporotik; N-OPRS) olarak ayrıldı. Serum sklerostin düzeyleri ELISA ile ölçüldü ve Ca, P, intakt parathormon (iPTH), 25 (OH) 2D standart yöntemlerle ölçüldü. Tahmini Glomerüler Filtrasyon Hızı (eGFH), MDRD Formülü ile hesaplandı. Bulgular: Hastaların % 40'ında osteoporoz saptandı. Yaş ortalaması 40,8 yıldı ve hastaların %70'i erkekti. OPRS ve N-OPRS hastaları yaş, cinsiyet dağılımı, transplantasyondan sonra geçen süre, kümülatif kortikosteroid dozu (KSD), eGFH ve 25 (OH)2D seviyeleri (hepsi için p> 0,05) açısından benzer bulundu. OPRS grubu N-OPRS grubuna göre daha düşük sklerostin ve daha yüksek iPTH seviyelerine sahipti (sırasıyla 405.9±234.9'e karşı 521.7±233.5 ng/dL, p=0.035 ve 110.9±68.0'e karşı 84.8±41.4 pg/ml, p=0.04). Sklerostin düzeyleri KSD, iPTH veya lomber ya da femur boynunda KMY ve T skorları ile korele değildi, ancak yaşla zayıf ters korelasyon gösterdi (p=0,04, r=-0,25). Çoklu regresyon analizinde lomber KMY (p=0,02) ve T skorları (p=0,036) üzerinde sadece iPTH'nin olumsuz etkileri vardı, ancak kalça KMY veya T skorları üzerinde etkili değildi. Serum sklerostin düzeyleri, yaş ve KSD'nin lomber veya kalça KMY ve T skorları üzerinde etkisi bulunmadı (hepsi için p> 0,05). Sonuç: Bu çalışmada beklenenin aksine, osteoporotik hastalarda sklerostin düzeylerinin düşük olduğunu gösterdik. Bu bulgular sklerostin'in, osteoporoz gelişimine katkıda bulunan bir faktör olmayabileceğini düşündürmektedir. Sklerostin osteositlerden salınan bir peptit olduğundan, serum seviyeleri sadece toplam osteosit sayısını ve kemik kütlesini yansıtıyor olabilir.

Özet (Çeviri)

Purpose: Sclerostin is a peptide that secreted primarily osteocytes and its primer function is suppress osteoblast maturation by blocking β canonical wnt signalling thus reduce bone formation. In this study we aimed to evaluate the relationship between serum levels of sclerostin and osteoporosis in kidney transplant recipients because in the literature too few study exist. Methods: This cross-sectional study were conducted with 78 kidney transplant recipients who >18 years of age and at least 6 months past after transplantation. Patients with history of parathyroid adenoma or parathyroidectomi, have extremely high iPTH level (>300 pg/ml), at first 6 months of posttransplant period and <18 years of age were excluded. Lumbar and femoral neck Bone Mineral Density (BMD), T and Z scores were obtained by dual energy x-ray absorptiometry (DXA). Patients divided as osteoporotic (OPRS) and non-osteoporotic (N-OPRS) according to DXA results. Serum sclerostin were measured by ELISA and Ca, P, iPTH, 25(OH)2 D were measured by standard methods. eGFR were calculated with MDRD Formula. Results: Forty tree percent of patients have osteoporosis. Mean age was 40,8 years and 70% of patients were male. OPRS and N-OPRS patients were found similar in terms of age, gender distribution, time after transplantation, cumulative corticosteroid dose (CCD), eGFR and 25(OH)2 D levels (p>0,05 for all). OPRS group had lower sclerostin and higher iPTH levels compared to the N-OPRS group (405.9±234.9 vs 521.7±233.5 ng/dL p=0.035 and 110.9±68.0 vs 84.8±41.4 pg/ml, p=0.04 respectively). Sclerostin levels were not correlated with CCD, iPTH or BMD and T scores at any site but had weakly negative correlation with age (p=0,04, r=-0,25). In multiple regression analyse only iPTH have negative effects on lumbar BMD (p=0,02) and T scores (p=0,036) but not on hip BMD or T scores. Serum sclerostin levels, age and CCD were not found have effect on lumbar or hip BMD and T scores (p>0,05 for all). Discussion: Contrary to expectations we found that sclerostin levels is low in osteoporotic patients. Thus sclerostin may not a contributing factor to development of osteoporosis. Because sclerostin is an osteocyte derived peptide its serum levels only reflects total osteocyte number and bone mass.

Benzer Tezler

  1. Kronik rejeksiyon gelişen böbrek nakli alıcılarında serum copeptin düzeyinin saptanması

    Determination of serum copeptin levels in kidney transplant recipients with chronic rejection

    AYŞE TUBA ÖZTEKİN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    MikrobiyolojiAkdeniz Üniversitesi

    Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. METE EYİGÖR

  2. Renal transplant alıcılarında serum FGF-23 düzeyi ile vitamin D, PTH, kalsiyum, fosfor, lipid ve kemik hastalığı arasındaki ilişki

    The relationship between serum FGF-23 levels with vitamin D, calcium, phosphorus, lipid and bone diseases in renal transplant patients

    YUNUS COŞKUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    NefrolojiÇukurova Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SAİME PAYDAŞ

  3. Renal transplant alıcılarında greft fonksiyon belirteci olarak serumda TNF-α, sTNFR I, sTNFR II, IL-18, IL-6, sVCAM-1, sICAM-1, CRP, sistatin C ve kreatinin düzeylerinin karşılaştırılması

    Investigation of levels of TNF-α, sTNFR I, sTNFR II, IL-18, IL-6, SVCAM-1, sICAM-1, CRP, cystatin C and creatine in serum as a graft function marker in renal transplant recipients

    DENİZ BUDAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    BiyokimyaAkdeniz Üniversitesi

    Temel Tıp Bilimleri Bölümü

    PROF. DR. GÜLTEKİN YÜCEL

  4. Böbrek nakli alıcılarında kronik rejeksiyon gelişiminde D S vitamini ve D vitamini reseptör düzeyinin rolü

    The role of vitamin D and the vitamin D receptor levels in development of chronic rejection in kidney transplant recipients

    SULTAN EDEBALİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    NefrolojiAkdeniz Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FETTAH FEVZİ ERSOY

  5. Böbrek nakli alıcılarında kronik rejeksiyon gelişiminde vitamin D ve vitamin D reseptör düzeyinin rolü

    The role of vitamin D and the vitamin D receptor levels in development ofchronic rejection in kidney transplant recipients

    TUBA VURAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    NefrolojiAkdeniz Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLTEKİN SÜLEYMANLAR